Duble merakı

HAFTA sonunda mini bir memleket turu yaptım, Karayoluyla,

Merak etmeyin bu bir gezi yazısı değil,

Ama gördüğüm bir şeyi anlatmam, daha doğrusu değerlendirmem lazım,

Biliyorsunuz, AKP’nin en övündüğü hizmetlerinden biri "duble yollar",

Duble yolların kazaları azalttığı da istatistiki bir gerçek,

Ancak ya bu duble yollar çok "dandik" imal edildi ya da AKP çok uzun süredir iktidar,

Çünkü duble yollar, AKP iktidarı kadar dayanıklı çıkmadı,

Kullandığım güzergâh birkaç yıl önce duble yola dönüştürülmüştü,

Üç dört yıl önce,

O zaman da yazmıştım, "Bu kalitede yol çok dayanmaz" diye,

Evet dayanmamış,

Türkiye’nin dört bir yanı duble yollarla donatılmış ama bu duble yollar duble yol işlevi görmüyor,

Çünkü yolun duble hale gelmesini sağlayan bölümleri sürekli kapalı ve tamiratta,

Yüzlerce kilometre yol yaptım, Neredeyse tamamında duble yol tamirata alınmış ve yine gidiş dönüş aynı yol üzerinden yapılıyor,

Üstelik yollar daha tehlikeli hale gelmiş; çünkü gece karanlığında birden yol kesiliyor ve tek şeride indiriliyor, Birkaç kilometre sonra yine duble oluyor, birkaç kilometre sonra yine tek şeride iniyor, Biteviye bu durum sürüyor,

Yarısı kapalı olan duble yolun kullanılan bölümü ise her biri birer tümsek yüksekliğinde olan yamalarla donatılmış,

Her yamaya girdiğinizde otomobilin kontrolü elinizden gidecek gibi oluyor,

Anlayacağınız o kadar kötü, o kadar kalitesiz yapılmış ki bu duble yollar, AKP’nin iktidar dönemini bile tamamlayamamış,

Dediğim gibi ya yol çok kalitesiz ya da AKP iktidarı çok uzun,

Şunu da söylemeliyim ki, gerekli gereksiz her yere duble yol çılgınlığı başlamış,

Yoğun bir trafiği olmayan yollar duble yola çevrilecek diye ormanlar kesiliyor, doğal güzellikler yok ediliyor,

Sanırsın ki, gelişmişliğin simgesi duble yol,

Yahu Avrupa’nın her yerinde, yol manyağı Amerika’da bile ormanların içinden geçen şahane yollar vardı, Bunları duble hale getirmek kimsenin aklına gelmez, Çünkü gerek yoktur,

Bizde ise varsa yoksa duble yol,

Herhalde dubleyi başka yerde göremeyenler bari yolda görelim diyorlar,

 


Birisi şu Ali Demir’i kurtarsın

ÖSYM özerk bir kurum haline getirilmişti,

Kendi işini kendi görsün, bağımsız hareket etsin diye,

Ama bağımsız olup bağımsız hareket edebilmek bir cesaret, bir bilgi, bir birikim işidir, Zaten o cesaret, bilgi ve birikimden gelir,

ÖSYM Başkanı Ali Demir’de ise anladığım kadarıyla bunlardan hiçbiri yok,

Savcıya soruyor, "İptal gerekir mi?" diye,

Yahu savcının işi başka, senin işin başka be adam,

Sen gerekiyorsa iptal edersin, savcı soruşturmasını sürdürür,

1999’da Polis Akademisi sınavının sorularının benzerleri bir dershanede bulununca sınav iptal edilmişti, Soruşturması yıllarca sürdü,

Yine aynı yıl ÖSS iptal edilmiş, yenisi yapılmıştı, Davası yıllarca sürdü, Hâlâ sürüyor,

Hadi onlar eski,

Yahu 10 ay önce KPSS iptal edildi, Yenisi yapıldı, Savcılık soruşturması hâlâ devam ediyor,

O başka iş, soruşturma başka iş,

Ama Ali Demir bütün yetersizliğiyle siyasetin alacağı kararı bekliyor,

Ona "İptal et" diyecekler, edecek, Veya "Etme" diyecekler, etmeyecek,

Öyle bekliyor,

Allah aşkına böyle birinden ne kuruma fayda gelir, ne memlekete,

Alın adamı o görevden, başarıyla yaptığı öğretim üyeliğine geri dönsün,

Ona da yazık, bu milletin çocuklarına da!

 


Fatura Meteksan’a çıkar

YGS ve ardından gelen LYS skandallarıyla ilgili yapılan açıklamalardan anladığım şu:

Bu işin faturasını Meteksan’a kesmeye hazırlanıyorlar,

Ne de olsa yılda 500 milyon TL’yi bulan bir pasta var,

Bunu da "uygun" birilerine yedirmek lazım,

Şimdi bütün hata Meteksan’a yüklenecek, Olaylar kapatılacak ve önümüzdeki yıl yeni bir matbaayla anlaşılacak,

Sanki bu sınavlara bunca yıldır başarıyla hizmet veren Meteksan değilmiş gibi, ÖSYM kendi yetersizliğinin faturasını Meteksan’a kesmiyormuş gibi,

Bakın izleyin, göreceksiniz,

Meteksan’dan alınacak iş kimlere verilecek,

Demişti dersiniz,

 


Bizden kim özür dileyecek be şaşkınlar!

ŞU Ermeni soykırımı meselesinden artık gına geldi,

Doğdum soykırım suçlaması, gidiyoruz soykırım suçlaması,

Ama kabahat bizde,

İmparatorluğun kurucusu ve sahibi bir ulus olarak, hakkımızı asla aramadık,

Benim babamın dedelerini Ermeniler kesti,

Bir gün aklımdan hesabını sormak, Ermenilerden nefret etmek geçmedi,

Ana tarafım Balkanlar’dan gelme,

Anneannemin ailesinin nasıl katledildiğini anlatan öykülerle büyüdüm, Hamile kadınların bile öldürülüp karınlarındaki çocukların çıkarıldığını dinledim,

Anadolu’da Ermeni çeteciler binlerce Türk’ü öldürdüler,

Balkanlar’da Yunan’ı, Sırp’ı, Bulgar’ı yüz binlerce Türk’ü öldürdü,

Balkanlar’da katledilen Türk sayısının 700 bin civarında olduğu söylenir,

Biz hiçbiri için hesap sormadık,

Bırak hesap sormayı, yas bile tutmadık,

Hal böyle olunca sanki hep öldüren bizmişiz gibi algılanıyor,

Ya bizi öldürenler!

Onlar da özür dileyecek mi!

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Geçmişine sahip çıkamayanın geleceği olmadığını anladığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları