Gurur ve utanç

BASKETBOLCULARIMIZ bizi çok gururlandırdı,

Dünya ikinciliği önemli başarı,

Bence yarı finali kazandıklarında bu kadar rahatlamasalardı Dünya Şampiyonluğu bile olmayacak iş değildi, Ama hep beraber finale kalmış olmayı yeterli gördük ve çocuklar da bunu hissedip finali verdiler, Sahaya çıktıklarında, “Yeniliriz nasıl olsa” dedikleri her hallerinden belliydi,

Sırbistan maçında, “Nasıl olsa yeneriz” dediklerinin gözlerinden okunduğu gibi,

Kolay değildi elbet ama olmayacak şey değildi,Ama finale kaldığın gün şampanya ile kutlarsan ötesini hedeflemiyorsun demektir,

Yine de çok önemli başarı,

Ve yine dediğim gibi, basketbolcularımız bizi önce gururlandırdılar, sonra utandırdılar,

Millet başarıyı kutluyor, bizim çocukların ağzında “Maddi manevi her şeyi hak ediyoruz” lafı,

Yahu bırakın maddi demeyi, Bu millet bilmez mi sporcusuna karşılığını vermeyi, Verecek elbet,

Ne diye ha babam de babam “Maddi manevi” cümlesi,

Vallahi utandım,

Hele hele Başbakan’ın karşısına çıktıkları tören beni iyice utandırdı,

Sanırsın ki, bir büyük başarı kutlanmıyor da özelleştirme ihalesi yapılıyor, Sürekli bir para lafı,

“Hepinize birer buçuk, Toplamı 28 ediyor,” “Çekiniz hazır,”

“İsterseniz Federasyon tahsil eder, isterseniz size çek verir,”

“Ayrıca 500 de altın alacaksınız, Cumhuriyet altını,”

Sporcu sürekli “Maddi” derse, o sporcunun başarısının taçlandırıldığı tören de böyle oluyor herhalde,

Böylesine gurur verici bir olay böyle “ucuz” noktalanmamalıydı bence,

Bilmiyorum, belki de ben çok eski kafalıyım,


42 küçümsenmemeli

KILIÇDAROĞLU’nun oy kullanamamış olması bence çok önemli olmasa da CHP’nin yapısı hakkında toplumda ciddi bir soru işareti uyandırdı,

“Genel başkanına oy kullandıramayan parti” olarak anılmaya başladılar,

Hep söylediğim zafiyet aslında,

CHP’de ciddi organizasyon sorunları var, ciddi örgüt sorunları var, Kılıçdaroğlu’nun oy kullanacağı, daha doğrusu kullanamayacağı mahallenin muhtarı uyarıyor, gazeteler yazıyor, kimse kılını kıpırdatmıyor,

250 miting yapan, gecesi gündüzüne karışmış Kılıçdaroğlu’nun bir de bununla uğraşacak hali yok ama nerede partinin organizasyonu!

Diyorlar ki, “Kılıçdaroğlu iki gün kala öğrendi ama yapılacak bir şey kalmamıştı”,

Yahu biraz siyaset bilseler, en azından çıkıp bir basın toplantısıyla, “Bakın benim oy kullanmamı bile engellemeye çalıştılar, Kaydımı sildiler” diye yangın yaparlardı,

Aynı şey Tayyip Erdoğan’ın başına gelse hem sorumlulardan hesap sorardı, hem de bundan siyaset çıkarırdı, Dediğim gibi, CHP siyaset bilmiyor, Bırakın siyaset bilmemeyi, belli ki, gazete bile okumuyorlar, Bu kadar aymazlık, olsa olsa kendi genel başkanlarına komplo olabilir diyor insan,

Buna rağmen referandum sonuçları CHP açısından, daha doğrusu Kemal Kılıçdaroğlu açısından ciddi başarı, Para yok, gazete ilanı yok, kamu görevlilerinin desteği yok, devlet imkânları yok, örgüt yok, buna rağmen yüzde 42’yi aşan “hayır” var, Hadi Anadolu’da durum karışık,

İstanbul’da “hayır” oranı yüzde 45 küsur, İstanbul’da MHP yüzde 5 olduğuna göre gerisi CHP’nin başarısı,Az mı?


Bir acayip memleket

REFERANDUMUN Türkiye’yi böldüğünü söyleyenlere “Bölünme falan yok” dedim hep,

İşte referandum geçti gitti,

Biz daha ne referandumlar, ne Anayasa değişiklikleri görürüz,

Türkiye’nin bölünmüşlüğünün referandumla falan alakası yok, Tablo yine aynı tablo, İlginç, Mesela Ağrı ilginç,

Türkiye’nin en fakir, yaşam standardı en düşük ili seçilen yer “evet” diyor, Ya gerçekten Anayasa değişirse Türkiye’nin zenginleşeceğini düşünüyor ya da “sosyal yardım”a bağlamış hayatını, ona oy veriyor, Ekonomik faaliyet arttıkça “evet”ler azalıyor,

Garip bir tablo, 8 yıllık bir iktidardan memnun olmaması gerekenler memnun, memnun olması gerekenler memnun değil,

Ekonomi büyüyor, krizler etkilemez hale geliyor, enflasyon düşük, Yıllardır bunu arzulayanlar memnun değil,

Hayatında dolar görmeyecek olanlar, ekonomiyle hiçbir alakası kalmayanlar, işsizler memnun, Herhalde daha kötüsünden korkuyorlar, Bilmiyorum,

Sonuç olarak bu referandum da geçti gitti, Bakarsınız sonuçları iyi olur, bakarsınız kötü,

Bakarsınız artık telefonlarımız dinlenmez, Bakarsınız söylediklerimiz suç olmaz, Bakarsınız yargı hızlanır, Bakarsınız adalete güven artar, Bakarsınız gelir adaletsizliği sona erer, Bakarsınız basın daha özgür olur,

Ya da bakarsınız bunların hiçbiri olmamış, olmayacak!

Her şey Başbakan‘ın elinde,

Toplumu kucaklar, 22 Temmuz gece yarısı söylediklerini bu kez hayata geçirirse iyi,

Geçirmezse kötü,

Öyle de olsa, böyle de olsa bu ülke bizim, Hepimizin,


Taşın taşın nereye kadar

AHMET Hakan kardeşim İzmir’e yerleşmeye karar vermiş,

Orada “hayır”lar daha fazla diye,

İşin kolayını buldu,

Taşınarak meseleleri halledebileceğine inancı pekişmiş olmalı, Ama yanılıyor,

Önce Nişantaşı’na taşınmıştı,

Şimdi İzmir’e,

Bir sonraki durak neresi Ahmet?

Kaçarak kurtulunur mu sence?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yarısı dolu bardağın boş veya dolu tarafını görerek değil, tamamını nasıl doldururuz diyerek yola çıktığımız zaman.”

Erişilebilirlik Araçları