Vahim olan ne biliyor musunuz?

ÖSYM’de de bir skandal patladı, KPSS sınav soruları "Çalınıp" bir yerlere servis edildi, Biliyorsunuz,

HABERTÜRK konuyu ısrarla takip edince, ilgili ve yetkililerin kaçacak yeri kalmadı,

Sonunda skandalı "İtiraf" etmek zorunda kaldılar,

Bence buraya kadar çok alışıldık bir durum,

Türkiye’de durum bu,

Nereye elini atsan skandal, nereye elini atsan haksızlık,

Yıllardır bu durum değişmiyor, Ben kendimi bildim bileli böyle,Bu yüzden de hiç şaşırmadım, Zaten beni şaşırtan ÖSYM’nin bunca yıldır kusursuz işlemesiydi,

Sonunda ÖSYM de hangi ülkede olduğunu anlayıp genele uydu,

Tabii bu "Soru hırsızlığından" yola çıkarak Prof, İlber Ortaylı‘nın ne kadar haklı olduğunu da anlıyoruz,

İlber Hoca aylar önce "Üniversite sınav soruları bir yerlere veriliyor, Sonuçlara bakarsanız bunu görürsünüz" demiş, bazılarının hedefi olmuştu, (Hedef olmanın sonuçlarını yakında görürüz,)

Eğer KPSS sınav soruları bir yerlere "Sızdırılıyosa", Üniversite Seçme ve Yerleştirme Sınavı’nın sorularının nerelere gidebileceğini siz hesaplayın,

Ancak bu KPSS soru hırsızlığı rezaletinde beni fazladan üzen, tedirgin eden, olayın kendisinden daha vahim bir durum var,

Bu soru hırsızlığı ile "Haksız menfaat" elde etmek isteyenler "Öğretmen" adayları,

Yarın öbürgün sizin, benim, hepimizin çocuklarına öğretmenlik yapacak olanlar, mesleğe ilk adımı "Hırsızlık" yaparak, "Soru çalarak" atıyorlar,

Bu kutsal mesleğe giriş yolu yöntemi bu mu olmalıydı!

Bu "Hırsızların" yetiştireceği nesillerden ne beklenir!


Sahtekâr bunlar, sahtekâr

TÜRK entelleri ve dantelleri CHP’yi neyle suçladılar yıllarca?

"Statükocu olmakla, asker ekseninde siyaset yapmakla, devletin resmi partisi olmakla, Türkiye’nin önünü tıkamakla, çözüm üretmemekle,"

Kemal Kılıçdaroğlu geldi CHP’nin başına geçti,

Aynı grup Kemal Kılıçdaroğlu’nu neyle suçladı?

"CHP’ye hiçbir yenilik getirmemekle, statükoculuğu devam ettirmekle, CHP içindeki derin CHP’nin etkisi altında kalmakla, hayal kırıklığı yaratmakla,"

Kemal Kılıçdaroğlu ne yaptı?

Bence üç önemli hamle gerçekleştirdi,

Birincisi, bir anlamda askere darbe yapma yetkisi verdiği söylenen "İç Hizmet Kanunu 35, Madde’yi değiştirelim" dedi, "Türban sorununu çözmeliyiz" dedi ve son olarak da "Terör sona ererse bir genel af çıkarılmalı" dedi,

Bu üç konu da, liberal entel ve dantellerin "Ayakta alkışlayacağı" türden açıklamalardı,

Liberal entel ve danteller ne dediler?

"Sana mı kaldı 35, Madde’yi değiştirmek", "Türban sorunu senin partinin eseri" dediler,

Hele hele genel af meselesi açılınca, en aşırı milliyetçi, hatta faşist sayılabilecek bir tepkiyi gösterdiler,

Başkası söylese "Alkışlayacakları" ve peşine takılacakları cümle ve öneriler Kılıçdaroğlu’ndan gelince tepki gösterdiler, Sahip çıkmak bir yana eleştiri bombardımanına tuttular,

Buradan şunu anladık,

Türkiye’de siyaset, ilkeler ve doğrular ekseninde yapılmıyor,

Siyaset dediğin "Basit bir taraftarlık" ile "Aşağılık bir öznecilik"ten ibaret,

Bunun altında yatan tek şey ise "Bireysel avanta,"


Avcı’yı dava edin

HANEFİ Avcı‘nın kitabı tartışılmaya konuşulmaya devam ediyor,

Yazılanlardan mağdur olduğunu söyleyenler var,

Yazılanların doğru olmadığını söyleyenler var,

Ben ise yazılanların ne tümüylü doğru, ne de tümüyle yalan olabileceğini düşünüyorum,

Ama benim ne düşündüğüm çok da önemli değil,

Benim mağdurlara ve yazılanların kendileriyle ilgili bölümlerinin doğru olmadığını söyleyenlere bir tavsiyem var,

Hanefi Avcı’ya dava açsınlar,

Kitapta yazanların hangisi doğru, hangisi yanlış mahkeme tarafından araştırılsın,

Hanefi Avcı, varsa eğer elindeki delilleri sunsun,

Biz de gerçeği öğrenelim,


Almanya’da değil, burada bayide

ERTUĞRUL Özkök birkaç gün önce Almanya’daki kankası Kai Dikmann‘ı ziyaret etmiş,

Ziyaret sırasında Bild’in "Üç boyutlu fotoğraf" basacağını öğrenmiş ve bundan büyük heyecan duymuş,

Okuyunca güldüm,

HABERTÜRK bunu aylardır yapıyor,

Defalarca üç boyutlu fotoğraf bastık, dergi verdik,

Dahası reklamverenlerden gelen istek üzerine, bildiğimiz kadarıyla dünyada ilk kez olarak bir gazete üç boyutlu reklam basıp yayınladı,

Dünyada ilk kez bir Türk gazetesi bunu başarırken, Özkök’ün bunu "Almanların son icadı" olarak heyecanla karşılamasına şaşırdım,

Bunu görmek için Almanya’ya gitmesine gerek yoktu,

Bir gazete bayiinden HABERTÜRK alsa yeterdi,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Kıskançlığı düşmanlığa dönüştürmediğimiz zaman

Erişilebilirlik Araçları