İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Bu kafa ile gelecek planlanır mı!

  • Deprem yardımları KKM getirisi ile faizlendirilsin

  • Ben diyorum taka tuka

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Bu kafa ile gelecek planlanır mı!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 18, 2023

Yazı İçeriği

  • Bu kafa ile gelecek planlanır mı!

  • Deprem yardımları KKM getirisi ile faizlendirilsin

  • Ben diyorum taka tuka

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Deprem yardımları KKM getirisi ile faizlendirilsin

Önceki gün Youtube’daki sabah programımda Türkiye’nin iyi yönetilmediğini sadece idare edildiğini ve milletin parasının çarçur edilerek devletin zarara uğratıldığını, bu yüzden fakirleştiğimizi anlattım.

Birkaç da örnek verdim.

3. Havalimanının tavan yüksekliğinin bile bir israf örneği olduğunu, bu kadar yüksek tavanlı bir yeri ısıtıp soğutmanın yarattığı gereksiz masrafın sadece havalimanını işletenlere değil, ülkeye de zarar olduğunu söyledim.

Keza yine aynı havalimanına her gün şehirden yolcu götüren binlerce taksinin havalimanı taksi kooperatifindeki 600 aracın sahibinin baskısı nedeniyle boş döndüğünü, havalimanından günde 10 bin taksinin 40 kilometrelik yolu boş dönmesinin 400 bin kilometre yolun boş gidilmesi demek olduğunu ve bu araçlar kilometrede 1,5 TL yakıt tüketse 600 bin TL, yılda 220 milyon TL’nin sokağa atılması demek olduğunu anlattım.

Sadece havaalanı üzerinden daha pek çok örnek verilebilir. Mesela THY’nin yakıt tüketimindeki verilere bile bakabiliriz.

Bunlar ufak şeyler diyenleriniz olabilir ama ufakların toplamı çok büyük israflar yapar. Ama madem istiyorsunuz, size “kötü” değil, “berbat” yönetimin bir örneğini vereyim.

Ankara yakınlarında bir fabrika. Yılda 6-7 milyon ton ürün üretiyor ve bu ürünün tamamı ihraç edilmek üzere an yakın liman olan Derince’ye taşınmak zorunda.

6 milyon ton ürün Derince’ye kamyonlarla taşınmak zorunda. Yıl boyunca her biri 20 ton taşıyan 300 bin kamyon TEM üzerinden malı taşıyor.

300 bin kamyon yaklaşık 300 kilometrelik yolu dolu gidip boş dönüyor. Yılda 180 milyon kilometre yapıyor. Her 100 kilometrede 20 litre yakıt tüketilse varın siz hesaplayın miktarı.

Kamyonlar ithal, lastikleri ithal, yedek parçaları ithal, yaktıkları yakıt ithal, kullanıp eskittikleri yol ithal malzeme ile yapılıp onarılıyor. Bakın savrulan döviz miktarına.

Oysa fabrikaya 12 kilometre mesafeden bir demiryolu geçiyor. TCDD bu fabrikayı, o hatta bağlayacak 12 kilometrelik bir demiryolu döşese 6 milyon ton ürün Derince’ye kadar şimdiki maliyetinin onda biri kadar bir maliyetle taşınacak. Yılda 25 milyon ton taşımacılık yapan TCDD, 12 kilometre hat inşa ederek taşıdığı ürün miktarını yüzde 20 arttıracak. Fabrika taşıma maliyeti azaldığı için 200 milyon TL daha fazla para kazanacak. Devlet daha fazla vergi alacak. Hattın maliyeti 1 yıldan kısa sürede çıkacak. İthalat azalacak. Yerli katma değer oranı artacak. Çevreye verilen zararın azalmasının getireceği mali avantajın ise hesabını yapmak mümkün değil.

Ama bu hat yıllardır yapılmıyor. Niye yapılmıyor belli değil!

Anladınız mı, niye bu devlet yönetilmiyor dediğimi.

Bunu bile düşünemeyen bir anlayışın, geleceğinizi sağlıklı bir biçimde planladığını düşünüyor musunuz!

Düşünmeye devam edin.

Görürsünüz geleceğinizi!

Deprem bölgelerinde sorunların bir türlü hal yoluna koyulamadığını, başta Hatay olmak üzere en temel sorunların bile halledilemediğini bölgeden gelen şikayetlerden anlıyoruz.

1999 depremi için “Ben o zaman Ecevit’lere çok yakındım. Devlet deprem bölgesine günler sonra ulaşabildi” deyip de, Ecevit’in depremin ertesi sabahı deprem bölgesinde yaptığı röportaj kendisine gösterildiğinde bile zerre yüzü kızarıp, utanmayanların yüzsüzlüklerinin vekillikle ödüllendirildiği yerde deprem bölgesindeki sorunların sürmesinin haber olmayacağını tahmin edersiniz herhalde.

Aynı yüzsüzlük ve pişkinlik, RTÜK destekli televizyon programında söz verilen milyarların önemli bir bölümünün hâlâ ödenmemiş olmasında da görülüyor.

Ödenmemiş yardımların büyük bölümünün zaten halkın kesesinden yardım sözü veren ve aslında kamu kaynaklarını kamu denetiminden kaçırmaya çalışan kamu kuruluşlarının vaatleri olduğu biliniyor.

Yine çok önemli bir bölümümün, devlete yakın ve son 20 yılın “şanslı iş insanlarının” bağışları olduğunu da öğrenmiş bulunuyoruz.

Devleti idare edenler, canlı yayında söz verdiği yardımları ödemeyen “şerefsizlerin” isimlerini “devlet sırrı” gibi gizli tutuyor.

Dandik muhalefet ise bu isimlerin üzerine gitmemekte kararlı. Konuyu ciddi biçimde gündemine bile almıyor nedense.

Muhtemelen bu yardım vaatlerinin yerine getirilmediğinin farkında bile değillerdir muhalefet liderleri.

Bu arada ben bu meseleyi gündemde tuttukça, söz verdiği yardımları yapmayan bazı kamu ya da kamu kontrolündeki şirketlerin yöneticileri bilgi vermek için beni arıyorlar.

Tek ricaları var, “gizli tutulmak”.

Söyledikleri şu: “Biz bu yardımları söz verdik ama bu yardımlar için aslında genel kurul kararı gerekiyor. Genel kurul yapıp bu yardım miktarları ile ilgili genel kuruldan izin almadan bu paraları ödeyemeyiz. Ödersek başımız belaya girer. Bu yüzden ödemeler gecikiyor.”

Bu açıklama şu anlama geliyor.

Geçen Mart’ta söz verilen yardımlar bu şirketlerin genel kurul zamanları dikkate alındığında ancak önümüzdeki Mart’ta yani 1 yıl gecikme ile ödenebilecek.

Enflasyonun yüzde 100’ü bulduğu bir ülkede bu söz verilen yardımın reel olarak yarı yarıya azalması demek. İnşaat maliyetlerinin bir yılda yüzde 98 arttığı göz önüne alınırsa, yapılan yardımlarla 100 bin yerine 50 bin konut yapılabilmesi demek.

Böyle bir durumda o yardımlara açıklandığı gün ile ödendiği gün arasındaki KKM getirisi kadar “faiz ödenmesi” gerekmez mi!

Aksi takdirde zaten el kesesinden yapılan bu yardımlar, sadakaya dönüşmez mi!

Ben diyorum taka tuka 

Dün Togg ile hemen hemen eş zamanlı olarak kurulan Vietnamlı elektrikli otomobil üreticisinin New York Borsası’nda halka açıldığını ve Mercedes’i, BMW’yi, Ford’u, Stellantis’i, GM’i geçerek 86 milyar piyasa değerine ulaştığını yazdım.

Buna karşın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’ndan yanıtımı aldım.

Bakan Kacır bir açıklama yaparak “Şu ana kadar 2 bin kadar Togg’un sahiplerine ulaştığını ve yıl sonuna kadar 20 bin adet Togg üretilmiş olacağını” söyledi.

Bunları konu ile alakası olmayan eski Bakan söylediği zaman şaşırmıyordum ama emin olun Fatih Kacır’ın eğitiminden ve müktesebatından dolayı biraz daha umutlu idim.

Ama bu açıklama umutlarımı kırdı.

Ufuk bu ise söyleyecek fazla bir şey yok.

Güle güle binin Togg’unuza.

Bu arada hâlâ 400 beygir gücünde ve çift motorlu olanın üretimine başlamadığınızın da gözümüzden kaçmadığını söyleyeyim.

400 beygirlik olanı sadece tanıdık devlet başkanlarına hediye etmek için üretiyorsunuz galiba.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hayali küçük olanın geleceğinin daha da küçük olacağını anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!
Köşe Yazıları
Family Sins ya da itirafçı oğul mu var!

Fatih Altaylı

Ekim 27, 2026

Önemli bir tutuklama: Mütedeyyin seçmenin baskısı
Köşe Yazıları
Önemli bir tutuklama: Mütedeyyin seçmenin baskısı

Fatih Altaylı

Ekim 26, 2026

Açgözlülerin vatana ihaneti ve BofA'nın bıyıklıları
Köşe Yazıları
Açgözlülerin vatana ihaneti ve BofA'nın bıyıklıları

Fatih Altaylı

Ekim 24, 2026

  • Videolar

Tümü
Denizlerimizi koruyabiliyor muyuz? görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Zafer Kızılkaya & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDenizlerimizi koruyabiliyor muyuz?00:00 Giriş 02:48 Akdeniz'de korunan alanlar 05:10 Türkiye'de ki özel çevre koruma bölgeleri 09:34 Gökova'daki balıkçılığa kapalı alanlar 17:44 Ekosistem restorasyonu 26:50 Deniz kestaneleri de istilacı bir tür mü? 33:36 Deniz çayırı ile yosunun farkı nedir? 44:52 Mercanlar yok oluyor mu? 46:38 Bu mercanların evrim geçirip hayatta kalma ihtimalleri var mı? 47:30 Trol teknesi belgeseli 51:39 Türkiye'de tutulan hamsiler 54:09 Balık çiftliklerini açık denizlere kuramaz mıyız? 1:02:44 Norveç somonu ve orkinosların ağır metal içerdikleri doğru mu? 1:05:07 Çekilen belgeseller maliyetleri karşılayabiliyor mu? 1:06:48 Mühendislik okuyup neden bu işi yapmayı tercih etti? 1:12:10 Med Sea Alliance ne yapıyor? 1:13:33 Devlet ile nasıl işbirliği yürütüyor 1:14:56 Türkiye'de kaç deniz koruma alanı var? 1:17:04 Koruma alanlarının kıyılarında imar yasağı var mı? 1:19:02 Kapanış #işbirliği
Ekim 25, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
EypioFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "İyi şarkı, güzel arabadan daha çok keyif verir"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:14 Eypio'nun ailesi nereden geliyor? 04:10 Hollanda'ya uzanan kaçak yolculuk 17:47 Müziğe nasıl başladı? 18:58 Türkiye'ye dönüşü ve ticari girişimleri 22:12 "Günah Benim" şarkısının hikayesi 25:41 Kibariye ve Sibel Can ile düetleri 30:58 "Yeraltı" dizisinin şarkıları 32:13 Özdemir Erdoğan ile yaşanan tartışma 35:22 Türk rapinin dünyadaki yeri 39:10 Şarkılarını nasıl yazıyor? 46:09 Ailesi ve kızları 49:47 Rahat bir hayat müziğini etkiliyor mu? 51:35 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 25, 2026
"Gülle gibi" Toyota GR YARiS görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı ile Direksiyonda Teke Tek"Gülle gibi" Toyota GR YARiSToyota GR Yaris tüm dinamizmi ve gücüyle sahnede! Direksiyonda Teke Tek’in bu bölümünde Fatih Altaylı, ralli dünyasından ilham alan tasarımı, üstün yol tutuşu ve heyecan verici sürüş performansıyla öne çıkan Toyota GR Yaris’i test ediyor. Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 21, 2026