CHP’ye bir tavsiye

KEMAL Kılıçdaroğlu’nun, "Evet" diyeceğini açıklayan Orhan Pamuk’u araması üzerine AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik hayli sinirlenmiş,

O kadar sinirlenmiş ki, şöyle diyor:

"Sanatçıya baskı yapılması doğru değil, Hepsi reşit insanlar, İradelerine el atamazsınız, İnsanları aptal yerine koyamazsınız,"

Okuyunca güldüm,

Güldüm, çünkü hatırlayacaksınız, birkaç hafta önce Habertürk’ün yayınladığı bir yazı dizisinde "Hayır" diyeceğini açıklayan sanatçıları arayan da aynı Hüseyin Çelik’ti,

Çelik’inki, "Siz arayamazsınız ama biz ararız" mantığı olsa gerek,

Fakat şu da bir gerçek ki, Hüseyin Çelik’in, Pamuk’un Kılıçdaroğlu tarafından aranmasına gösterdiği tepki, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin CHP’den çok daha iyi siyaset yaptığını da gösteriyor,

Hep söylüyorum, AKP hiçbir gedik bırakmadan "tam saha baskılı" bir siyaset uyguluyor,

Her yere yetişiyor, her şeyi görüyor, gözlemliyor ve tepki veriyorlar,

"Hayır" oyunu vereceğini açıklayan sanatçılar, Hüseyin Çelik tarafından arandığı zaman tek bir CHP’li bile en küçük tepki göstermedi,

"Siz hayır diyeceğini açıklayan kişileri ne hakla ararsınız" demedi,

Büyük ihtimalle, olan bitenin ciddiyetinin farkına bile varmadılar, Önemini anlamadılar,

Mesele sanki Habertürk Gazetesi, sanatçılar ve Hüseyin Çelik arasında bir meseleymiş gibi kaynadı gitti, Hiçbir CHP’li bu olaya tepki göstermeyi akıl edemedi,

Oysa benzer bir şeyi CHP’li Kılıçdaroğlu yapınca, üstelik de Orhan Pamuk gibi, bir aramayla oyunu değiştirmesi mümkün görünmeyen birine dahi yapınca, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik anında tepkisini gösterdi,

CHP’liler ne düşünür bilmiyorum ama iki parti arasındaki en temel farklardan biri bu,

CHP’li dostlarıma bir tavsiyem var,

AKP’nin açtığı bir siyaset okulu var,

Bir iki dönem oraya devam etsinler,


Hâkim ve savcıların dinleme kayıtları imha edilmiş!

DÜN "Beni dinlemeyen yılan bin yaşasın" diye yazıp, dinlenen ama dinlenmeleri sonucunda bir suç unsuruna rastlanmayan vatandaşların dinleme kayıtlarının imha edilip edilmediğini sormuştum,

Öyle ya, bu kayıtların nasıl imha edileceği ve dinlenen kişiye dinlendiği hakkında nasıl bilgi verileceği yasayla belirlenmiş durumda,

Ancak şimdiye kadar, "Dinlendiniz, Suça rastlanmadı, Kayıtlarınızı imha ediyoruz" tebligatı alan kimse yok,

Durumu eleştirmiş, Adalet Bakanı Sadullah Ergin’in de bu konuda bir bilgisi olmadığını söylemiştim,

Bugün Adalet Bakanlığı’ndan bir açıklama geldi,

"CMK’nın ‘Kararların yerine getirilmesi, iletişim içeriklerinin yok edilmesi’ kenar başlıklı 137, maddesi uyarınca hâkim kararıyla dinlenen kişiler hakkında takipsizlik kararı verilmesi halinde dinleme kayıtlarının imha edilmesi gerekmektedir, Ayrıca soruşturmanın bitmesinden itibaren 15 gün içinde Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dinlemenin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında telefonu dinlenen kişiye yazılı olarak bilgi verilmesi zorunluluğu vardır, Ancak Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yapılan soruşturmalar sebebiyle ilgililere bilgi verilip verilmemesi için Adalet Bakanlığı’nın izni veya talebine gerek olmadığı için bu konuda Bakanlığımızda bilgi bulunmamaktadır, Telefon dinleme kayıtlarının imha edilmesine veya ilgilisine tebliğine ilişkin bilgiler Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından arşivlenmektedir,"

Bu arada bir de "İmha" bilgisi eklemişler, 2005 yılından bu yana hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına karar verilen 57 hâkim ve savcı hakkında dinleme kayıtları imha edilmiş ve kendilerine bilgi verilmiş,

Bu da çok garip,

Hâkim ve savcılar dinlenince onlara bilgi veriliyor, Vatandaşa ise böyle bir şey yapılmıyor,

Bu durum Anayasa’nın eşitlik ilkesine pek uymuyor gibime geldi,

 


Salak mısınız, tipiniz mi öyle?

GENELKURMAY’ın satın aldığı dinleme cihazlarıyla ilgili olay büyüyor ve sürüyor,

Zannedersiniz ki, Türkiye’de ilk defa bir dinleme skandalı ortaya çıkıyor,

"Nasıl dinlermişler!" sorusu soruluyor bir,

"Sizin yasal yetkiniz yok, Bunları nasıl aldınız?" sorusu soruluyor iki,

İkinciden başlarsak, doğru, yasal yetkileri yok ama o satın alma kararının altında Savunma Sanayii Müsteşarı olmak üzere sivillerin ve hatta siyasilerin de imzası yok mu?

Aynı hukuksuzluğa onlar da alet, hatta önayak olmuyor mu?

"Nasıl dinlersiniz" sorusuna gelince,

Buna da gülüyorum,

Genelkurmay karargâhı içinde generallerin nasıl dinlendiğini sormadan bu "hukuksuz" dinlemeleri yayınlayanlar, şimdi "Hukuksuz dinleme nasıl yaparsınız" diye soruyorlar,

Biri ne kadar suçsa, öbürü de o kadar suç,

Bunu bile anlamayacak kadar salak mısınız, yoksa tipiniz mi öyle!

Vallahi hakaret etmiyorum,

Ciddi ciddi soruyorum,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Semere kızıp eşeği dövmediğimiz zaman

Erişilebilirlik Araçları