İstanbul 10°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Veled-i Şahi için mi!

  • Cezaevinde çifte kabus

  • Seçil Erzan mektubu 3: “Hatalıyım, hayır diyemedim”

  • İyiyim

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Veled-i Şahi için mi!

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Mart 6, 2026

Yazı İçeriği

  • Veled-i Şahi için mi!

  • Cezaevinde çifte kabus

  • Seçil Erzan mektubu 3: “Hatalıyım, hayır diyemedim”

  • İyiyim

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İran Türkiye’ye roket attı diye haber yayılınca panikleyenler hemen aramaya başladılar.

“İran bizi de mi savaşa sokmak istiyor?” diye.

“İran bize roket falan atmaz. Türkiye’yi olaya sokmaya çalışan Amerika veya İsrail atmıştır o füzeleri” dedim arayanlara.

Yanılmışım.

Füzeler İran’dan atılmış ama bize değil, Kıbrıs’a ve başka Amerikan hedeflerine imiş. Sadece ABD, füzeleri Türkiye üzerinde düşürmüş.

Bölgede İran’ın saldırması muhtemel son ülkeyiz. Mevcut politikamızı sürdürdüğümüz müddetçe de İran bize saldırmaz.

Ama Azerbaycan’ın İsrail ile olan yakınlığı göz önüne alınırsa, Azerbaycan hedeftir.

İlginç olan ise Katar’ın da İran’ın hedefinde olması.

Katar, İran’la dalaşmamak için, yıllardır petrol ve doğalgaz sahalarının bazılarını İran’a bırakmak dahil her türlü tavizi verdi.

Fakat CENTCOM’un en büyük üssüne ev sahipliği yapınca hedef olmaktan kurtulamadı.

İran, çok doğru bir strateji ile Körfez ülkelerini ve haliyle onların ekonomilerini de vuruyor.

Ortadoğu’nun İsviçre’si olma iddiasındaki Emirlikler ve özellikle Dubai, Ortadoğu’da İsviçre olmanın pek de mümkün olmadığını anladı.

Körfez ekonomileri savaşın faturasını ödüyor.

Belli ki ödeyecek de!

Türkiye’deki bazı “iyimser” yorumcular “İran bu savaşı kazanır” yorumları yapıyorlar.

Trump nefreti ile dolu olduğumuz için bu yorumlar normal.

Ama gerçekçi değil.

İran bu savaşı kazanamaz.

Ama İran bu savaşı kaybetmez de.

ABD, PKK uzantısı Kürtleri devreye sokacakmış.

Sokar. Ne zaman devreden çıkardı ki zaten.

ABD, İran’daki Azeri Türklerden faydalanır diyenler var.

Yanılıyorlar. İran’daki Türkler, en az Farslar kadar İranlıdır.

İran zorlanır, aç kalır, parasız kalır ama direnir.

Üstelik tüm bunlar rejimi de güçlendirir, hesap vermezliğine katkı sağlar.

Hele hele İran’da insan haklarına saygılı bir demokrasi yerine, Amerika’nın yeni “iti” olacak bir Veled-i Şahi’yi iktidara taşımaya kalkarsanız, İran direnir.

Zaten ilk gün söylediğimiz gibi, burada asıl mesele İran değil Çin.

İran’la derdi olan İsrail fırsatçılığı ayrı mesele.  

Cezaevinde çifte kabus

Herhalde bugün cezaevindeki en tedirgin tutuklu Menderes Utku olsa gerek.

Kim olduğunu hatırlamayanlar için hatırlatayım, İstanbul’daki “Clubhouse” adlı spor salonu, bir gizli tanığın “Orada uyuşturucu kullanılıyor” ifadesi üzerine basılan, ne spor salonunda ne evinde ne de herhangi başka bir yerinde uyuşturucunun izine rastlanan ama yine de tutuklanan kişi Menderes Utku.

Tutuklanmasının nedeni, muhtemelen Bebek Otel’in ve Stay otellerinin sahibi Muzaffer Yıldırım ile eskiden ortaklık yapmış olması.

Oysa tanıyanlar biliyor ki, Yıldırım ile Utku’nun ortaklığı sinemaların satışından sonra bitmişti ve hatta araları pek de iyi değildi.

Bundan ayrı olarak zaten Menderes Utku’yu tanıyan herkes bilir ki, uyuşturucu muyuşturucuyu bırakın, Menderes Utku, kırmızı ışıkta bile geçmeyecek kadar kuralcı biridir. Oradan böyle bir şey çıkmaz.

Neyse meselemiz bu değil.

Utku bir süre önce Lübnanlı bir kızla evlenmiş ve 1 yıl kadar önce de bir çocukları olmuştu.

Menderes Utku tutuklandıktan sonra, eşi Sura da önceki hafta birkaç günlüğüne Lübnan’a, ailesinin yanına gitmiş.

Ve şansızlığa bakın ki, tam o sırada İsrail ve ABD İran’a saldırmışlar, sonrasında da İsrail Lübnan’ı vurmaya başlamış.

Şimdi Menderes Utku Silivri’de hapiste, eşi ve çocuğu ise ateş altındaki Lübnan’da mahsur kalmış durumda.

Cezaevindeki biri için bundan daha vahim bir şey olamaz.

Sevdikleriniz zor durumda ve siz onların yanında olamıyorsunuz, yanlarında olmayı bırakın bir şey yapamıyorsunuz.

Bu durum Utku’yu tutuklu olmaktan çok daha fazla yıkmıştır eminim.

Seçil Erzan mektubu 3: “Hatalıyım, hayır diyemedim”

Galatasaray ve Fenerbahçeli futbolcu ve teknik adamlarla girdiği parasal ilişkiler sonucu 102 yıl hapse mahkum olan Seçil Erzan’ın mektubuna kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Bir kez daha tekrar edeyim.

Erzan’ın tüm bu olan bitende suçsuz olduğunu söylemeye çalışmıyorum.

Sadece olayların bize anlatılanlardan farklı olduğunu, Erzan’ın dolandırıcı değil, bir anlamda dolandırılan olduğunu, bir banka müdiresinin yapmaması gereken hatalar yaptığını ama buradan maddi kazanç elde etmeyi değil, yakın olduğu kişileri hoş tutmaya çalışmak gibi boş bir gayretin içinde bu davranışları sergilediğini ve aldığı ceza ile eylemlerinin denk olmadığını anlatmaya çalışıyorum. Ve Seçil Erzan’ın bu tavrından neredeyse herkes bir şekilde yararlanmış.

“Fatih Bey,

Tercüman Mert’in yakın arkadaşı Hande Sümertaş’tı. Sümertaş uzun yıllar Fatih Terim’in asistanlığını yapmıştır. Benden 50 bin USD’ye karşılık 75.000 USD’yi kayıtdışı olarak almış, Mert Çetin de Muslera’yı ikna edip, başka yabancı futbolcuları da ikna etmeye çalışmış, onların aldığı faizlerden komisyon alıp, bu paralar ile ev almak için emlakçılar ile yaptığı yazışmalar sabittir.

Nisan’dan Ekim ayına kadar Semih Kaya ve Ayhan Akman’ın benden çok yüksek getiriler ile geri aldıkları paraların anapara artı faizlerini ödedim. Bunları öderken ailemin son kalan gayrimenkullerini sattım. …..

Fatih Terim’e ödemeler yaptım.

Bu ödemeleri yapabilmek için borçlandım, arabamın bagajında 3,5 milyon dolar para varken, maaşım yattığında ödenmek üzere 5.000 TL borç aradığım mesajlar bilirkişi raporunda çıktı.

Evet hatalıyım, kusurluyum. Hayır diyemedim. Benzer faizler almak için gelen herkese akıl almaz faizleri ödemeye devam ettim.

‘Her zaman senin yayındayız, senin için canımızı veririz’ diyenlere inandım, güvendim.

Şimdi hepsi ‘Bankaya para yatırdık, aldatıldık’ diyorlar.

Maddi gerçek bu değil Fatih Bey.

Temel bankacılık uygulamalarının tamamen dışında, kayıtdışı alıp verme yöntemiyle, sokak aralarında kafelerde, hiçbir finansal piyasadan elde edilemeyecek getirileri elde etmek için yapılan bu işlemlerde kişilerin iradelerini yanıltmam mümkün değildir. Bu kişilerin finansal okuryazarlık seviyeleri oldukça yüksektir. Bu becerilerini kanıtlayan deliller dosyada ve raporlarda mevcuttur. Kandırılma, aldatılma söz konusu değildir.

Hepsi bankanın en üst yönetimini tanıyor, şahsi telefonlarını biliyorlardı.

Ulaşacak seviyedeydiler.

Fona para yatırdığını iddia edip, benden şahsi borç senedi aldılar. Dünyanın neresinde böyle bir uygulama görülmüş.

Böyle iken Denizbank’ın evrağı diye Castrol, Metlife, Kuveyt Türk ajanda yapraklarına attığım imzaları sundular.

Bana verilen paraların hiçbiri banka müdürü olduğum için bana teslim edilmiş paralar değildi.

Bu kişiler kayıtdışı yöntemi tercih ettiler. Bu yüzden de bankadan çektikleri paraları pastanede, kafede teslim ettiler.

Hızlı ve yüksek getiri beklentileri nedeniyle topladığım paraları doğru şekilde değerlendirme fırsatı bulamadım.

Ve maalesef benden kaynaklanmayan sebeplerle anapara alacağı kalanlar oldu.

İddianamede müşteki olarak söz edilmesine rağmen anaparasını almış, alacağı kalmamış, anaparasının çok üzerinde faizler almış, geri ödeme yaptığım ama anaparasının tamamını alamamış, eksiği kalmış toplam 50 kişi vardır. Bunların bazıları iddianamede yer almamaktadır.

Geri ödeme yapamadığım 9 kişidir.”

Sevgili okurlar, Erzan’ın mektubuna yarın da devam edeceğiz.

İyiyim

Geçmiş olsun mesajlarınız için çok teşekkürler.

Cezaevinden çıktığım zaman söylediğim gibi birkaç operasyon geçirmem gerekiyor.

Beyin, diz, burun ve göz.

Göz dediğim göz kapağı operasyonu.

Hatırlayacaksınız, Celal’in de göz kapağı bayağı bir gözünü kapatmaya başlamıştı ve seloteyp ile yapıştırıyordu.

Sonunda baktı olmuyor, ameliyat oldu.

Ben seloteyp ile yapıştırmak yerine doğrudan ameliyatı tercih ettim.

Zor değil ama iyileşmesi vakit alan bir operasyon.

Çok şükür iyiyim.

Sırayla diğerlerini de olacağım.

Bu arada programlara da yavaş yavaş başlayacağız.

Merak edeniniz var ise iyiyim.

Sağ olun.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Empatiden korkmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran
Köşe Yazıları
Dış politikada en tutarlı olduğumuz yer: İran

Fatih Altaylı

Mart 3, 2026

Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi
Köşe Yazıları
Seçil Erzan’dan mektup 2: Arda verdiğinin iki katını almak istedi

Fatih Altaylı

Mart 2, 2026

İran Türkiye’yi de vurur mu?
Köşe Yazıları
İran Türkiye’yi de vurur mu?

Fatih Altaylı

Mart 1, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026