Protesto yasak

YUMURTALI eylemlerden sonra “sinirler gerilince” herkesten bir “terbiye sınırı” yaklaşımı gelmeye baladı,

SBF’deki öğrencileri “sınırı aşmakla” suçluyorlar,

Sadece onların değil, Dolmabahçe kapısında eylem yapanların da “sınırı aştığı” söyleniyor,

Sınır ne bilen yok,

Galiba değişken,

Öyle bir hava var ki, sanki gençler yumurta atmasaydı, bir şey yapılmayacaktı,

Bana kalırsa durum pek öyle değil, Protestoya tahammülsüzlükte sınır yok,

Gençlerin “aşırılığa” gitmesini herkes eleştiriyor ama aşırılığa gitmeyen protestolar karşısındaki tavır da, aslında pek farklı ya da hoşgörülü olmuyor,

Galiba geçen haftaydı, yine bir salonda birkaç kadın, öyle genç, ateşli tarzlı falan da değil, orta yaşa merdiven dayamış birkaç kadın “sessiz” ve “saldırısız” bir protesto gösterisi yaptılar,

Dertlerini ya da fikirlerini anlatan pankartlar açtılar, havaya kaldırıp okunsun diye beklediler, Tek kelime etmeden,

Şiddet yoktu, kavga yoktu, et, süt ve yumurta yoktu,

Ne oldu peki?

Protestocu kadınlar, güvenlik güçleri tarafından anında salondan çıkarıldılar,

Şunu da teslim etmek lazım; şiddet uygulanmadan, kollarına girilerek çıkarıldılar ama sonuçta salondan çıkarıldılar,

Yani demem o ki, “protestoya tahammül yok”,

Şiddetli protestoya şiddetle karşılık veriyorlar, nazik protestoya nezaketle,

Ama sonuçta protesto istemiyorlar,

Fikriniz varsa kendinize saklayın diyorlar,

Tabii aleyhteyse,,,


Eylem bilirkişileri

ENTEL dantel taifesine kızıyorum, onlar da bana kızıyorlar,

Ama gerçekten tahammül dışılar,

Dün Balçiçek İlter’in köşesinde geçmişlerinde benzer protesto eylemleri yaşamış, hapislere düşmüş, yurtdışına kaçmış bazı eylemcilerin bugünkü öğrenci eylemlerini eleştiren fikirleri yer alıyordu,

"Bu gençler eylem yapmayı bilmiyormuş, Kendileri daha iyi eylem yaparmış, Bunların yaptığı

eylem değilmiş, Böyle eylem mi olurmuş,"

Sanırsınız ki, bu entel dantel taifesi "eylem bilirkişisi",

Onların onay vermediği türde eylem yapılamaz,

Ya da eylem yapanlar, ille onları taklit edip geçmişte onlar ne yaptıysa yapmak zorunda,

Mecburlar mı kardeşim?

Siz o gün öyle yaptınız, bunlar bugün böyle yapıyorlar,

Size ne?

Size mi soracaklar? Yoksa siz birilerine sorup mu yapıyordunuz!

Eylem eylemdir,

Her nesil kendi eylemini yapar, kendi tarzını belirler,

30 ya da 40 yıl önce dünya farklıydı, bugün farklı,

Sadece siz değişmemişsiniz anlaşılan, Aynı kafa, Aynı boşluk,


O pankart değil miydi?

İLK yazıyı okuyup da "Ama o da bir protesto, o da bir tahrik sonuçta" diyenler olabilir, Bunu söyleyenlere şunu sormak isterim:

"İyi de Türkiye’de ilk defa mı pankart açılıyor ve daha da tahrik edici pankartlar açılmadı mı?"

Yıllar önce, bazı grupların sürekli "protestoları" vardı hatırlarsınız,

Hiç unutmuyorum,

Türkiye 7,4 büyüklüğündeki 1999 depremini yaşamış,

Sayısını hâlâ tam bilmediğimiz ama en az 25 bin civarında insanımız ölmüş,

Hepimiz acılar içindeyiz, yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz,

O grup ise protesto peşinde yine,

"Özgürlük" istiyorlar,

Bir pankart açtılar, şöyle yazan: "7,4 yetmedi mi?" "Belanızı buldunuz, hâlâ akıllanmadınız mı" anlamında bir pankart,

Onlara özgürlükleri verilmediği için onca insan ölmüş anlamında,

Ben de ağır konuştum, Bunun için de yargılandım,

O zaman bana dava açanlar, "Fikir özgürlüğümüz var, Protesto etme hakkımızı kullanıyoruz" demişlerdi ve bu hakkı kullanabilmişlerdi,

Bu ağır cümleye rağmen kimse onların eylemini durdurmamış, biber gazı, su sıkmamış, coplamamıştı,

Sadece onların fikir özgürlüğüne karşı ben de kendiminkini kullanmıştım ve yıllarca bu pankartı açan düşüncenin hedefi oldum,

O gün onu diyenler ve savunanlar, bugün gençlerin protestosuna karşı çıkıyorlar,

Tahrik varmış,

Acaba kim daha fazla tahrik ediyor gençleri, farkındalar mı?

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Printer’ların, kendilerine bilgisayardan gelenler dışında bir şey yazamayacağını anladığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları