Terörle mücadelede doğru ve yanlış yol

Sri Lanka yarım asırdır başına bela olan terör örgütü Tamil Elam Kaplanlarına son ve nihai bir saldırı yaptı,

Bu saldırı birkaç aydır sürüyordu,

Sri Lanka ordusu bütün gücüyle saldırdı, Sivillerin durumunu fazla gözetmeden yüklendi ve neredeyse bir katliam yaparak Tamil Kaplanlarını bitirdi,

Peki sizce sorun bitti mi?

Bence hayır,

Sorun ötelendi,

Ne kadar ötelendiğini büyük ihtimalle hepimiz göreceğiz,

Ama daha derin ve kapsamlı bir sorun olarak ortaya çıkacağından kuşkum yok,

Sri Lanka deneyimi, herkese etnik terörle mücadelenin "Nasıl yapılmaması gerektiği" konusunda çok önemli bir ders olacaktır,

Bu tür bir sorunu, bu tür bir yöntemle çözebilmek mümkün değildir,

Bu, sorunu öteler ama ortadan kaldırmaz,

Tam aksine daha büyük sorun olarak büyütür ve patlatır,

Türkiye bu konuda hiçbir zaman Sri Lanka’nın düştüğü pozisyona düşmemekle büyük bir pozitif derstir,

Terörle mücadele eden güvenlik güçleri sorunun zirve yaptığı kısa bir dönem dışında hep sağduyulu davranmış, sorunun köküne inmek için siyasi girişimler ve düzenlemeler toplumun duyarlılıklarını rahatsız etmeyecek bir hızla yapılmış ve etnik terörle mücadele konusunda çok doğru bir yol izlenmiştir,

Dünya literatüründe birbirine benzeyen iki örgüt olan Tamil ve PKK konusunda iki farklı ülke, iki farklı yol izlemiştir,

Türkiye’nin izlediği yolun daha doğru ve kalıcı olduğunu 50 yıl sonra kitaplarda okuyacağız,

 

 


Hay böyle yasaya

Bir delikanlı, kız arkadaşıyla parkta oturuyor,

Ayının biri geliyor,

Delikanlının yanından kızı zorla alıp götürüyor,

Bir köşede tecavüze kalkışıyor,

Allahtan cinsel sorunları var da, girişimini başarıya ulaştıramadan bitiriyor,

Bu hayvan yakalanıyor,

Tecavüz girişimine maruz kalan kızın üstü başı parçalanmış ve üzerinde sperm var,

Tecavüzcü hayvan mahkemeye sevkediliyor,

Ve muhteşem bir kararla "Tutuksuz yargılanmak üzere" serbest bırakılıyor,

Mahkeme bunu "Yasalara" dayanarak yapıyor,

Eğer yasalar böyle diyor, böyle yorumlanabiliyorsa o yasayı yazana "Yuh" demek lazım,

Ama bence sorun yasada değil, yasayı uygulayan kafada,

Yasalar doğru ellerde hayat bulur, doğru kafalarda içtihat oluşur,

Mahkeme eğer gerçekten adalet dağıtmak isteyen bir mahkeme olsa bu kararı verir miydi?

Bence vermezdi,

Bu kararı alan hakime sormak isterim, o tecavüz girişimine maruz kalan kız, kendi kızı olsaydı aynı kararı verir miydi?

Elbette ki, vermezdi,

Kendi çocuklarımıza layık görmediğimiz bir kararı, başkalarının çocukları için nasıl uygun bulabiliriz?

Bu mudur Adalet?

Şimdi diyecekler ki, "Ama tecavüz girişimi tamamlanmamış"

Tamamlanmaması, tecavüzcünün erkeklik sorunundan,

İyi niyetinden değil ki!

Böyle bir suçun bu kadarı bile yeterli değil mi?

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Paşaların sertleşme sorununu dava konusu yapmadığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları