Demirel de siyaset yapabilir

BAŞBAKAN Erdoğan’ın hedefi Demirel,

Son 1 hafta 10 gündür, gündeminde hep Demirel var,

Demirel’i eleştiriyor, CHP ile Süleyman Demirel arasında ilişki olduğunu, Demirel’in CHP’ye akıl hocalığı yaptığını, kendi adamlarını CHP’ye yerleştirdiği bağıra bağıra her yerde söylüyor,

Eğer Başbakan’ın dediği gibiyse, yani Demirel aktif siyasete bir köşesinden müdahil olduysa, Başbakan’ın Demirel’i eleştirmesi, kürsülerde konu etmesi gayet doğal,

Fakat Başbakan’ın Demirel karşıtı söylemlerinde anlamakta zorlandığım bir şey var,

Erdoğan, Demirel’i eleştirirken "87 yaşında adamsın, Otur köşende, Sana ne bu işlerden" söylemini de kullanıyor,

Bu çok doğru bir söylem değil,

Hiç kimse, hiç kimsenin Anayasal bir hak olan siyaset yapma hakkını elinden alamaz, bu hakka sahip olmadığını iddia edemez,

Demirel isterse aktif siyasete bile girebilir, bir parti kurabilir, bir partinin başına geçebilir,

Bu satırları yazan benim, Süleyman Bey’le ilgili fikirlerimi de bilen bilir,

Bütün Türkiye "İstikrar için Demirel bir daha Cumhurbaşkanı olsun" derken, o dönem içinde bulunduğum medya grubu bunun bayraktarlığını yaparken ben tam aksini savunuyor, Demirel’in görev süresinin uzatılmamasını, 5+5 formülünün uygulanmamasını savunuyor, onun geçmiş sicilini ortaya döküyordum,

Hem de topyekûn Türk medyasına karşı tek başıma,

Ama o başka, bu başka,

Demirel’in de siyaset yapma hakkı vardır,

Siyasetini eleştirebilirsiniz, ama siyaset yapma hakkını kullanmasını eleştiremezsiniz,

Erbakan ölümüne sayılı gün kala, eli ayağı tutmazken siyasete girip yükselen Saadet’i darmadağın ettiği zaman eleştirmeyip Demirel’i eleştirmek çok da doğru değil,

Ya da bir başka açıdan bakıp, Abdullah Gül’ün görev süresi dolunca 60’lı yaşlarının başında bir daha siyaset yapmamasını mı isteyecek Başbakan’ımız,

Demirel de herkes gibi siyaset yapabilir,

Siyaseti eleştirilebilir,

Ha eğer ortada bir yanlış varsa, bu yanlış CHP’nindir,

Demirel’in istekleri doğrultusunda aday listesi yapıldıysa, CHP çok da doğru hareket etmemiş demektir,

 


Bir ayda 2000 tutuklama

TERÖR meselesi konusunda İstanbul’da poposunun üzerinde oturup, bilip bilmeden beylik kalıplarla ahkâm kesmek kolay,

Hele hele bir cahilseniz iyice kolay,

Bir gazetemiz, Güneydoğu’da yeniden gerginleşen durum ve sokaklarda başlayan gösterilerle ilgili olarak, kendi ezberinin dışına çıkamamış ve "Askerler huzuru bozmak için tahrik ediyor" demiş,

Tahrik gerekçesi, PKK’ya karşı düzenlenen operasyon,

Sığ bir bakış açısıyla, tek yönlü bakar ve bölgede olup bitenleri bilmezseniz bu yorumu manşet yapabilirsiniz,

Ancak işin aslı çok farklı,

Gerginliğin temel nedeni, Doğu ve Güneydoğu’da son bir ay içinde yaklaşık 2000, evet "iki bin" BDP’linin tutuklanması,

Seçime 1 aydan kısa bir süre kala, bağımsız adaylar için siyasi çalışma yapan 2000 kadar BDP’li, çeşitli nedenlerle gözaltına alındı ve tutuklandı, Genel geçer gerekçe "KCK Davası",

"Terörü bırakın, legal siyasete girin" söylemine pek uygun düşmeyen bu yaklaşımdan dolayı BDP-PKK kitlesi kızgın,

"Legal siyasetimizin önü kesiliyor, Propaganda yapmamız engelleniyor, Seçim çalışması yapma imkânlarımız elimizden alınıyor" diyen BDP’nin öfkesi, sonuç olarak sokağa yansıyor, BDP, seçime beş kala önlerinin "yargı ve emniyet kullanılarak" kesilmeye çalışıldığını düşünüyor,

Zaten PKK’nın son dönemde açıkladığı ve ilk eylemini Başbakan’ın konvoyundaki polis otosuna saldırarak gerçekleştirdiği "Bundan böyle hedefimiz polistir" kararının ardında bu var,

Hükümetin bu yolla kendilerini engellemeye çalıştığına inanıyorlar,

1 ay içinde 2000 tutuklama, PKK’nın Emniyet güçlerine saldırmasını elbet haklı göstermez ama Güneydoğu’da legal siyasete bakış açısını gösterir,

 


Terör yaygın değil

TELEVİZYONDA, özellikle haber televizyonlarında gösterilen "terör" görüntüleri sizleri aldatmasın,

Doğu ve Güneydoğu’da kentlerde yaşam oldukça sakin akıyor,

Olaylar yok mu?

Var elbet,

Ama kent yaşamını altüst etmiyor bu olaylar, Hatta kentin büyük bölümünün bunlardan haberi bile olmuyor,

Çünkü Doğu ve Güneydoğu kentleri artık bir ana caddeden ibaret minik kentler değil,

Büyüyüp kocaman olmuşlar,

Bu yüzden de bir mahalledeki PKK gösterileri kentteki yaşamı altüst etmiyor, Yapıldığı mahalleyle sınırlı kalıyor,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Bitpazarına nur yağmadığını anladığımız zaman

Erişilebilirlik Araçları