Bu nasıl yanıt anlamadım!

WIKILEAKS belgelerine göre ABD’li diplomatlarla benim hakkımda dedikodu yapan AKP milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Murat Mercan’ı mahkemeye vereceğimi ve dedikodularını kanıtlama fırsatını vereceğimi yazdım dün,

Murat Mercan sabah aramış,

Dışarıda olduğum için görüşemedik,

Sonra bir yazılı açıklama göndermiş,

Diyor ki, "Doğruluğu ve tarafsızlığı tüm dünyada tartışılan Wikileaks dedikoduları üzerinden siyaset ve medya üzerinde uygulanagelen yıpratma çabaları hepimizin malumudur,

Bahsi geçen internet sitesinde yayınlanan ve tamamıyla gerçek dışı olan ifadelere atfen kaleme alınan köşe yazınızdan duyduğum üzüntüyü ifade etmek isterim,

Sorumluluklarım, ülke ve insanlık anlayışımdan hareketle, gerek ifa ettiğim görev ve gerekse şahsi niteliklerim, herhangi bir resmi veya gayri resmi diplomatik görüşme veya toplantı esnasında bu türden cümleleri sarf etmeme müsait olmaz,

Dolayısıyla insanların kişilik haklarını hiçe sayarak tamamen dedikodudan ibaret bir internet sitesinin belgelerini gündem konusu yapmak, söz konusu verilerin sorumsuzluğuna ortak olmaktan öteye geçemez,

Şahsınız ya da herhangi bir medya mensubu için söylememin mümkün olmayacağı bir ifadenin ispat edilmeye çalışılması ve bunu temize çıkarmak zorunda bırakılmamın adil bir yaklaşım biçimi olmadığını belirtmek isterim,

Kamu vicdanı ve sorumluluğunu derinden taşıması gereken bir alan olan gazeteniz ve köşe yazınızda şahsıma dedikoducu yakıştırmasının yapılmasının medya görev ve sorumlulukları adına yeniden gözden geçirilmesini temenni ederim,

Söz konusu köşe yazınıza atfen, iş bu tekzip metninin yayımlanmasını bekler, yasal haklarımı saklı tuttuğumu belirtirim,

Murat Mercan

Başkan"

İşe bakar mısınız!

"Fatih Bey, ben böyle bir şey söylemedim" demek yerine, "Yasal haklarımı saklı tutarım, Medya sorumluluğuna yakışmıyor" gibi "iri" laflar,

Sanırsın ki, bunu ben söylüyorum,

Murat Bey, bakın bunu yazan Wikileaks,

Oradan alıp yayınlayan Taraf Gazetesi,

Yasal haklarınızı onlara karşı koruyun,

Benimle ilgili böyle bir iddianız yoksa, yani sağda solda benim ajan olduğumu söylemediyseniz, söylemediğinizi söylüyorsanız benim açımdan mesele yok,

Ama yine de bu konudaki derdinizi Taraf’la çözün,

Yazan onlar,

Benim yaptığım, yasal hakkımı korumak,

 


Savcı denetiminde yapılmış

BİR açıklama da İstanbul Emniyeti’nden geldi,

Dün "Defne Joy Foster’ın ölümünde eksik soruşturma" ihtimalinden söz etmiştim,

İstanbul Emniyeti hemen bilgi verdi,

Genelde olayın bulunduğu bölgenin Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından yapılan olay yeri incelemesi, Foster’ın ölümü ve olayın toplumsal yönü nedeniyle Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki uzman personel tarafından yapılmış,

Zaten ilk andan itibaren soruşturma, ilgili savcının kontrolünde ve talimatları doğrultusunda gerçekleştirilmiş,

Savcının talep ettiği incelemelerin tümü yapılmış, delillerin tümü toplanmış,

Şu ana kadar Adli Tıp’tan gelen kesin bir rapor olmadığı için olayın seyri ve ölümün nedeni hakkında henüz bir şey söylemek mümkün değilmiş,

Emniyet’te konuyla ilgili birimler de en az bizim kadar merakla Adli Tıp raporunu bekliyormuş,

Savcılığın bilgisi, onayı ve talebi dışında yapılmayan, eksik kalan bir işlem olmadığını Emniyet yetkilileri özellikle vurguluyorlar,

 


Libya politikası ve tavşan

ESKİ Büyükelçi, CHP Milletvekili Onur Öymen doğru bir laf etti,

Öymen diyor ki: "Türkiye’nin Libya’ya müdahalede NATO’nun rol almamasını istemesi doğru bir hareket değil, Mevcut durumda Türkiye’nin ne müdahalenin şekli, ne kullanılacak silahların türü, ne de operasyonun nereye kadar gideceği konusunda hiçbir söz hakkı yok, Zaten Sarkozy’nin de istediği bu, NATO’yu bu işin dışında tutup kendi bildiği gibi iş yapmak, AB çerçevesinde bu işi yürütmek, Oysa bu bir NATO operasyonu haline gelirse Türkiye her aşamada veto hakkını kullanarak kullanılacak silahlardan, gerekirse bir kara harekâtının engellenmesine kadar her konuda söz hakkı sahibi olur, Türkiye bu şekilde davranarak Libya’ya karşı AB’nin istediğini yapmasına imkân sağlıyor,"

Farklı ve bana göre doğru bir bakış açısı,

Sarkozy’nin Ankara ziyaretinde ne konuşuldu, bu mesele ele alındı mı, alındıysa nasıl alındı bilmiyoruz,

Ancak bu haliyle Türkiye kendi çıkarlarını, Libya’daki milyarlarca dolarlık iş hacmini asla koruyamaz,

Her tarafta saldırgan, şahin politikası sergileyen Türkiye’nin, Libya konusunda neden "tavşan pisliği" politikasına yöneldiğini anlamak zor!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Doğru olmayanın gerçekten inançlı olamayacağını anladığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları