Başka bir tür demokrasi bu sorunu nasıl çözer?

Dünkü yazımda dikkat çekmeye çalıştığım bir olayı yazının sonuna bırakınca, galiba iyi algılanamadı,

SBF’deki yumurtalı saldırıyla ilgili olarak şöyle dedim: “1968 yılında da büyük ihtimalle aynı salonda önce Faruk Sükan’a, sonra da İsmet İnönü’ye ağır protestolar ve saldırılar olmuştu, O olaya siyasetçilerin gösterdiği aşırı tepki, Türkiye’yi 1980 darbesine götüren olayların başlangıcı oldu, O nüveden gençlik tepkilerini teröre dönüştüren yapılar çıktı,”

Bu değerlendirmemi biraz abartılı bulabilirsiniz,

Emin olun değil,

Gençlik çok umutlu değil,

Türkiye büyüyor, gelişiyor falan ama gençler bunu hissetmiyor,

Hepsinde gelecek kaygısı, gelecek korkusu,,, İş bulma ve aile kurma konusunda hepsi karamsar,

Tepkilerin özünde bu var,

Bu, gençliği provokasyona hazır bir hale getiriyor,

Sadece bize özel bir durum değil bu,

Avrupa’da da durum benzer, Orada da gençler barut fıçısı gibi, Her yerde eylemler var,

Hatta dünyada,

Siyasetin ve en önemlisi iktidarın olaya “kuşku” değil akıl penceresinden bakması lazım,

Yiğit Bulut gibi düşünenler, “Bu işin arkasında Ergenekon var” demeye getiriyorlar,

Belki var, belki yok, Elimde kanıt yok, bilgi yok,

De ki var, sorun olmasa tahrik nasıl gerçekleşecek?

“Kürt sorunu var diye mi PKK çıktı, yoksa PKK çıktı diye mi Kürt sorunu var?” sorusuna yanıt verebiliyor musunuz?

Veremiyorsanız diğerine de veremezsiniz,

Mesele, gençliği kullanıma açık bir hale getirmemek, tansiyonu düşürmek olmalı,

Bu tansiyon nasıl düşer?

“İleri demokrasi” nasıl düşürür, onu da bilmiyorum,

Ama “insani demokrasi” diye bir kavramla düşürülebilir,

Ne bileyim, Başbakan Erdoğan “seçmece gençleri” değil doğrudan bu gençlerin temsilcilerini kahvaltıya çağırabilir,

Bir de “sucuklu yumurta” ikram eder, “Yumurta atmak için değil yemek içindir, Tavuklara ayıp ediyorsunuz” der,

Sorunlarını, sıkıntılarını dinler, paylaşır,

Verebilecekse sözlerini verir,

Sen sağ ben selamet olur,

Çok mu zor?

Onu da bilmiyorum,

Bu fotoğraf Endonezya’da çekildi, Dünyada böyle oluyor,

 


Yumurta terörü böyle biter

Siyasetçilere, özellikle de iktidar mensubu siyasetçilere karşı başlatılan "yumurtalı" saldırıların nasıl durdurulacağı konusunda bir çalışma yürütülmüş,

Bir rapor hazırlanmış,

Rapora göre, Türkiye’deki tavuk çiftlikleri hemen emniyet güçleri tarafından abluka altına alınacak, Yumurta tavukları kısırlaştırılacak, Yumurtalıkları alınacak, Direnen tavuk olursa kesilecek,

Çiftliklerde ele geçirilen yumurtalar hemen Kemal Unakıtan’ın oğluna verilecek ve kabuklarından arındırılıp pastörize hale getirilecek,

Sınırlarda önlem alınarak Türkiye’ye yumurta girişi kesinlikle engellenecek,

Daha küçük çaplı terör saldırılarını engellemek için bıldırcın çiftliklerinde de benzer prosedür

uygulanacak,

Bu tedbirlerin uygulanması halinde "yumurtalı terör saldırılarının" çok kısa süre içinde sona ereceği öngörülmüştür,

 


 

Bir avuç dolar için

Okudum okumasına da inanamadım,

Kafam algılamadı,

İsrail, Mavi Marmara olayı için bir teklif getirmiş, Müthiş bir teklif:

"Ölenlerin ailelerine 100’er bin dolar verelim, barışalım,"

Vallahi iyi para, Bir can dediğin ne ki!

Bu teklif ciddi mi bilmiyorum ama eğer ciddiyse "ciddi terbiyesizlik",

"9 kişi öldürdük, 900 bin dolar verelim, unutalım" diyor İsrail,

Bu kadar ucuz,

Özür mözür yok, pişmanlık yok, 900 bin dolar var,

Hani ölenlerin geride bıraktıklarının hayatını kurtaracak, çoluk çocuğunu rahat ettirecek bir para verseler ve bir de özür dileseler, "Pişmanlar, olayı kapatmaya çalışıyorlar" diyeceğiz,

Ama yok öyle bir niyet,

Sanırsın ki, can değil de mal almışlar, parasını verip gidecekler,

Onu da en düşük tarifeden ödeme pazarlığı,

Bu teklifi kim getirdi bilmiyorum,

Ama arsızca,

Ben onlara karşı bir teklif yapıyorum, O 900 bin doları biz ona verelim, Karşılığında ne istediğimizi kulağına söyleriz,

Bu memleketin 100 bin dolara satacak canı olduğunu zannetmiyorum,

Ama bir şey söyleyeyim mi, kızgınlığım biraz da bu teklifi dinleyip sessiz kalana,

Ben olsam ağzımı tutamazdım,

Bunu yaptılar mı bilmiyorum, Ama teklifi kabul etmeyeceklerinden eminim,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Vatandaşını satanın, vatanını da satacağını bildiğimiz zaman

Erişilebilirlik Araçları