Hiddink gitsin diye mi!

A Milli Futbol Takımımız’ın  durumu ortada,

Önce Almanya, sonra Azerbaycan,

Grubu 4, sırada tamamlamaya doğru bir gidiş var,

“Almanya güçlü takım, biz de kötü günümüzdeydik” dedik, geçiştirdik,

Ama Azerbaycan mağlubiyeti umulmadık, beklenmedik bir durumdu,

Futbolda adaletin olmadığı günler elbette vardır, 90 dakika tek kale oynarsınız, yenilirsiniz, Futbolun güzelliği, keyfi buradadır, (Böyle bir Galatasaray-Fenerbahçe maçı hatırlarım mesela, Fenerbahçe’nin tek atağı yoktu, Johnson’ın 40 metreden vurduğu frikik Emre’nin arkasına çarpıp gol olmuştu ve Fenerbahçe kazanmıştı,)

Ama Azerbaycan maçı böyle bir maç da değildi,

“Ne oluyor bu takıma?” diye düşünürken, bir milli futbolcumuzun telefonu geldi,

Korkunç iddialarda bulundu,

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Ligimiz ne ki Milli Takımımız ne olsun

Yukarıda yazdığım dedikodudan bağımsız olarak Milli Takım’ın başarısızlığıyla ilgili bir değerlendirme yapmak gerekirse, millilerimizin başarılı olmasını beklemenin aslında çok da gerçekçi olmadığını teslim etmek lazım,

Bakın Milli Takım’ın başarılı olduğu dönemlere,

2002 Dünya Kupası,

Milli Takım’ın çekirdeği Galatasaray, Avrupa’da şampiyon olmuş, Şampiyonlar Ligi’nde sürekli üst gruplara, üst turlara çıkan bir kadro, Haliyle Milli Takım da başarılı,

Sonra Avrupa Şampiyonası başarısı,

Fenerbahçe çekirdekli bir Milli Takım, Avrupa’da başarılı olan bir Fenerbahçe, Avrupa’da başarıyı

zorlayan bir Beşiktaş,

Ve bu üç takımda da kaliteli yerli oyuncular, Şimdi durum ne peki?

YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ


Halkın sağlığı mı önemli hamsi mi!

Akıllı adam nedir bilirsiniz,

Kötü tecrübelerle öğrenilebilecek şeyleri, başkalarının kötü tecrübelerini kullanarak öğrenen kişidir, Bizim siyasetçilerin büyük bölümü, ne yazık ki bu tanımdan bihaber,

İşte Çevre Bakanı Veysel Eroğlu,

Tuna yoluyla Karadeniz’e tehlikeli birtakım atıkların gelmesine neden olan bir felaket yaşandı,

Herkes buna karşı ne tedbir alırız hesabındayken, bizim Veysel Eroğlu açıklama yapıyor: "Herkes rahatlıkla hamsi yiyebilir,"

Yıllar önce Çernobil felaketi sonrası Cahit Aral’ın elinde çay bardağıyla ekrana çıkıp "Bizde tehlike yok, Bakın ben çayımı yudumluyorum" demesi gibi,

Yıllar sonra öğrendik ki, Çernobil’den gelen nükleer bulut meğer bizim çayların üzerinde durmuş uzun süre ve oraya yağmış nükleer yağmur olarak,

Son yıllarda kanserin patlaması boşuna değil ama çok geç,

Veysel Eroğlu’na bunu hatırlatmışlar, Kızmış bu sefer,

"Ne alakası var, Biz bilimsel konuşuyoruz" demiş,

Cahit Aral da o gün bilimsel

konuşuyordu muhakkak,

Ayrıca böyle bir açıklamaya ne gerek var onu anlamıyorum,

Çevre Bakanı hamsilerden mi sorumlu, bu ülkenin halkından mı?

Sorumlu bir siyasetçiyi bırakın, sorumluluk duygusuna sahip herhangi birine bu konuyu sorsanız, "Vallahi bilmiyorum, Tehlike olmayabilir, Ama yine de vatandaşlarımızın Karadeniz’de çıkan su ürünlerini tüketirken dikkatli olmasını tavsiye ediyorum" der, biter gider,

Ama bizde demezler,

Çünkü böyle deyip, milyonların sağlığını, sıhhatini koruyabilirler ama hamsi üreticilerinin oylarını kaybetme ihtimalleri olabilir,

Bizim siyasetçilere göre üç oy kaybetmektense, üç seçmeni tahtalıköye yollamak yeğdir,

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Doğumdan sonra kaç kilo verdiğimizden çok doğurduğumuz çocukla ilgili olduğumuz zaman

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

Erişilebilirlik Araçları