Para huzur getirir mi?

"EN huzurlu ülke" araştırması yapılmış ve ülkeler sıralanmış,

Türkiye’nin yeri kaçıncılık diye merak ediyorsunuz muhakkak,

Biliyorsunuz, Türkiye dünyanın en büyük 17, ekonomisi oldu, Gerçi geçmişte de benzer bir yerlerdeydi ancak kriz döneminde 4-5 sıra gerilemişti ama önemli değil, Tekrar yerimize döndük, En büyük 17, ekonomi olduk, Hatta 16, olduğumuzu bile söyleyenler var,

Gayri Safi Milli Hasılamız da 10 yılda 3 kata yakın artmış, 1 milyar dolara yaklaşmış,

Kişi başı milli gelirde de benzer bir aşama kaydettik, Hesap yöntemi değişikliğinin de etkisiyle 3000 dolarlardan 10 bin dolarları aştı kişi başına gelirimiz,

Geçen yıl 800 bine yakın otomobil satıldı, Bu yıl daha fazla satılacak,

Lüks otomobil satışları ise patladı, BMW, Mercedes gibi markalar satış rekoru kırıyor, Ferrari için sıra var,

Konut sektörümüz katlanarak büyüyor, TOKİ ve müteahhitlerimiz sayesinde herkes ev sahibi olabiliyor, Bırakın Ankara’yı, İstanbul’u taşra kentlerinde yarım milyon TL’ye daire satılıyor,

Tarımsal üretimde de durumumuz iyiymiş, 6, büyük ülke olmuşuz,

Bankacılık sistemi şahane durumda, Kâr rekoru kırıyorlar, Üstelik de kredi faizlerinin düşebileceği yer kalmamışken, Yakında sıfır, ardından da negatif faize geçmek üzereyiz,

Paramızdan da 6 sıfır atıldı, Olsaydı 7’ncisi de atılacaktı ama Allah’tan o kadar sıfır yoktu paramızda,

Zaten bütün bu başarıların sonucunda iktidar partimiz 3, dönemde de oylarını artırarak iktidar olacak gibi görünüyor, İktidarın oy oranı yüzde 50’ye yakın, Belki bir iki puan altı, belki bir iki puan üstü, Üç dönem üst üste hem de,

Böyle bir durumda ne beklersiniz?

"Huzur" derecelendirmesinde Türkiye’nin "iyi bir yerde olmasını" değil mi?

Ha ha,,, Hiç heveslenmeyin,

Türkiye insanı "huzur" derecelendirmesinde 127, sırada,

Araştırmaya dahil edilen 153 ülke arasında 127, sırada,

Benim buradan anladığım, bir atasözümüzün doğruluğu,

"Para huzur getirmiyormuş,"

Hel hele hakça dağıtılmadıkça,

 


Ciddiyet

ÖNCEKİ akşam Teke Tek’te konuğum Osman Durmuş’tu, Bir dönemin renkli ve bence dönemin ölçülerine göre başarılı Sağlık Bakanı, MHP’li Osman Durmuş,

Osman Bey’le 1 saati aşkın bir sohbetten sonra programın sonunda Durmuş, "Vatandaşlardan MHP’ye ve vatana sahip çıkmalarını bekliyoruz" dedi,

Ben de gülerek, "Vatandaş da MHP’lilerden uçkuruna sahip çıkmasını bekliyor" dedim,

O da güldü ve "Çıkamayanları için geçerli, hepimiz için değil" dedi ve programı bitirdik,

Aman Allahım, ne tepki ne tepki,

Bu kadar mı espriden, şakadan uzak olmuşuz, Vallahi bilmiyordum,

Siyasetin gerilimi bu kadar mı içimize işledi,

İzleyenlerin bir bölümü ne kızmak, ne kızmak,

"Nasıl böyle bir şey dermişim,"

Sanki olmayan bir şeyi, bir dedikoduyu söylüyorum,

Ya da sanki arkadan alay ediyorum,

Söz konusu partinin MYK üyesiyle, karşılıklı espri yapıyoruz,

Osman Durmuş espriyi anlıyor ve gülüyor ama başkaları kızıyor,

Bunda kızacak ne var, bozulacak ne var anlamadım,

Ama anlıyorum ki, gergin, tatsız bir ülke, bir millet oluyoruz,

Dün de Kemal Kılıçdaroğlu bir espri yaparak, MHP’li olduğunu söyleyen bir gence, "Aman dikkat et kasetin falan çıkmasın" dedi,

Benzer bir tepki de ona,

Yahu şu siyasete biraz espri katmanın ne zararı var,

Cinsel hayatlarını fazla renklendirip partiyi zora sokanlara bir şey diyen yok,

Bu pislik görüntüleri, yasadışı yollarla kaydedenlere bir şey diyen yok,

Bu ahlaksızlığı yayınlayanlara hesap soran yok,

Bundan siyasi menfaat elde etmeye çalışanları eleştiren yok,

Olaya espriyle yaklaşanlara öfke,

Ne diyeyim ben size bilmiyorum ki!

 


Bye bye reyting

BUNDAN bir süre önce iki yazı yazdım,

Haber kanallarının reyting yarışının haber kanallarında kaliteyi düşürdüğünü, tek özelliği kavga edip reyting artırmak olan birtakım düzeysiz adam veya kadınların ekranları doldurduğunu, Türkiye’yi gereksiz yere gerip gereksiz tartışmalar başlattığını, entelektüel birikimin bir hiç noktasına indiğini anlattım,

Bu tür bir yayıncılığın neredeyse vatana ihanet derecesinde ülkeye zarar verdiğini yazdım,

Ve dedim ki, "Önemli olan itibardır, reyting değil, Çıkın şu reyting yarışından, Bırakın kendinizi ölçtürmeyi, Zaten gelirlerinizi de bu ölçmeye göre elde etmiyorsunuz, Ülke hayrına bir şey yapın",

Çağrım aslında iki büyük haber kanalınaydı,

NTV ve Habertürk,

Çünkü bu iki haber kanalının izlenme payları ve etki oranları, diğer haber kanallarının toplamından bile misliyle fazlaydı,

Çekişme bu iki kanal arasındaydı,

Bir biri öne geçiyordu, bir diğeri, Son zamanlarda genelde NTV öndeydi ama fark çok da önemli değildi,

Televizyona da program yapan bir gazeteci olarak içim rahattı, Kimse, "Kendi reytingi düşük olduğu için böyle bir şey istiyor" da diyemezdi,

Çünkü bu tip yayıncılık yapmadığım halde, Habertürk televizyonunun en fazla reyting alan programlarına imza atıyordum Bardakçı ile beraber,

Neyse, lafı uzatmayayım,

Bu çağrım sonunda yerini buldu,

NTV’nin Genel Müdürü Sevgili Cem Aydın, "Biz buna varız" dedi,

Habertürk TV adına da Medya Grup Başkanı Kenan Tekdağ, "Tamam" dedi,

Ve Türkiye’nin iki büyük haber televizyonu NTV ve Habertürk artık reyting yarışından çıktılar,

Bu sayede programların kalitesinin artacağından, ülkenin geleceği için daha yararlı programlar yapılacağından kuşkum yok,

Her ikisine de teşekkür ediyorum,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Doğrular rakipleri bile birleştirdiği zaman

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Erişilebilirlik Araçları