Rekabeti kim bozar

TMSF’nin Hayyam Garipoğlu‘na yaptığı kıyağı yazdım,

TMSF dışında her yerden tepki geldi,

TMSF’den çıt yok,

Herkesin merak ettiği, hortumladığı Sümerbank’a el koyulmasının üzerinden geçen 11 yıl boyunca hiçbir iyi niyet göstermeyen, 350 milyon dolarlık borcun üzerine yatan bir gruba neden malları geri verildi?

O zaman diğer grupların günahı ne?

Malları haraç mezat satılanların günahı ne?

Ne bileyim, Erol Aksoy’un ne günahı var?

Hele hele Burgaz Rakı gibi Garipoğlu‘nun elinde "kriminal" hale gelmiş bir şirketi Garipoğlu‘na geri vermek tam bir facia,

Vergi kaçakçılığı tescillenmiş, bandrol sahtekârlığı defalarca yakalanmış, hakkında benim bildiğim 70 dava olan birine,,,

Üstelik bunu en iyi bilen de TMSF, Çünkü Burgaz Rakı’yı bir süredir TMSF yönetiyor, Ve yönetimi devraldığı anda gördü ki, Burgaz Rakı maliyetinin altında satış yapıyor, Çünkü maliyetin en önemli unsuru olan vergiyi ödemiyor, TMSF vergi kaçıramadığı, bondrol sahtekârlığı yapamadığı için Burgaz

Rakı’ya hemen zam yapmak zorunda kaldı,

Şimdi TMSF bunu bile bile, yani devletin soyulduğunu bile bile Burgaz Rakı’yı Garipoğlu‘na geri verecek,

Devlet soyulsun, sahtekârlık devam etsin, vergisini verenler batsın diye,

Bu mudur düzenleyici kamu kurumu yöneticiliği?

Burgaz Rakı’nın satışına Rekabet Kurulu onay vermeyecekmiş,

Garipoğlu her yerde bunu söylüyor ve Burgaz Rakı’nın kendilerine iade edileceğini anlatıyor,

Rekabet Kurulu acaba biliyor mu ki, rekabeti asıl bozan Burgaz’ın Garipoğlu’na iadesi olacak,

Rekabet Kurulu’na bir tavsiyem var,

Sektörün bütün oyuncularını çağırsınlar ve sorsunlar,

"Biz bunu Burgaz’a verelim mi?" diye,

Rakiplerden bir kişi, "Evet Burgaz’a verin" derse versinler,

Çünkü bütün sektör biliyor ki, rekabeti asıl bozan, vergi kaçakçılığı yoluyla satış yapanlardır,

TMSF takkeyi önüne koyup bir düşünsün,

Namusludan mı yana olacak, yoksa diğer taraftan mı?


Darbe iddialarına artık inanmıyorum

“CHERCHEZ la femme” der ya Fransızlar, Yani “Kadını ara”, Türkiye’de en büyük rezaletler hep “kadını bulunca” ortaya çıkar,

Türkiye’de büyük skandallar, kadınların öfkelenmesi veya öfkelendirilmesiyle patladı hep,

En meşhuru, Türk solunu yerle bir eden İSKİ Skandalı gibi,

Bugünün ölçülerinde skandal bile sayılmayacak İSKİ yolsuzluğu o zaman için çok büyüktü ve Ergun Göknel’in eşinin kıskançlık krizi nedeniyle yaptığı bir ihbar sonucu başlamıştı,

Emekli Tümamiral İlker Güven de boşanma aşamasında olduğu eşini VIP salonunda bastırınca yeni bir skandalın izleri ortaya çıkmaya başladı,

Tümamiralin eşi Sunahanım Güven önceki gün Habertürk’ü aradı ve “Kocam, TSK’ya ait bilgileri para karşılığı sızdırıyor” açıklamasını yaptı,

Biz de yayın ilkelerimiz gereği emekli tümamirali aradık,

O da hemen beni aradı haliyle,

“Bu haberi yapmayın” demek için, Eşine inanılmaz laflar söyledi,

Ben de İlker Güven’e, “Beyefendi, dediğiniz kişiyle evli olan ben değildim, sizdiniz” demek zorunda kaldım, Ayrıca, “Sunahanım sizin ikinci eşiniz, 4 yıllık evliliğiniz var, Onunla konuşun, Biz haber saklayamayız, Eğer bunlar yalansa eşinizi dava edin” dedim,

Ve tabii ki haberi manşet yaptık,

Çünkü önemli iddialar içeriyordu,

Bundan sonra neler olacak bilmiyoruz, Bu iddialar ciddiyse elbette Genelkurmay bir inceleme yapacaktır,

Ancak gerçekten durum çok acıklı,

Koca koca paşaların uğraştığı işlere bakın,

Bugünkü haberimizde göreceksiniz, Tümamiral İlker Güven, eşiyle ilgili olarak Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’a gidip, “Bu kadını orduevlerine sokmayın” diyor,

Bunları okuyunca darbe iddialarına hiç inanasım gelmiyor,

Çünkü çok daha önemli işlerle uğraşıyorlarmış,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
En yakınlarına bile yalan söyleyen siyasetçilerin halka neler yapabileceklerini anladığımız zaman

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Erişilebilirlik Araçları