İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Tekne

  • Köprüden önce son çıkış

  • 45. yıl

detail banner reklam

Tekne

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Mayıs 2, 2026

Yazı İçeriği

  • Tekne

  • Köprüden önce son çıkış

  • 45. yıl

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yöneticileri Veli Ağbaba ile Ali Mahir Başarır’ın bir tekne gezisinden görüntüleri, iktidar medyasının en sevdiği konu haline geldi bir anda.

Vermek istedikleri mesaj şu: “Millet yokluk içinde diyorlar ama kendileri teknelerde gezip yiyip içiyorlar.”

Özel hayata müdahale tartışmalarını engellemek için de bunu aynı günlerde Antalya Kepez’de meydana gelen bir teleferik kazasına bağlıyorlar ve “Millet orada can derdindeyken bunlar teknede alem yapıyor”a getiriyorlar. Hatırlayacaksınız, Kepez’de bir teleferik kazası sonrası bir kişi hayatını kaybetmiş, 174 kişi de mahsur kaldıkları kabinlerden bir günlük bir çaba ile kurtarılmışlardı. CHP’li yöneticilerin tekne gezisi bu olayın bir iki gün sonrasına denk geldiği için iktidar medyası tarafından sorumsuzluk olarak tanımlanmış.

Hem gülünç hem haksızlık.

Teleferiğe tırmanıp mahsur kalanları indirmelerini mi bekliyorlardı!

Üstelik benzer haksızlıklara uğradığı zaman bas bas bağıran AK Parti’ye yakın medya mı bunu yapıyor!

Bundan hemen hemen 12 yıl önceydi.

Yine Türkiye’de önemli bir facia meydana gelmiş, pek çok yurttaşımız hayatını kaybetmişti.

Tam bir bayram arifesiydi yanlış hatırlamıyorsam.

Ve Habertürk Ankara bürosu bir haber yapmıştı.

Birkaç AK Partili vekil, bir düğüne katılıp halay çekmişti ve Ankara bürosunun haberi bir yanda ölümler varken, diğer yanda vekillerin eğlenip halay çekmesini gündeme getirmişti.

O günlerde AK Parti’nin tepkisi sert oldu.

Ankara temsilcisi Muharrem Sarıkaya’yı boykot ettiler. AK Parti’nin hiçbir organizasyonuna davet edilmiyor, hiçbir AK Partili vekil Sarıkaya ile konuşmuyor, mülakat vermiyor, Sarıkaya parti grup toplantılarına yaklaştırılmıyordu.

Şimdi ise daha beterini iktidar medyası CHP’ye yapıyor. Ben de buna haksızlık diyorum.

Hangi yönden bakarsanız bakın fark etmeyen bir haksızlık.

Köprüden önce son çıkış

Dünden beri bazı fanatik taraflarca ağır hakaretlere maruz kalıyorum.

Sebebi, Fenerbahçeli bir fanatik taraftarı, Athena grubunun üyesi Gökhan Özoğuz’u YouTube programımda konuk etmem.

55 yıldır mensubu olduğum, lisesinde okuduğum, kulübüne 50 yıla yakın süredir üye olduğum, gerek Cemiyet’inde, gerek spor kulübünde yönetimlerde bulunduğum, 2. başkanlığını yaptığım, tribününde rakip kulüp başkanının mafyatik adamları tarafından öldürülme maksatlı dövüldüğüm camianın, tribünlerini rant maksatlı ele geçirmiş bir grubunun ve onların etkisinde kalan bazı düzgün Galatasaraylıların eleştirilerine elbette bir şey diyemem ama hakaret ve suçlamaları kabul edebileceğim bir şey değil.

Bunlar arasında bazıları ile yargı önünde elbette hesaplaşacağız.

Gelelim Gökhan Özoğuz ile yaptığım programa.

Her Galatasaraylı gibi ben de Gökhan Özoğuz ve Şevket Çoruh’a kızgındım. Fanatik Fenerbahçeli oldukları için değil, misafir oldukları Galatasaray tribününde yaktıkları meşaleleri aşağıdaki tribünde oturanların üzerine attıkları ve Galatasaray’ın kurucu başkanı Ali Sami Yen’e ağır küfürler ettikleri için kızgındım.

Atılan o kızgın meşaleler aşağıda oturan kimi çocuk, kimi kadın, kimi yaşlı onlarca taraftarı yaralama, yakma riski taşıdığı ve eğlenmek için maça gelen insanlara bunu yapmaya hakları olmadığı için kızgındım. Artık aramızda olmayan biri ama bir camia için kurucu başkan olma önemi taşıyan ölmüş birine hakaret ettikleri için kızgındım.

Yoksa fanatik olmaları, Galatasaray Spor Kulübü’ne sövmeleri falan umurumda bile değildi.

Galatasaraylılar da Fenerbahçe’ye ağır hakaretler etmiyorlar mıydı, ama Fenerbahçe’nin kurucu başkanlarına ya da aramızdan göçüp gitmiş değerlerine söven bir Galatasaraylı hiç görmemiştim. Meşaleleri Fenerbahçelilerin üzerine atan Galatasaraylı taraftarlar olsa onlara da kızgın olurdum.

Ben bu hislerdeyken, Gökhan Özoğuz Teke Tek ekibini aramış ve “Bu iş çok tatsız bir noktaya doğru gidiyor. Ben Galatasaraylılardan özür dilemek ve kendimi anlatmak istiyorum” demiş.

Ben de kabul ettim.

Futbolda düşmanlığı, şiddeti bitirecek her adıma destek vereceğim gibi, Gökhan’ın da kendini ifade etmesine, kırdığı insanların kalbini kazanmak istemesine de vesile olmak kötü bir şey değildi.

Okurum sevgili Faruk Avşar’ın ifadesiyle, belki de maçların heyecanı, Fenerbahçe’nin içinde bulunduğu durumun yarattığı ruh haliyle "Zıvanadan çıkmak, tam anlamıyla trol olmak üzere olan bir kişiye, bir sanatçıya köprüden önce son çıkış imkanı vermek” istedim. Bunu sadece Gökhan Özoğuz için değil, Türk sporunda, taraftarlıkta normalleşme, makul limitlere dönme için yapacaktım.

Geldi ve anlattı.

Ben kendisine bir Galatasaraylı olarak kırıldığım, üzüldüğüm noktaları anlattım.

O da kendi bakış açısını anlatmaya çalıştı. İyi anlattı, kötü anlattı bilmem.

Ben orada Galatasaray’ın avukatı ya da sözcüsü değildim. Gökhan Özoğuz’u köşeye sıkıştırmak, haksız çıkarmak gibi bir arzum yoktu.

O neyi ne için yaptığını, neyi yapmadığını anlattı.

Bazılarını şaşırarak dinledim.

Küfürden rahatsız olmamasına ama bir Galatasaraylı yöneticinin “Fenerbahçe’de Galatasaray kompleksi var” demesinden büyük rahatsızlık duymasına akıl erdiremedim ama dinledim.

Ben bir röportaj yaptım.

Özoğuz’u “Gel seninle tartışalım bakalım” diye çağırmadım. Özür dilemek ve kendini anlatmak isteyen rakip takım taraftarına imkan sağladım. Futbolda şiddeti, holigan taraftarlığı durdurmak için katkı sağlamaya çalıştım. Pişmanlığı duyurmaya aracılık yaptım.

Özürünü beğendiyseniz beğendiniz, beğenmediyseniz beğenmediniz.

Ben şunu biliyorum, ne Gökhan Özoğuz, ne Şevket Çoruh ne de başka birinin sözleri 121 yaşındaki Galatasaray’a zarar vermez, veremez.

Keza bir Galatasaraylının sözleri de 118 yaşındaki Fenerbahçe’ye bir zarar vermez.

Ama bu sözler, bu tavırlar bugün bir gence, hangi takımı tuttuğunun hiç önemi olmayan bir futbol taraftarına zarar verebilir, canına mal olabilir.

Bugün Galatasaray’ın sorunu Galatasaray’ı sevmeyen Fenerbahçeliler veya Fenerbahçe’nin sorunu Fenerbahçe’yi sevmeyen Galatasaraylılar değildir.

Bugün beni düşündüren şey, Özoğuz ya da başkasının sözleri değil, seçime giderken Dursun Özbek’in oluşturduğu listedeki saçmalıklardır. Çünkü Özoğuz ya da başkası Galatasaray’a zarar veremez ama o liste verebilir.

Tıpkı Fenerbahçe’ye zarar verenin de benim ya da bir başka Galatasaraylının sözlerinin değil, Fenerbahçe’nin kendi yaptığı seçimler olması gibi.

https://www.youtube.com/watch?v=4MNBBWpKurM

45. yıl

Sevgili okurlar.

Galatasaray Lisesi’nden mezun olmamızın 45. yıldönümü nedeniyle dönem arkadaşlarımızla bir buluşma tertip ettik.

25’inci yıldan beri 5 yılda bir bunu yapıyoruz. Mektepte gelenektir, her dönem böyle buluşmalar yapar.

Yarım asırlık mezunlar olmamıza 5 yıl kaldı.

Eski günleri yad ediyor, gülüp eğleniyoruz. Hemen hemen tamamı kulüp üyesi de olan arkadaşlarımızla kulübün başarılarıyla keyifleniyor, gelecek için öngördüğümüz sorunları da ele alıyoruz.

Burada bulunanların hiçbiri Galatasaray’ı rant için, nemalanmak için sevenler değil.

O yüzden de rahat rahat konuşuyor, eleştiriyor, sonra da birlikte oturup yiyor, içiyoruz.

Bu yüzden de yazılarda aksama olursa kusura bakmayın.

64 yaşında adamlar ve kadınlar olarak daha kaç kez buluşabileceğiz bilmiyoruz.

O yüzden de her şey önemsizleşiyor.

Biliyoruz ki, artık ne birbirimizle ne de herhangi biriyle küsebileceğimiz yaşları geride bıraktık. Artık buna zamanımız yok.

Ne zaman insan oluruz?

Dostlarımıza küsebileceğimiz yaşları geride bıraktığımızı anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Solcu Türk kadın kazandı, Yahudiler rahatsız oldu
Köşe Yazıları
Solcu Türk kadın kazandı, Yahudiler rahatsız oldu

Fatih Altaylı

Eylül 21, 2026

“Bile bile lades”i yazdık mı yazmadık mı!
Köşe Yazıları
“Bile bile lades”i yazdık mı yazmadık mı!

Fatih Altaylı

Eylül 20, 2026

Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Köşe Yazıları
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı

Fatih Altaylı

Eylül 16, 2026

  • Videolar

Tümü
"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!" görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!"00:00 Giriş 05:49 Trump’ın Smithsonian’a Amerikan tarihi açıklaması 12:45 F1 nasıl geçti? 18:15 Hayko Cepkin müziği bırakmaya karar verdi 19:03 Anyma konseri iptal edildi 21:01 Celine Dion sahneye çıktı 22:08 Venedik Film Festivali 27:27 Prenses Diana’nın kıyafeti satışa çıktı 29:38 Erol Evgin konseri 31:07 Hangi ayda nereye gidilir? 41:08 İş Sanat’ta görev değişikliği 42:27 Don Kişot geliyor 43:09 İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor 44:36 Şabanoğlu Şaban tekrar çekiliyor 45:34 Venedik Film Festivali’nde Penélope Cruz ve Javier Bardem imza attılar 47:04 Ekran süresinin 2 saatle sınırlanması 47:27 Yapay zekâ tehdidi 49:47 Nijerya’nın British Museum’dan eserlerini alması 53:10 Kapanış
Eylül 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!” görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mark FikriFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:35 İnkılâp Yayınevi ile alakası nedir? 02:17 İnkılâp Yayınevi nasıl kuruldu? 05:34 Hangi tür yayınlar vardı? 09:50 1927’den sonra çıkan kitapların tümü arşivlerinde var mı? 11:43 Görgü kitapları neden yok? 12:54 Akılda kalan büyük isimlerden kimler vardı? 14:47 Yayınlara baktığımızda yerli mi, yabancı mı revaçta? 17:07 Dijital yayıncılık bir tehdit mi, fırsat mı? 22:04 Kitabı yayınlarken ne tür evrelerden geçiyor? 25:38 Eski bir kitabın tekrar basılması süreci nasıl ilerliyor? 27:48 Satış noktalarından neden çıktılar? 33:46 Yayıncılıkta fiyat politikası nasıl gelişiyor? 35:57 Bundan sonraki hedefleri neler? 38:08 Türkiye’de yazarlık nereye gidiyor? 42:26 Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kitaplar 44:10 Yayınlarını duyurmak için nasıl bir yol izliyorlar? 46:04 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 20, 2026
Çocukluk çağı kanserleri genetik mi? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Müge Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÇocukluk çağı kanserleri genetik mi?00:00 Giriş 01:14 Make-A-Wish derneği nedir? 02:24 Çocukluk çağı kanserleri 04:19 Çocukluk çağı kanserlerinde en sık rastlanan türler hangileri? 05:52 Çocukluk çağı kanserleri, ileri yaşlardaki kanserlerden daha mı tehlikeli? 08:19 Çocuklarda kanserlerin erken teşhis yöntemleri neler? 10:25 Milli Eğitim Bakanlığı'nın kanserler ile ilgili bir farkındalık çalışması var mı? 11:42 Sinsi ilerleyen kanserlere önlem almak için ailelerin ne yapması gerek? 12:16 Dünya geneline bakıldığında Türkiye'de çocuk kanserlerlerine yakalanma oranı nasıl? 13:02 Kanser tanısı konmadan kaybedilen çocuklar var mı? 13:32 Yaş gruplarına göre kanser belirtilerinde farklılıklar var mı? 14:26 Çocukluk kanserlerinde en zor teşhis edilen kanser hangisi? 16:50 Kök hücre tedavisi için göbek bağının saklanmasının bir faydası var mı? 17:36 Kök hücre ve ilik nakli için uluslararası bir sistem var mı? 19:01 Bu tedavilerde devlet desteği var mı? 19:53 Avrupa'da kullanılan tedavi yöntemleri ile Türkiye'de kullanılan yöntemler arasında farklılıklar var mı? 21:59 Çocuklardaki kanserlerin nüksetme olasılığı daha mı yüksek? 24:08 Kadınların ileri yaşta doğum yapması çocuklarda kansere yakalanmasında etken mi? 25:46 Lösemi hastalıklarının hangi boyutunda çocuklara kemik iliği nakli gerekir? 26:00 Kemik iliği nakil operasyonu riskli midir? 27:44 Kemik iliği nakillerinde başarı oranı yükseldi mi? 28:43 Kemik iliği hangi kemikten alınıyor? 29:51 İki kardeşte aynı kanserin olma ihtimali nedir? 30:51 Down sendromu ile lösemi ilişkisi var mı? 31:58 Çocuklarda HPV aşıları olması gerekiyor mu? 33:30 Obezite ve kanser ilişkisi 36:10 Hematoloji ve onkoloji arasındaki bağlantı nedir? 38:14 Çocuklarda ve yetişkinlerde yapılan lösemi tedavisinde farklılıklar var mı? 39:23 İleri yaşlarda çıkan kanserler çocuklarda görülebilir mi? 40:29 Ailelere tavsiyeleri neler? 42:00 Kapanış #işbirliği
Eylül 20, 2026