Kim onlar

PAZAR günkü yazımda "Her yerde onlar" deyince, pek çok okur veya okumaz sordu, "Kim onlar?" diye,

Doğru ya, kim onlar,

Aslında biliyorsunuz da, bilmemek, bilmiyormuş gibi yapmak işinize, işimize geliyor belki de, Onlardan kastım bir isim değildir, Bir kafadır, bir mantalitedir,

"Bizden olsun" demektir,

Bizim mekteplerden, bizim oralardan olsundur, İmam hatipten, ilahiyattan, hemşeriden, mahalleden, camiden, Malezya’dan, El Ezher’den, tarikattan, cemaatten olsundur,

Oralardansan olur, oralardan değilsen olmazdır,

Elbette insan tanıdığına, bildiğine daha çok güvenir ama bunu bu kadar kesin sınırlarsan sorun olur,

Oldu da sık sık,

Her yerde aynı prototip adamlar işbaşına getirildi,

Her kurumda,

Öyle olunca ne oldu?

Dar bir çevreyle kısıtlandı seçenekler,

Türkiye’nin insan potansiyeli bir büyük havuz gibi görülmedi,

İktidar yüzde 47’ye rağmen kendini Türkiye’nin iktidarı gibi görmedi,

Çevresinin dışına çıkamadı ve her şeyi o çevreden çıkarmaya çalıştı,

Bir çevre, hangi çevre olursa olsun her şeyi çıkaramaz, Çıkaramadı da,

Elbette o çevreden adam çıkmaz demek istemiyorum,

Çıktığını da gördük,

İşte Merkez Bankası Başkanı Yılmaz, O çevreden çıktı, İyi ki de çıktı,

Başarılı oldu, Hepimiz saygı duyduk,

İşte THY yönetimi,

O da o çevreden çıktı,

Onlar da başarılı oldular,

Yönetim kurulu başkanları da, genel müdür Temel Kotil de,

Ama her şeyi o çevreden çıkardığınız, gerisini görmezden geldiğiniz zaman neler olduğunu gördük,

Devrilen hızlı, pardon hızlandırılmış trenler, bitirilemeyen ihaleler, yapılamayan yatırımlar, rezil edilen ÖSYM,

Onlar dediğim odur,

Bir çevreye hasbelkader mensup olmuş olan yeteneksizler,

Tek özellikleri o çevrede bulunmuş olmak olan kifayetsizler,

Bakın onlardan epeyce var,

 

 


Ayranım ekşi meselesi

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, Kayserili ama hiç de Kayserili gibi değil,

Tanıdığım, çok da başarılı bir Kayserili işadamının nasihati vardı, Bildik bir nasihat aslında,

"İşin yoksa şahit, paran çoksa kefil ol" diye,

Babasına bile kefil olmazdı, Bunu da biraz belden aşağı bir benzetmeyle anlatırdı ve eklerdi: "Biz Kayseriliyik, Kimseye kefil olup kendimizi rezil etmeyik,"

Cumhurbaşkanı Gül de Kayserili ama sürekli bir kefil olma durumunda,

Önce Kayseri Belediyesi’ndeki yolsuzluk iddiaları sırasında çıktı ve "Ben belediye başkanına kefilim" dedi,

Şaşırdık,

Bir devlet adamının kolay kolay söylemeyeceği bir şeydi,

"Yapacağını zannetmiyorum ama müfettişler incelesin sonra görürüz" demesi beklenirdi,

Şimdi de ÖSYM Başkanı’na kefil oldu Abdullah Gül, "Ben tatmin oldum" diyerek,

Neye göre tatmin olduğunu doğrusu merak ediyorum,

Bir inceleme mi yaptırdı, Devlet Denetleme Kurulu’na görev verip raporunu mu gördü?

Yoo, Böyle bir şey yok,

Sadece ÖSYM Başkanı ile konuşmuş ve inanmış,

Peki ÖSYM Başkanı "Ayranım ekşi" der mi?

Ama tabii Gül’ün durumu da zor,

ÖSYM Başkanı’nı oraya taşıyan yazının altında imzası var,

Herhalde o da "Size yolladığım ayran ekşi çıktı" demek istemiyor olsa gerek,

Ama ya ekşiyse ne olacak!

 


Galatasaray’a sıcaklık lazım

"POLAT’tan ne zaman kurtulacağız" soruları bitti, "Galatasaray ne olacak" soruları başladı yine,

Vallahi bilmiyorum,

Benim ilk gün önerdiğim yapı kurulur gibi bir hava var,

Aysal başkan, Dürüst ikinci başkan,

Yazının devamını spor sayfasında okumak için lütfen tıklayınız

 

 

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sosyal medyayla sosyalleşenler asosyal olmadığı zaman

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Erişilebilirlik Araçları