İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları
detail banner reklam

Galatasaray’da neler oluyor!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ekim 15, 2023

Galatasaray’da neler oluyor!

Pazar günü spor, daha doğrusu Galatasaray yazarım dedim.

Madem dedik, yazacağız.

Bilirsiniz, spor kulüplerinin seçimle işbaşına gelen 10-15 kişilik seçilmiş yönetim kurulları vardır.

Kulüplerin, futbol şubelerini şirketleştirmelerinden sonra buna bir de şirket yönetim kurulları eklendi.

Sistem genelde şöyle işler.

Kulüp üyelerinden oluşan kulüp genel kurulları yönetimleri seçer. Seçilmiş yönetimler de, en büyük hissedarın yetkilisi olarak kulübün şirket ya da şirketlerinin yönetim kurullarını belirlerler.

Galatasaray’da da genel kurul 10 asil, 5 yedek üyeden oluşan yönetim kurulunu, o yönetim de 11 kişilik Galatasaray Sportif AŞ yönetim kurulunu belirler.

Genelde kulübün Başkanı aynı zamanda Sportif AŞ’nin de başkanı olur ve seçilmiş kulüp yönetiminden birkaç isim bu yönetimde de yer alır.

Kulüp yöneticiliği yapmış olanlar bilirler, kulüplerde seçilmiş yönetimlerdeki yöneticilerin büyük bölümü hiçbir işe yaramazlar.

Toplantılara gelir giderler, gazetecilerle sohbet ederler, restoranlarda yer ayırtırken kulüp yöneticisi olmanın avantajını kullanıp iyi yere otururlar, otopark görevlilerinden saygı görürler ama kulübe bir faydaları yoktur.

Mesela Galatasaray’da 10’u asil, 5’i yedek 15 yönetim kurulu üyesinin asillerden en fazla 5’i kulüp için faydalı bir şeyler yapar.

Yedeklerden de birkaçı bir dahaki dönem asil olabilmek için ciddi anlamda çalışır.

Gerisi bir işe yaramaz.

Bu işe yaramazlar ikiye ayrılır.

Efendi efendi oturanlar. Bunlar zararsızdır.

Bir de zararlı tür vardır. Bunlar bir şey yapmadığı gibi gazetecilere yalan yanlış bilgi sızdırır, çalışan yönetim kurulu üyelerini eleştirir, popüler hale gelmiş olanlara ise ağır biçimde bok atarlar.

Baktılar yeterince zarar veremiyorlar, sonunda istifa ederler.

Bunları bildikten sonra şimdi gelelim Galatasaray’da neler olup bittiğine.

Galatasaray Spor Kulübü’nde ilk şok seçimlerin hemen ardından yaşandı.

Küme düşmekten son anda kurtarılmış kötü bir takım devralınmıştı.

Takımı yenilemek gerekiyordu. Başkan Dursun Özbek seçimden önce cüzdanını sallayarak, sorunları çözeceğini vaat etmişti.

Yeni yönetim bütçe hazırlığına girişti.

Ancak Başkan’ın salladığı cüzdandan kulübe gelen bir şey yoktu. Cüzdan boştu.

Bu durum sıkışıklığa neden oldu ama büyük bir sorun yaratmadı.

Mesele büyük oranda Erden Timur tarafından çözüldü.

Bir yandan da Florya’da Burak Elmas yönetimi döneminde hazırlanmış bir gayrimenkul projesi vardı ve kulübün dertlerini çözecek tek projeydi.

Proje Elmas yönetimi zamanında Erden Timur tarafından hazırlanmıştı ama hayata geçememişti.

Zaten Timur’un da yönetimin yanında olmasının nedeni bu projeyi hayata geçirmekti.

Kulüp işi kendisi yapmak ve ne bir müteahhit grubuna ne de Emlak Konut’a buradan pay kaptırmamak istiyordu.

Ancak bunun için bir sermaye gerekliydi.

Bunun için gereken para Mecidiyeköy’deki bina satılarak bulundu. Florya arazisinin Galatasaray’a tahsisli olan bölümü de satın alındı. (Bunu ben dursun Özbek’e 7 sene önce tavsiye etmiştim ama dinlememişti)

Bu arada beklenmeyen bir durum oluşmuştu.

Bu proje için yönetimde olan Erden Timur’a Sportif AŞ’de başkan vekili olarak futbolla da ilgilenmesi söylendi.

Bu işlerden pek anlamadığını söylese de ihale Timur’a kaldı. O da hızlıca işi öğrendi ve bunu da kurulan takımla gördü Galatasaraylılar.

Bu arada Florya projesinin başlayabilmesi için, oradaki tesislerin Kemerburgaz’daki araziye taşınması, bunun için de buraya yeni tesislerin yapılması gerekiyordu.

Bu iş de inşaatçı olduğu için Erdem Timur’un üzerine kaldı.

Timur müthiş bir yükün altında idi ve bir yandan da takımın başarılı olması nedeniyle taraftarlar arasında giderek artan bir popülariteye sahip oluyordu.

Tüm bunlar yönetimde Başkan ve bir iki kişi dışında Erden Timur’a karşı müthiş bir düşmanlığı ortaya çıkardı.

Anti Erden Timur ekibin başında Cemal Özgörkey vardı.

Özgörkey ve yönetimde ona yakın duranlar, her yerde Timur’u eleştiriyorlardı. Bu yüzden Başkan Özbek’le bile ters düşmüşlerdi.

Bir toplantıda Özgörkey Başkan’a çok ağır sözler sarf etti. Başkan Özbek, sorun çıkmasın diye bunu sineye çekti.

Ardından kendisine bilgi verilmediği gerekçesiyle muhasip üye Levent Yaz istifa etti.

Yaz’ın bilmediği, yöneticilerin bilgiyi alan adamlar olması gerektiğiydi. İşini yapmazsan elbette bilgi alamazdın.

Cemal Özgörkey ise hiçbir şey yapmıyordu ve bu, kendisini tanıyanlar açısından şaşırtıcı değildi.

Bu arada takım başarılı bir sezon geçirmesine rağmen, Galatasaray tarihinin en düşük gelir elde ettiği sezonunu şampiyon kapadı. Ancak gelir tarafı SOS veriyordu.

Sezon sonunda tüm bu olan biteni gören ve aralarında benim de bulunduğum bazı Galatasaraylılar Başkan Özbek’e “Seçime gitmesini ve yönetimi daha iyi çalışacak ve daha uyumlu kişilerle değiştirmesini” önerdiler.

Ancak muhtemelen daha önce bir erken seçim kazığı yemiş olan Özbek “Bir yıl daha böyle gideriz. Gerek yok” dedi.

Bu arada gelir tarafında da Başkan Erden Timur’u görevlendirdi.

Orada da olumlu gelişmeler oldu.

Kulüp tarihinin en yüksek tribün gelirini elde edeceğini gösterdi. Yıllardır satılmayan localar tükendi ve yenilerinin yapımına başlandı.

Bazıları benim içime pek sinmese de epey bir sponsorluk geliri elde edildi.

Tüm bunlar Başkan ve Erdem Timur’un başarısı gibi görünüyordu. Yönetimdeki iki üç kişi de onlara destek veriyordu.

Gerisi çöptü.

Ve çöpçü başı Cemal Özgörkey sonunda istifa etti.

İstifasının kulübe hiçbir şey kaybettirmeyeceği açık.

Kendisine ettiği hakaretleri zaten unutmamış olan Başkan Dursun Özbek’in bu istifadan duyduğu bir rahatsızlık yok.

Halen içerde bir Erden Timur karşıtlığı var ama biliyorlar ki, Timur giderse işler sarpa sarar. Bu yüzden susuyorlar ve sadece “seçilmiş değil atanmış” diyerek Erden Timur’u küçümsemeye çalışıyorlar.

Tüm bunlar beni şaşırtmıyor.

Galatasaray ne zaman rakipleri ile arayı açacak başarılı bir döneme girse, bunu rakipleri değil, kulüp içindeki bazı “fesatlar” engellemiştir.

4 Başkanlık yılında 4 şampiyonluk, bir UEFA Kupası ve bir Süper Kupa kazanmış Faruk Süren’i Fenerbahçeliler değil, Galatasaraylılar devirmişti.

Ancak bu kez başkan da, Erden Timur da bunlara pabuç bırakmayacak kadar inatçı görünüyorlar.

Bu aşamada Başkan’ın yapması gereken tek şey, Erden Timur’u biraz daha net ifadelerle savunmak.

***

En büyük silahları sizin aptallığınız

Hamas’ın İsrail’e düzenlediği saldırının hemen ardından ben “Hamas’ın yaptığı Filistin halkına ihanet. Bunu fırsat bilen İsrail şimdi binlerce Filistinli masumu öldürecek” dediğim zaman Türkiye’deki bir grup siyasal İslamcı ve ipi yabancı istihbarat örgütlerinin elindeki bir grup sözde din adamı bana saldırdılar.

Nu siyonistliğim kaldı, ne İsrail taraftarlığım, ne de din düşmanlığım.

Aradan 8 gün geçti.

Şimdi herkes “Hamas yanlış yaptı. Bu olanlar Hamas’ın suçu” demeye başladı, Cübbeli Ahmet bile bunu söylüyor.

Ne oldu!

Hepiniz birden siyonist mi oldunuz, İsrailoğluna mı dönüştünüz yoksa hepiniz din düşmanı haline mi geldiniz!

Yoksa sadece ve sadece aşırı derecede aptal olduğunuz ve neden sonuç ilişkisini kurabilmek için sonucu görmeniz mi gerekiyordu?

Bilesiniz ki, emperyalizmin de, siyonizmin de elindeki en güçlü silah sizin ahmaklığınızdır.

Siz bu kadar ahmak olunca, size inanan dindarlar da o kadar acı çekecektir.

Yarısından fazlası sivillerden, kadınlardan ve çocuklardan oluşan ve sayıları şimdilik 2 binin üzerinde olan onca Filistinlinin kanı Hamas’ın ve sizin elinize bulaşmıştır.

Hepiniz siyonizmin aparatısınız.

Kiminiz bilerek, kiminiz bilmeyerek.

Ama sonucu değiştirmeden.

***

Başlarım böyle dostluğun ıstırabına

Benim anlamadığım bir şey var. Umarım yetkili bir ağız, bir iktidar mensubu, Türkiye’nin muhteşem dış politikasının mimarları bana veya Türk halkına bunu anlatırlar.

Biliyoruz ki, Suriye’nin hava sahası Rusya’ya emanet ve Rus hava savunma sistemleri tarafından korunuyor.

Ve bu hava sahası kapalı.

Bu nedenle Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde kara operasyonları yaparken Türk Hava Kuvvetleri bu operasyonlara hava desteği veremiyor. Birliklerini havadan koruyamıyor.

Çünkü Rus hava savunma sistemi Türk uçaklarını düşürmekle tehdit ediyor.

Ama biz Rusya ile dostuz ve Rusya’nın başında “dostum Putin” var.

Buna mukabil ABD savaş uçakları ise bizim uçamadığımız Kuzey Suriye hava sahasında fink atıyorlar, isterlerse İncirlik’ten kalkıp, isterlerse Ürdün’den kalkıp, hatta hin-i hacette Selçuk Bayraktar’ın da konuk olduğu uçak gemisinden kalkıp, Suriye hava sahasına istedikleri gibi girip çıkıyorlar. Canları çekerse bizim SİHA’larımızı vuruyorlar.

Ama sorarsanız Rusya ile bizim ilişkilerimiz çok iyi ve hatta “dostum Putin” bize bayılıyor.

Buna karşın ABD ile Rusya düşman; ABD, Rusya ile savaşan Ukrayna’yı açıkça destekliyor ve savaşını finanse ediyor.

Birisi bana bu ilişki modelini anlatırsa çok mutlu olacağım.

Çünkü dost ve düşman algım karıştı.

***

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Kimine SİHA kimine dua demediğimiz zaman.

Ne zaman insan oluruz?

Kimine SİHA kimine dua demediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bu kadar paranın izi olur
Köşe Yazıları
Bu kadar paranın izi olur

Fatih Altaylı

Temmuz 1, 2026

Yeni parti olmaz diyenlere
Köşe Yazıları
Yeni parti olmaz diyenlere

Fatih Altaylı

Haziran 30, 2026

Dizi sektörüne yeni iş alanı
Köşe Yazıları
Dizi sektörüne yeni iş alanı

Fatih Altaylı

Haziran 29, 2026

  • Videolar

Tümü
Anadolu'daki ilk imparatorluk: Hititler görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. İlknur Taş & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimAnadolu'daki ilk imparatorluk: HititlerShark FlexBreeze Portatif Fan - Eviniz ve Bahçeniz İçin Mükemmel Serinlik Çözümü! https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-flexbreeze-portatif-fan-fa220eu?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_fan_Jun26 00:00 Giriş 02:52 Hititler kimdir? 05:51 Hititçe çözülebildi mi? 06:55 Hititler neden Orta Anadolu'yu merkez alarak yerleştiler? 08:38 Diğer medeniyetler ile ilişkileri 11:14 Devlet nasıl kuruldu, kurucu imparator kim? 13:47 Hititlerin en parlak dönemleri 13:18 Hititlerin sınırları nereye kadar uzanıyor? 16:47 Hititlerin denizcilik tarafları 21:37 Hititler medeniyet kurabildi mi? 24:08 Neden Mısır ile bu kadar çok savaşıyorlar? 26:05 Kadeş antlaşması 27:47 Kendi tarihlerini yazmışlar mı? 32:11 Hitit ordusu ve kölelik sistemi 34:53 Hititlerin mimarisi 38:27 Ruhban sınıfı ve devlet üzerindeki etkisi 45:14 Hattiler ve hititler 47:18 Hitit medeniyetinde kraliçe nasıl bir öneme sahip? 50:00 Soylu sınıfı var mı? 51:34 Medeniyetin gelir kaynağı ne? 53:11 Hititler zengin bir medeniyet miydi? 54:08 Hititler neden yok oldu? 58:10 Hitit Kralı IV. Tudhaliya kitabı 1:00:31 Hitit devleti bir Hatti devleti midir? 1:03:41 Kapanış #işbirliği
Haziran 28, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Seda BakanFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Sette eğlenmek diye bir şey yok!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:30 Hadise'yle olan uyuşmazlığının sebebi ne? 07:11 Zeytin Ağacı projesi nasıl ilerliyor? 18:51 Set ortamı diziyi etkiler mi? 21:00 Başka projeleri var mı? Netflix'te oynamak yeterli geliyor mu? 24:44 Çantalara merakı var mı? 26:53 Neden çocuk yetiştirmek eskisi gibi değil? 29:06 Gelecekteki planları ne? 30:25 Güzel iş dediği işler neler? 33:13 Ailesiyle arası nasıl ilerliyor? 38:14 Çocuklar "Oyunculuğu bırak" derse ne yapacak? 40:43 Çocukları sanata yönlendirici aktiviteler yapıyor mu? 44:15 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Haziran 28, 2026
"Utanma duygusunu kaybettik" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek Kitap"Utanma duygusunu kaybettik"Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 06:15 2026 Dünya Kupası 16:18 "Osmanlı İmparatorluğu'nda Duygular" kitabı 35:34 "Maddenin Evrimi" kitabı 36:42 "Altı Bardakta Dünya Tarihi" kitabı 56:03 Kapanış #işbirliği
Haziran 24, 2026