Türkiye’nin ‘Green Card’ı niye olmasın!

DÜNKÜ yazımda, “Türkiye eğer Ermenistan’a gözdağı vermek istiyorsa Türkiye’deki kaçak Ermenileri Ermenistan’a geri yollamakla tehdit edeceğine Ermenistan’da yaşayan Ermenilere, oturma izni, vatandaşlık hakkı verirse daha etkili bir söylem geliştirmiş olur, Ermenistan yönetimi de, diaspora da asıl bundan korkar” dedim,

Yazıya çok farklı tepkiler geldi,

Okurların önemli bir bölümü “Türkiye’de yeterince sorun varken, yeterince işsizlik varken bir de Ermenistan’da yaşayanları mı buraya getirelim” tepkisi gösterdi,

Bir bölümü ise “Gerçek diploması budur” dedi,

Dışişleri mensubu bir dostum, “Buna sosyolojik diplomasi denir ve kullanılabilirse çok etkili bir silahtır” diye mesaj attı,

Şimdi ben bu önerimi biraz daha farklı bir boyutta tartışmak, tartıştırmak istiyorum, Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada “emperyal kültüründen” kaynaklanan bir üstünlüğü var,

Bugün kimileriyle dost olduğumuz, kimileriyle sorun yaşadığımız ülkelerin halkları, çok değil 100 yıl önce vatandaşımızdı,

Türkiye Cumhuriyeti bu mirasın yüklerini Cumhuriyet döneminde de taşıdı,

Yıllardır uğraştığımız Ermeni soykırımı iddiası bu yüklerin bugüne aksedenlerinden biri,

Türkiye bütün bunları bir kenara bırakıp bölge ülkeleri arasındaki liderliğini pekiştirecek adımlar atabilme yürekliliğini gösterebilmeli,

Örnek mi?

Çok basit,

Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan halklar, bu emperyal mirasın izlerini taşıyor,

Övündüğümüz “mozaik” bunun sonucu,

İmparatorluk halklarının bakiyeleri bugün TC kimliği altında birleşmiş vaziyetteler,

Türkiye, bölgedeki etkinliği ve büyüklüğü doğrultusunda bu politikayı sürdürebilir, geliştirebilir,

Önerim çok basit aslında,

Türkiye Cumhuriyeti aynen ABD’nin yaptığı gibi bir “Green Card” ya da adı her ne olacaksa bir uygulama başlatabilir,

Her yıl belirli kriterler doğrultusunda, belirli formasyona sahip komşu ülke vatandaşlarına, Gürcülere, Ermenilere,Azerilere, Dağıstanlılara, hatta Iraklılara, Iraklı Türkmenlere belirli sayıda “Green Card” dağıtabilir,

Bunu yaparken Türkiye’nin demografik yapısını bozmayacak

bir şekilde belirli oranlar, kotalar koyabilir, Bu yöntemle kendi ülkesinde beklentilerini bulamayan, karşılayamayan “kalifiye” insan transferini yapmış olur ve kendi coğrafyasını “sosyolojik” olarak kucaklar,

Bunun elbette Türkiye’ye getireceği bir yük, bir külfet vardır,

Ama bunun yanı sıra kazandıracağı çok da avantaj vardır,

Bu hesabı iyi yaparsanız ülke kazançlı çıkar,

ABD, Green Card dağıtırken mutlaka hesabını yapmıştır, Bu hesabı biz de yapabiliriz,


Süt sorunu

BİR okur yollamış fıkrayı, “Fatih Bey uğraşmayın, Sorun bazılarının emdiği süttedir” diyerek,

Genç bir kadın, aylardır şantiyede olan kocasına bir bebekleri olduğunu bir mektupla haber verir: “Sevgilim, biliyorsun, sen şantiyedeyken nur topu gibi bir bebeğimiz oldu, Sütüm yetmediği için, yavrumuzu besleyebilmek amacıyla bir sütanne tuttum, Yalnız, bu sütannenin zenci olmasından dolayı çocuğumuz, emdiği sütün etkisiyle zaman içinde zenciye dönüştü, Haberin olsun dedim, Bu konuda benim bir suçum olduğunu düşünmezsin umarım, Öptüm, Sevgiler, Biricik eşin,” Kadının kocası da bunun üzerine annesine bir mektup yazar: “Sevgili anneciğim, karım bana gönderdiği son mektupta, sütü yetersiz olduğu için bir sütanne tutmak zorunda kaldığını, o sütannenin zenci olduğunu ve bu yüzden bebeğimizin renginin de zamanla koyulaştığını yazıyor, Bundan eşimi sorumlu tutamayız tabii ki, Selam ve sevgilerimle, Oğlun,”

Mektubu alan anne ise oğluna şöyle bir cevap yazar: “Sevgili oğlum, aslına bakarsan, sen doğduğunda benim sütüm de yetersiz kalmıştı, Ama biz fakir olduğumuzdan dolayı, sütanne tutamayıp onun yerine seni inek sütüyle beslemek zorunda kalmıştık, Bu durumda takdir edersin ki, senin safkan bir öküz olmanın sorumlusu ben değilim, Seni seven annen,”

Okurumun dediği gibi, bazen sorun sütte,


Bakan’ın haklı kaygısı

SPERM bankasından alınan spermle hamile kalmaya yasak getirilmesini ve hele hele bunun “Türk soyunu korumak” amaçlı yapıldığının söylenmesini hiç aklım almadı, Hatta biraz da “Hitler kafası” olarak gördüm bunu,

İsteyen istediğinden çocuk yapar, Kime ne diye, Yarın öbür gün de kimin kimle evlenip çocuk yapacağına devlet mi karışacak diye düşündüm, tipik bir faşist milliyetçilik örneği olarak,

Hâlâ da öyle düşünüyorum,

Ancak Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın bir cümlesine de hak vermemek mümkün değil,

Akdağ, “Ya yarın öbür gün birine, kardeşinin veya hatta babasının spermleri verilirse” dedi, Bu çok haklı bir kaygıdır,

Bu işi yapanlar, böyle bir riske karşı aldıkları önlemleri açıklamalıdır,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Şımarıklığın bir güç değil ruh hali göstergesi olduğunu anladığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları