İstanbul 16°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Kurt kuzuyu yemeye karar verince

  • Git bunları TRT’ye sor

  • Devekuşu bakanlığı

  • Bakan suçlu da, onu oraya oturtan sistem masum mu!

  • Başımızın üstü, enkazımızın altı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Kurt kuzuyu yemeye karar verince

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ocak 27, 2025

Yazı İçeriği

  • Kurt kuzuyu yemeye karar verince

  • Git bunları TRT’ye sor

  • Devekuşu bakanlığı

  • Bakan suçlu da, onu oraya oturtan sistem masum mu!

  • Başımızın üstü, enkazımızın altı

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Git bunları TRT’ye sor

Merak etmeyin, başlıktaki hikayeyi anlatmayacağım. Bildiğinizi var sayıyorum.

Sadece durumun özeti bu olduğu için başlığa koydum.

Menajer Ayşe Barım, önce tekelleşme iddiası ile, ardından bazı işadamlarının ilişkilerini gölgelemek için ajansına bağlı isimler arasında sahte aşklar yarattığı iddiaları ile yıpratıldı.

Sonunda hiçbirinden bir şey çıkmayınca, “Gezi protestolarına” destek verme suçlamasıyla karşı karşıya kaldı.

12 yıldır bu konuda tek bir soru, tek bir suçlamaya maruz kalmayan, Gezi Davası denilen ucubede adı bile geçmeyen kadın bir anda “Gezi planlayıcısı” oldu.

Şimdi ajansına bağlı oyuncular teker teker “adalet saraylarına” davet edilip Barım hakkında sorulara muhatap oluyorlar.

Tüm bunlara paralel olarak memleketin köklü yapım şirketlerinin hemen hepsine Rekabet Kurulu incelemesi sürüyor ki, son derece şaşkınlık verici.

Şaşkınlık verici çünkü Türkiye’de rekabetin en sert ve en görünür olduğu yerlerden biri dizi sektörü.

Her gün rating karnesi alan onlarca yapım şirketi kıyasıya mücadele ediyorlar.

Her bir rating altın değil pırlanta değerinde.

Kanalların ve yönetimlerinin geleceğini belirliyor, yapım şirketlerinin milyonlarca dolar kâr veya zarar etmesine neden oluyor.

Üstelik Türkiye’de tutan dizilerin büyük bölümü yurt dışında da ilgi görüyor ve esas geliri yurt dışından elde ediyor.

Ancak yapım şirketlerine Rekabet Kurulu soruşturması garip bir yere evrilmiş durumda.

Şirketlerin yılların tecrübesi ile edindikleri iş yapma yöntemleri, bağlantıları, iş ilişkileri özetle “know how”ları Rekabet Kurulu vasıtası ile ele geçiriliyor.

Bu şirketlere sorulan soruların rekabet ile falan alakası yok.

Doğrudan milyonlar değerindeki bilgi birikimleri talep ediliyor.

Yapımcılar bu bilgilerin alınıp TRT veya iktidara yakın kanallara, yurt dışına satılma ve para kazanma ihtimali olmayan vurdulu kırdılı erkek dizileri ya da propaganda maksadı ile üretilmiş tarih dizileri dışında üretim yapamayan dizi yapımcılarına peşkeş çekilmesi ihtimalini değerlendiriyorlar.

Bu ihtimal gerçek dahi olsa sonuç vermez.

Sonuçta yapımcı dediğin şeyin sermayesi de know how’ı da kafasında.

İnternetten atom bombası yapımını okuyan birinin atom bombası yapma ihtimali ne ise, bu yolla dizi yapmayı öğrenen bir yapım şirketinin iyi iş çıkarma ihtimali de o kadar.

Tüm bu işlerin nedeninin işleri kötü giden iktidara yakın bazı kanalların yöneticilerinin baskısı sonucu olduğu da ortalıkta dolaşan iddialar arasında.

Bu da “Dizi sektörüne çökmek istiyorlar” iddialarını arttırıyor.

Açık söyleyeyim bunu ilk düşünen ve yazanlardanım ama yapımcılarla yaptığım konuşmalar bunun pek de mümkün olmadığını gösteriyor.  

Ama sektörü iş yapamaz hale getirip, uluslararası etkinliğini yok etmek için yapılıyor olabilir.

Bunu ABD’nin talebi üzerine daha önce FETÖ denemişti.

Çünkü Türkiye’nin bu diziler üzerinden Arap ülkeleri üzerinde kültürel etkinlik kurmasından rahatsızlardı.

Bugün de aynı şey bir kez daha farklı yöntemle deneniyor olabilir!

Ne demiştim darbe girişiminin hemen ardından.

“FETÖ biter, METÖ başlar.”

Bu ülkede ihanet bitmez.

Ayşe Barım ve sanatçılarının Gezi soruşturmasına dönersek.

Bence iktidarın en büyük korkusu Gezi.

Bir yenisi olmasın diye gözdağı veriyorlar.

Mesele oyuncu tekeli değil hâlâ anlamadınız mı!

Yapımcılar bir yandan da “Onu niye oynattın, bunu niye oynatmadın” diye saçma sapan bir sorguya muhatap oluyorlar.

Ortamı fırsat bilen, ya yeteneksizliği ya huysuzluğu nedeniyle iş bulamamış birkaç oyuncu da hemen ortaya atlayıp suçlamalara katılıyor ve abuk sabuk iddialar ortaya atıyor.  

Oysa sektörün yetenekli yeni yüzler sıkıntısı çektiğini izleyicide karşılığı olan birilerini bulabilmek için kırk takla attığını gayet iyi biliyorum.

Ama artık iş öyle bir hale gelmiş ki, iktidarın hassas noktasından yakalamak için “inançlı olduğu için” iş alamadığını söyleyen palavracılar bile çıkmış ortaya.

Ayrıca da yapım şirketi istediğini oynatır sana ne, kime ne!

Oynattığı oyuncu bir halta yaramıyorsa işi ve parası batacak olan o.

Ne hakla böyle bir soru sorarsın.

Aptal oğlunu ya da kızını ya da yeğenini şirketinde işe sokan ve şirketi batıran iş insanına bunu sorabiliyor musun!

Adı üstünde özel sektör.

Haaa, bunu sorman gereken yer var.

Hadi gidin sorun Kamu’ya.

İlle de yayıncı olsun diyorsanız kamu yayıncısına.

Kime dizi yaptırıyor, kaça yaptırıyor, sektör ortalamasına göre pahalı mı yaptırıyor, ucuz mu yaptırıyor ve hangi oyunculara rol verdiriyor ya da verdirmiyor.

Bu sorunun sorulabileceği tek yer TRT’dir.

Çünkü senin benim paramla iş yapan yerdir orası.

Bunu TRT’ye sormayacaksın, soramayacaksın sonra gidip özel sektöre hakkın olmayan her şeyi sorup yanıt isteyeceksin.

Bunu da “rekabet” arkasına saklayacaksın.

Hadi canım siz de!

Kim inanır buna…

Devekuşu bakanlığı

Biliyorsunuz bir süreden beri gıdalardaki tarım ilacı artıklarından söz ediyor ve bunların denetlenmemesinin büyük bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü belirtiyorduk.

Medyada benim gündeme getirdiğim ve sonrasında herkesin destek verdiği olay toplumsal bir meseleye dönüştü ve çok ciddi tepkiler ortaya çıktı.

Ve tüm bunların sonucu olarak Tarım ve Orman Bakanlığı, özellikle çocuklarda kanserojen etkisi açık bu pestisit meselesinin toplumda rahatsızlık yaratmasını engellemek için harekete geçti.

Tarım ürünlerinde pestisit bulunup bulunmadığını anlamak için yapılan test ücretlerine yüzde 400 zam yaptı.

Yetkili laboratuvarlarda 1000 TL olan pestisit analizi fiyatlarını 4300 TL’ye çıkardı.

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı kuruluşlar eğer bu fiyat tarifesine uymazlar ise yaptırımla karşı karşıya kalacaklar.

Dün 4000 liraya 4 ürünü test ettirebilirken 1 Şubat’tan itibaren ancak 1 ürün test ettirebileceksin.

Bak sen şu işe.

Enflasyonla mücadele eden ülkede zorla zam.

Hem de yüzde 430.

Niye!

Halk tedirgin olmasın diye.

Halk sağlığını devletten daha çok düşünen sorumlu vatandaşlar bu testi bol bol yaptırıp, halkı uyaramasın diye.

Test yapılmayınca pestisit oranının yüksek olduğu belirlenemeyecek.

Belirlenemeyince açıklanamayacak.

Açıklanmayınca halk tedirgin olmayacak.

Zehirlendiğinden haberi olmayan millet, bakanlığa tepki gösteremeyecek.

İyi politika değil mi!

Buna rağmen test yaptırmaya devam eden olursa onu da “Gezi destekçisi” diye içeri alırsın, sen sağ ben selamet.

Çocuklar kanser olmuş kime ne!

Hasta garantili Şehir hastanelerine onca para boşuna mı verilsin!

Bakan suçlu da, onu oraya oturtan sistem masum mu!

Kartalkaya’daki felakette sorumlunun kim olduğunu AKP’li politikacılar da, iktidarın İl Özel İdaresi de söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı. Tartışmasız, net!

Ancak ben de ilk günden beri söylüyorum.

Mesele sadece bir bakanlık değil, asıl sorun iktidarın kafa yapısı.

Yasa yapamadığını defalarca gördüğümüz, yaptığı her yasayı defalarca düzelten, daha birkaç yıl önce “en şahanesi” diye yaptığı Anayasa’yı şimdi bir daha değiştirmeye çalışan AKP’nin doğru düzgün yönetmelik yapması mümkün mü!

İşte görüyorsunuz, yetkinin Kültür ve Turizm Bakanlığında olduğu çok açık ama Bakanlığın yönetmeliği de yangın konusunu doğru düzgün ele almıyor.

Belediyenin yetkisi yok.

Yetkili bakanlığın da bu konuyla ilgisi yok.

Tam bir Allah’a emanet durum.

Niye!

Çünkü sallapati iş yapan bir iktidar var.

Kakistokrasi dediğim zaman kızıyorlar ama durum tam bu.

Ehliyetsiz ellere verilmiş bir yönetim.

Bakan’a kızıyorsunuz.

“Sektörde iş yapan biri bu görevi nasıl yapabilir” diye.

Doğru, haklısınız.

Peki Bakan o koltuğa zorla mı oturdu, gasp mı etti!

Yooo…

Atandı.

Oturtuldu.

Onu o koltuğuna oturtan sisteme niye kızmıyorsunuz!

Mesele Bakan mı, yoksa sistem mi!

O oteli Bakan yakmadı.

Ama bu çarpık, hatalı sistem yaktı.

Bakan neden değildir, sonuçtur.

Tıpkı yangın gibi.

Başımızın üstü, enkazımızın altı

Konya’da yıkılan bina konusu kapandı gitti. 

Altında 5 kişi kaldı, 2’si öldü. Konuşan yok. 

Can kaybının az olmasının nedeni, binanın altındaki lokantanın çalışanlarının akıllı davranması. 

Lokantada fayansların dökülmeye başladığını görünce hemen üst katlara çıkıp apartman sakinlerini uyarıp apartmanı boşaltıyorlar ve ardından bina çöküyor.

O çalışanlar olmasa belki bugün 50 ölüden bahsediyor olacaktık. 

Peki bu yıkımın bir Türkiye gerçeğini ortaya çıkardığının farkında mısınız! 

Binanın altındaki lokantada çalışan ve milleti uyaranların ikisi de Suriyeli.

Binada enkazın altında kalan 5 kişiden kurtulan 3 kişi de, hayatını kaybeden iki kişi de Suriyeli. 

Ve Suriyelileri bağrına basan, başımızın üstünde yeri var diyenlerden çıt yok. 

Başımızın üzerinde yerin olanların enkazın altında olmalarından duyulan en küçük bir üzüntü yok.  

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Yapmamız gerekeni yapacak onura sahip olduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?
Köşe Yazıları
Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?

Fatih Altaylı

Ekim 13, 2026

Toptan geçme fırsatı kaçtı
Köşe Yazıları
Toptan geçme fırsatı kaçtı

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2026

7 Mehmet ve Tersane İstanbul
Köşe Yazıları
7 Mehmet ve Tersane İstanbul

Fatih Altaylı

Ekim 11, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026