Cezalar toplum vicdanını rahatlatmalı

HER çocuk tecavüzü ve cinayeti sonrası başlayan tartışma, bu kez de başladı,

"Çocuk tecavüzcüleri için idam cezası geri getirilsin mi?"

Bakın size bir şey söyleyeyim,

Eğer Kayseri’de birine tecavüz de ettiği üç çocuğu öldüren sapığın poliste verdiği ifadeyi gazetede aynen kullansaydık değil idama evet demek, "Lime lime ederek öldürelim" demezseniz ben hiçbir şey bilmiyorum,

Hayatımda okuduğum en korkunç metindi diyebilirim, Okuduğum diyorum ama doğrusunu isterseniz okuyamadım, Bitiremedim,

İçimde kabaran öfke, isyan duygusu ve tiksinti, okumamı engelledi bu iğrenç ifadeyi,

O ifadenin sahibi olan sapığı o an benim yanıma bıraksalardı, ellerimle, işkence çektire çektire öldürür ve emin olun en küçük bir vicdan sızısı bile duymazdım, Hatta mutlu olurdum,

Ben şuna inanıyorum,

Çocuklara yönelik böyle suçlar sadece o çocuğa ve ailesine karşı işlenmiş suçlar değil,

Bu tip suçlar, toplumda çoluk çocuk sahibi olan herkeste derin izler bırakan, derin travmalar yaratan suçlar,

O yüzden de bunları "tecavüz suçu" olarak ele alıp yargılamak yanlış,

Bu tip suçlara verilmiş cezalar için en güzel örneklerden biri, İngiliz bir yargıcın aldığı karar,

Yıllar önce Hyde Park’ta bir genç kıza tecavüz edilmiş ve zanlı yakalanıp yargı önüne çıkarılmıştı,

İngiliz hukukuna göre bu suça verilebilecek en yüksek ceza 10 yıl ağır hapisti,

Ancak yargıç örnek bir karar aldı ve şöyle açıkladı kararını:

"10 yıl tecavüzden dolayı, 10 yıl da kadınların Hyde Park’ta korkusuzca dolaşabilme özgürlüklerini ellerinden aldığından dolayı toplam 20 yıl,"

Yargıçlar bu gibi suçları cezalandırırken bunun yarattığı toplumsal etkiyi göz önüne almak zorundalar,

Gelelim idam meselesine,

Dedim ya değil idam, lime lime ederek öldürelim dersiniz o ifadeyi okuyabilseydiniz,

Ama Türkiye’de artık idam cezası yok,

Geri gelmesi de mümkün değil,

Ama toplum vicdanını rahatlatacak cezaları vermek yargıçların elinde,,,

 


İmamın Ordusu, Zaman’da var mı?

SAVCILAR harıl harıl "İmamın Ordusu" adlı kitabın kopyalarını arıyorlar,

Bulup tamamını imha etmek niyetindeler,

Vallahi de billahi de benim tandığım kimsenin elinde bir kopya yok,

Arıyorum, Bulsam okuyup size de anlatacağım ama yok,

Fakat anladığım kadarıyla Zaman Gazetesi’ndeki birilerinde bu kitabın bir kopyası var,

Çünkü dün Zaman’da çıkan bir haber şöyle diyor:

"Ulusal Medya 2010 planı satırı satırına taslağa yazılmış

Ergenekon’un medya ayağına yönelik soruşturma kapsamında tutuklanan gazeteci Ahmet Şık’ın İmamın Ordusu isimli kitap taslağıyla Oda TV’de ele geçirilen Ulusal Medya 2010 isimli doküman arasındaki benzerlik dikkat çekiyor, Mahkemenin örgütsel doküman olarak nitelendirdiği taslak metindeki kimi ifadeler ise Ulusal Medya 2010 Planı ile bire bir örtüşüyor,"

Bu haberi okuyunca anladım ki, İmamın Ordusu adlı henüz yayınlanmamış kitabın bir kopyası Zaman Gazetesi’nde mevcut,

Mevcut olmalı ki, Oda TV’de ele geçirilen belgelerle kitabın bire bir örtüştüğünü görüp bize duyurabilmişler,

Acaba yarın savcılar Zaman Gazetesi’ne de bir baskın yapıp oradaki kopyayı da arayacaklar mı?

Zaman’ın Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı dostumdan rica ediyorum, ellerindeki kopyadan bir kopya da bana yollayabilir mi?

Şu kitapta basılmadan imhayı gerektirecek ne var gerçekten çok merak ediyorum,

 


Yalan yalan yalan

GAZETELERİN satış rakamları konusundaki yalanlarını Rekabet Kurulu’na şikâyet etmiştim,

Rekabet Kurulu’ndan yanıt geldi,

"Biz daha önce gazete tiraj denetimlerinin sağlıklı yapılabilmesi için ABC sisteminde yapılması gerekenleri bildirdik, Ancak gazeteler bunu yapmak yerine ABC sisteminden çıkmayı tercih ettiler" diye özetlenebilecek bir yanıt vermişler,

Rekabet Kurulu bunun yanı sıra, "Sizin şikâyetçi olduğunuz husus rekabetle ilgili değil, yalan beyan yoluyla haksız rekabet yapmakla ilgili olduğu için bu konuda yargıya gitmeniz gerekmektedir" diyor,

E, ne yapalım,

Biz de sonunda bağımsız yargıya gidip gazetelerin satış rakamlarının bağımsız denetim yoluyla tespitini isteyeceğiz,

Çünkü bu yalancılarla başka türlü başa çıkamayacağız,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Yasağın çekiciliği artırdığını anladığımız zaman

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Erişilebilirlik Araçları