İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • 7 Mehmet ve Tersane İstanbul

  • Dokunulmazlığı olanlar ve olmayanlar

  • Muhalefete inancın düzeyi

  • Hakkımı koruma haberi

detail banner reklam

7 Mehmet ve Tersane İstanbul

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 11, 2026

Yazı İçeriği

  • 7 Mehmet ve Tersane İstanbul

  • Dokunulmazlığı olanlar ve olmayanlar

  • Muhalefete inancın düzeyi

  • Hakkımı koruma haberi

Memlekette zaten yeterince asap bozucu olay olduğu için, pastırma yazının bu son tatil gününe biraz daha keyifli başlayalım dedim. En azından ilk yazı karamsarlığımızı körüklemesin.

Bugün biraz yemekle ve güzel şeylerle başlayalım.

Birkaç hafta önce Antalya’nın şahane lokantası 7 Mehmet’in İstanbul’da Tersane İstanbul içinde açıldığını ve Antalya’daki merkezinin de kiracı olduğu alandaki sorunlar nedeniyle kapanacağını yazdım.

7 Mehmet, Türk yemekleri yapan lokantalar arasında benim en sevdiklerimdendir, hatta Türk mutfağını en iyi modernize eden lokantaların başında gelir.

Türk yemeği deyince aklıma favorilerim olan Edremit Bahar Lokantası, Kemerburgaz Kardeşler Lokantası, Üsküdar Kanaat Lokantası, Fatih’te başlayıp artık Nişantaşılı olan Hünkar Lokantası ve yine aynı bölgede açılan Sade Beş Denizler Lokantası gelir.

Mutlaka başka iyiler de vardır ama benim bildiklerim, beğendiklerim bunlar.

Antalya’ya gidince 7 Mehmet’e, Ayvalık, Edremit taraflarına gidince Bahar Lokantası’na mutlaka uğrarım. (Bahar Lokantası da ayrı bir başlık gerektirir)

İstanbul’da açılan 7 Mehmet Lokantası’na hiç gitmemiştim.

Contemporary İstanbul sergileri dışında Tersane İstanbul’a da yolum pek düşmüyordu doğrusu.

Önceki akşam, kalktım, gittim.

İyi ki gitmişim.

Bir İstanbul sonbahar akşamında güneş ağır ağır batarken, eski İstanbul siluetine bakarak yemek yemek için daha güzel bir ortam düşünemiyorum.

7 Mehmet Lokantası, tam da tahmin ettiğim gibi, Tersane İstanbul’u İstanbul’a kazandıran Fettah Tamince’nin ısrarları sonucu burada bir şube açmayı kabul etmiş.

Tabii gelirken de Tersane İstanbul’daki en güzel mekanlardan birini istemiş.

Ancak bu mekân, Paris’te Trocadéro’daki Eyfel Kulesi manzarasıyla ünlü, şehrin en bilinen lokantalarından Girafe için ayrılmış. 7 Mehmet “Burayı isterim, yoksa gelmem” diye tutturunca bu alan 7 Mehmet’e verilmiş.

Tersane İstanbul’un en güzel burnuna yayılan açık-kapalı 600 kişilik bir yer ortaya çıkmış.

Ancak şu an için günde 300 misafirden fazlasını kabul etmiyorlar ve yerlerine alışmaya çalışıyorlar. Bu yüzden de akşam yer bulmak kolay değil.

Antalya’daki menünün hemen hemen aynısı İstanbul’da sunuluyor ve lezzetler de çok yakın. Malzemenin önemli bir bölümünü büyük ihtimalle Antalya’dan getiriyorlar.

Açık söyleyeyim, yemekler beklediğimden iyiydi. Antalya’yı aratmadı.

Zaten İstanbullular da bunun farkına varmış olmalılar ki cuma akşamı lokanta doluydu. Öğlenleri ise daha rahat, müşteri kitlesi de genellikle kadın ağırlıklı.

Fiyatlar da Antalya ile paralel gibi.

7 Mehmet İstanbul’un kavında gördüğüm şaraplar ise inanılmazdı. Bordeaux ve Bourgogne’un en iyi ve en pahalı şaraplarını bir Türk lokantasının mahzeninde görünce gözlerime inanamadım.

Tabii gözlerime inanamamamın tek nedeni, 7 Mehmet’in mahzenindeki sıra sıra Romanée-Conti’ler değildi.

Tersane İstanbul başlı başına acayip bir şey.

İlk Contemporary İstanbul sergisine gittiğimde elden geçmiş, eli yüzü düzeltilmiş birkaç eski tersane binası dışında bir şey yoktu. Şimdi ise 7-8 yıl içinde mezbelelikten İstanbul’un en hoş yerlerinden birine dönüşmüş.

Müthiş bir alışveriş ortamı. İstanbul’un en güzel manzaralı alışveriş merkezi. Dünyada eşi benzeri olduğunu zannetmiyorum.

En geniş alanı Beymen kaplamış.

Çevresinde bildiğiniz neredeyse tüm markalar var.

Son yılların popüler markası Golden Goose bir dükkan açmış, böylesini dünyada görmedim. Zaten dükkan değil deneyim merkezi diyorlar. Benlik değil ama müthiş. Paris’te, Londra’da, Madrid’de böylesini görmedim.

Henüz tamamlanmamış ama birkaç ay içinde bitecek bir bölümüne, Hermès ve Cartier başta olmak üzere süper lüks markalar gelecek. İnşaatı çevreleyen paravanlara isimlerini yazmışlar.

Son yıllardaki favori markam Brunello Cucinelli ve başka “sessiz lüks” markaları da yerlerini almış.

Aralara yerli markalar da çok akıllıca serpiştirilmiş. Öyle ki, Tersane İstanbul belki de Türk markalarının yurt dışına açılma kapısı olacak. Çünkü burası sadece İstanbul’a değil, İstanbul merkezli birkaç yüz milyon kişilik bir dünyaya hitap edecek gibi duruyor.

Zaten müşterilerin büyük bölümü, başta Suudiler ve Katarlılar olmak üzere Arap Yarımadası’ndan, Rusya’dan, Türk cumhuriyetlerinden ve ilginçtir Almanya’dan geliyor.

Müthiş yeme içme mekanları da açılmış. Kimileri Avrupa’nın ve Amerika’nın büyük markaları veya bildik restoranları, kimileri ise yerli markalar.

Koç Ailesi de Sadberk Hanım Müzesi’ni buraya taşıyor. Yeni Sadberk Hanım Müzesi’nin inşaatı sürüyor. Başka müze ve sergi alanları da olacak.

Asıl etkileyici olan ise tüm mekanların güzelliği. Tersane İstanbul yapılırken dünyanın önde gelen pek çok mimarıyla çalışılmış. Önce Singapurlu bir mimarlık firması tüm alanın şehir planlamasını yapmış.

Ardından Norman Foster’ın ofisi gibi büyük mimarlık firmalarından farklı alanlar için farklı projeler istenmiş.

Bu yüzden de hem bir bütünlük var hem de bir çeşitlilik.

Yeni lüks otel zinciri olarak tasarlanan Aliée buradaki mimari harikalardan biri.

Şöyle bir göz attığımda, tarihi yapıların özgün dokusu bozulmadan nasıl yenilenebileceğine ders olabilecek bir mekân gördüm. 65 odalı ultra lüks otel özellikle SPA, wellness ve longevity konusunda uzmanlaşacak gibi görünüyor. Gördüğüm en etkileyici otellerden biri olmuş.

Tersane İstanbul’u bizlerden önce yabancılar keşfetmiş olmalı ki, Aliée gibi ultra lüks ve pahalı bir otel bile yüzde 85 oranında doluluk yakalamış, diğer otel Rixos’un doluluk oranı daha da yüksek olmuş sezonda.

Tersane İstanbul’un bir de rezidans bölümü var. Apartmanlardan oluşan bir bölgesi.

Burada da fiyatlar oldukça yüksek.

Bunun anlamı şu, İstanbul’un değeri yükseliyor ve Haliç, Boğaziçi’nden sonra İstanbul’un ikinci önemli cazibe merkezi olma yolunda ilerliyor.

Açıkçası ben bayıldım.

Eleştirenler de olacaktır.

Burasının paslı demir yığınlarıyla dolu, çalışmayan tersaneler olarak kalması mı daha iyi, yoksa bugünkü haline gelmesi mi?

Bütün dünya kentleri, eski endüstriyel alanlarını bu şekilde dönüştürmüyor mu!

Bence Tersane İstanbul iyi bir vizyonla çok güzel olmuş.

Ve daha işin yarısında.

Dokunulmazlığı olanlar ve olmayanlar

Yine iki gazeteci tutuklandı, iki gazeteci ev hapsinde.

Suçları, fon yolsuzluğu ile ilgili doğru olmadığı iddia edilen haber yapmak.

Diyelim ki yaptılar. Diyelim ki iddia doğru, haber yalan.

Ülkeye ve topluma verdikleri zarar, fon yolsuzluğunu yapan, 2,2 milyar TL’yi cebe atan Fatma Betül Sayan Kaya’dan veya benzerlerinden daha mı fazla ki onlar serbest, gazeteciler içeride?

Bu yolsuzlukla alakası olmayan kişileri karalamışlar.

Tamam, karalanmak hoş değil, doğru değil, acıtıcı, incitici.

Bu, şikâyete bağlı bir ceza davasının konusu olabilir; apar topar tutuklamanın ya da ev hapsine mahkûm etmenin değil.

Üstelik bu tutuklamalar yaşandıkça, insanların büyük bölümü daha önce hiç haberdar olmadıkları bir konuyu öğreniyor, duymayan bile duyuyor, yanlış haber daha da yaygınlaşıyor.

İsmail Saymaz ile Murat Ağırel’in ev hapsine atılmasına neden olan programı da izledim.

Bir milletvekilinin, programın sunucusunun eşi olan Ümit Özlale’nin iddialarını dile getiriyorlar.

Murat heyecanlı, haberi aktarıyor ama heyecanı haberi sahiplenmesine neden oluyor.

İsmail ise daha tedbirli, sorguluyor.

Murat’a haberle ilgili kritik ve önemli sorular soruyor.

Bu sayede anlıyoruz iddianın henüz bir belgesi yok ve kesin bir haber denilemez.

Şahsen ben milletvekili Ümit Özlale’nin gerçek diye duyurduğu iddianın, pek de gerçek olmadığını, teyide muhtaç olduğunu ve hatta büyük olasılıkla yanlış çıkacağını Murat ve İsmail arasında geçen diyalogdan, İsmail Saymaz’ın ısrarlı sorularından anlıyorum.

Ama ertesi gün ifadeye çağırılıyorlar.

Önce imza atma şeklinde adli kontrol kararı çıkıyor, savcılığın itirazı üzerine “tedbir” ev hapsine çevriliyor.

Kararı veren hakim programı izlemiş olsa büyük ihtimalle böyle bir karar çıkmayacak.

Çünkü özellikle İsmail Saymaz iddiayı ekranda sorguluyor.

Sonuçta “dokunulmazlığı olan” milletvekilinin iddiasını ekranda tartıştılar diye “dokunulabilir” gazeteciler “tedbir” adı altında cezalandırılıyor.

Şaşırıyor muyum!

Tabii ki hayır.

O yüzden günler önce “Dürüst gazeteciler dikkatli olmalı” diye yazdım.

Sorumsuz milletvekillerinin de sorumluluğu artık bizim üzerimizde.

Bazı savcıları da anlamak mümkün değil.

Fon yolsuzluğu konusunda olabildiğince iyi gidiyor ve güven kazanıyorlardı. Bu yapılan en çok yargıya zarar verdi.

Muhalefete inancın düzeyi

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı “Bir büyükşehir daha AK Parti’ye katılacak” diyor.

Hiç kimse de “Daha neler canım. Niye katılsın” diyemiyor.

Tam aksine herkes bir şehir söylemeye başlıyor.

Kimi “Muğla” diyor, kimi “Balıkesir” demeye devam ediyor.

“Ankara” diye tahmin yürütenler de az değil.

Bu, muhalefet adına büyük bir ayıp, muhalefete duyulan güvensizliğin de açık bir göstergesidir.

Muhalefetin en önemli, en deve dişi gibi siyasetçilerine, önümüze “adam” diye koyulan isimlerine bile artık güvenemiyoruz. Bu durum, muhalif diye bilinen, yıllardır Atatürk ilkeleri ve Cumhuriyet değerleri için AK Parti’ye karşı bir mücadele yürüttüğünü söyleyenlere artık kimsenin inanmadığını, tam aksine vatandaşın muhalefette herkesin her an seçmeni satmaya hazır olduğuna inandığını gösteriyor.

Bu tablodan bir muhalefet çıkmaz.

Bu tablodan cacık olmaz.

Hakkımı koruma haberi

Bu Türk medyası da amma yalan haber yapıyor kardeşim. Hem de yalan haberle benim hakkımı yemişler. Üstelik de bunu yapan Sözcü gazetesi.

Yukarıdaki satırları ciddiye almayın, şaka yapıyorum.

Sözcü bir haber yapmış.

Antalya’da bir genç yakaladığı balığı palamut zannetmiş ve arkadaşlarına yedirmiş. Ama aslında bu balık palamut değil, okyanuslarda rastlanan ve çok makbul bir balık olan wahoo imiş. Antalya’da ilk kez görülmüş.

Hakkımın yendiği nokta da işte tam bu.

Bu balık Antalya’da ilk kez görülmüyor.

İlk ne zaman görüldüğünü bilmem ama en azından daha önce bir kez rastlandığına eminim.

Çünkü ben yakaladım.

Haziran ayı başında, Antalya’da balığa çıktık.

Sabahın erken saatinde, oltama bir balık takıldı.

Biz akya mı, küçük orkinos mu falan derken uzun bir uğraş sonucu tekneye aldığımız balık daha önce hiç görmediğimiz bir balıktı.

Küçük bir araştırma sonucu bunun Atlantik Okyanusu’na özgü bir balık türü olan ve eti çok lezzetli wahoo adında bir balık türü olduğunu öğrendik. Beraberimizdeki balıkçılar da ilk kez böyle bir balık yakalandığına şahit oluyorlardı.

Daha sonra ben bu balığı, uzun yıllardır denizlerin korunması için çalışan, Sir David Attenborough ve National Geographic için belgeseller hazırlayan değerli bilim insanı Zafer Kızılkaya’ya sordum. Kızılkaya, çevre alanında verilen önemli uluslararası ödüllerden birini kazanan tek Türk.

O da, Türk karasularında bu balıkla ilk kez karşılaştığını ama iklim değişikliği nedeniyle artık Akdeniz ve Ege’de çokça tropikal balık türü görmeye alışmamız gerektiğini söyledi.

Gördüğünüz gibi hakkımı kimseye yedirmiyorum.

Yanlış habere savaş açıyorum.

Aman ha, bu meslektaşlarımı ihbar değildir, savcılar sakın devreye falan girmesin!

Ne zaman insan oluruz?

Doldurduğumuz kovayı devirmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Batık foncuların trol ve avukat ordusu
Köşe Yazıları
Batık foncuların trol ve avukat ordusu

Fatih Altaylı

Ekim 9, 2026

Bozuk sütü satanın hiç mi suçu yok
Köşe Yazıları
Bozuk sütü satanın hiç mi suçu yok

Fatih Altaylı

Ekim 8, 2026

İnandırıcılık azalıyor
Köşe Yazıları
İnandırıcılık azalıyor

Fatih Altaylı

Ekim 7, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026
Din, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Ahmet Arslan & Fatih AltaylıDin, modern insanın hayatındaki yerini tamamladı mı?00:00 Giriş 02:14 Hazırladığı kitabı 04:04 Son zamanlarda neden din konusu üzerine çalışmalar yaptı? 23:02 Gelecekte dinleri ve inançları nasıl görüyor? 37:00 Sentetik akılda basiret olacak mı? 53:20 Aslında insanoğlu Matrix'te mi yaşıyor? 1:03:00 Psikoloji geleceğin bilimi mi? 1:09:35 Kapanış #işbirliği
Ekim 4, 2026
Hilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota Hilux görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke TekHilux'un hızlı evrimi! Yeni Toyota HiluxYeni Toyota Hilux tüm gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, gelişmiş arazi performansı ve sportif detaylarıyla öne çıkan bu özel versiyonu test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim
Ekim 2, 2026