Ucuz atlattığımız bir çifte cinayet vakası

ASLINDA pek görülmedik bir şey değil ama son zamanlarda pek rastlamamıştık,

İki farklı dinden insanın evliliği infazla noktalandı,

Müslüman bir genç ile Ermeni bir kız birbirlerini sevmişler, Aileleri onay vermemiş, Onlar da ailelerin rızası dışında evlenmişler,

Ancak aileler bunu kabul etmemiş,

Özellikle de Ermeni genç kızın ailesi olayı hiç sindirememiş,

Kendilerini konu komşuya, çevreye rezil olmuş gibi hissetmişler, Kızla çocuğa baskı yapmışlar, "Kilisede nikâh kıyın, Çocuk da Hıristiyan olsun" demişler,

Genç damat bunu kabul etmeyince Ermeni gelinin ağabeyi gençlerle buluşmuş,

Önce öpmüş koklamış, sonra kafalarına birer kurşun sıkıp ikisini de öldürmüş,

Acı, çok acı bir olay,

Ne bir ilk, ne bir son olacak,

Zaten Ermeni Kilisesi de sorunun farkında, ileride olabilecek benzer evliliklerde en azından aileleri teskin etmek için "kutsama" diye bir şey uydurmuşlar, Farklı dinden de olsalar, kilise yeni evlileri kutsayacak,

Neyse meselemiz o değil,

Benim sormak istediğim başka bir şey,

Bu üzücü olay oldu, biz dahil bazı gazetelerin manşetlerinde ya da iç sayfalarında yer aldı, Ve kapandı gitti,

Peki, ya bir de bunun tersi olsaydı,

Yani genç çifti öldüren kişi Ermeni kızın tarafı değil de Müslüman Türk delikanlının ailesinden bir olsaydı ne olurdu?

Entel dantel takımı Türkleri yerden yere vurur, yürüyüşler, gösteriler düzenlenir, 1,5 milyon+2 pankartları açılır, uluslararası medya olayın ve haberin üzerine atlar, dünyanın bütün gazeteleri meseleyi manşete taşırdı,

Neyse Türkiye’yi Allah korudu,

Vuran Ermeni olunca konu kapandı gitti,

Biz de derin bir "Ohhh" çektik!


Bono ne yapardı Egemen Bey?

AB’den Sorumlu Bakanımız Egemen Bağış’ı kamuoyu herhalde en iyi U2’nin Türkiye konseri vesilesiyle hatırlayacaktır,

Egemen Bey, konser öncesi Bono ve saz arkadaşlarını Boğaz Köprüsü’nden geçirmiş, konser günü yanında olmuş, Türk misafirperverliğini Bono’ya yakinen göstermişti,

Tam da referandum öncesi olduğu için Egemen Bey fırsatı kaçırmamış ve "Eğer Bono oy kullanacak olsaydı ‘Evet’ derdi" diyerek Bono’yu örnek vermiş, Anayasa’nın özgürlükçülüğüne Bono’yu kefil etmişti,

Egemen Bağış daha sonra gittiği bir üniversitede, SBF’de öğrenciler tarafından protesto edilmişti,

Sonrasında kendisine yumurta atan bir gençten davacı olmuştu,

Mahkeme sırasında gencin uzlaşma teklifi Egemen Bağış tarafından reddedildi,

Ceketinin sol tarafının kirlendiğini söyleyen Bağış, uzlaşma önerisini geri çevirdi,

Şimdi ben, Egemen Bağış’a soruyorum,

Egemen Bey, millete referandum öncesi Bono’yu örnek göstermiştiniz,

Acaba Bono, kendisine yumurta atan bu genci affeder miydi, yoksa etmez miydi?

Ben söyleyeyim, Affetmezdi, çünkü zaten davacı bile olmazdı,

Herkese Bono’yu örnek gösterdiniz ya,

Biraz da siz örnek alsanız!

Not: Mehmet Şimşek’e de "bravo" diyorum, Önceki gün yaptığı basın toplantısında yumurta üzerinden maaş örneği vermesi müthiş güzel bir olaydı, Keşke herkes bu tolerans ve mizah duygusuyla yaklaşabilse olaylara,


Görgüdür beyler görgü

ANKARA’daki bar, pavyon baskınlarını okuyup anlamaya çalışıyorum,

Nasıl bir kafanın ürünüdür diye,

Aslına bakarsanız benim de geçmişte benzer yazılarım var, Geçmiş dediğim, hayli geçmiş,

İstanbul’da akşamları gece kulüplerine gittiğim zaman gördüğüm manzaralardan rahatsız oluyordum,

Bazılarında o zaman şuursuz diye nitelendirdiğim ana-babalar, yanlarında 12-13 yaşında çocuklarla sigara dumanı altında, gürültü mekânlarda,

Bazılarında 15-16 yaşında çocuklar, baba parasıyla eğleniyorlar, Masalarda şampanyalar, viskiler şişeyle,

Hatta hiç unutmam, yazmıştım da, bir eğlence yerine 15-16 yaşında üç çocuk gelmiş, açtırdıkları şampanyalarla birbirlerini yıkamış, geçmiş zaman ama galiba 15 milyar lira mı ne bir hesap verip gitmişlerdi,

Ben de oturup yazmıştım bu rezaleti,

Bunları yazmış, yani nispeten "tutucu" biri olarak düşünüyorum da şu Ankara’daki polis rezaletini anlayamıyorum,

Anne-baba, almış çocuğu yemeğe gitmiş,

Belki baba, belki anne-baba ikisi birkaç kadeh içecek, Çocuk yemeğini yiyecek, Ailece hoşça vakit geçirip evlerine dönecekler,

Ne var bunda?

O çocuk da adap görecek, görgü öğrenecek, Bir restoranda nasıl oturulur, nasıl kalkılır, ailece nasıl eğlenilir bilecek,

Buna baskın yapıyorlar,

Asıl sorun anasıyla babasıyla oralara giden çocuklarda değil, baskıncılarda,

Asıl sorun o görgüyü, o terbiyeyi almamış ailelerin veletlerinde,

Siz asıl onlara bakın,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Talip olduğumuz işi yapmakta olanın hiç değilse yarı kıratında olduğumuz zaman

Erişilebilirlik Araçları