Cesur bir yazı dizisi

BÜYÜK gazeteler cesur olmak zorundadır,

Önemli, etkili, ülkenin geleceği açısından değer taşıyan işler yapmak zorundadır,

Bunlar tarihe geçecek önemde olduğu kadar riskli de işlerdir,

Ama büyüklük, ülke için bu riski göğüslemeyi de gerektirir,

Bugün de Türkiye için çok önemli bir yazı dizisine başladık,

Amberin Zaman, geçen haftayı Kuzey Irak’ta geçirdi,

Çok önemli görüşmeler yaptı, Hem Barzani ile hem de Irak’taki önemli siyasi figürlerle mülakatlar yaptı,

Terör örgütünün şu andaki elebaşıyla da konuştu,

PKK’nın şu andaki fiili elebaşı Murat Karayılan‘la yaptığı konuşma, Türkiye açısından çok önemli ipuçları verecek,

Amberin‘in Karayılan’la yaptığı konuşma, PKK’daki bezginliği açıkça ortaya koyuyor

Öcalan‘ın artık örgütte gerçek anlamda bir etkinliğinin kalmadığını gösteriyor

Sadece bu kadar da değil,

Terör örgütünün artık bölünme aşamasına geldiğini Murat Karayılan ile Cemil Bayık arasında kıyasıya bir çekişme yaşandığını gösteriyor

Karayılan çok açık bir dille Reşadiye’de 7 askerimizin şehit düşmesiyle sonuçlanan saldırının Cemil Bayık tarafından düzenlendiğini ve kendisinin buna karşı olduğunu vurguluyor,

Ve dahası, "Bu saldırının arkasında İran’ın olduğu, Cemil Bayık’ı İran’ın yönlendirdiği"

dillendiriliyor,

Bunun doğru olup olmadığını bilemeyiz ama Karayılan bu yolla ABD’ye mesaj veriyor diye düşünüyorum, ABD’ye, "Ben sizden yanayım ama Bayık, İran’ın kontrolünde" demeye getiriyor,

Amberin‘in yazdıklarını okuduğunuz zaman PKK’nın yolun sonuna geldiğini gayet iyi anlayacaksınız,

Ve terör örgütünün havaların düzelmesiyle birlikte başlayacak bir operasyondan ne kadar çekindiğini de göreceksiniz,

Hele yandaki bölümde, Habur’daki karşılama görüntüleriyle ilgili olarak söylediklerine ise çok şaşıracaksınız,

Böyle bir zamanda, böyle cesur bir röportajı Habertürk’ten başka hiçbir gazete yayınlayamazdı,

Bu röportaj, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde terörle yapacağı mücadeleye çok ışık tutacak,

Not: Karayılan, röportajda Türkiye’ye yönelik bir terörist hareketten kaçındıklarını söylüyor ama aradan birkaç gün geçmeden Türk askerini hedef alan saldırılar yapılıyor, Ya terör örgütü artık kendi elebaşının bile kontrolünden çıktı ya da çokbaşlı yapıda kontrolü kaybettiler,


Koro şefliği

BAKIN ben size bir şey söyleyeyim,

Ben ve bazıları, Ahmet Türk’e atılan yumruğa çok kızdık ya, bunun Türkiye’ye zarar vereceğini söyledik ya,

Siz bakmayın bize,

Bizimkisi akıntıya kürek,

Çünkü milletin büyük bölümünün ne düşündüğünü biliyorum,

“Eline sağlık” diyorlar, Hatta, “Keşke iki tane de yanındakilere çaksaydın” diyorlar,

Arkasını bir cemaate veya cemiyete dayayarak sorumsuz gazetecilik yapmak istiyorsanız çok kolay,

Siz de “Oh olmuş” dersiniz, alkış korosunu dinlersiniz,

Ama bizim gibi yapıp “Bu yumruk Türkiye’nin geleceği açısından çok tehlikelidir ve yanlıştır” derseniz tam tersi bir tepki alırsınız,

Ama gazeteci, şuurlu olmak zorundadır,

O yumruğun Türkiye’nin bölünmez bütünlüğü için ne büyük bir tehlike, var olduğunu iddia ettiğimiz kardeşlik, birlikte yaşama kültürü için ne büyük tehdit olduğunu anlamak ve anlatmak zorundadır,

Bana göre gerçek vatanseverlik budur,

Öfkeli ve öfkeden düşünme yeteneğini yitirmiş bir koronun orkestra şefliği değil,


İçmeye başlıyorum

İÇKİYİ pek sevmem, Arada bir, bir kadeh şarap,

Pek ender olarak balıkla rakı,

Kırk yılda bir, bir kadeh votka, Bir kutlama falan varsa, nadiren bir kadeh şampanya,

Evde de içmem, 20 yıl önce aldığım içkiler durur,

Yılda içtiğim, toplasan bir iki şişeyi bulmaz,

Ama yarından itibaren her gün düzenli olarak içmeye başlayacağım,

Çünkü giderek sinirleniyorum,

“Kimsenin yaşam tarzına müdahale etmeyeceğiz” diye yola çıkanlar, giderek içki düşmanlığına ve yasakçılığa doğru ilerliyorlar,

Alkollü içki reklamlarına öyle yasaklar getiriyorlar ki, bir sonraki aşama, “İçki reklamı yasak”, ondan sonrası zaten belli:

“İçmek de yasak,”

Benim bunu kabullenmem mümkün değil,

İnadına içmeye başlıyorum,

Herkesin haberi olsun,

Artık yazılar biraz daha “kelle” olacak,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Özgürlüklerin yasaklarla gelmeyeceğini anladığımız zaman

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Erişilebilirlik Araçları