İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?

  • Olmayacak dua

  • Kara para aklıyorsa formada işi ne!

  • Nefes aldıran etkinlik: Contemporary Istanbul

detail banner reklam

Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 23, 2026

Yazı İçeriği

  • Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?

  • Olmayacak dua

  • Kara para aklıyorsa formada işi ne!

  • Nefes aldıran etkinlik: Contemporary Istanbul

Milyarlarca dolarlık “dolandırıcılık” fonlarına yönelik operasyonların başlaması ve bu fonlardaki “önemli” isimlerin AK Parti örgütleri ile bağlantılarının ortaya dökülmesinin ardından Adalet ve Kalkınma Partisi Ekonomi İşleri Başkanlığı’ndan Sermaye Piyasası Kurulu’nun görev ve yetkilerini hatırlatan “gülünç” bir paylaşım yapıldı.

Paylaşımı gülünç hale getiren üç nokta vardı: 1. Sanki iktidarda başka parti varmış gibi, iktidara SPK ile ilgili bir uyarı yapılıyordu. 2. Operasyonlar başlamadan önce yapılması gereken uyarı operasyonlar başladıktan sonra yapıldığı için öğleden sonra günaydın demek gerekiyordu. 3. Dolandırıcıların AK Parti ile bağlantıları ortadaydı ve bu tiplerin ve benzerlerinin partiden temizlenmesi ile ilgili bir adım da atılmamıştı.

Tabii asıl soru şuydu: Bu fonların bir borsa dolandırıcılığı mekanizması haline geldiği bilindiği halde niye bugüne kadar bunlara göz yumulmuştu, ne değişmişti de düğmeye basılmıştı?

Bu sorunun yanıtını bulabilmek için Saray’a ve ekonomi yönetimine yakın bazı isimlerle konuştum.

Aldığım bilgiler ilginç.

Ekonomi yönetiminde ve haliyle Mehmet Şimşek’te, bu fonların varlığından ve çalışma biçiminden uzunca bir süredir duyulan rahatsızlık geçtiğimiz bahar aylarında artmış ve ciddi bir tedirginliğe dönüşmüş. Hormonlu ve sahte biçimde büyüyen fonların bankacılık sistemini bile tehdit eder hale gelmesi üzerine ekonomi yönetimi ciddi uyarılarda bulunmaya başlamış.

En nihayetinde geçtiğimiz nisan sonunda bu konuda adım atılması kararı alınmış ve ekonomi yönetimine yetki verilmiş. İlk değişiklik, AK Parti Ekonomi işleri Başkanlığı’nın Basra harap olduktan sonra hedef aldığı SPK’dan başlamış. SPK Başkanı değiştirilmiş. Bank Asya kökenli meşhur Ali Fuat Taşkesenlioğlu’ndan sonra gelip 4 yıldır görev yapan İbrahim Ömer Gönül’ün yerine maliye kökenli Mahmut Sütçü getirilmiş.

Yani aslında bu fon rezaletine karşı adımlar bahar aylarında atılmaya başlanmış ama “zincirleme bir reaksiyona” neden olmamak için “siga siga” yürütülmesi planlanmış. Ancak bu arada bilgi sızıntıları olmaya başlayıp, fon yöneticileri mal kaçırma ve hatta kendilerini de kaçırma yolunda adımlar atmaya başlayınca operasyon mecburen hızlandırılmış.

“Bu operasyonun AK Parti ve iktidar içindeki kliklerin çekişmesi olduğu söyleniyor” diye sordum.

Aldığım yanıt ilginçti. “İktidar içi çekişmeler her zaman olur ama bu operasyon öyle bir şey değil. Tam aksine doğrudan Beyefendi’nin onayı ve desteği ile başladı. “Nereye giderse gitsin, kime giderse gitsin” diyen bir iradenin desteği var” yanıtını aldım.

Doğrusunu isterseniz, “Kime giderse gitsin” cümlesini çok da inandırıcı bulmamıştım. Sonra dün akşam saatlerinde Emre Tezmen, Serdar Turhan, Alper Öztürk ve Alkin Brothers tutuklanınca içimde bir umut belirdi.

Olmayacak dua

Mehmet Şimşek, New York’ta her zaman olduğu gibi Türkiye’ye yatırım çağrısı yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da her ABD seyahatinde olduğu gibi dev şirketlerin CEO’ları ile bir araya geldi, Türkiye’nin yarattığı fırsatları anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bunu hemen her yıl tekrarlıyor. Ancak darbe girişimi sonrası ABD’de yaptığı böyle bir toplantı sonrası dönemin İletişim Başkanlığı bir felakete imza atmış ve toplantıya katılan CEO’lara 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin anlatıldığı bir kitap dağıtmıştı. Kitap sokaklardaki görüntüler ve ordusunun bile ele geçirildiği ve ayaklanmaya hazır olduğu izlenimi uyandırıyor, içindeki görüntülerle öylesine kötü bir ülke imajı çiziyordu ki sanki yatırımcılara “Siz bakmayın söylenenlere, bizim memleket böyle bir yer” demek için hazırlanmış bir komplo gibiydi ve yabancı iş insanlarını şaşırtmış, Türk iş insanlarını ise üzmüştü.

Neyse ki artık iletişim konusunda çok daha makul bir çizgideyiz.

Ancak dış yatırım çekme konusunda ne yazık ki, bir düzelme, bir iyileşme göremiyoruz.

Mehmet Şimşek ne kadar çağrıda bulunursa bulunsun, işler o yönde ilerlemiyor.

Birkaç gün önce Türkiye’nin “unicorn”u sayılabilecek firmalardan birinin yöneticileri ziyaretime geldi.

Bir süredir yabancı fonlarla görüşüyor ve yatırım almaya çalışıyorlardı. Zaten görüşmelerini tamamlayıp yurt dışından da yeni gelmişlerdi.

“Nasıl gitti?” diye sordum.

“Abi, kötü gitti desek kötü değil, iyi gitti desek iyi değil” dediler. Şirketle ilgili bir sorun yok. Ancak yabancı yatırımcılar şöyle bir talepte bulunmuşlar, “Biz sizden hisse alırız ve uzun vadeli bir anlaşma yaparız. Biz gelince bir süre sonra başkaları da gelecektir. Ama sizinle Amerika veya İngiltere’de bir şirket kuralım. Türkiye’deki şirketin sahibi bu şirket olsun. Biz Türkiye’deki şirkete değil bu şirkete ortak olalım.”

Meğer son dönemde pek çok yabancı ortaklık aslında bu yolla gerçekleşmiş.

“Son dönemde sadece bir şirket bunu kabul etmedi ve yabancıları Türkiye’deki şirkete ortak olmaya ikna etti ama diğer hepsi böyle.”

“Kabul ettiniz mi?” dedim.

“Abi etmedik. Ağırımıza gitti böyle bir teklif. Ama acil ihtiyacımız olsa mecbur kalabilirdik. Türkiye’ye kimse gelmek istemiyor, biz bunu gördük” dedi.

Bunu Mehmet Şimşek’in görmüyor olması mümkün değil.

Ama o yine de “Amin” diyor.

Kara para aklıyorsa formada işi ne!

Hafta sonunda Trabzonspor-Galatasaray maçını bir dostumun evindeki yemekte izledim. Maçtan daha fazla dikkatimi çeken ise Trabzonspor’un stadının adı ve takımın formasındaki ana sponsor oldu.

Trabzonspor’un stadının adı Papara Park, takımın göğüs sponsoru ise Papara.

Papara kim?

Geçen yıl “yasa dışı bahis paralarının aktarılması ve aklanmasında kullanıldığı” gerekçesi ile devletin el koyduğu ve kurucusu Ahmet Karslı’yı içeri atarak 28 yıla kadar hapis istemiyle yargıladığı bir ödeme sistemi.

Karslı o dönemde “Bir kısım sızıntı olabilir. Ama biz yakaladıkça dışarı atıyoruz. Bu konuda üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız” demiş ama tutuklanmaktan kurtulamamıştı. Daha sonraki süreçte BDDK Papara’nın lisansını iptal etmiş, TMSF’nin itirazı üzerine lisans geri verilmişti.

Papara’da ne yapıldı, alınmayan ne güvenlik önlemi alındı da artık bahis işlerinde kullanılmıyor, bilmiyoruz. Yapılıp yapılmadığını, alınıp alınmadığını da bilmiyoruz.

Ancak “suça bulaştığı” iddiasıyla devletin el koyduğu bir kuruluşun, Türk sporunun en büyük kulüplerinden birinin formasında yer almasını garipsiyorum doğrusu.

Bildiğimiz kadarı ile Papara Trabzonspor’a hem stat hem de forma sponsorluk paralarını 2 yıl önce peşin peşin ödedi.

Bu durumda o formada bir reklamın kalmasına gerek yok. O ismin oradan çıkarılması Trabzonspor’u mali açıdan bir zarara uğratmayacak.

Hatta belki başka bir sponsor bularak yeni bir gelir de elde edebilir.

Ama devletin suçlu gördüğü için el koyduğu ve “Kara para aklamakta kullanılıyor” dediği bir kuruluşun adının hâlâ spor sahalarında olması bence hiç ama hiç doğru değil.

Nefes aldıran etkinlik: Contemporary Istanbul

Dün CI’nin yani Contemporary Istanbul’un ön gösterimi vardı.

21 yıldır Türkiye ve dünyadan yüzlerce galeri, binlerce sanatçı İstanbulluların karşısına bu etkinlikle çıkıyor. Değerli Rabia-Ali Güreli bu şahane işi 21 yıldır her ne olursa olsun inatla sürdürüyorlar.

Ben de yıllardır bu etkinliği dört gözle bekliyorum.

Neden mi!

Bana Türkiye’nin hâlâ medeni dünyanın bir parçası olduğu veya olabileceği izlenimini verdiği, tatsız ve karanlık gündemden bir kaç gün ya da birkaç saatliğine de kaçma fırsatı tanıdığı, çağdaş ve modern bir Türkiye’de yaşamaya devam ettiğim gibi belki de bir halüsinasyona kapılmama neden olduğu için bir yıl boyunca Contemporary Istanbul’u bekliyorum.

Birkaç yıldır Fettah Tamince’nin de desteği ile Tersane İstanbul’da yapılan Cİ, Tersane İstanbul’a, Tersane İstanbul da Contemporary Istanbul’a çok yakışıyor.

Dün de heyecanla beklediğim bu sergiye gittim, bugün de ve hatta yarın da gideceğim. Öncelikle Tersane İstanbul’a neredeyse 1 yılı aşkın süredir gitmiyordum. Görünce şaşırdım. Büyük oranda tamamlanmış ve şahane bir dönüşüm geçirmiş. Haliç kıyısına çok ama çok yakışan bir yer olmuş. Başta 7 Mehmet olmak üzere çok iyi lokantalar, alışveriş merkezi, şık dükkanlar, konutlar var. Bir yandan modern olmuş, bir yandan tarihi korunmuş. Eleştiriler var mı, var elbette var ama bana göre çok güzel bir yer olmuş ve daha da olacak gibi duruyor. Haliç’e ve İstanbul’a değer katmış.

Çalışmayan bir tersane olarak mı kalsaydı, böyle mi daha iyi sorusunun yanıtını size bırakıyorum.

Tersane İstanbul’a ayrı bir değer katan Contemporay Istanbul’a dün işten çıkıp biraz da geç gittiğim için tamamını gezemedim. Aslında “Instagram”cılar gelmeden ağız tadı ile görmek istiyordum ama sosyetemiz bile Instagramcı olmuş onu gördüm. Neyse bir şey demeyeyim.

Yarım yamalak da olsa gezebildiğim CI’da en ilgimi çekenlerden biri, Niki de St. Phalle’in küçük bir heykeli oldu. Son olarak 2014 yılında Paris Grand Palais’deki sergisini gezip bir kez daha hayran kaldığım sanatçının küçük de olsa bir heykeline sahip olabilme fikri çok güzeldi ama fiyatını sormaya dahi cesaret edemedim.

Son dönemde çok “moda” olan Ayla Turan’ın son yaptıklarını görmek için uğradığım PG Gallery’de ise Emre Namyeter’in tarzını tazeleyerek yaptığı bakır titanyum karışımı ve eski eserlerinden esintiler taşıyan heykeline bayıldım. Keşke evime sığacak boyutta olsaydı diye düşündüm.

Epey yabancı galeri yine gelmişti. Bunlar arasında İspanyol galeriler çok dikkatimi çekti. Bugün gidip daha yakından inceleyeceğim. Daha geniş izlenimlerimi hem burada hem de Teke Tek Sanat’ta Bedia Ceylan Güzelce ile yapacağımız programda paylaşırım. Arzu ederseniz tabii.

Ne zaman insan oluruz?

Siyasette güvenilir insan sayısı arttığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kayyum kızdı, kayyum atandı
Köşe Yazıları
Kayyum kızdı, kayyum atandı

Fatih Altaylı

Ekim 14, 2026

Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?
Köşe Yazıları
Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?

Fatih Altaylı

Ekim 13, 2026

Toptan geçme fırsatı kaçtı
Köşe Yazıları
Toptan geçme fırsatı kaçtı

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026