Her ‘Hayır’ Kılıçdaroğlu’nun başarısı

Referandumdan ne sonuç çıkacak kestiremiyorum,

Ama kestirdiğim bir şey var, Referandumdan çıkacak “Hayır” oyları eğer CHP’nin eski dönemde ulaştığı yüzde 25’in üzerinde olursa, bu başarının tek sahibi Kemal Kılıçdaroğlu’dur,

“Gandi” Kemal inanılmaz bir tempoda çalışıyor, Kendisinden önceki genel başkanı bir tarafa bırakın, CHP tarihinin Atatürk’ten sonraki en çalışkan genel başkanı gibi görünüyor,

Neredeyse 60 miting yaptı ve yapmaya devam ediyor, Örgüt arkasından koşuyor ama yetişemiyor,

MHP nedendir bilinmez bir türlü meydana inemediği ya da çıkamadığı için olsa gerek “Hayır” cephesinin meydanlardaki tek temsilcisi,

Kent kent, kasaba kasaba, köy köy dolaşıyor Kılıçdaroğlu,

Tek başına savaşıyor,

Önceki gün CHP’nin İstanbul mitingine gittim,

Ne NTV’nin dediği gibi 25 bin kişi vardı, ne de bazılarının dediği gibi 400 bin,

Ama temiz bir 150 bin kişi vardı,

Üstelik de bindirilmiş, örgüt eliyle toplanmış, otobüslerle taşınmış değil,

Evinden çıkıp, kendi kendine gelmiş bir 150 bin kişi,

Coşkulu, katılımcı, sıradan vatandaşlar,

Bebek arabasında bebeğiyle gelen bile gördüm,

Kimsenin beğenmediği, “Hayal kırıklığı yarattı” denilen Gandi Kemal, tek başına bir cephe oluşturdu,

“Hayır”ları kazandırmaya gücü yeter mi bilmiyorum,

Ama “Evet”ler ne kadar Başbakan Erdoğan’ın başarısı ise “Hayır”lar da o kadar Gandi Kemal’in başarısı olacak,

Bunu görüyorum,


Siz batırın, biz çıkarırız

Galatasaray yönetiminden sevgili dostum Profesör Mehmet Helvacı, önceki gün Kanaltürk’e bağlanıp benim için, "Kısa bir süre ikinci başkanlık yaptı, eğer onu kastediyorsanız" gibisinden bir şeyler söylemiş,

Duyunca üzüldüm,

Mehmet adına üzüldüm,

Yazının devamını Spor bölümünde okumak için tıklayınız

 


Diyalog hep vardı

İmralı ile diyalog kurulduğu iddiaları iktidar partisini kızdırdı,

Oysa bunda kızacak bir şey yok,

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, terör örgütüyle her zaman "gayri resmi" diyaloglar kurdu,

Yakalanmadan önce terör örgütünün lideri Abdullah Öcalan ile yaptığım görüşmede kendisi söylemişti, "Erbakan Hoca bana temsilciler yolladı, Aracılarla görüşüyoruz" diye, Çiller döneminde de terör örgütü yöneticileriyle haberleşiyordu Türkiye, Özal döneminde de, Bu yüzden de bunda acayip bir şey yok, Zaten Başbakan’ın danışmanlarından, konuşma metinlerini yazan ekipten Yalçın Akdoğan da söylüyor, "Elbette diyalog olacak" diye

Bence de olacak,


Bağımsızlık böyle mi olur!

Diyorum ya "Bu Anayasa pek de önemli bir şey yapmıyor" diye, kızıyorlar,

Kusura bakmasınlar ama "Salak değiliz" görüyoruz, İzanımız var,

Benim takıldığım yerler var Anayasa değişikliğinde,

Diyorlar ki: "HSYK’yı demokratik bir yapıya getiriyoruz, Yargı bağımsızlığını artırıyoruz,"

Niyeymiş?

Şöyle diyorlar: "Üç beş kişinin sultasından kurtaracağız, AB kriterleri getiriyoruz, Avrupa’da olduğu gibi Meclis seçecek,"

Doğru ama yüzde 50 doğru,

Doğru, Avrupa’da da Meclis seçiyor ama nasıl?

Nitelikli çoğunlukla,

Yani "uzlaşma kültürünü geliştirerek",

İktidar seçmiyor HSYK benzeri yapıların üyelerini,

Bizde ise iktidar kim ise o seçecek,

Pek de Avrupa’ya uygun değil,

"Yargı daha bağımsız olacakmış,"

Ben onu da yemiyorum,

Olmaz, Niye olmaz, çünkü "soruşturma yetkisi" hâlâ bakanda,

"Bağımsız" yargıçlar hakkında soruşturma açtırmak ve buna bağlı olarak ceza verdirmek yetkisi kimde? Adalet Bakanı’nda,

Madem bağımsız yargı, onu niye devretmiyorsunuz "bağımsız ve Avrupa normlarındaki" HSYK’ya,

"Nasıl olsa kimse okumaz" diye düşünüyorsanız değişiklikleri bilemem,

Ama ben okuyorum,

Özür dilerim,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yatsının mutlaka geldiğini unutmadığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları