Mağdur

FİNALDE miyiz, değil miyiz bilmiyorum bu yazıyı yazarken,

Finalde olacağımızı umuyorum, eğer Slovenya karşısındaki oyunu tekrarlamışsak,

Herkesin merak ettiği şu: "Bu takım nasıl oldu da böyle bir form yakaladı?"

Ben size söyleyeyim, bunlar "Türk çocukları" ya, başarının sebebi o,

Biz zannediyoruz ki, bu çocuklar Türkiye için oynuyor,

Yanılıyorsunuz,

Türkiye için oynamıyorlar,

Bilmem bilir misiniz, savaşlarda kahramanlar vardır, Ölümüne savaşır, bazen ölürler,

O aslanlar da aslında ülke için savaşmazlar,

Kimi yanında çok sevdiği silah arkadaşı için savaşır, kimi çok sevdiği komutanı için,

Sporcular da öyledir,

Ülke aşkından, forma aşkından daha yakın aşklar, sevgiler veya nefretler için oynar veya oynamazlar,

Bu takım çok değil birkaç yıl önce büyük beklentilere rağmen oynamıyordu,

Niye biliyor musunuz?

Çünkü Tanjeviç’ten hazzetmiyor, hazzetmek ne kelime nefret ediyorlardı,

O yüzden oynayabileceklerinin yarısını bile oynamıyorlardı,

Aynı oyuncular, aynı koç ama oynuyorlar,

Niye?

Aynı nedenle,

Dün Tanjeviç için oynamayanlar, bugün yüz seksen derecelik bir dönüşle Tanjeviç için oynuyorlar,

Çünkü biliyorsunuz, Tanjeviç kanser, Bu turnuva için tedavisini yarım bıraktı ve takımın başına döndü,

Ölümüne bir dönüş,

Ve dün Tanjeviç’ten nefret eden o oyuncular, şimdi aynı Tanjeviç’e tapıyor, onun büyük özverisine karşılık vermek için oynuyorlar,

Bu tam da Türklere yakışan bir tavır,

Akılla değil, duyguyla,

O meşhur "mağdurdan yana olma" hissiyatımızla,

"Mağduriyeti" öne çıkararak, "acıma" hislerimize seslenerek elbette bazen başarılı olabilirsiniz,

Ama akılcı ve kalıcı başarı öyle olmaz,

Her turnuva öncesi "ölümü göze alacak" bir Tanjeviç bulamazsanız kalıcı olamazsınız,

Bu "mağdurdan yana olma" hissimizi ortadan kaldırmamız lazım,

İster sporda, ister başka yerde!

Erişilebilirlik Araçları