Üç boyutlu tabloya dikkatli bakın

DENİZ Baykal “iktidarı” suçladı, Dün de yazdığım gibi, Pensilvanya görüşmesinden sonra,

Pensilvanya’yı “tehdit” olarak gören bir siyaset, tehdit olarak gördüğü yeri olumlu yönde referans alıyor ve “güvenilir” bulduğunu söylüyorsa ortada ciddi bir şeyler var demektir,

Ciddiden kastım, ciddi delildir,

Kuru bir, “Bu işin arkasında biz yokuz, Çocuklara sordum” sonucunda Deniz Baykal gibi 40 yıllık politikacı böyle bir dönüş yapmaz,

Bu dönüşü yaptırmak için mutlaka bir yol tabelası görmüş olmak gerekir,

Açıkçası ben, Türkiye’nin önümüzdeki günlerde çok farklı “kaoslarla” uğraşacağını öngörüyorum,

Türkiye’nin geçmişte içinde bulunduğu ülkeler grubu, Türkiye’nin son günlerdeki tarzından çok hoşnut değil,

Bunun somut verileri var,

Geçtiğimiz günlerde PKK’nın yayınlarında çok ciddi mesajlar vardı, Terör örgütü, Türkiye’ye yönelik yürüttüğü terörde yeni bir dönemece gelindiğini açıkladı, Bundan böyle yurt çapında her türlü stratejik hedefe saldıracağını, terörün boyutunu artıracağını, sanayi tesislerine yönelik saldırılar düzenleneceğini yazdırdı,

Bunun arkasında mutlaka bir “yazdıran” olmalı,

Kimdir, siz bulun,

Beşar Esad’ın pazar sabahı bize söylediği, “Türkiye, Suriye ve İran bölgesel konularda tam bir fikir birliği içinde” cümlesi de eski dostlarımız tarafından kolay yutulabilir bir lokma değil,

Bunun Amerika ve İsrail açısından hangi anlama geldiğini bilmek için ille de bu ülkelerin dilini biliyor olmak gerekmez,

Tüm bunlara baktığınız zaman Deniz Baykal’ın görüntüleri ve sonrasındaki tahmin dışı gelişmeler başka bir anlam kazanabilir,


Bırakın duygusallığı

CHP gerçekten Türkiye sevdalısı mı, yoksa Baykal sevdalısı mı?

Bu sorunun yanıtını merak ediyorum, Elbette bugün ortada duygusal bir hava var,

Genel Başkan, açık bir komplo sonucunda gitmek zorunda kalmış, Ama o da pek günahsız değil,

Sonuçta CHP, Türkiye açısından önemli bir misyona sahip olduğunu söyleyip duruyor yıllardır, Atatürk Türkiye’sini korumak ve yaşatmak istediğini,

Peki bu Deniz Baykal’sız mümkün değil mi?

Peki Allah gecinden versin, Deniz Bey’e emri hak vaki olsa ne olacak?

Bitti mi CHP?

Atatürk ölmüş bitmemiş, İnönü devrilmiş bitmemiş,

O günlerde bitmeyen CHP, Deniz Baykal gidince mi bitecek?

Beyinsizce bir “Aday olan haindir” edebiyatı yapılıyor,

Ne güzel iş, Yarat bir skandal, Yerini koru, Peki yarın öbür gün aynı şey başka bir liderin, rakip partinin liderinin başına gelse ne diyeceksiniz?

Onun partisine karşı seçime girmek hainlik mi olacak?

Böyle salaklık mı olur!

Ben bunu bugünkü “duygusal ortama” bağlıyorum,

22’sine kadar aklın egemen olacağını umuyorum,


Kocanız ve karınız olsaydı da böyle mi düşünürdünüz?

BURASI gerçekten acayip bir ülke oldu ve ben bu ülkeyi, bu ülke halkını anlamakta ciddi biçimde zorluk çekiyorum,

Tamam, kabul ediyorum Deniz Baykal’a yapılan bir komplodur,

Gizli kapaklı yürütülen bir ilişkinin bir şekilde kayda alınıp yayınlanması büyük ayıptır, Rezalettir, Ancak tartışmalar ve yorumlar artık bunun ötesine kaydı,

Bazı yazarlar ve o yazılara yorum yapanlar işin cılkını çıkardılar,

Mesela dün bir yazı ve yorum okudum, Nesrin Baytok’un bir fotoğrafı altında şöyle diyor: “Yalnız ve mağrur kadının halini düşünen yok” ve altında bu mealde yorumlar, Eh be kardeşim,

Tamam partizanlık gözleri kör etmiş ama bu kadar mı?

Peki aynı hanımefendi, bu yorumları yapan hanımefendinin eşiyle bir ilişki yürütmüş olsaydı ya da bu yorumları yazan beyefendinin eşi olsaydı aynı yorum yazılacak mıydı?

Hep ifratla tefrit arasında gidip geliyoruz, Bu ilişki hiçbirimizi ilgilendirmezdi, Ahlak bekçisi falan da değiliz ama ortada onurlu ve masum bir durum da yok doğrusu,

Bazıları da ısrarla görüntülerin montaj olduğunu vurguluyor,

Yahu olayın başaktörü ilişkinin varlığını kabul ediyor ve “Görüntüler eski değil yeni” diyor, Size ne oluyor,

Üstelik başaktör çok da düzgün bir davranışla istifasını veriyor,

Ne yapmamız bekleniyor?

Bu ilişkiyi alkışlamamız mı?

Diyorum hep, ahlak bekçisi falan değilim,

İsteyen istediği ilişkiyi yaşar,

Ama bu ilişki, ortaya çıktığı zaman bir bedel ödenmesi gereken türden bir ilişkiyse o bedeli öder, Bir siyasetçiyse halka da öder, siyasetçi değil sıradan bir vatandaşsa eşine, ailesine, yakın çevresine öder,

Bir bedel ödenmesi istenmiyor ve durum aynen kabulleniliyorsa da ödemez,

Ama kimse bizden böyle bir ilişkiyi ve ilişkinin aktör ile aktrisini alkışlamamızı beklemesin,

Kusura bakmayın!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sönmekte olan ateşin de duman çıkardığını unutmadığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları