Demokrasi bu boşverin

BAŞBAKAN’ı uluslararası bir organizasyonda, bir spor karşılaşmasında "yuhalamanın" pek de hoş olmadığını ilk gün söyledim,

Eleştirdim,

Ama "demokrasi" dediğin şey gerçekten varsa, işin içinde bu da var,

Bazen alkış, bazen yuh,

Yersiz de olsa, zamansız da olsa,

Yuhalanan için sindirmek kolay mı?

Asla,

Ben de yuhalansam içime oturur,

Ama demokrasi bu,

Almanya’da adamın biri, Başbakan’a tokat atmıştı,

İtalya’da Berlusconi’ye heykel fırlattılar,

Almanya’daki adam galiba serbest bırakılmıştı,

Berlusconi’ye heykel atan kişi ise, adam yaraladığı için tutuklandı, Sonrasını bilmiyorum,

Demokrasi bu,

Vatandaş bazen alkışlar, bağrına basar, bazen yuhalar,

Yersiz de olsa,

Ama o yersiz yuhalamadan daha ayıp olanı, sonrasında olanlar,

Bakan Özak çıkıp "yuhalayanlara" ağır laflar etti,

"Başbakan’a yaranma çabası" deyip geçmek mümkün belki,

Ama öğreniyoruz ki, Başbakan’a "yuh"u başlatanlar tespit edilmiş,

20 kişiymiş,

Şimdi onlar hakkında soruşturma başlatılacakmış,

Uluslararası bir organizasyonun finalinde, bir spor karşılaşmasında Başbakan’ı yuhalamak ayıp ama bu yapılan daha büyük ayıp,

Yuhaladıysa yuhaladı, Ayıpsa yapana,

Ama madem demokrasiyiz, madem vatandaş başımızın tacı,

O zaman Başbakan Erdoğan bu soruşturmayı kim açtıysa, kim yürütüyorsa onlara talimat vermeli, "Bırakın, yapmayın" diye,

Demokrasi bu,

Bazen alkış, bazen yuh,

Kimi alkış, kimi yuh,

Beğensek de, beğenmesek de!


Sorun sahilde değil içeride

HERKES, sahillerde yaşayan vatandaşların "yaşam tarzlarını koruma içgüdüsü" ile hareket ettiğini söylüyor,

Birtakım sözde "demokrat" yazarlar bunu söylerken "sahillerde yaşayanlara" hakaret etmekten de geri durmuyorlar,

Sanki Marmara’da, Ege’de, Akdeniz’de yaşamak demek "ahlaksız olmak, geniş olmak, hiçbir değere sahip olmamak"la eşanlamlıymış gibi,

Utanmasalar, "Hayın diyen gavattır"a getirecekler işi de, çekiniyorlar,

Utanıyorlar diyemiyorum, çünkü utanmaları olduğunu zannetmiyorum,

Ama bakın size bir şey söyleyeyim, yaşam tarzını korumak açısından sıkıntı duyanlar, sahillerde yaşayan "hayırcılar" değil,

Asıl sıkıntı çekenler, geçen gün yayınladığım haritada sahil kesiminde olmayanlar,

Yani Anadolu’nun çeşitli kentlerinde "azınlık" gibi yaşayanlar,

Onların işi daha zor,

Geçenlerde bir haber yayınladık,

Anadolu’da bir ilçe belediye başkanı içkiyi yasaklamıştı ve şöyle diyordu: "Bizim burada içkiyle bir sorunumuz yok, Herkes içer, Ama komşu ilçelerde içki satışı yasak olduğu için orada içki içenler içmek için bizim buraya geliyorlar, Bu da bizi rahatsız ediyor,"

İşte meselenin özü bu,

Anadolu’nun muhafazakâr diye adlandırılan bölgelerinde, o "sözde" muhafazakâr yaşam biçimini benimsemeyen, benimsemek istemeyen kişiler var,

Asıl sorun yaşayanlar onlar,

Onlar eziliyor, onlar dışlanıyor, onlar kendilerini kötü hissediyor,

Onların yaşam tarzları tehlikede,

İstanbul’da, İzmir’de ve daha bilumum yerde "mahalle baskısı" yok ama oralarda baskı olmasa da bir yan bakma var,

Önemli olan onların durumu, Sahillerin değil,

Sahillerdekiler rahat,

Hiç olmadı Sezen Aksu’nun şarkısındaki gibi açılır denize, bir kürek, bir kayık, bir de şişe,

Ya ortadakiler,

Nereye açılacaklar!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Adam olanın her yerde adam olduğunu bildiğimiz zaman ve adamlığımızdan hep kuşku duyduğumuz zaman

Erişilebilirlik Araçları