İstanbul 21°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Kapitülasyonlar hortluyor

  • Saygı, Kabe, Capitol

  • Alkol yasağı bağcıya mı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Kapitülasyonlar hortluyor

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 31, 2023

Yazı İçeriği

  • Kapitülasyonlar hortluyor

  • Saygı, Kabe, Capitol

  • Alkol yasağı bağcıya mı!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Saygı, Kabe, Capitol

Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanlığı’nın e-reçete sistemine 5 yabancı dil eklemesini eleştirdim.

Hiçbir saygın egemen devletin, kendi resmî dili dışında bir dili kullanmadığını, bir devletin kendi resmî dili dışında bir dili hizmet dili haline getirmediğini belirttim ve böyle bir uygulamayı “kapitülasyonların hortlaması” olarak gördüğümü söyledim. Benim bu meseleye bakışım bazıları gibi “Arapça” ile sınırlı değildi.

Çok zorlarsanız belki “Lingua franca” olarak İngilizce’nin sisteme dahil edilmesi kabul edilebilirdi ama gerisi egemen bir devletin kendi kendine hakareti, kapitülasyonların yavaş yavaş geri gelmesi idi bana göre. Eğer mesele sağlık turizmi ise bunun için ayrı bir sistem kurulabilir, çok dillilik oraya mahsus kalabilirdi.

Benim “kapitülasyon” tanımımdan sonra Sağlık Bakanı Koca bir açıklama yaptı ve bu yorumun ileri bir yorum olduğunu, 6 dilli yeni e-reçete uygulamasının turistlere yönelik olduğunu açıklamak zorunda kaldı.

Ancak benim için inandırıcı değildi. Turistler Sağlık Bakanlığı’nın 2013 yılından bu yana 6 değişik dil ile hizmet verdiği çağrı merkezinden faydalanabiliyorlardı.

Ancak şimdi Sağlık Bakanlığı’nın bu uygulamasını gölgede bırakacak yeni bir “gerçek kapitülasyon” adımı atıldı.

Kanuni Sultan Süleyman tarafından önce Fransızlara tanınan, ardından neredeyse tüm Avrupa devletlerine uygulanmaya başlanan “vergi muafiyetleri” Osmanlı İmparatorluğu’nun çöküşünün en önemli nedenlerinden biri olarak görüldü. İmparatorluğun, kendi topraklarındaki egemenliğinin adım adım yok olmasına neden oldu.

Lozan’da da üzerinde en çok tartışılan ve sona erdirilmesi Avrupalıları en fazla rahatsız eden unsur kapitülasyonlardı.

Ve şimdi yeniden kapitülasyon dönemi başlıyor.

Cumhurbaşkanlığı kararı ile, Birleşik Arap Emirlikleri’ne, yani mevcut iktidarın birkaç ay öncesine kadar Türkiye’deki darbe girişiminin arkasındaki güç olarak gördüğü ülkeden yapılacak ithalata “vergi muafiyeti” getirildi.

Sorarsanız “sınırlı” diyeceklerdir.

Doğru sınırlı. “Tarım ve sanayi ürünleri” ile sınırlı.

Peki sorarım size, bu ülkeden “tarım ve sanayi ürünü” olmayan ne ithal edebiliriz ki!

Çok açık söylüyorum, eğer bu anlaşma “karşılıklılık ilkesi” içermiyorsa çok açık bir kapitülasyondur.

Birleşik Arap Emirlikleri ile başlamıştır.

Emin olun bunu Suudi Arabistan, Katar takip eder ve sonra da gerisi gelir.

Ve bir gün bu ülkeyi yeniden kuracak olanların gelecekteki en önemli sorunu da muhtemelen bu olur!

Ankara’da Anıtkabir’e yakın bir bölgede, bambaşka amaç için ayrılmış bir araziye, Anıtkabir ile aynı aks üzerinde, Anıtkabir siluetini bozacak şekilde cami yapılmasına karar verilmesi epey bir tartışmaya neden oldu ve daha da olacak gibi duruyor.

Bu tartışmaya, ABD’den bir örnekle katkı yapmak isterim.

Bilmem bilir misiniz, Amerika Birleşik Devletleri’nin başkenti Washington’da hiç gökdelen yoktur.

Bırakın gökdeleni, yüksek bina da yoktur.

Washington DC’de izin verilen en yüksek bina yüksekliği bölgeye göre 27 metre ile 40 metre arasındadır. Pennsylvania Caddesi üzerindeki birkaç yerde ise 57 metredir.

Bunun edeni ise öyle olmadığı söylense bile aslında Washington DC’nin ve ABD’ye göre demokrasinin simgesi olan Kongre binasının yani Capitol’ün 88 metrelik yüksekliğini aşmamak ve bu binayı gölgede bırakmamaktır.

Ankara’nın imar planlarının da böyle bir saygıya dayalı olması gerekir.

Ya ABD gibi geçmişinize ve geleneğinize saygı gösterirsiniz ya da Suudiler gibi dinin en önemli sembollerinden gördüğünüz Kabe’yi bile bir gökdelen çukurunun ortasına gömer, Kabe manzaralı yatak odası satarsınız.

Bu bir tercihtir. Sadece tercih…

Alkol yasağı bağcıya mı!

İstanbul Valiliği’nin belirli yerlerde alkol tüketimini yasakladığı haberi geniş bir infial uyandırır ve yaşam tarzına müdahale olarak algılanırken, ben kendi çevreme bile “Yahu bu yeni bir karar değil ayrıca pek çok medeni ülkede de benzer yasaklar var” demeye çalışıyordum.

Gerçekten de pek çok Batı ülkesinde de açık havada ve kamuya açık alanlarda içki tüketimi ile ilgili sınırlamalar vardır.

Mesela ABD’nin pek çok eyaletinde kamusal alanlarda alkol tüketimi yasaktır. Filmlerde bile görürsünüz, evsizler bile alkolü şişeyi kağıda sarararak tüketirler. Yasaktır.

İngiltere’de Londra’da genel olarak böyle bir yasak yoktur ama belediyeler bazı bölgelere yasak getirebilirler. Ancak orada da sokakta, başkalarını rahatsız edecek şekilde sarhoş olarak gezmek yasaktır. Gezerseniz hemen paketleyip götürürler.

Alkol tüketimi konusunda en rahat ülke olarak görülen Fransa’nın da başkentinde yani Paris’te kamusal alanlarda ve caddelerde içki içmek yasaktır. Caddelerde sadece içki ruhsatı olan kafelerde içki tüketebilirsiniz. Parklarda ise tamamen yasaktır. Şöyle Seine nehrine bakan bir banka oturup, iki kadeh şarap içeyim diyemezsiniz.

Tabii bu ülkelerdeki yasaklar genelde üzüm yemek içindir.

Bizdeki yasak ise muhtemelen bağcıyı hedef almaktadır.

Eğer gerçek amaç huzur ve asayişse işe İstanbul’u 19.yüzyılın Teksas’ına, 20. yüzyıl başının Chicago’suna çeviren eli silahlı çetelerden başlanırdı.

Tekel bayilerinden ve alkol yasağını hatırlatmaktan değil.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Zerafet zafiyet zannedilmediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış
Köşe Yazıları
Özgür Özel nefretin boyutunu algılayamamış

Fatih Altaylı

Eylül 11, 2026

Bu suç dolandırıcılık değil!
Köşe Yazıları
Bu suç dolandırıcılık değil!

Fatih Altaylı

Eylül 10, 2026

Sanki sıra İBB’de
Köşe Yazıları
Sanki sıra İBB’de

Fatih Altaylı

Eylül 9, 2026

  • Videolar

Tümü
Dünyada IQ sorunu var! görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapDünyada IQ sorunu var!Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 01:56 Dünyada IQ problemi var! 05:24 Medrese V. Üniversite 21:58 Hangi Liberal Demokrasi 24:38 Konuşulmayan Erkeklik 26:27 Odysseus 28:50 Girne'deki gemi faciası 33:03 Altın Günlerden Kurşun Gecelere 36:06 Clara'ya Mektuplar 38:08 Hermeneutik Dersleri 40:16 A Line In The Sand 43:12 Fatih Altaylı'nın anjiyo hikayesi 48:00 Bilim Tarihi 52:51 Dış haberler servislerine ne oldu? 55:37 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Eylül 9, 2026
Roma'da mühendislik görseli
FatihAltaylı
YouTube
Göksel Göksoy & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimRoma'da mühendislik00:00 Giriş 02:13 Roma ne zaman kuruldu? 07:04 Roma’da nasıl bir sistem vardı? 10:27 Roma’nın en geniş sınırları nelerdi? 13:02 Roma’nın gelir kaynağı ne? 16:57 Kuzey Avrupa’ya neden gitmiyorlar? 18:53 Her yol Roma’ya nasıl çıkardı? 24:43 Su yolları nasıl yapıldı? 31:27 Mühendisliği nereden öğreniyorlar? 39:27 Büyük binalar gösteriş için mi, ihtiyaç mı? 51:12 Roma para birimi nedir? 53:22 Roma’da insanlar nasıl yaşıyorlar? 58:54 Roma’da eğitim sistemi nasıl? 1:01:20 Roma’daki yol ve bina örnekleri 1:26:27 Kartaca ve Roma çatışmaları 1:29:20 Roma’daki gastronomi 1:33:56 Roma yıkılmasaydı? 1:37:41 Kapanış
Eylül 6, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Babam oyuncu olmamı istemedi!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Kerem AlışıkFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Babam oyuncu olmamı istemedi!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com 00:00 Giriş 02:45 Sanatçı bir ailede doğmak nasıl bir his? 12:26 Dayısı nasıl etkiledi? 14:53 Dayısının sol görüşüne özendi mi? 16:45 İlk şiirini ne zaman yazdın? 18:09 Kaç şiir kitabı yazdı? 20:12 Sevdiği şairler kimler? 22:01 Kaç şiir biliyor? 25:23 Eleştirici yorumlar şair olarak kendisini üzüyor mu? 28:27 İlk sahnesi 33:10 Hep şiir gibi mi konuşur? 37:13 Ödülleri nasıl değerlendiriyorlar? 43:54 Nietzsche mi, Schopenhauer mı? 46:30 Türkiye’de edep meselesini nasıl görüyor? 54:43 Kitap yazmayı düşünüyor mu? 55:36 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 6, 2026