Devletle dalga geçen hafriyatçılar

HT İstanbul birkaç hafta önce dikkat çekti Hasdal-Kemerburgaz yolundaki kamyon terörüne,

Haberin çıkmasından üç gün sonra bir büyük kaza yaşandı,

Son birkaç yıl içinde bu yolda kamyonların yarattığı terörden kaç kaza oldu, kaç kişi öldü hesabını yapmak zor, Çünkü birkaç yıl önce eski maden ocaklarını “ayrıcalıklı” birkaç kişiye “hafriyat döküm alanı” olarak tahsis ettiler,

O gün bugündür bu yol “terör yolu”,

Aslında ortada çok büyük bir rant var, Hafriyat döküm alanında kamyon başına 100 TL para alındığı söyleniyor,

Karayollarının koyduğu sayaçlara göre günde 5000’i aşkın kamyon geçiyor yoldan,

Bunların her biri hafriyat döküm alanına 100 TL verdiğine göre günde 500 bin TL’lik bir para söz konusu, Temiz, kemiksiz,

Bu iş yılda 365 gün aralıksız sürüyor, Yani yılda yaklaşık 182 milyon TL, Bu parayı kim cebe indiriyor bilmiyoruz,

Devletten eski maden ocaklarını almış olmak yeterli,

Başka bir masraf yok, Kamyonlar geliyor boşaltıyor,

Günde 5000 kamyon, Saatte 208 kamyon, Neredeyse her 15 saniyede bir kamyon geçiyor yoldan, Üstelik de büyük tehlike saçarak, Hiçbir denetim olmadan,


JANDARMA DERTLİ

Yolun kontrolü jandarmaya bağlı, Ancak jandarmanın da eli kolu bağlı,

Jandarmadan aldığım bilgiye göre, yolu kullanan hafriyatçıların bir aracı sürekli jandarma araçlarını takip ediyor, Denetime başlandığı anda kamyonlara haber veriliyor,

Jandarma kendilerini sürekli izleyen bu araçları durduruyor ama yapabileceği bir şey yok, "Yangın söndürücüsü ve ilkyardım çantasına kadar kusursuz bir araç bizi izliyor, Hiçbir şey yapamıyoruz" diyor jandarma,

Jandarma kontrole başladığı anda kamyonlara haber gidiyor ve yolun kenarına çekip duruyorlar, Yol kenarında durmanın cezası 72 TL, Oysa fazla yükle yakalanmanın cezası 6000 TL,

Duruyorlar, Kamyonların çoğunda araç takip sistemi var, Merkezden verilen bir sinyalle motorlar bloke ediliyor, Jandarmaya "Araç bozuk" deniyor,

Pek çok şoför, aracını bırakıp ormana kaçıyor, Jandarma yetkilileri, "Buradaki ormanlarda terörist avına çıkar gibi şoför kovalıyoruz" diyor,

Binlerce kamyon yol kenarında birikiyor, Kazaya davetiye çıkıyor,


TAKOMETRE DENETİMİ

Jandarmanın kamyon terörüyle baş edebilmek için iki ihtiyacı var,

Biri yolun girişine bir kantar, diğeri yolun şehirlerarası yol sınıfına alınıp takometre kontrolüne imkân sağlanması, Çünkü o zaman bu dev kamyonların aşırı süratle tehlike saçmasının ve aşırı yükle can almasının önüne geçilecek,

Ancak "sihirli bir el" kantarın yapılmasını engelliyor, şehirlerarası yol haline getirilip takometre kontrolü yapılmasının önüne geçiyor,

Hal böyle olunca jandarma sadece radarla kontrol yapıyor ama bu da anında kamyonculara bildirildiği için sonuç alınamıyor,

Buna rağmen 51 milyon TL ceza kesilmiş bugüne kadar, Ne var ki, hafriyat firmaları bunları mahkemeye götürmüşler,

Jandarma bugün bunlarla ilgili 4000 itiraz dosyası için mahkemelere delil hazırlamakla meşgul,

Hafriyatçılar devleti soytarı yerine koyuyor, dalga geçiyorlar,


ŞOFÖRLER DERTLİ

Şoförler de durumdan memnun değil, Çoğu ayda 1000 lira maaşla çalışan garibanlar, "Abi, şirket bize yapabileceğimizden fazla sayıda sefer yapma şartı koşuyor, Mecburen basıyoruz, Dahası işi alabilmek için düşük fiyat veriyorlar, Bunun sonucunda zarar etmemek için bize fazla mal yüklüyorlar, Bu kamyon 13 tonluk, Şimdi tartalım 40 ton hafriyat çıkar üzerinden, Bu kamyon nasıl gider, Nasıl durur, Kaza olması garip değil, kaza olmaması mucize, Bir baksalar bu fiyatlara, bu hafriyatçılar nasıl bu taşımayı yapıyor diye, iş ortaya çıkacak, Fazla yüklemeden, tonajı birkaç kat aşmadan olmaz" diyorlar,

Bir kamyon şoförü ise inanılmaz bir şey anlatıyor: "Fatih Bey, benim kamyon dorseli, 40 tonluk, Geçenlerde öyle bir yük koydular ki inanamadım, Yakalandık kantara götürdüler, 80 tonluk kantar tartmadı, Düşün,"


HAFRİYATÇILAR DA DERTLİ

Hafriyatçıların da şikâyetleri var,

Onların sözleri daha da vahim,

Bir hafriyatçı şöyle diyor: "Fatih Bey, bu iş rüşvet ve avanta ile yürüyor, Bazı firmalar kayırılıyor, İhaleye giriyoruz, Biz yasalara, kurallara uygun taşıyacağımız için ancak belirli bir fiyata kadar inebiliyoruz, Ancak bazıları rüşvetle işi bitirmişler, Düşük fiyat verip işi alıyorlar, Sonra kamyonları iki üç kat yüklüyorlar, Çünkü bunları kimse çevirmiyor, kantara sokmuyor, Günde 50 bin lira rüşvet veriyorlar, Ama bunlara dokunulmuyor, Ben 1 ton fazla atsam çevirip 5000 TL ceza yazarlar, Rüşvet verenlerin kamyonlarına kimse dokunmuyor, Türkiye’nin ne olduğunu bu yola bakan anlar,"

Bu yoldan hafriyat kamyonları geçerken eski Vali Muammer Güler’in bir sözü vardı,

İSKİ yolu denilen bir yan yol devreye alınacak, kamyon trafiği buraya kaydırılacaktı, Hafta sonları ve milletin işe gidiş geliş saatlerinde bu yola kamyon sokulmayacaktı,

Bu sözlerin hiçbiri tutulmadı, Ve şimdi bir grup hafriyat şirketi, devletle dalga geçiyor, Türkiye’nin bozuk düzenini gözümüze sokuyorlar,

Olan insanlara oluyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bir adamın değerinin gücü kullanış biçimine bakarak anlaşıldığını anladığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları