Bu iş kavga çıkarır

BAŞBAKAN yeni "kabine türünü" açıkladı,

Bakanlık sayısı biraz azalıyor, Bakanlık isimleri değişiyor,

Değişimler çok yerli yerinde,

Akılcı, Sadece "Teknoloji Bakanlığı acaba ayrı bir bakanlık olabilir miydi?" diye düşündüm,

Ancak Erdoğan 9 yılın tecrübesiyle doğru konumlandırmalar yapmış bakanlıklarda,

Fakat "bakan yardımcılığı" konusuna biraz takıldım,

Bloomberg’ün yayınına konuşan Prof, Burhan Kuzu, "Bürokratlar laf anlamıyordu, Her şeye engel çıkarıyordu, Bu yüzden bu bakan yardımcılıkları ihdas ediliyor" dedi,

Bu laftan benim anladığım şu: Bürokratlar, yasalar ve devlet adabıyla kendilerini sınırlandırıyorlar, Bu da işlerin yavaşlamasına yol açıyor ve siyasetçilerin taleplerinin yerine gelmesine engel oluyor,

Yani bakan yardımcıları biraz "iş takipçisi" gibi olacaklar siyasiler adına,

Tabii çıkacak sorunları şimdiden öngörmek mümkün,

Bakanlarla yardımcıları ve bakan yardımcıları ile bürokratlar birbirlerine girecekler,

Yetki karmaşası doğacak,

Hesi birbirinden nefret edecek,

Ve belli ki, Başbakan işleri büyük oranda bakan yardımcılarıyla götürecek,

Davul bakanların boynunda, tokmak ise bakan yardımcıları üzerinden Başbakan’ın elinde olacak,

İlk bakışta özellikle Enerji, Ulaştırma gibi yoğun ve etkin bakanlıklarda bakanlara kolaylık sağlayacak gibi görünen durum işleri karıştırabilir,

Tabii başkanlık sistemi gelirse o ayrı!

 


Artık herkes taraftar

KEMAL Kılıçdaroğlu ile Teke Tek yaptık,

Programa başlarken söyledim, "TRT’de 5N 1K yaptınız ya, benim sorularım da onlarınki kadar acımasız olacak" diye,

Öyle de oldu,

3 saate yakın süreye sığacak her şeyi sordum,

Program sırasında ve sonrasında hayli "öfkeli" mesajlar aldım,

"Başbakan’a yalakalık olsun diye Kılıçdaroğlu’na çok sert davrandınız, Çok zor sorular sordunuz" diye,

CHP "taraftarları" kızmış,

AKP taraftarları ise bölünmüş, "Helal olsun her şeyi sordu, Sıkıştırdı" diyen de var, "Çanak tuttu" diyen de,

Ben ise bunların tümünü alıp "çöpe" attım,

Ben gazeteciyim, Sormam gereken ne varsa sorarım,

Duygularımın, politik görüşümün beni engellemesine izin vermem,

Başbakan’a "yağcılık" yapanlara kızanların, benim Kılıçdaroğlu’na yağcılık yapmamama kızmalarına da bir anlam veremediğimi söylemeliyim tabii,

O zaman ne farkım kalır onlardan, Onlardan dediğim yağcılardan, yalakalardan,

"Başbakan gelse böyle sorar mıydın?" diyenler de var,

Gelseydi ona da aynen böyle sorardım,

Benim için fark etmez, Ama Başbakan gelmedi, Davet ettim, "Yazılı olarak" davet etmemi istediler, Yazılı olarak da ettim, Yanıt gelmedi,

Gelseydi Kemal Bey’e nasıl sorduysam, Tayyip Bey’e de öyle sorardım,

Yazının başında "taraftar" kelimesini bilhassa kullandım,

Çünkü artık herkes "taraftar" olmuş ve yazarlardan da, program yapanlardan da spor yazarlarında olduğu gibi "taraftar yazarlık" bekliyorlar,

Çok şükür bu beklentiyi karşılayanlar da az değil, Hatta çoğunluk onlarda,

Fakat şunu görüyorum,

Bu seçimden kim galip çıkarsa çıksın işi hiç kolay değil,

Müthiş bir "kamplaşma" var,

Herkes ekonomiyi soğutmaktan bahsediyor ya,,,

Asıl önemli olan toplumu soğutmak olacak,

İktidar kimse ellerinden öper,

 


Samimiyet

KILIÇDAROĞLU ile yaptığım programdan sonra okurlar sormuş,

"Nasıl buldunuz, Samimi miydi?" diye,

Bence samimiydi, Hatta fazla samimi,

Program sırasında düşünmeden edemedim, "Bir siyasetçi bu kadar samimi olmalı mı?" diye,

Hele "O belgenin 1, sayfasını da göstersin" deyip de benim, "Ne var 1, sayfada" sorusunu yöneltmem üzerine, "Ben de bilmiyorum, Göstersin" deyince, "Bu kadar samimiyet olur mu?" dedim kendi kendime,

 


Takmak veya takmamak

OKURLAR, özellikle de "yüreği temiz" genç okurlar soruyor,

"Nasıl bu kadar rahatça yazıyorsunuz, Korkmuyor musunuz?" diye,

Neden korkacağız anlamadım,

Bakın bir delikanlıya verdiğim yanıtta ne dedim:

"Ben gazeteciliğe başladığımda Bülent Ulusu başbakandı,

Sonra Özal oldu, Sonra Akbulut oldu, Sonra Yılmaz oldu, Sonra Demirel oldu, Sonra Çiller oldu, Sonra Erbakan oldu, Sonra yine Yılmaz oldu, Sonra Ecevit oldu,

Bu saydıklarımdan üçü benim kovulmam için patronlara baskı yaptı,

Onlar gitti,

Ben yerimdeyim,

Biz alışkınız bunlara, Onlar gider biz kalırız,

Hep böyle olmuştur,

Demokrasi budur,

Takmam bunları kafama, Sen de takma,,,"

Emin olun takmam ben bunları kafama,

İşimi yaparım, Doğru bildiğim şekilde,

 


Tahmin

SEVGİLİ okurlar,

Bana öyle geliyor ki, seçmen siyasetçilerle kafa buluyor,

Çünkü bütün partilerin mitinglerinde meydanlar full, coşku dorukta,

Meydanlara bakarsanız üç iktidar çıkacak gibi,

Üç partide seçimden birinci çıkacak havası var,

Benim ne düşündüğümü merak ediyorsanız söyleyeyim,

Hiçbir fikrim yok,

Ama yine de âdet olduğu üzere bir tahmin yapacağım,

Yarın okursunuz tahminimi,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Olmayan gücü varmış gibi yaparak kendimizi önemli göstermeye çalışmadığımızda

Erişilebilirlik Araçları