Reklam

‘Allahuekber’ diyenler birbirini kesiyor

Herhalde 1 yılı aşmıştır, “İslam coğrafyası mezhep savaşına doğru gidiyor” diye yazdım.

Bugün olan bitene bakmayın.

Daha işin antresindeyiz.

Ana yemek henüz sofraya gelmedi.

Çevremize bir bakın, biraz internette dolaşın, uykusuz gecelerde Youtube’u bir gözden geçirin.

Bakın İslam coğrafyasında neler oluyor görün.

Ve sonra “Antre buysa ana yemekten Allah hepimizi korusun” deyin.
İki komşumuzda, Irak ve Suriye’de her gün onlarca insan öldürülüyor.
Her iki taraf birbirini kesiyor.

Ölen de öldüren de aynı dinin mensubu.

Hepsi “Allahuekber” diye bağırıyor.

Aynı tekbirle birbirlerine saldırıyorlar.

Başka bir dine sahip kimse yok aralarında.

Hepsi aynı dinden ama hepsi 1600 yıllık bir hesaplaşmanın artık yapılması gerektiği inancıyla, diğerine saldırıyor.

Londra’daki, New York’taki birtakım “din adamlarının” fetvalarıyla girişiyorlar birbirlerine.

Ölen de, öldüren de, “Öldürün” diyen de Müslüman.

Sadece kullanılan silahlar ve olan biteni seyredenler Müslüman ülkeden değil.

Ve Türkiye de buna itilmek isteniyor.

Oyunu herkes görüyor.

Herkes görmezlikten geliyor.

 

Gay olmak da yasaklanacak mı?

Düzenli okurlar hatırlayacaktır.

11 Temmuz günü, “13 yaşında bir çocuğun sorusu” başlıklı bir yazı yazdım.

13 yaşındaki çocuk kızımdı ve Başbakan’la yapacağım program için evden çıkarken kızıma, “Başbakan’a ne sormamı istersin?” diye sormuştum.
Gerisini o yazıdan hatırlatayım:

“Baba Başbakan’a sorar mısın gay evliliklerine ne zaman izin verecekler” dedi.

Önce yanlış duyduğumu zannettim.

‘Ne dedin?’ diye tekrarlamasını istedim.

‘Gay evliliklerine ne zaman izin verecekler. Bence bir ülkenin özgürlük seviyesi bununla belirleniyor’ dedi.

Kulaklarıma inanamadım.

‘Zeynep, bunu sormamı istediğinden emin misin?’ dedim.

“Evet eminim” dedi.

‘Kızım bugünün gündemi bu değil ki’ dedim.

‘Baba bugünün gündemi bu değil diyerek haksızlık ediyorsun. Benim gündemim bu değil diyebilirsin ama bazıları için bugünün gündemi bu’ dedi.

Biraz takılayım dedim.

‘Ne o evlenmek isteyen gay tanıdıkların mı var?’ dedim.

Dediğime pişman oldum.

‘Benim bu durumda bir tanıdığım yok ama tanımadığımız insanların sorunları da önemli. Bence kimsenin ne yaptığına ve ne yapmak istediğine karışmaya hakkımız yok. O yüzden de ben bunu önemsiyorum’ dedi.”

Ben kızımın kuşağından olmadığım için o gün o soruyu sormadım ama önceki gün bir mail aldım.

Aynen şöyle:

“İyi günler Fatih Bey,

Türkiye’de dünyanın en ünlü gay tanışma application’ı Grindr da yasaklanmıştır. Bu insanların sosyal yaşamlarına müdahale eden yasakçı bir uygulamadır. Gay’lik bir tercih değil yönelimdir, yani kişi eşcinsel olmaya karar veremez. Kişi eşcinsel, biseksüel ya da hetero olarak doğar, ki bu bir seçim olsa bile kimse insanların özel yaşamlarına karışamaz, eğer bir ülkede ona karışılıyorsa o ülke özgür ve demokratik bir ülke değildir. Gittikçe yasakçı bir ülke olmaktayız, eğer uygun görürseniz lütfen bu konuya köşenizde değinmenizi rica etmekteyim. Zaman ayırıp mail’imi okuduğunuz için teşekkür ederim.”
Mail’i okuyunca araştırdım.

Doğru. Söz konusu application savcılık kararıyla “yasaklanmış”.

13 yaşındaki bir çocuğun sorduğu soru ile adaletin uygulamaları arasındaki bu uçurum Türkiye’nin sorunudur.

Temel anlaşmazlık noktamızın göstergesi, işaretidir.

Ya 13 yaşındaki çocukları savcı yapacağız ya da savcıların 13 yaşındaki çocuklar kadar ufka sahip olmasını sağlayacağız.

Yoksa Meclis’te hazırlanan paketlerle işin içinden çıkamayacağız.

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Herkesin aynı olduğu yerde aslında hiç kimsenin olmadığını anladığımız zaman.

Erişilebilirlik Araçları