Şerefsiz misiniz!

KUSURA bakmayın ama son zamanlarda "bazılarınca" pek makbul hale geldiği için biraz ağzımı bozacağım bugün,

Çünkü bugün konu edeceğim "yavşakları" başka türlü tariflememe imkân yok,

Daha doğrusu var ama öyle yazsam daha da beter olacak,

O yüzden "yavşaklar" diyeyim, Siz içinizden geldiği gibisini anlayın,

Kırk yıllık hurmaların tırmaladığı yavşaklardan söz edeceğim,

Bir Ahmet Kaya’cılıktır aldı başını gidiyor,

O günlerde, yani Ahmet Kaya’nın kimilerince eleştirilip kimilerince linç edildiği günlerde "tırsıp" suspus olanlar, aradan 10 yıl geçince birden celalleniverdiler,

"Ahmet Kaya’ya nasıl bunları yazdınız" diye,

Baktım ne yazmışım diye,

Fazlaca bir yazı yok doğrusu, Çünkü Ahmet Kaya’ya karşı hiçbir tavrım olmadı, Hatta severdim, Birilerini kızdırdığı günlerde televizyona çıkarmış, hatta bir de program yapmasına aracılık etmiştim,

Ona "çatal bıçak" fırlatanlardan olmadım asla,

Ama hakkında çok ağır bir yazı yazdığım doğru,

Ama ne zaman yazdım, neden yazdım?

Ahmet Kaya, Türkiye’yi terk edip gitmişti, Ve gittiği yerde, yanlış hatırlamıyorsam bir PKK toplantısında, "Şerefsizlerin memleketini terk edip geldim" diye bir konuşma yapmış, konuşma gazete ve televizyonlara haber olmuştu,

Ve ben de Ahmet Kaya için, "Şerefsiz sensin" diye bir yazı yazmıştım,

Çünkü ben, "şerefsizlerin ülkesinde" yaşamıyorum, Şerefsiz değilim,

Elbette benim ülkemde de her ülkede olduğu kadar, bazen daha fazla, bazen daha az şerefsiz var ama burası asla ve asla şerefsizlerin ülkesi değil,

Başkalarını bilmem ama ben bu lafı yalayıp yutamazdım, Yutkunup oturamazdım,

O yüzden de "o şerefsizliği" çok da ağır bir yazıyla kendisine iade ettim,

Pişman mıyım?

Ahmet Kaya bugün yaşasa ve "Bu ülkenin insanlarına şerefsiz dediğim için pişmanım" deseydi, ben de "Pişmanım" derdim,

Ama şu anda asla pişman değilim,

Bana ve bu ülkenin şerefli insanlarına şerefsiz diyen birine yine aynı yanıtı veririm, Çünkü ben "yavşak" değilim,

Üstelik bilen bilir,

Biz asla zor günlerde "sipere yatanlardan" olmadık,

Hiçbir şeyin hesabını 10 yıl sonra "arkamızı sağlama alınca" sormadık,

Not: Bakın ben hiç dolambaçlı yollar izlemedim, Lafımı zamanında, gününde söyledim, Yılmaz Güney’i "fikir suçlusu" zannedenlere, "Ne fikri be, O adam katildi, Adam öldürdüğü için hapse girdi, fikirlerinden dolayı değil, Pavyon kavgasında, kadın meselesinden adam öldürdü, İyi sinemacı olabilir ama iyi adam değildi, Şimdi adını vermeyeyim, eşini döverdi, Adam öldürürdü, Bu mu kahraman" dedim o günlerde, Ahmet Kaya’nın da aynen Tanju Çolak gibi fikir suçundan değil otomobil kaçakçılığından yargılandığını söyledim, Yalan mı bunlar?

 

 


Makbul vatandaş portresi

BU ülkede, belki de haklı olarak, bir dönem insanların fikirlerinden, hayat tarzlarından dolayı aşağılandığından, hor görüldüğünden, dışlandığından yakınanlar bugün gücü ele geçirince ya da gücü ele geçirenlere yakın olduklarını hissedince hemen aynı duyguyla, aynı duygunun bir de "rövanş" hissiyle, katlanmış haliyle hareket etmeye başlıyorlar,

Hemen bir dışlama, hemen bir suçlama, Hemen bir ayrıştırma,

Dün "kendini kötü hissedenleri" bugün başkalarına "kendini kötü hissettirme" konusunda geçmişten gelen birikimleriyle olsa gerek birer uzman kesildiler,

Ve kendilerinden görmedikleri herkese karşı müthiş bir "kin" birikimiyle hareket ediyorlar,

Bu kinden hepimiz nasibimizi alıyoruz,

Ama ben artık sıkıldım,

Ve bugünden itibaren bu saldırılardan, bu aşağılamalardan kurtulmak için değişme kararı aldım,

Bir süredir bu ülkede "makbul vatandaşın" ne olduğunu gözlemliyorum, Onlardan biri olmak istiyorum,

Ve ben bugünden itibaren "Kürt-İslamcı-bölücü-kendine liberal" bir kişi olmaya karar verdim, Hatta biraz uğraşıp "Atatürk’ten nefret etmeyi öğreneceğim", Bu ülkeyi kuranlara küfretmek de boynumun borcu olacak,

Çünkü böyle olmadığınız zaman "suçlu" oluyorsunuz,

Artık suçlu olmak istemiyorum, Bir süredir suçlu gibi yaşamaktan bıktım,

Teslim oluyorum,


Haritalar

BAYRAMIN ikinci günü Habertürk’te ilginç bir haber vardı,

Türk erkeklerinin cinsel sorunlarıyla ilgili bir haber, Geniş bir araştırmanın değerlendirmesi,

Değerlendirmenin altında bir de "cinsel sorunlar" haritası yer alıyordu,

Haritaya bakınca beni bir gülme tuttu anlatamam,

Çünkü bu harita bana, bir süre önce yayınladığımız bir başka haritayı anımsattı,

Cinsellikle hiç de alakası olmayan bir haritayı,

Şimdi o iki haritayı yan yana koyuyorum,

Bakın bakalım, siz ne düşüneceksiniz?

Benim kadar gülecek misiniz!

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
İstesek de teslim olamayacağımızı bildiğimiz zaman

Erişilebilirlik Araçları