Galatasaray tarihine bir not

GALATASARAY’da başkan adayları Mehmet Helvacı ile Ünal Aysal arasında "terbiyesiz", en azından Galatasaray açısından "yakışık almayan" bir itişme, bir ağız dalaşı yaşanıyor,

Helvacı, Ünal Aysal’ı Galatasaray’ın hisselerini satarken "kâr etmekle" suçluyor, Ünal Aysal ise "Maaşlı adamıma yanıt vermem" diyerek Mehmet Helvacı’nın kendisinden para aldığını ima ediyor,

İş bu berbat noktaya gelince, benim de bildiklerimi ve belki de benim dışımda pek az kişinin bildiği gerçekleri yazmam gerekli hale geldi, Hatırlayacaksınız, Galatasaray’ın bir kısım hissesi AIG adlı Amerikan yatırım şirketine ait bir fona satılmıştı,

Rahmetli Özhan Canaydın başkan olunca bu hisseleri AIG’den geri almak istedi,

Allem etti kallem etti, AIG’yi bezdirdi ve hisseleri satmaya ikna etti,

Ancak bir sorun vardı,

AIG’den hisseleri geri almak için gereken 23 milyon dolara yakın para kulübün kasasında yoktu,

Kulübün kasasında olmadığı gibi kimsede de yoktu,

O zaman Özhan Canaydın’ın imdadına Ünal Aysal yetişti,

Bir sözleşme hazırlandı,

Sözleşmeye göre Ünal Aysal bu hisseleri satmamak koşuluyla alacaktı, Ancak kulüp istediği zaman satın aldığı fiyattan kulübe geri satacak, hisseleri elinde bulundurduğu süre zarıfnda oldukça yüksek olan temettüyü alabilecekti,

Bu da yılda yaklaşık yüzde 20’lik bir gelir demekti ki, piyasada bu faizi veya bu getiriyi sağlayan başka yatırım aracı da yoktu,

O dönemde bu sözleşmeyi Mehmet Helvacı hazırladı ve kulübün yönetim kurulu üyesi olduğu halde oldukça basit olan, hatta bazılarında "matbu sözleşme" olarak nitelenen bu sözleşmede çok ciddi bir avukatlık ücreti aldığı iddia edildi,

Rahmetli Canaydın’a bunu sorduğum zaman, "Karıştırma şimdi oraları" dedi,

Ama bahsedilen miktar 250 bin dolar olarak fısıldanıyordu,

Mehmet Helvacı eğer böyle bir vekâlet ücreti almadıysa, şimdi çıkıp "Almadım" demek zorunda,

Bu hisse devrinin üzerinden hemen hemen iki yıl geçmişti ve Özhan Canaydın 3, kez başkan seçilmek üzere seçime hazırlanıyordu, Zaman zaman bana geliyor, kafasındaki yönetim kurulu üyelerini anlatıyor, fikirlerini paylaşıyordu,

Bazen kavga derecesinde tartışıyorduk, Ama zaten biz Özhan Abi ile hep tartışır ama bu tartışmalar dostluğumuzu asla gölgelemezdi,

Seçime az bir zaman kala aradı Özhan Canaydın, "Hemen görüşmemiz lazım" dedi, "Yarın görüşelim abi" dedim,

"Yarın olmaz, 10 dakika sonra sendeyim" dedi ve kapadı,

Gerçekten 10 dakika sonra odamdaydı,

"Fatih, bu Ünal elindeki hisseleri bana karşı koz olarak kullanıyor, Seçimde Yiğit Şardan’ı destekleyecek, Hisselerle beni sıkıştırmak istiyorlar, Durumu biliyorsun" dedi,

"Napim abi, gidip Ünal Aysal’ı dövüp elindeki hisseleri mi alayım? Sen sattın adama hisseleri, Ben satmadım, O zaman da sana yanlış yaptığını söyledim" dedim,

"O zaman başka çaremiz yoktu" dedi,

"Peki abi ne yapayım söyle" dedim,

"Hisseleri sen al, Sende dursun" dedi,

Öyle bir kahkaha attım ki, herhalde bütün binada çınlamıştır,

"Abi 23 milyon dolardan bahsediyoruz, Neremden çıkarayım" dedim,

"Sen bulursun, Lütfen beni ve kulübü rahatlat" dedi,

Çıktı gitti,

Ertesi gün tekrar buluştuk,

"Tamam abi, ben hisseleri alıyorum, Ünal’la yaptığınız sözleşmeyi aynen imzalarız, Ama ben bu kadar yüksek temettü istemem, 5 puan altında olması yeter, Hisseleri asla satmam, Kulüp ödediğim parayı getirdiği anda, aldığım fiyata anında kulübe devrederim" dedim,

"Para ne zaman hazır olur" diye sordu,

"Yarın" dedim,

Heyecanla gitti,

Ertesi gün, Ünal Aysal, benimle ilgili küstahça bir demeç verince, Canaydın’ın hisseleri benim alacağımı Ünal Aysal’a söylediğini anladım,

Özhan Abi’yi aradım, "Abi para azır, İstediğin zaman Ünal Aysal’ın hesabına aktarıp hisseleri alabiliriz, Sen Ünal’ı getir sözleşmeyi imzalayalım" dedim,

Özhan Başkan gece evime geldi,

"Fatih teşekkür ederim, Elimi çok rahatlattın, Ama başka bir formül uygulayacağız, Hisseleri piyasada satacağız, Çünkü piyasa fiyatı çok yüksek, Kulüp kâr edecek, Ünal’a olan temettü borçlarımızı da ödeyeceğiz, kulübün kasasına da biraz para girecek" dedi,

"Sen bilirsin abi, Benden para istedin buldum, Ancak hisseleri payasaya satarsan bir daha toplaması çok zor ve pahalı olur" dedim,

"Onu o zaman düşünürüz" dedi,

Ve hisseler piyasada satıldı, Ünal Aysal bütün alacaklarını tahsil etti,

Ve o gün piyasada satılan hisseler, geçen yıl 60 milyon dolara geri alınabildi,

Helvacı’nın "Ünal Aysal, Galatasaray üzerinden para kazandı" dediği olay budur,

Helvacı’nınki mi daha büyük ayıp, Aysal’ınki mi siz karar verin!

 


Onlar Galatasaraylı ise ben neyim

GALATASARAYLI dostlar, "Seçimde kimden yanasın" diye soruyorlar,

Açıkçası kimseden yana değilim,

Hatta şu günlerde Galatasaraylılığımı dahi sorgulamaya başladığımı itiraf etmeliyim,

Kendimi bildim bileli Galatasaraylıyım,

Bundan yakın zamana kadar hep gurur ve mutluluk duydum,

14 yıl şampiyon olamadığımız dönemlerde de, Avrupa Şampiyonu olduğumuz günlerde de,

Çünkü Galatasaray’ın ilkeleri, camiasının tavrı, Galatasaraylıların hareket ve düşünce tarzı beni Galatasaray’a bağlıyordu,

Son birkaç yıldır kendini Galatasaraylı olarak tanımlayan bazılarının tavır ve hareketleri ne yazık ki beni Galatasaraylı yapan tarzla bağdaşmıyor,

Beğenmediğimiz, eleştirdiğimiz kulüpler, camialar gibi hareket etmeye başladık,

Onlar bizim gibi olmaya çalışırken, biz onlar gibi davranmayı marifet zannettik,

Kavgalar, suçlamalar, paralı başkan arayışları, kendi menfaatleri için Galatasaray’ı kullanan yöneticiler, başkanlar,

Ben bunları içime sindiremiyorum,

Bunları Galatasaraylı olarak göremiyorum,

Galatasaray’ı onlar temsil ediyorsa ben Galatasaraylı olamıyorum,

O yüzden de kimseyi desteklemiyorum,

Galatasaray’dan uzak durmalarını istiyorum,

Onlar duramıyorsa, ben Galatasaray’dan uzak duruyorum,

Ne halleri varsa görsünler,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Güzellikleri bozmamanın uzun vadede daha büyük değer getirdiğini anladığımız zaman

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Erişilebilirlik Araçları