İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ne galeri ne bayi, açgözlü olan Devlet

  • IMF, AKP kadar yanılırsa

  • Bunu bir bakan yardımcısı Türkiye’ye söylese ne hissederdiniz!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Ne galeri ne bayi, açgözlü olan Devlet

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2023

Yazı İçeriği

  • Ne galeri ne bayi, açgözlü olan Devlet

  • IMF, AKP kadar yanılırsa

  • Bunu bir bakan yardımcısı Türkiye’ye söylese ne hissederdiniz!

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

IMF, AKP kadar yanılırsa

Cumhurbaşkanı Erdoğan, otomobil fiyatlarındaki artışlarla ilgili olarak yine distribütörleri, bayileri ve galerileri suçladı.

Fahiş artışlardan onlar sorumlu imiş.

Aldıkları önlemler ve cezalar sayesinde bunun önüne geçmişler.

Güldüm.

Gerçeklikle çok da ilgisi olmayan bir anlatım.

Bütün dünyada arz talep dengesizliğinden ötürü otomobil fiyatlarında bir şişkinlik, fiyatlar üzerinde aracın modeline göre bazen yüzde 50’lere varan “prim” vardı.

Özellikle lüks segmentte, otomobilin en bol ve en ucuz olduğu ülke sayılabilecek ABD’de bile alışılmadık bir fiyat balonu söz konusu idi.

Türkiye’de ise kur artışı ve yüksek enflasyon beklentisinden dolayı talep artışı yüksek olunca zaten düşük olan arz ile birlikte fiyatlar yükseldi.

Burada bir denge oluşmaya başlayınca da fiyatlar giderek olması gereken yere döndü.

Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan zannederim, Türkiye’de otomobil fiyatlarındaki “fahiş” artışın nedeninin kendi iktidarının vergi politikaları olduğunu zannederim bilmiyor.

Kendi kullandığı ultra lüks Mercedes Maybach uzatılmış limuzinler vergisiz ithal edildiği için otomobillerdeki vergi oranlarını zannederim fark etmiyor.

Cumhurbaşkanının kullanmakta olduğu Mercedes Maybach uzatılmış limuzin zırhı araçların Avrupa’daki fiyatı 1 milyon 800 bin dolar.

Eğer siz bir vatandaş olarak bu otomobilden bir adet edinmek isterseniz bu araç Türkiye’de size 7 milyon doların biraz üzerinde bir paraya mal olur.

Bırakalım bu kadar lüks ve sıradan insanlar için gereksiz aracı.

Daha basite gidelim.

Mesela Türkiye’de üretilen bir otomobile, FIAT Egea’ya bakalım.

FIAT Egea’nın Cross hibrit modelinin Avrupa’da satış fiyatı yaklaşık 25 ile 28 bin avro arası.

Yani en üst modeli alsanız 820 bin TL ödemeniz gerekiyor.

Aynı aracın Türkiye’deki fiyatı ise 1 milyon 300 bin TL.

Yani yaklaşık yüzde 50 daha fazla.

Otomobilin motor hacmi arttıkça makas daha da açılıyor.

Lüks segmentte bu fark yüzde 400’e kadar çıkıyor.

Almanya’da 106 bin avro olan bir Mercedes S 400 otomobil, Türkiye’de 406 bin avrodan başlayan fiyatlarla satılıyor.

Türkiye’de otomobillerin fiyatının bu denli fahiş olmasının tek nedeni ise iktidarın vergi politikası.

Bugün otomobiller üzerindeki vergi yükü AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılının çok çok üzerinde.

2002 yılında 1999 depreminin yaralarını sarmak üzere Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) diye bir vergi icat edilmiş ve motorlu araçlarda yüzde 27 ila yüzde 50 arasında değişen oranlarda ÖTV alınmaya başlanmıştı.

AK Parti iktidarı döneminde bu ÖTV giderek arttırıldı.

Bugün yüzde 27 olan en düşük ÖTV tutarının tam nereye geldiğini karmaşık hesaplama yöntemleri nedeniyle tam olarak söylemek mümkün değil ama en az yüzde 45 olduğunu söylemek kabil.

En üst segmentte 2002 yılında yüzde 50 olan ÖTV oranı ise bugün yüzde 220.

Ve bir de de ÖTV’li fiyat üzerinden yüzde 20 de KDV ekliyor, verginin vergisini de ödüyorsunuz.

Hal böyle olunca da otomobil fiyatları sıradan vatandaş, ücretli çalışan için ulaşılmaz ve hatta akıl dışı yerlere doğru gidiyor.

Yani anlayacağınız, Türkiye’de otomobil fiyatlarındaki saçmalığın ve fahişliğin nedeni ne bayilerin ne de galerilerin açgözlülüğüdür.

Türkiye’de bu durumun en büyük sorumlusu Devlet’tir.

Açgözlü olan Devlet’tir.

Başkası değil.

Türkiye’nin Uluslararası Para Fonu (IMF) ile görüştüğü ve adı konmamış bir stand-by anlaşması için çalıştığı artık bir bilinen bir sır haline geldi.

Bunda bir beis yok.

Bence de IMF ile anlaşmanın zamanı çoktan geldi geçiyor.

IMF ile anlaşmak muhtemelen Türkiye’nin kredi bulma maliyetlerini de düşürecek ve Arap ellerinde dilenme dönemimizi de belki sona erdirecektir.

Tabii kredi maliyetlerinin düşmesi isteniyorsa.

Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yakın çalıştığı anlaşılan IMF, önceki gün Türkiye’nin önümüzdeki 5 yıl için dolar kuru beklentilerini açıkladı.

Buna göre IMF, doların Türk lirası karşısındaki fiyatını 2025 yılında 45, 2026 yılında 65, 2027 yılında 89, 2028 yılında ise 120 TL olacağını öngörüyor.

Bu fiyatların ortaya koyduğu gerçek ise şu.

Her şey IMF’e söz verildiği gibi gitse bile Türkiye’de enflasyon tek hanelere falan düşmüyor ve kur artışı da yıllık yüzde 40 ile 50 arasında seyretmeye devam ediyor.

AK Parti’nin geçmiş orta vadeli ve uzun vadeli programlarını bilmem hatırlayanınız var mı!

1 dolar 1 TL olacak diyen ahmaklardan söz etmiyorum.

Hatta eski Bakanlardan Berat Albayrak’ın holding patroniçeleri tarafından “muhteşem bulunan” Orta Vadeli Programı’ndan (OVP) da bahsetmiyorum.

Onların zaten çöp ve zırva olduğunu o gün de biliyorduk.

Ama mesela 2020 yılında açıklanan OVP’ye göre 2023 yılında ortalama dolar kuru virgülüne kadar belirlenmiş ve 8,02 TL olarak öngörülmüştü.

2021 OVP’sine göre ise 2023 yılında dolar kuru 10,26 TL olacaktı.

Şu anda dolar kuru 28 TL.

Bakalım IMF’in orta vadeli kur beklentisi AKP’ninkine oranla ne kadar tutacak.

Eğer onlar da iktidarı ciddiye alıp beklentiyi ona göre hesapladılarsa yandık.

Bunu bir bakan yardımcısı Türkiye’ye söylese ne hissederdiniz!

Türkiye’nin, özellikle de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ortadoğu’daki yeni kriz ve İsrail - Hamas çatışması ile ilgili olarak başından beri doğru bir tutum içinde olduğunu, sağduyulu açıklamalar ile tansiyonu kontrol etmeye çalıştığını ve Türkiye’yi geçmişin dengeli politikalarına doğru götürdüğünü söylüyoruz.

Meselenin tüm siyasi riskini üzerine alarak, sağlıklı bir dış politika yürütüyor ve Ahmet Davutoğlu’nun maceracı, İhvancı, onurlu yalnızlıkla sonuçlanan ve Türkiye’yi perişan eden dış politika anlayışından uzak duruyor.

Bu da hem içerdeki muhalifleri hem de dışarıda muhatapları tarafından takdir ediliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tüm siyasi riskleri alarak böyle bir denge politikası izlerken, birileri akıl dışılıktan taviz vermemekte niyetli.

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı koltuğuna oturtulmuş Nazif Yılmaz adlı biri “Gebereceksin Netanyahu” diyerek sosyal medya paylaşımı yapıyor.

Sadece vatandaş Nazif Yılmaz olarak bunu elbette yapabilir. Hatta daha fazlasını da söyleyebilir.

Ama bu efendi, bir bakan yardımcısı.

Hem bürokrat hem de yeni yönetim sistemi içinde bir siyasi kişilik.

Bu konumuyla böyle bir şey söyleme hakkı var mı!

Düşünün mesela ABD Savunma Bakan Yardımcısı Türkiye’ye kızıp bizim Cumhurbaşkanı’na “Gebereceksin” dese biz ne düşünür, ne hissederiz.

Ya da bir Avrupalı bakan yardımcısı aynı şeyi yapsa.

Yaptığının anlamını bile fark etmeyecek, ülkenin başını durduk yerde belaya sokacak ve hatta Cumhurbaşkanı’nı bile siyaseten zora sokup küçük düşürecek bir kafa bugün bakan yardımcılığı koltuğunda.

Üstelik de çocuklarımızı emanet ettiğimiz bir bakanlığın bakan yardımcısı.

Gel de gelecekten umutlu ol.

Kolaysa.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

İçeriye girecek ışık miktarını penceremizin büyüklüğünün belirlediğini anladığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Çanlar Gökçek için mi çalıyor?
Köşe Yazıları
Çanlar Gökçek için mi çalıyor?

Fatih Altaylı

Eylül 2, 2026

Deli saçması dersem yanılmış olur muyum!
Köşe Yazıları
Deli saçması dersem yanılmış olur muyum!

Fatih Altaylı

Eylül 1, 2026

Bu gemiye DEB’i kim verdi!
Köşe Yazıları
Bu gemiye DEB’i kim verdi!

Fatih Altaylı

Ağustos 31, 2026

  • Videolar

Tümü
Tedavide farklı görüşler neden önemli? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Tibet Erdoğru & Nevra Özer & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimTedavide farklı görüşler neden önemli?00:00 Giriş 03:14 e-Konsey nedir? 07:03 Hastanedeki sistemden ne farkı var? 10:10 Neden böyle bir işe giriştiler? 11:53 Konseyde kimlerin olacağına nasıl karar veriliyor? 16:06 Konseyde teşhis koyuluyor mu? 20:23 Doktor yönlendirmeleri nasıl oluyor? 24:18 Doktorlar vakit ayırabilecekler mi? 26:06 Doç. Dr. Nevra Özer neden bu projeye geçti? 31:58 Hukuki altyapısı ve Sağlık Bakanlığı onayları 35:16 Yapay zeka desteği alacaklar mı? 40:55 Kaç branşta hizmet verecekler? 42:42 Konsey nasıl yönlendirme yapıyor? 44:50 eKonsey'e başvuracak hastalara başlangıç önerileri neler? 50:51 Kamudaki doktorlarla çalışacaklar mı? 51:49 Randevu alma ve doktora ulaşma konusunda destekleri oluyor mu? 53:45 Hastalar nasıl başvurabiliyor? 59:35 Sadece Türkiye'de mi hizmet verecekler? 1:04:10 Sistemde psikologlar da olacak mı? 1:06:17 Pahalı mı? 1:08:27 Projenin devamında neler olabilir? 1:11:44 Kapanış
Ağustos 30, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyorum!" & Acun Ilıcalı görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Videolar yorumluyorFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Aynı şeyleri yapmaktan sıkılıyorum!" & Acun IlıcalıTeke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:59 Acun Ilıcalı'nın hikayesi nasıl başladı? 04:48 Kendisini şanslı hissediyor mu? 06:11 Acun Ilıcalı çılgın cesareti 11:56 Televizyon kanalı almaya nasıl karar verdi? 16:14 Fenerbahçe yöneticiliği 20:04 Hull City futbol takımını alma hikayesi 26:48 Premier Lig'e çıkmayı bekliyor muydu? 35:26 Oli McBurnie ile aralarındaki bağ 39:12 Kümede kalma mücadelesinden Premier Lig'e çıkış 50:15 Kullandığı tekneler ve araçlar 59:58 Fenerbahçe stadındaki locası 1:02:11 Saat koleksiyonu ve diğer hobileri 1:04:00 Hayır işi yapar mı? 1:07:04 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ağustos 30, 2026
Araplar Osmanlı'ya ihanet etti mi? görseli
FatihAltaylı
YouTube
Murat Bardakçı & Fatih AltaylıAraplar Osmanlı'ya ihanet etti mi?Shark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 04:15 Murat Bardakçı aktif olarak ne üzerinde çalışıyor? 07:16 "Evrak toplamak" ne demektir? 10:53 Şerif Muhiddin Targan kimdir? 14:35 Osmanlı'da "Aristokrat" kimleree denirdi? 17:34 Şerif Muhiddin Targan'ın ailesi 25:20 Şerif Muhiddin Targan'ın günümüzdeki popülaritesi 29:03 Şerif Muhiddin Targan'ın Safiye Ayla ile evliliği 36:31 Arap İsyanı'nın temeli 42:08 Murat Bardakçı'nın topladığı mektuplar 46:19 Arap İsyanı gerçek mi? 50:36 Murat Bardakçı, kitabı yazdıktan sonra topladığı belgeleri ne yapacak? 56:00 Ali Emiri kimdir? 1:00:15 Kitapta Sultan Vahdettin'e ait bölümler olacak mı? 1:05:37 Kapanış #işbirliği
Ağustos 23, 2026