İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Önce FETÖ zannettim

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 28, 2018

Önce FETÖ zannettim

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, çıkıp da “Anneliğin teröre kılıfı yapılmasını göz mü yumsaydık” demeseydi aklımdan geçenler çok farklı olacaktı. Ne mi olacaktı, anlatayım! 699 haftadır, Beyoğlu’nda Galatasaray Lisesi’nin önündeki meydanda oturarak eylem yapan Cumartesi Anneleri’ne şimdiye dek pek dokunulmamaştı. Dokunulmak bir yana, bir kaç yıl önce o sırada Başbakan olan Başkan Erdoğan tarafından kabul edilmişler ve kendilerine kayıp evlatlarının bulunması için devletin çaba göstereceği sözü verilmişti. 699 haftalık eylem bir anlamda rutinleşmiş, alışılmış ve ses getirmez olmuştu. Bu yüzden olsa gerek 700. hafta nedeniyle medyaya mailler, çağrılar yollanmıştı ve Cumartesi Anneleri’nin 700. Hafta eyleminden üç beş satır da olsa söz edilmesini istemişti eylemci anneler. Tam da bu haftada şimdiye dek polisin gözetimi altında yapılan eyleme, polis müdahale etti. Kadınları meydana yaklaştırmadı, gelmek isteyenleri copladı ve biber gazı sıktı. Arbede çıktı. Olanları görünce açıkçası benim aklıma ilk gelen Gezi Olayları öncesinde yaşananlar oldu. O gün de benzer şeyler yaşanmıştı. Günlerdir Gezi Parkı’ndaki ağaçlar kesilmesin diye olaysız bir biçimde nöbet tutan gençlere polis destekli zabıtalar saldırmış, gençlerin çadırları yakılmış, kendileri dövülmüş ve ardından da Gezi Süreci başlamıştı. Yıllar sonra Gezi’yi başlatan zabıta-polis saldırısının bir FETÖ kumpası olduğu söylenmiş ve bunun bilinçli bir provokasyonla Türkiye’yi karıştırma girişimi olduğu açıklanmıştı. Cumartesi Anneleri’ne yapılan coplu biberli müdahaleyi görünce aklıma ilk gelen bu oldu. “Devlet içinde kalan FETÖ artıkları yeni bir Gezi mi başlatmak istiyorlar” diye düşündüm. Neyse ki, böyle bir şey yokmuş. ***

AFFINIZA SIĞINMAK

MHP’nin Af Yasası teklifi hazırlanmış. Devlet Bahçeli’nin Başkan Erdoğan ile hukuku, MHP’nin AK Parti ile olan yakınlığı göz önüne alınınca Af’fın yasalaşmaması imkansız gibi görünüyor. Alaattin Çakıcı’nın açıklamalarına rağmen Af gelme olasılığı yüksek gibi. Bu köşenin eski okurları bilir. 2000 yılındaki Rahşan Affı’na da karşı çıkan tek tük adamdan biriydim. O zaman Rahşan Ecevit’in isteğiyle gündeme gelmişti Af. Aynen bugünkü gibi Af adıyla değil, devlete karşı işlenen suçlar dışındaki suçlara infaz ve erteleme yasası olarak geçmişti Meclis’ten. Yine bugünkü gibi cezaevlerinde yer kalmadığı gerekçesiyle istenmişti bu Af. O günlerde 70 küsur bine ulaşan mahkum sayısı bir anda 40’binin altına düşmüştü. Ve kısa bir süre sonra Rahşan Ecevit, “Ben bu affı garibanlar için istedim ama bütün katiller serbest kaldı” demek zorunda kalmıştı. Salıverilenlerden 20 bini ise bir kaç yıl içinde yeniden cezaevine dönmüştü, yeni suçlar işleyerek. Şimdi yine Af gelecek. “Kader mahkumları” denilerek katiller, teröristler dahil bir sürü mahkum serbest kalacak. Biz bunu 2000 yılında da söylemiştik. Dinleyen olmamıştı. Biliyorum bugün de olmayacak ama biz yine de söyleyelim... En azından günah bizden gitti deriz. ***

TEK SUÇ ALKOL VE HIZ

Bodrum’da bir minibüsü fotoğraflamış haberciler. Lüks minibüsün arkasında, bazen stepne lastiğin koyulduğu yere bir kadın iplerle bağlanmış ve minibüs o haliyle İstanbul’a gidiyor. Kilometrelerce izlemişler, kadın orada bağlı. Ne bir durduran, ne bir soran. Ne yazık ki, Türkiye’de trafik polisi böyle olaylara asla bakmıyor bile. Otomobilin bagajında seyahat eden çocuklar, station wagon otomobilin arkasına tıkış tıkış doldurulmuş insanlar, 5 kişilik araçta 10 kişilik yolculuklar polisin umurunda bile değil. Bizde trafik polisi iki şey yapar. Yola tuzak gibi radar kurar, gece alkol kontrolü yapar. Pek ender olarak da hatalı sollama tespiti. Bunları yapsın elbet, yapmasın demiyoruz ama diğer ihlaller de suç değil mi, onlar da can ve mal kaybına neden olmuyor mu? Ama bizim polisimiz bunlara bakmaz. İlgilenmez bile. Zaten muhtemelen izinli olduğu günde, kendisi de benzer bir şey yaptığı için normal bile buluyor olabilir. ***

MELEMEN

Yıllardır tartıştığımız bir şeyi Vedat Milor sordu sonunda: Menemen soğanlı mı olur, soğansız mı? Vedat Milor ağabeyim, memleketimizin tek gerçek yemek yazarıdır bana göre. Tuğrul Şavkay’ın erken ölümünden sonra tek gurmemiz Vedat Milor... Her ikisi de Mektebi Sultani’den ağabeylerim. Soğanlı mı soğansız mı sorusundan evvel sorulması gereken bir sual daha var aslında: Menemen mi, melemen mi? Her şeyi bilen Murat Bardakçı bile bu konuda tam bir fikir sahibi olamamış. Kimi kaynaklarda melemen, kimisinde menemen. Bunu yıllar önce suyun öteki tarafından gelen anneanneme sormuştum. “Melemen” demişti. Yediğim en güzel “melemen”ler onundu ve soğansız yapardı. Hala tadı damağımdadır. Kimbilir belki o zamanlar domatesler lezzetliydi. Ne adı kesin, ne de tarifi kesin bir ulusal yemek. Galiba en iyisi soğanlı olanına “menemen”, soğansız olanına ise “melemen” demek. KLASİK TARİF Bizim evde en çok yapılan yemektir muhtemelen melemen. Kızım da pek sever. Gece yarısı beni yataktan kaldırır, “Fadik bir melemen yapsan da yesem” diye. Gece yemediyse sabah mutlaka ister. Bizim melemene asla soğan koymayız. Küçük bir sahana zeytinyağını koyarım. Sonra bir diş sarımsağı soyup, bıçakla ezer ısınan yağın içine atarım. Sarımsak kızarınca yağdan çıkarır ve önceden ince ince doğradığım yeşil biberleri yağa boca ederim. İki çeşit biber kullanırım. Biraz kıl biber dedikleri ince biberlerden, biraz da daha iri ve etli olan yeşil biberlerden. Biberler kızarmaya başlayınca kaşığın ucuyla az biraz biber salçası eklerim. Biberler çok yumuşamadan üzerine ince doğranmış yarım domates ve bir kaşık da yazdan hazırlayıp kavanozlara doldurduğum domates püresini eklerim. Şöyle bir çevirdikten sonra üzerine iki yumurta. Yumurtalar önceden çırpılmayacak. Domates ve biberlerle birlikte çevrilerek 45 saniyede pişirilecek. Sonra da üzerine az pul biber. NEOKLASİK TARİF Aslında çok da farklı bir şey değil. Yumurtaların kırılma aşamasına kadar her şey aynı. Ancak yumurta domates ve bibirlerin içine kırılmayacak. Ayrı bir kapta su kaynatılacak. Yumurtalar kaynar suyun içine, çılbır yapar gibi kırılacak. 1 dakika sonra süzgeçle alınacak ve kavrulmuş domates biberlerin üzerine koyulacak. ***

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Çöken ekonomilerin altında kalanın hükümetler değil ülke olduğunu anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Milli piyango mu bu!
Köşe Yazıları
Milli piyango mu bu!

Fatih Altaylı

Temmuz 7, 2026

CHP, beis ve yeis
Köşe Yazıları
CHP, beis ve yeis

Fatih Altaylı

Temmuz 6, 2026

Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!
Köşe Yazıları
Fikir açıklamama özgürlüğü yok mu!

Fatih Altaylı

Temmuz 5, 2026

  • Videolar

Tümü
Yunan metin çevirilerinin bilime katkısı görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Celal Şengör & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimYunan metin çevirilerinin bilime katkısıShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 05:01 Solvay Konferansı fotoğrafı 07:11 Solvay Konferansı fotoğrafı bugün çekilebilir mi? 10:36 İrlandalı keşişlerin kopyaladığı eski metinler 13:52 Aristo ve doğa bilimleri 24:32 Hrıstiyanlar nasıl gelişim gösteriyor? 27:53 Modern bilimin başlangıcı 35:44 Galile'den önceki bilim adamları problemleri fark edemediler mi? 38:09 İslam dünyasının geçmiş dönemde bilimde Batı'dan geride kalmasının sebepleri 46:50 Kapanış #işbirliği
Temmuz 5, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Koleksiyoner Mehmet ÇebiFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Ömürlük koleksiyonu 1,5 yılda yaptım!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:28 Saat koleksiyonu işi nereden çıktı? 19:01 Hangi saat markalarına sahip? 23:53 Koleksiyonerlik pahalı bir iş mi? 29:47 Türk hat sanatı hak ettiği yerde mi? 42:20 Murat Bardakçı'nın "Türk resmini sanattan saymam" cümlesi 51:15 Eserin değerini nasıl belirliyor? 1:05:07 Pandemi döneminde eserlerin fiyatları neden yükseldi? 1:08:36 Çatı Müze işi ne durumda? 1:19:20 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 5, 2026
"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Ajda Pekkan ve Manifest Kuşağı"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:15 Deniz Göktaş'ın stand-up gösterisi 03:27 24 Haziran 2026 Scorpions İstanbul konseri 06:50 Kars'taki Gastronomi Film Festivali 08:36 Dua Lipa'nın evliliği 10:21 Fatih Altaylı evlilik hakkında ne düşünüyor? 13:28 Manifest grubu 17:02 Yaz ayındaki konserler 30:51 Fatih Altaylı'nın yakın tarihteki dünya hakkında düşünceleri 36:18 Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filmi 36:40 İstanbul Caz Festivali 37:41 Fatih Altaylı dizi-film izliyor mu? 40:03 Kapanış #işbirliği
Temmuz 2, 2026