Bekâra karı boşamak

CEM Boyner, Yeni Demokrasi Hareketi günlerine dönmek ister gibi konuştu,

Söylediklerinin büyük bölümünde bence beis yok,

Özellikle devletin vatandaş için var olduğuna gönülden katılırım, Çok yazdım bunu,

Diğer fikirlerine de çokça itirazım yok,

Hatta ben ondan da ileri gidebilirim,

Elde kalem, bol da kâğıt var nasıl olsa,

Mesela, Türkiye en az iki bölgeden oluşan federasyon olsun diyebilirim, Hatta 2 de az, Belki 10 eyaletin oluşturduğu bir federal devlet olsun da diyebilirim,

Kuzey Irak’ı da içine alacak bir Kürdistan eyaletimiz olsun da diyebilirim,

Ege’nin, Akdeniz’in, Marmara’nın, Doğu ve Batı Karadeniz’in ve Batı İç Anadolu’nun ve Doğu İç Anadolu’nun ve Marmara’nın ve Trakya’nın da ayrı eyaletler olmasını, İstanbul’un ise farklı bir statüde tek başına kent olmasını da önerebilirim,

Her birinin kendi parlamentosu olmasını, kendi dilini seçmesini, Ankara’da ortak bir parlamento olmasını ve buradaki dilin Türkçe olmasını da fikir olarak ortaya atabilirim,

Başkaları daha parlak ve dâhiyane fikirler de önerebilirler,

Bunların hepsi olabilir,

Hepsi de çok iyi öneriler olabilir,

Ama nasıl biliyor musunuz?

Kâğıt üzerinde,

Aynen Ahmet Davutoğlu’nun kâğıt üzerinde harika görünen dış politikası gibi bu da kâğıt üzerinde şahane bir devlet modeli olarak görünebilir,

Ama kâğıt üzerindeki şahane şeyler bazen hayatın gerçekleriyle aynı şahanelikte birleşmez,

Çünkü çok sevdiğim bir laf vardır, "Oğlan mazbut ama ahali p,,," diye,

Çevrenizdeki ülkelerin ve çevrenizdeki ülkelerle dünyadaki diğer ülkelerin çıkar çatışmaları, sizin kâğıt üzerindeki şahane dünyanıza mürekkep damlatabilirler,

O zaman okunmaz olursunuz,

Ortada koca bir leke olur,

Herkes anlayabildiği kadarını okur!

 


‘Sağlık’ta vatandaş memnun, sektör sancılı

SAĞLIK Bakanı Prof, Dr, Recep Akdağ’ın konuk olduğu Teke Tek’ten sonra çok farklı tepkiler aldım,

Vatandaşlar, sağlık hizmetlerindeki iyileşmeden hoşnut olduklarını söylüyorlar,

Buna karşılık sektörün içinde yer alanların büyük bölümünden şikâyetler geliyor,

Bakan Akdağ’ın tabip odalarını "solculukla" suçlamasına ve "Düzelmeyi istemiyorlar" demesine gelen bence haklı tepkileri bir yana bırakırsak doktorların, hastane yöneticilerinin, sağlık hizmetlerindeki yardımcı personelin memnuniyetsizliği büyük,

Sağlık kampusları ile ilgili de itirazlar var, Yapılmasına değil ama yapılış biçimine yönelik itirazlar, Bursa Tabip Odası Başkanı Prof, Dr, Kayıhan Pala, itirazlarını maddeler halinde yollamış:

"1, Kamu-özel ortaklığı "verimli olmayan" bir finansman yöntemi, (İngiltere bu konuda örnek gösterilebilir,)

2, Yapılacak hastaneler "devlet hastanesi" niteliği taşımıyor, (Zaten Sağlık Bakanlığı da Kamu Hastane Birlikleri Yasası ile tüm hastanelerini 7 kişilik mütevelli heyetlere devretmeye hazırlanıyor,)

3, Bursa’daki sağlık kampusu için seçilen yer uygun değil, DSİ raporlarına göre "taşkın alanı",

4, Bu alan planlarda "mera" olarak görünürken, Bursa Büyükşehir Belediyesi iki defa imar planı değişikliği yaptı, değişiklik akademik odalar tarafından yargıya taşındı ve bir yürütmeyi durdurma kararı çıktı, diğer itirazlarla ilgili süreç işliyor,

5, Bursa’daki kampus, kentin ihtiyaçlarıyla uyumlu değil, (Bursa’da yatak eksiği var, ancak yeni yatakların gereksinime uygun ve ulaşılabilir bir yerleşim alanında olması gerekir,)

6, Bursa’daki kampusun maliyeti çok yüksek, (1200 yatak için 300 milyon Euro öngörülüyor,)

7, Kampus bugüne kadar konunun tarafları ile (üniversite, meslek örgütleri, sendikalar vb,) hiç tartışılmadı,

8, Akademik odalar (Tabip Odası, Ziraat Mühendisleri Odası, Şehir Plancıları Odası, Mimarlar Odası vb,) bu konudaki eleştiri ve önerilerini iki yıldır kamuoyuyla paylaşıyorlar, çeşitli raporlar hazırladılar; ancak hiçbir yetkiliden bir açıklama yok!"

Benzer eleştiriler başka bölgelerden, başka Tabip Odası yöneticilerinden de geliyor,

Sağlık alanında Türkiye sistem değiştiriyor,

Bu değişimin sancılı olacağı açık,

 


Yaparmış gibi

BİR okurum Türkiye’deki manzarayla ilgili güzel bir eleştiri yazısı yollamış,

Aynen aktarıyorum:

"‘NATO’ya hayır!’

Kim diyordu?

Dev-Genç

‘6, Filo defol!’

Kim diyordu?

Dev-Genç,

‘Yaşasın Filistin halkının direnişi,’

Kim diyordu?

Dev-Genç,

‘Yaşasın Türk ve Kürt halklarının kardeşliği,’

Kim diyordu?

Dev-Genç,

‘Yaşasın tam bağımsız Türkiye,’

Kim diyordu?

Dev-Genç,

‘Düşünce suç olamaz, 141-142 kaldırılsın,’

Kim diyordu?

Dev-Genç,

Yıl 1970’lerin başıydı,

Bugün sanki birisi almış eline Dev-Genç tüzüğünü icra etmeye çalışıyor,

Benzerlik o kadar büyük ki parmak izi gibi sanki,

Demek ki 40 yıl önce birileri o kadroları yok etmeseydi bugün bunların hiçbirini yaşıyor olmayacaktık,

Darbelerden kimin zararlı çıktığını şimdi daha iyi anlıyoruz,"

Okurum yazmış ama bence haklı değil,

O günün gençleri bunu yapmak istiyordu, yaparmış gibi yapmak değil,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Galatasaraylılar çişle kaka arasında tercih yapmak zorunda kalmadığı zaman

Erişilebilirlik Araçları