Önce Yavuz Semerci bir iddia ortaya attı.
“İddaa ihalesinin şartnamesi Doğan Grubu’na uygun olmadığı için değiştirilecek” dedi.
Aylarca uğraşılarak hazırlanan şartname Yavuz Semerci’nin yazmasından bir kaç gün sonra Doğan Grubu’nun isteğine uygun hale getirildi. Şartlar yumuşatıldı, Doğan’ın ihaleye girmesinin önü açıldı.
Bu değişikliğin etkisi hemen görüldü.
Hürriyet’in AKP’ye yönelik yayınları bir anda değişti.
Yumuşadı, bırakın yumuşamayı örtülü destekleme kıvamına geldi.
İnanmıyorsanız son 20 günün Hürriyet’lerini şöyle bir karşınıza alın ve bakın.
Şimdi de Ertuğrul Özkök, Başbakan Erdoğan’la bir röportaj yapmış.
Anonslarından belli ki, Başbakan’a bir “Güzellik” yapılacak.
Göreceğiz.
Ancak ben Doğan Grubu’nun AKP ile “Zımni bir uzlaşma” içinde olduğunu düşünüyorum.
Bunu bugün için değil, hep düşündüm.
Doğan Grubu, AKP’ye “Anlaşmalı bir muhalefet” yapıyor.
İktidarın çok canını acıtmıyor. Böylelikle AKP “Bakın işte bana muhalif gazeteler de var” diyor.
Doğan Grubu “Muhalefet yaparmış” gibi yaparak okurunu koruyor.
AKP de Doğan Grubu’ndan nefret eden geniş halk kitlelerine ve daha önemlisi çekirdek tabanına “İşte ben Doğan’a boyun eğmiyorum” mesajı veriyor.
Ama aslında el altından bir al gülüm ver gülüm durumu söz konusu.
Ama hiç bir şekilde birbirlerinin canını acıtmıyorlar.
Tam aksine kritik anlarda birbirlerine destek oluyorlar.
2007 yılında Doğan Grubu’na ait Petrol Ofisi’nin milyarlarca dolarlık vergi kaçağını ortaya çıkardık. Tam da üzeri örtülmek, zaman aşımına uğratılmak üzereyken.
Ne oldu!
AKP Hükümeti bu vergi borcunu komik bir düzeye indirdi.
Hani AKP Doğan’dan nefret ediyor, açığını arıyordu!
Yalan.
Tam aksine müthiş bir işbirliği içindeler.
Kulislerde hep dedikodu, “Başbakan Aydın Doğan’ı sıkıştıracak”
SPK raporlarından, petrol kaçakçılığı raporlarından söz ediliyor.
Hiç biri ortaya çıkıyor mu, gündeme geliyor mu?
Asla.
Çünkü aslında ortada bir kavga yok.
Tam aksine gizli bir ittifak var.
Birbirlerini ısırmıyorlar.
Isıracakmış gibi yapıyorlar.
Bağırıyorlar.
Her iki taraf için de sıkıntılı bir an geldi mi hemen “Uzlaşma” devreye giriyor.
Birbirlerini kurtarıyorlar.
Kapatma Davası’nın başlamasından iki gün önce Başbakan Ertuğrul Özkök’e röportaj veriyor.
Büyük ihtimalle 22 Temmuz gece yarısına doğru söylediklerini yine tekrarlayacak.
Hürriyet yine görevini yapacak.
Kim bilir önce İddaa ihalesi çözüldü.
Kapatma Davası sonrasında da “Rafineri” meselesi hallediliverir. NOT: Araştırmacı bir dostum, Türkiye’nin büyük holdinglerinden biri için bir araştırma yapıyor. Araştırmada Türkiye’nin en büyük şirketleri için bir “Güvenilirlilik” sorusu da var. Anketi yanıtlayanlardan adı geçen şirketlere 1’den 5’e kadar “Güven puanı” vermeleri istenmiş. 1 hiç güvenmiyorum, 2 güvenmiyorum 3 az güveniyorum 4 güveniyorum 5 çok güveniyorum demek. Dostum Doğan Grubu’na verilen yanıtları gösterdi. Pek çok kişi ankette olmayan 0 yani sıfır notu vermiş Doğan Grubu’na. Pek de haksız sayılmazlar.
Emniyet İstihbarat niye soruşturulmuyor!
Hrant Dink cinayeti işlendiği sırada Sabah Gazetesi’nin başındaydım.
Cinayeti takip eden günlerde en iyi gazeteciliği Sabah’ın yaptığını herkes teslim ediyordu.
Katil zanlısı Ogün Samast’ın adını neredeyse Emniyet’ten önce tespit eden Sabah’ın başarılı muhabirleri olmuştu.
Cinayetin kamuoyundan gizlenen karanlık noktalarını bir bir ortaya döken o günlerin Sabah’ıydı.
Keza cinayetinin planlayıcılarından olduğu düşünülen “Abi” lakaplı Erhan Tuncel’in aslında bir polis muhbiri olduğunu da ilk olarak ben yazdım.
Önce inkar edildiyse de, kısa süre içinde bu durumun gerçek olduğu ortaya çıktı.
Erhan Tuncel polis muhbiriydi ve dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek tarafından, Trabzon’da görev yaptığı sırada “Devşirildiği” ve doğrudan kendisine rapor verdiği kesindi.
Sonrasında soruşturma o yöne kaydı.
Tuncel cinayeti haber vermiş miydi, verdiyse niye cinayet engellenememişti!
Cinayet engellenememişti ama soruşturmanın bu yönde ilerlemesi engellendi.
Tam Emniyet İstihbarat’ın bu konudaki zaafı ve sorumluluğu tartışılmaya başlanacaktı ki, gündem değiştirildi.
Ve birden bire jandarmanın buradaki rolüyle ilgili tartışmalar başladı.
Bazı jandarma görevlilerinin burada bir fonksiyonu, bir ihmali var mı bilmiyorum.
İddialar var.
Fakat aynı oranda iddia hatta iddia ötesi kanıtlanmış, gerçek ihmaller Emniyet İstihbarat için de var.
Her ne hikmetse Emniyet İstihbarat bu soruşturmanın kapsamı dışında.
Jandarma ise göbeğine oturtuldu.
Her nedense!
Ek iddianame olmayabilir
Dün herkes merakla İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden çıkacak kararı bekledi.
Ergenekon İddianamesi dün bu mahkemede ele alınacak ya kabul edilip dava süreci başlayacak ya da iddianame savcılığa iade edilecekti.
Ne var ki, bekleme boşa çıktı.
Mahkeme iddianameyi ele alıp karara bağlayamadı.
Çünkü dün bu mahkemede 22 başka dava vardı ve Ergenekon’a sıra gelemedi.
Sadece bu bile, Ergenekon davası özel görevli bir mahkemede kısa sürede görülmeli, tezimizin ne kadar doğru olduğunu gösteriyor.
İddianameyi hazırlayan Savcı Zekeriya Öz, binlerce sayfalık iddianamenin ve yüzbinlerce sayfalık eklerinin kimseyi ürkütmemesi gerektiğini, iddianamenin ilk 500 sayfası okunduğu zaman davanın özünün net bir şekilde anlaşılabileceğini fısıldıyor yakın çevresine.
Ve bu arada yine davayla ilgili ilginç bir bilgi.
Biliyorsunuz Ergenekon’un 6. dalgasında gözaltına alınan orgeneraller ve bir kaç diğer isim iddianamede yer almıyor.
Bunların hazırlanan iddianameye yetişmediği ve bu kişilerle ilgili ek iddianame hazırlanacağı söyleniyordu.
Anladığım kadarıyla öyle olmayacak.
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verilen Ergenekon İddianamesi 2007/1536 hazırlık sayısını taşıyor.
Buna mukabil 6. dalgada gözaltına alınanlarla ilgili olarak yapılan soruşturma 2008/2023 sayılı.
Savcı Öz, belki de “Sulandırılma ve karışma” eleştirilerini de göz önüne alarak Orgenerallerin sanık olduğu davayı Ergenekon İddianamesine dahil etmeyecek ve “Darbe girişimi” ile ilgili olarak ayrı bir dava açacak.
Daha sonra bu davalar mahkemeler tarafından birleştirilebilir.
Belki Ankara’ya gidebilir, belki de Askeri Yargıya intikal edebilir.
Ancak Savcı Öz’ün bu iki davayı ayrı tutma olasılığı son derece yüksek.
NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Hiç değilse Vehbi Koç’un ölümünden ders aldığımız zaman
Başta siz olmak üzere hepimiz kandırılmış mı olduk ?
Birbirlerini yemiyorlarmış
yani
pankreas güreşi yapıyorlarmış
Arenada harbi maç beklentisi içindeki heyacanlı seyirci
çığırtkanlar ,anonslar ,afişler hepsi ,hepsi formalitemiymiş...
Hadi biz yedik diyelim
ya siz!!!
ömer yılgınca - 25/TEM/2008 11:54
SAYIN : FATİH ALTAYLI KARDEŞİM ÇOK HAKLISINIZ ŞU DOGAN GRUBU HAKKINDA SÖYLEDİKLERİNİZ.SAYN ALTAYLI SİZ KAHİN MİSİNİZ ÇÜNKÜ İLERİ GÖRÜŞLÜ AYNI ATATÜRK GİB OLACAGINI SÖYLÜYORSUNUZ.ALLAH BAŞIMIZDAN EKSİK ETMESİN SİZİ: SAYIN ALTAYLI ŞU GAZETE İŞİ NE OLDU BEKLİYORUZ : ALLAH GÖSTERMESİN EGER ANAYASA MAHKEMESİ AKP Yİ KAPATMASSA YANDI TÜRKİYE ÖYLE BİR ŞIMARIRLARKİ ARIK NE BAGIMSIZ BASIN NE TV. İŞTE O ZAMAN DÜŞÜN NEDE GAZETECİ ALIR :İŞTE O ZAMAN DÜŞÜNDÜKLERİ SİSTEMİ TÜRKİYEYE GETİRRLER:
sancak1967 - 25/TEM/2008 12:00
Mehmet Altan'ın bugünkü yazısından küçük bir alıntı
Haber ne?
AB Komisyonu...
Önceki gün yayınladığı bir rapor doğrultusunda Bulgaristan’a yüzlerce milyon dolarlık yardımı askıya aldığını açıkladı.
Komisyon neden Bulgaristan’ı cezalandırdı?
Şimdi, sıkı durun:
‘Yolsuzluk ve örgütlü suçla mücadelede yetersiz kaldığı’ gerekçesiyle...
Bizim ‘iç sömürgeci’ anlayışın yandaşlarının diliyle söylersem:
‘AB, onurlu bir şekilde Bulgarın Bulgar’ı soymasına dayatma getirdi.’
Yolsuzluk da, ‘örgütlü suç’ da AB’nin defalarca hatırlatıp durduğu iki bela...
Bulgaristan’da bela da, burada değil mi?
Ne ki, AB yetkilileri şimdiye kadar ilk kez bir üyeye karşı bu kadar ağır bir dil kullandılar...
Çünkü ‘Bulgar’ın Bulgar’ı bu kadar azimle ‘onurlu’ bir biçimde soymaya devam etmesinden gına geldi.’
ser6971 - 25/TEM/2008 12:02
DEMOKRASİ DEMEK Kİ BÖYLE BİRŞEYMİŞ;
BİR MÜSİBET BİN NASİHATE BEDELDİR YA....
KURTULUŞ SAVAŞININ % KAÇLA VERİLDİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM BUGÜNLERDE,
% 47 İLE VATAN SATILABİLDİĞİNE, ÜLKE İŞGAL ALTIN DA OLDUĞUNA GÖRE....
SÖZÜM YOK BU DA BİR BAŞARI!
DEMOKRASİ İLE BİR ÜLKE İŞGAL EDİLEBİLİYOR VE YOK EDİLEBİLİYOR.
TARİH BÖYLE YAZACAK.
BELKİ İNSANLARA ANLATAMADIK TEK DİŞİ KALMIŞ CANAVARIN DEMOKRASİ OLDUĞUNU AMA İNSANLAR YAŞAYARAK GÖRECEK,
BİZLER BELKİ VATAN UĞRUNDA, BELKİ NİYAZİ OLARAK GÖÇÜP GİDECEĞİZ.
BARİ EVİMİZİN ÖNÜNÜ SÜPÜRELİM ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR DİYEREK ( NE YAPMALI SORULARINA CEVAP VİCDANIMIZDA )...
TARİH DOĞRU YAZILIR MI? !
ONU DA BİLMEM BEN YAŞADIM, ŞİMDİ ANLATIYORUM; "DEMOKRASİ İLE YÖNETİLİYORSANIZ HER AN İŞGAL ALTINDA KALABİLİR ÜLKENİZ"
BİZİM Kİ İŞGAL ALTINDA ÜSTELİK DÜNYA YA GÖNDERİLEN SON DİN VE HİÇ DEĞİŞMEDEN GÜNÜMÜZE KADAR GELMİŞ TEK KİTAP İLE,
BUNU YAPANLARA HATIRLATMAK İSTEDİM " YUKARIDA ALLAH VAR " HİÇ KORKMADINIZ MI?
Dr4CuL4 - 25/TEM/2008 12:11
Emin Çölaşan da eleştirinin 'Doz' unu kaçırdığı için gonderilmedi mi?
Biz kötü niyetli insanlardan değil iki yüzlü,yalancı insanlardan korkarız.Çünkü onların ne yapacagı belli olmaz ...
sancak1967 - 25/TEM/2008 12:21
KorsanHaber internet sitesi haberi
tercüman gazetesinden Metin özkan'ın Sinan Aygün ile yaptığı röportajdan küçük bir kesit...
Çok utandım”
İlk defa hakim karşısına çıktınız. Neler hissettiniz?
“Çok utandım, çünkü başıma böyle bir şey gelmemişti. Ama inandığım bir şey vardı. Türk yargısına sonuna kadar güvendim ve Türk yargısının doğruyu bulacağına inandım. Bu inancımı hiçbir zaman kaybetmedim. ‘Ben ne yaptım’ diye kendi kendime sordum. Bana atfedilen iddiaları gözümün önünden geçirdim. Çok zor bir süreçti.
Cezaevine buzdolabı aldırdığınız söylendi. Cezaevinde yaşam koşulları nasıldı?
İnsanlardan uzak olmak gerçekten çok zor bir durum. Yaklaşık 11 yıldır ATO’nun başındayım ama hiç mahkemeye çıkmadım. Türk yargısına olan güvenimi ve inancımı hiçbir zaman kaybetmedim.
Bülent Serin - 25/TEM/2008 12:35
Sayin Altayli;
dün mahkemeden bir sonuc cikmamissa, hukukcular dan ögrendigimiz kadariyla dava kabul edilmis sayilir.
Mahkeme tarafsiz oldugunu kanitlamak icin böyle bir uygulamayi toplumda lüzumsuz bir kargasa yaratmamak icin öngörmüs olabilir.
duetbiz - 25/TEM/2008 12:44
Sayın ALTAYLI;
İnanın çok şaşırdım,bugünkü yazınızı görünce ve dedimki 60 yaşındayım ancak beynim daha yavaşlamamış,sakın megolaman demeyin zira sizin bugünkü yazınızla ilgili olarak sabah elime gazeteyi aldım ( HÜRRİYET ) ve Ertuğrul ÖZKÖK'ün yarın başbakanla yapılan söyleşiyi yayınlayacağını öğrendim vede hemen kendisine düşüncelerimi içeren bir yorumumu yolladım,şimdi ise siz hemen hemen aynı düşüncedeki yazınızı yayınladınız,demekki aklın yolu bir,fakat çok üzücü ÜLKE'nin en büyük gazetesi böyle bir duruma düşüyor yazık,sizi okuyup bu yorumuda yaptıktan sonra,dürüst olduğuna inandığım sayın Bekir COŞKUN'a bir E-Posta atacağım artık yeter o gazetede yazmasının biz sevenleri için hiçte iyi olmadığını bilsin,bende bugünden itibaren bu gazeteyi almaktan vaz geçeceğim ne yapalım yıllardır alışkanlık var idi bir türlü bırakamadık,fakat yeter artık,tabi sayın COŞKUN'da eğer para için bu gazetede yazıyorsa yapacak bir şey yok,yok eğer gerçekten dürüst ise nerede yazarsa yazsın biz sevenleri onun inandığı gazeteyi alırız,nasıl ki sizi bekliyorsak.
İyi günler dileğiyle;
M.Bahaddin DOĞAN
ANTALYA
seeven hill - 25/TEM/2008 12:48
sn altaylı,
...inanın ben petrol ofislerinden akaryakıt bile almıyorum sırf
aydın doğan'a param nasip olmasın diye. ama öyle
örgütlenmişler kaçamıyorsunuz. ben aynı zamanda ülker
grubu ürünlerinden de almıyorum.tepkimi şimdilik koyabilme
yöntemim bu.
...ben aslında uzun yıllar sabah gazetesi okuru idim.hemde
sadık bir okuyucu vatancılar ayrılınca da sabah almaya
devam ettim sırf basında faklı bir ses olsun amacıyla.çünkü
biliyordum ki vatancıların ayrılmasının arkasında doğan grubu
vardı , istedikleri ise basında tek başlarına kalmaktı. grup
cinerden alınınca rte borazanı oldu ve bende almayı bıraktım.
sonra arada aldığım cumhuriyeti devamlı almaya başladım
fakat siyaseten yetmesine rağmen içinde hayat yoktu vede
yaşam sadece siyasetten ibaret değildi. ben yine beni tatmin
edecek gazete arayışına girdim akşam almaya başladım oda
bana yazar kadrosu ile haz vermedi baktım okuyacak gazete
bulamıyorum internete daha düşkün olmaya başladım ama
oda elinize gazete alıp okumanın verdiği tadı vermiyor ve
sonunda istemeye istemeye hürriyet almaya başladım.ama
her alışımda sanki bir suç işleyormuşum, düşmana cephane
veriyormuşum gibi geliyor.(ne olur şu gazeteyi kurunda bu
ızdıraptan kurtulayım.)
...yani anlayacağınız benim için ha aydın doğan ha ülker
grubu bunların hiç bir farkı yok bunlar menfaatleri neredeyse
oradalar, o f tipi medyadan bahsetmeye gerek bile yok. onun
için hükümetle aralarının düzelmesi (aslında ne zaman
bozulmuştuki) hiç süpriz değil.
...........selamlar
Sari Lacivert - 25/TEM/2008 13:12
Turkiye'de ihalelere ne islerin karistigini bildigimiz icin ihalelerdeki soru isaretlerine karsi artik bagisiklik kazandik o yuzden beni sasirtan, ihalenin al gulum ver gulum mantigiyla belirli bir grubun cikarina hizmet amaciyla duzenlenmesi falan degil, iddaa'nin ta kendisi.
Devlet vatandasini bu iddaa oyunuyla resmen sogusluyor nedenini, internette futbol maclarina bahis yapan birisi olarak, hemen acikliyim.
Eger siz spor musabakalarindaki bet olayini tekellestirirseniz, herhangi bir rekabet olmazsa, musteriler Turkiye'deki gibi cok dusuk oranlarla bet yapmak zorunda kalirlar.
Mesela Fenerbahce yada Galatasaray evinde bir anadolu takimina karsi oynuyorsa ve ev sahibinin kazanmasina para yatirmak isterseniz iddaa'nin oranlari 1.10-1.15 falan gibi komik oranlar yurtdisindaki sitelerde bu oranlar 1.25 ile 1.40 arasinda. Aradaki farka bakin.
Hadi gectik oranlardaki buyuk farki bide vatandasin 'kazanmamasi' icin 4 mac oynama zorunlulugu var! Dunyanin hicbir yerinde boyle bir komedi yok. Biraz pratik zekali ve matematikten anliyan bir adam bilirki 3 ihtimalli 4 maci bilme ihtimaliniz 1/81'dir. Yani yuzde ihtimaliyle para kazanma sansiniz sadece
%1.23'tur!
Internette binlerce firma var ve hepsi birbiriyle rekabet icinde dolayisiyla birakin 4 mac zorunlulugunu, tek maca, macin ilk yarisina, ilk golune, ilk kornerine! mac oynanirken bile canli bahis yapmaniz mumkun.
Goruldugu gibi getirisi yuksek, riski dusuk bet yapma secenekleri mumkun ama maalesef bizim vatandasimiz hem dusuk orana hem yuksek riske muhtac ediliyor.
'Vatandasi kimin soyucagina karar vericek' ihalemiz vatana ve millete hayirli olsun!
Saygilarla
fromistanbuldan - 25/TEM/2008 13:36
Ortalıkta Asker ve Laik Atatürk'çü camia hakkında bu kadar iddia ses kaydı fotoğraflar dolaşırken neden karşı "TARAF" hakkında en ufak bir görüntü ve ses kaydı ortalıkta dolaşmıyor hayret verici. Erbakan ve Tansu çiller hükümeti zamanında özellikle 28 Şubat sürecini hatırlayın hergün bir refahlı bir milletvekili hakkında ses kaydı görüntüler ana haberlerde dönerdi. İyi bir arşiv çalışmasıydı bunlar ve tozlu raflardan indiriliyordu. Fakat şu anda AKP ve taraftarı medya aleyhinde somut elle tututlur sesli veya görüntülü hiçbir iddia ortalıkta gözükmüyor. Youtube da bu kadar Generalin ses kaydı varken bu tabi beni hayrete düşürüyor. Gerçekten bir kayıt yok mu yoksa zamanın daha gelmediği mi düşünülüyor acaba?
hasan güven - 25/TEM/2008 14:13
sn altaylı
sevgili galatasaray genel sekreteri selçuk rıza iren beyede mail attım sizede atacagımı söylemekde faydalı olacaktır galatasarayın başına talih kuşu kondu sizlerde biliyorsunuzki İNG bank türkiyeye yeni girdi ve amlemi arslan logosu arslan bankada tanıdıgım çok degerli dostlarım ve fanatik galatasaraylılar bu cimbom için çok büyük bir fırsat olabilir lütfen el birligi içinde bu konuda sesimizi duyuralım burda başta siz ve hıncal uluç bu işe talip olabilir nelermi yapılabilir işte yapılacaklar
1. yeni stadın isim hakkı İNG bank ve çok büyük bir arslan maketi her 2 kurumda karlı çıkar
2. cimbomun tüm borçlarını İNG bank öder
3. 10 yıllık bir reklam anlaşması yapılır borçlara karşılık ve cimbom şaha kalkar
4. riva ve florya tesislerini inşaat projesi çıkartılır yine arslan logolu villalar yapılır çok uygun kredilerle yine şaha kalkarız lütfen bu proje için manşet haberini bekliyor ve basında çıkmasını saglayınız
a tam izindeyiz - 25/TEM/2008 14:32
ota ...oka yorum yapan objektif arkadaşların bugün yazacak birşeyleri yok herhalde !
Sayın Seveen Hill aynı düşünceleri paylaşıyoruz ama maalesef bu bile bir bölünmenin başlangıcı değil midir diye kendme sormadan duramıyorum.Amerikan malı,fransız malı,derken şimdi de bunlar...Aslında orijin hep aynı...
sancak1967 - 25/TEM/2008 14:38
O kadar çok tükettiniz ki ilginç gelmiyor millete
Müslüm Gündüz çıkmış...
Ali kalkancı falan filan
belki malzeme çıkar
duyulmadık ne kaldı ki
hepsi 28 şubatta tükendi
Bir takla attırmadığınız kalmıştı
onu da yapamazalar yetenek yok
necineci - 25/TEM/2008 15:09
Hem Holding Hem İlkeli Gazetecilik... Zor Zenaat !
Emin Çölaşan'ın "Kovulduk Ey Halkım" kitabı epey bir fikir veriyor bu konuda.
Hoş, bu durum sadece onlar için geçerli değil.
Şimdi "Yandaş Medya" deniyor. Eskiden "Besleme Basın" denirmiş.
Biraz eskilerden bir örnek:
28 şubat öncesi, Erbakan bir otelde toplantı yapacak.
Ertesi gün Hürriyet'te yazıyor: Toplantıda Erbakan şöyle dedi, böyle konuştu; çeşitli söylemler... Ancak sonra anlaşılıyor ki bu toplantı iptal edilmiş, yapılmamış...
Ertuğrul Özkök'ün bu durumda açıklaması: Olur böyle vakalar.....Zaten toplantı yapılsa da böyle şeyler söyleyecekti !!!
Böyle ilkeli bir amiral !!!
DIBLECIOSMAN - 25/TEM/2008 15:19
Sancak1967,
Likit yumurtalar,gemicikler,galataportlar,liman ihaleleri vs.vs.
Temiz toplum mu ? Hırsızlığa hayır mı ?
Kaldırın dokunulmazlıkları...
Dokunulmazlıklar kalkarsa o yeşil başlıklı Tarrrrrrrrrrrrrraf gazetesinin de kaynağı belli olur.
Babasının liboş oğulları önce bunları bir açıklasınlar!!!
Sami OFER'le Baykal mı görüşmüş ?
Yoksa RTE Mİ?
GÖRÜŞMÜŞ DE BAYKAL GÖRÜŞMEDİM Mİ DEMİŞ
YOKSA RTE Mİ ?
SUÇ ÖRGÜTLERİ İLE MÜCADELE İSTEYEN LİBOŞLAR! SAMİMİ İSENİZ BESLENDİĞİNİZ KAYNAKLARI AÇIKLAYIN.
Hasan DİNÇER
kaankurtulan - 25/TEM/2008 15:31
Sayın Altaylı,
Bundan bir süre önce rafine izini ile ilgili Aydın Doğan ın bu ülkeyi terk etmesi mesajı verildiğini gündeme getirmiştiniz.
Bugün kü yazınız o günkü tezinizin anladığım kadarıyla tam tersi .Bu konuya açıklama getirmenizi rica ediyorum.
Saygılarımla.
seeven hill - 25/TEM/2008 15:47
sn a tam izindeyiz,
...doğru buda bir bölünme çeşidi, ve en tehlikelisi ama ne
yapalım ki karşımızdakiler yıllardır bunu çok iyi yapıyorlar.
onlar asla kendilerinden olmayandan alışveriş etmiyorlar ve
kendilerinden olmayan ürünleri satın almıyorlar. bizde oyunu
kurallarına göre oynamazsak yarın bizi çok daha zor günler
bekliyor. doğru bölünmenin en tehlikelisi bu siz hiç ülkeyi
partisinin adıyla bölen gördünüz mü? işte bunlar bunu bile
başardı ak parti diyenler bir taraf akp diyenler bir taraf hatta
bu iki taraftan olmak istemeyenlerse şimdi adalet ve
kalkınma partisi diyor. bunlar öyle sinsi ve satılmışki bölde
nasıl bölersen böl.
........selamlar
zaferkurtgil - 25/TEM/2008 16:28
kafam o kadar karışıkki türban, yök. hortumlama, laiklik, susurluk, ihaleler, dokunulmazlık, kanaltürk, tuncay, atv, rte. gemicik, yumurta, ergenekon.... bunların bir tanesi bile batı demokrasilerinde 100 şiddetinde deprem demek.. kafam biraz açılsın diye alışveriş sitelerine baktım ..O ne süleyman demirelin hediye ettiği bir saat satılık.. hemde imzalı..seneler önce kaybolan UZİ erle ilgili yazınız aklıma geldi de acaba süleyman demirelin hediye ettiği UZİlerden biri de bu sitelere düşebilirmi diye sabırsızlıkla bekliyorum. bu kişilerden benim bildiğim biri şu sıralar bayağı zor durumda da kim bilir belki satar..
KOKSUZ OZKOK - 25/TEM/2008 16:41
Tuncay Guney denen sahtekarin "haham" olduguna veya "haham yardimcisi" olduguna inaniyormusunuz gercekten?!! Bakin ogrenin yahudilikte "anne soyu" onemlidir ozelliklen o favorilerini uzatan ve dini kati kurallariylan yasayan "ortodoks" mezhebinde cunku "evlenen kadin" mutlaka yahudi soyundandir bu bir kuraldir ve dogan cocukta safkan yahudi sayilir bu yuzden sonradan yahudi olanlar haham veya yardimcisi falan olamaz bilmeyenler ogrensin bu olay Turkiyede bilinmedigi icin bu sahtekari harkes onemli bilgi sahibi bir adam diye goruyor aman kanmayin ortalik sahtekar dolu bu aralar.Bu arada haftaya AKP tarih oluyor artik kabusun bitmesine en fazla 7 gun kaldi bunlar
gidince bakin bakalim turban murban nasilda toplumda
%90 azalacak iyi izleyin...
sancak1967 - 25/TEM/2008 16:49
DIBLECIOSMAN;
Ortada bir karışıklık var ama ne ?
Bu soruların muhatabı benmiyim ?
Ortada bir avukat var ama ben kimsenin avukatlığını yapmıyorum
Sorulara yanıt verirdim ama benimle ilgili olsaydı.
Sanırım sorularınıza muhatapları cevap verirler gelen cevabı da bizimle paylaşırsınız
Ak partinin ve bilumum evlatlarının da basın sözcüsü olduğunu bilmiyordum.
Kendimi hiç te öyle görmüyorum ama oradan öyle mi görünüyor acaba ?
Dokunulmazlık konusunun sürekli gündeme gelmesi şov amaçlı değilse tüm dokunulmazlıkların kaldırılması ile işe başlayabilirler.
Kafanızda büyütmeyin okunulmazlıkları.
Hiç bir şey gizli kalmaz.
Dokunulmazlık suçları örtmez sadece erteler ama suç orta yerde kalır.
Ben inançlı insanım.
Elin,ayağın, gözün toprağın hatta taşın bile tanıklık edeceğine inanırım.
Sistem değişmedikçe dokunulmazlıkların kalkması işe yaramaz
Demoklesin kılıcı gibi tutmakta yarar yok
Bana tuhaf geliyor
milletin vekilleri suçlu muamelesi yapmak
Onlar sürekli bizim denetimimizde
Yanlış yapan zaten bir daha seçilemez
Avusturya cumhurbşkanının sözleri yeterli
en büyük cezayı millet veriyor
Bence iş demokraside
İşleyen mecliste
Meclis denetim görevini yapsa sorularınızın cevabını alırsınız.
Muhalefet hesap soracak
Siz beni partizan olmakla suçluyorsunuz ama ben kendimi kategorize etmekten hoşlanmam.
Medya ile ilgili düşüncelerimi açıklamıştım.
partiler üstü olduğu için pek yankı yapmadı
Medya toplumun vicdanı olmalıdır
Doğru haber kriter olmalıdır
Bizim çıkarımıza ,bize zarar veren veyahutta çıkarımıza çomak soktu diye medyaya karşı olmamalı.
başbakan kendisiyle görüşmekle suç mu işlemiştir ?
Baykal neden görüşmemiş ?Görüşürse ne olur ?
Benim Offer ile ilgili bir bilgim yok, kendisini yeteriince tanımıyorum ama bilgi verirseniz bir kanaatim oluşur.
haklıymışsınız derim.
sancak1967 - 25/TEM/2008 17:04
Ülkerin de doğanında çok umrundaydı...
Çocuklarınız sizi dinliyor sanki
Tüketim toplumuyuz biz
ilk darbeyi evden alırsınız
Kendinizi üzmeyin
onlar bir kolayını bulur
Şirketlerin ortaklık yapısını sanki biliyorsunuz da
Mal alıyorsunuz
Sermaye her konuda uzlaşır
işime gelenden alırım
kavgalıymışım, düşünceleri bana tersmiş hiç umrumda olmaz
Başka sermaye grubu için kimseye ambargo koymam ne çıkarımız olacak ?
madem ki ihtiyaç var karşılıyanı olacak
Siz şehir hayatının nimetlerini terketmeye hazırmısınız ?
*Yorum yapabilmek için üye olmanız gerekiyor. Eğer kayıtlı üyemizseniz her sayfanın üst bölümünde yer alan kullanıcı adı ve şifre alanlarını doldurarak giriş yapınız.