Hükümet emsalden korkuyor

TEKEL işçileri yüzde yüz, yüzde bin, yüzde bir milyon haklı,

İşlerinden olmalarının nedeni, kendi yaptıkları değil,

Hükümetin aldığı bir karardan ve yaptığı bir işlemden dolayı çalışma imkânları ortadan kayboldu,

Basit formül nedir?

Bunların tazminatını verip işten çıkarırsın,

Yasal olur mu?

Olur,

Zaten bu işlem özel sektörde olsaydı, sonuç böyle olurdu,

Kimse de sesini çıkaramazdı,

Ama devletlerde bu işler böyle olmaz,

Medeni devletlerde, anayasasında sosyal devlet yazanlarda böyle olmaz,

Baksınlar Avrupa’ya, böyle bir şey yapılmış mı?

Asla!

Devlet böyle yapmaz, Vatandaşını kapının önüne koyamaz, "Tazminatlarını ödedik" de diyemez, maaşlarını yarı yarıya azaltıp "Çalışmadan para alıyorsunuz" da,

Devlet, Tekel işçilerinin durumunu görmezden gelemez,

Aslına bakarsanız ortada çözülmeyecek bir durum yok,

Ali Tezel söylüyor, Kamuya bu yıl polisler ve öğretmenler hariç 100 bine yakın yeni personel alınacak,

Tekel işçilerinin bir bölümü bu yeni yerlere kaydırılabilir,

Ama hükümet bunu yapmak istemiyor,

Niye biliyor musunuz?

Emsal olmasın diye,

Çünkü eğer böyle bir şey yapılırsa, yarın öbür gün yapılacak başka özelleştirmeler var,

O özelleştirmeler de yeni "Tekel işçileri" yaratacak,

Onlar da aynı hakları isteyecekler,

Bugün Tekel işçilerine verilirse, yarın onlara da verilmek zorunda kalabilir,

Bunu da açıkça söylemeye korktukları için Tekel işçilerine olmadık hakaret ederler,

İşin aslı budur, Tekel işçilerine yapılan, bundan sonra yapılacakların garantisidir,

Hakça bir çözüm ise emsal olmasın diye istenmemektedir,

Sosyal devleti, "sadaka devleti" ile karıştırmanın doğal sonucu budur,

 

 


‘Hilmi Hocam’ı başkan yapın değiştirsin

ESKİ Genelkurmay Başkanı, emekli Orgeneral Hilmi Özkök sonunda ortaya çıkıp iki kelam etti,

Tam kendinden bekleneni yapıp, "Bana değil ona sorun" diye dönemin Kara Kuvvetleri komutanlarından birini işaret ederek,

Bazı gazeteler de mal bulmuş mağribi gibi üzerine atladılar,

Doğru "Hilmi Hocam"a sormayalım ama bugünkü Genelkurmay Başkanı’na soralım,

O zaman benim Sabah’ta Genel Yayın Yönetmeni olduğum dönemdeki manşetlerin hesabını da bir zahmet bugünkü Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’a sorsunlar, Bunlar komik şeyler ama Türkiye zaten baştan sona bir "komedi şovuna" dönüştüğü için gülecek halimiz kalmadı,

Beni asıl güldüren "Hilmi Hocam"ın, "TSK değişmeli" beyanatı oldu,

Bunu Murat Yetkin’e söylemiş,

Öyle bir söylemiş ki, "Ah o TSK’nın başında ben olsam nasıl değiştiririm" tonunda,

Ah be Hilmi Bey, sen o TSK’nın en tepesinde değil miydin?

Üstelik de sana baygın, sana vurgun, sana "Hocam" diyen bir hükümetle çalışmadın mı?

Değiştirseydin ya!

Gözünün önünde darbe planları yapılıyormuş, Öğreniyoruz,

Sen neciydin?

Madem bu TSK değişmeliydi, Tutsaydın o darbecileri kulağından atsaydın TSK’nın kapısının önüne,

Madem hataları görüyordun, sen getirseydin bunları MGK’nın gündemine, Hatta hükümete götürseydin önerilerin varsa,

Çok komiksiniz Hilmi Bey, çok komik,

"TSK değişmeli" diyorsunuz,

Haklısınız, O koltukta 4 sene ben oturdum,

Değiştiremedim, kusura bakmayın,

Sizi oturturlarsa bir zahmet değiştirirsiniz artık,

Not: Pek çok demokratik ülkede Genelkurmay Başkanı’nın en kıdemli, en üst rütbeli subay olması gerekmiyor, Hatta bazılarında emekli generaller bile genelkurmay başkanı olabiliyor, Hükümet de böyle bir uygulama için gerekli yasal değişikliği yapıp hem demokratikleşme yolunda dev bir adım daha atmış olur, hem de TSK’yı değiştirmek üzere Hilmi Özkök’ü genelkurmay başkanı yapabilir,

 

 


Ekonomi konuşulmaz mı?

BU ülkede geçekten bir muhalefet sorunu var,

Türkiye’nin bugün en büyük sorunu ekonomik,

Teğet meğet geçti ama küresel krizden en olumsuz etkilenen ülke biziz,

Benzerlerimiz az da olsa büyüdüler, Çin ve Hindistan neredeyse iki haneli büyüyecekti bu dönemde bile,

Biz ise rekor küçüldük,

Köylerde keyifler yerinde ama sanayi kentleri kan ağlıyor,

Dün HABERTÜRK’ü ziyarete gelen Cihan Kamer, ekonomik krizde kadınların büyük fedakârlık yapıp altınlarını satarak aileyi ayakta tuttuğunu anlattı, Ama artık o da kalmamış,

İşsizlik rakamları, çalışabilir nüfus baz alındığında yüzde 20’lerin üzerinde,

Türkiye’nin konuşması gereken şey ekonomi, Tartışması gereken şey ekonomi,

Ama Türkiye’de akıllı muhalefet olmadığı için sürekli siyaset konuşuluyor,

Siyaset konuşulduğu zaman da en güçlü olan parti AKP’ye yarıyor, Çünkü onun liderinden daha iyi siyaset yapan yok, Onun kadar halka dokunan yok,

Muhalefet siyaset konuştuğu sürece iktidar AKP olur,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Adamın kafasına konan sineği vurup bir onlardan bir bizden demediğimiz zaman

Erişilebilirlik Araçları