İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Hatay bir emanettir

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Hatay bir emanettir

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Şubat 6, 2024

Yazı İçeriği

  • Hatay bir emanettir

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bu toprakların, Anadolu’nun son 1900 yıl içinde gördüğü en yıkıcı depremin, en fazla kayıp verdiren depremin, tahminen 200 bine yakın insanımızı aramızdan alan depremin yıldönümündeyiz.

Tam bir yıl önce bugün bu topraklar çok büyük bir acı yaşadı.

Dün geceden beri kayıplarımızı anıyoruz, üzüntümüzü tekrar yaşıyoruz.

Ben acıları hatırlamaktan ama asıl olarak o acılardan yola çıkarak geleceğe bakmaktan yana oldum hep.

1999 depreminden sonra da öyle yaptım, bugün de öyle yapmaktan yanayım.

Dün canımızı yakan bir olay bizi yarına hazırlamıyorsa, canımız boşu boşuna yandı demektir.

1999 sonrası yıllarca bıkıp usanmadan hatta sizleri bıktırıp usandırıncaya kadar “Deprem deprem deprem” dedim.

Yıllarca her fırsatta Celal Şengör’le, Naci Görür’le, Türkiye’de veriye dayalı araştırma yapan neredeyse tüm jeologlarla, jeoloji mühendisleri ile televizyon programları yaptım.

Dünyanın yaşayan en büyük 4 jeoloğunu, Marmara’da kendi sağladığı 60 milyon avro ile araştırmalar yapan Sorbonne Üniversitesi profesörü Fransız Xavier Lepichon’u, modern yer biliminin kurucu babalarından Cambridge Üniversitesi profesörü Dan McKenzie’yi, Oxford Üniversitesi profesörü John Dewey’i ekrana çıkarıp, Türkiye’yi bekleyen jeolojik tehlikeleri anlattırdım.

Özellikle İstanbul’un yapı stokunu en iyi bilen kişi olan deprem mühendisi Prof. Mustafa Erdik ile defalarca program yaptım.

Bir diğer önemli deprem mühendisi Ömer Ülker’i tanımanızı sağladım.

Bu bilim insanları yüzlerce saat anlattılar, uyardılar, dil döktüler!

Sonuç?

Sonuç, Hatay depremi.

Sonuç, sayısını bilmediğimiz ama 200 bine yakın olduğunu tahmin edebildiğimiz kayıp.

Sonuç, hasar alan 11 kent.

Sonuç, yok olan bir kent, yok olan bir tarih.

11 kentimizi etkileyen depremin merkez üssü Hatay ya da Antakya olmasa da, en büyük kaybı verdiğimiz yer Hatay, Hatay’ın merkezi Antakya.

Bugün değerini ve önemini çok daha iyi anladığımız Antakya.

11 kentimizin tümü acıyı yaşadı, Kahramanmaraş ve Adıyaman’da da ciddi kayıplar meydana geldi, Gaziantep epey can kaybetti, Şanlıurfamız depremi derinden yaşadı ama 6 Şubat Depremi asıl olarak Hatay’ın vurdu.

Antakya’yı yok etti.

Bugün Antakya’nın yüzde 80’i yok.

Kentleri yaşayan organizmalara benzetmek gerekirse, bedeninin yüzde 80’ini kaybetmiş bir organizmanın, kendi kendini tamir edebilme, kendini yeniden var edebilme olasılığını bir düşünün.

Diğer kentlerimizin kendilerini onarma, tamir etme kapasiteleri çok şükür ki ayakta kaldı. Biraz destekle toparlayacaklar çünkü hayatiyetlerini kaybetmediler.

Hatay ise böyle bir şansa sahip değil.

Bu sayfaya koyduğum fotoğraflara bakarsanız ne demek isteğimi daha iyi anlayacaksınız.

Hatay’dan, Antakya’dan geriye kalan bu.

Koca bir kenti yeniden yapmak, bir büyük tarihi yeniden inşa etmek gerekiyor.

Bunu yaparken dikkat edilmesi gereken tek bir şey var.

Kentin canlı bir organizma olduğunu hatırlamak ve ne kadarını kaybetmiş olursa olsun, yanlış bir doku naklinin organizmayı tamamen yok edeceğini akıldan çıkarmamak.

Hatay ve Antakya kendine gelebilmek, yeniden yaşayabilmek için dışardan desteğe çok ama çok ihtiyaç duyuyor.

Fakat bunu ne Sovyet mantığı ile blok blok binalar yaparak yapabiliriz, ne modernist mantıkla yaklaşarak üstenci bir tavırla “Biz yeni Hatay’a böyle bir yapılaşma tarzını uygun gördük” diye dayatabiliriz, ne de TOKİ mantığı ile kutu kutu binalar yapıp, içine mutsuz insanlar yerleştirerek bu kadim kenti yeniden var edebiliriz.

Hatay’da yapılması gereken çok açıktır.

3000 yıldır kendi kendini var eden, 2000 yıl önce benzer bir büyük depremin yaralarını Roma medeniyeti sayesinde sarabilen bu kentin kendini yeniden “organik” bir biçimde onarmasını sağlayacak kaynak ve imkanları sağlamak, zaman alması muhtemel bu süreç zarfında Hatay halkının sağlıklı bir biçimde barınmasını sağlayacak geçici konutları kent dışı rezerv alanlarda inşa etmek, kentin içindeki tarihi alanı belki Varşova benzeri bir yaklaşımla, belki de uygarlık tarihine geçecek yeni bir  tavırla, eskinin izlerini taşıyacak biçimde yeniden inşa ederken, kentin geri kalanının da o kentin yaşayanlarınca doğal ama sağlam ve sağlıklı biçimde yeniden oluşmasını tarihinde ikinci kez yapması için bir ortam yaratmak gerekir.

Geçen bir yılda fazla bir şey yapılmamış olması belki de Hatay’ın şansı olmuştur.

Şimdi de yapılması gereken, alelacele yeni bir Hatay inşa etmek değil, alelacele Hataylılara insanca yaşanabilecek ve Hatay’ın yeniden yapılmasını bekleyebilecekleri insani ortamı sağlamaktır.

Ve kentlerini mecburen terk eden Hataylılarda eve dönüş umudunu canlandırmaktır.

Hatay bize tarihin mirası, bize Atatürk’ün emanetidir.

Hıyanet olmaz.

Hepimizin başı bir kez daha sağ olsun.

Felaketlerden acı değil ders çıkardığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Deli saçması dersem yanılmış olur muyum!
Köşe Yazıları
Deli saçması dersem yanılmış olur muyum!

Fatih Altaylı

Eylül 1, 2026

Bu gemiye DEB’i kim verdi!
Köşe Yazıları
Bu gemiye DEB’i kim verdi!

Fatih Altaylı

Ağustos 31, 2026

Antalya’nın acı kaybı
Köşe Yazıları
Antalya’nın acı kaybı

Fatih Altaylı

Ağustos 30, 2026

  • Videolar

Tümü
Tedavide farklı görüşler neden önemli? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Tibet Erdoğru & Nevra Özer & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimTedavide farklı görüşler neden önemli?00:00 Giriş 03:14 e-Konsey nedir? 07:03 Hastanedeki sistemden ne farkı var? 10:10 Neden böyle bir işe giriştiler? 11:53 Konseyde kimlerin olacağına nasıl karar veriliyor? 16:06 Konseyde teşhis koyuluyor mu? 20:23 Doktor yönlendirmeleri nasıl oluyor? 24:18 Doktorlar vakit ayırabilecekler mi? 26:06 Doç. Dr. Nevra Özer neden bu projeye geçti? 31:58 Hukuki altyapısı ve Sağlık Bakanlığı onayları 35:16 Yapay zeka desteği alacaklar mı? 40:55 Kaç branşta hizmet verecekler? 42:42 Konsey nasıl yönlendirme yapıyor? 44:50 eKonsey'e başvuracak hastalara başlangıç önerileri neler? 50:51 Kamudaki doktorlarla çalışacaklar mı? 51:49 Randevu alma ve doktora ulaşma konusunda destekleri oluyor mu? 53:45 Hastalar nasıl başvurabiliyor? 59:35 Sadece Türkiye'de mi hizmet verecekler? 1:04:10 Sistemde psikologlar da olacak mı? 1:06:17 Pahalı mı? 1:08:27 Projenin devamında neler olabilir? 1:11:44 Kapanış
Ağustos 30, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyorum!" & Acun Ilıcalı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyorum!" & Acun IlıcalıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:59 Acun Ilıcalı'nın hikayesi nasıl başladı? 04:48 Kendisini şanslı hissediyor mu? 06:11 Acun Ilıcalı çılgın cesareti 11:56 Televizyon kanalı almaya nasıl karar verdi? 16:14 Fenerbahçe yöneticiliği 20:04 Hull City futbol takımını alma hikayesi 26:48 Premier Lig'e çıkmayı bekliyor muydu? 35:26 Oli McBurnie ile aralarındaki bağ 39:12 Kümede kalma mücadelesinden Premier Lig'e çıkış 50:15 Kullandığı tekneler ve araçlar 59:58 Fenerbahçe stadındaki locası 1:02:11 Saat koleksiyonu ve diğer hobileri 1:04:00 Hayır işi yapar mı? 1:07:04 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 30, 2026
Araplar Osmanlı'ya ihanet etti mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Murat Bardakçı & Fatih AltaylıAraplar Osmanlı'ya ihanet etti mi?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:15 Murat Bardakçı aktif olarak ne üzerinde çalışıyor? 07:16 "Evrak toplamak" ne demektir? 10:53 Şerif Muhiddin Targan kimdir? 14:35 Osmanlı'da "Aristokrat" kimleree denirdi? 17:34 Şerif Muhiddin Targan'ın ailesi 25:20 Şerif Muhiddin Targan'ın günümüzdeki popülaritesi 29:03 Şerif Muhiddin Targan'ın Safiye Ayla ile evliliği 36:31 Arap İsyanı'nın temeli 42:08 Murat Bardakçı'nın topladığı mektuplar 46:19 Arap İsyanı gerçek mi? 50:36 Murat Bardakçı, kitabı yazdıktan sonra topladığı belgeleri ne yapacak? 56:00 Ali Emiri kimdir? 1:00:15 Kitapta Sultan Vahdettin'e ait bölümler olacak mı? 1:05:37 Kapanış #işbirliği
Ağustos 23, 2026