İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Patlak lastik Michelin

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Patlak lastik Michelin

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 12, 2023

Yazı İçeriği

  • Patlak lastik Michelin

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bugün Michelin yıldızları ve seçilen lokantalar üzerine yazacağım demiştim, sözümüzü tutalım.

Bu yılın Michelin yıldızları da açıklandı ve dağıtıldı.

Geçen yılın Michelinlileri yıldızlarını korudular, İstanbul’da birkaç yeni yer listeye eklendi, İzmir ve Bodrum bu yıl “kapsama alanı”na girdikleri için oralardan da kimi lokantalarda ya yıldız aldılar ya da tavsiye listesine girdiler.

Geçen yıl Michelinler kısa sürede belirlendiği, bir anlamda “apar topar” verildiği için liste ve listedekiler ile ilgili tek bir şey söylemedim.

Aceleye gelmişti, belli ki “şeytan karışmıştı.”

Yoksa İstanbul’da şahane kebapçılar dururken, Nişantaşı’nın en vasat kebapçısının, sırf masasında beyaz örtü var diye kapısına Michelin tavsiyesi asması, üzerine konuşulmayacak iş değildi.

Önce şunu söyleyerek başlayayım.

Michelin Rehberi, artık “eski” saygınlığında ya da öneminde değil. Hâlâ turistik açıdan bir şeyler ifade ediyor, hâlâ şefler arasında bir kıymet arz ediyor ama uzunca bir zamandır da ağır eleştirilere uğruyor. Hem listenin hazırlanış mantığı açısından, hem de listeye girenler ve giremeyenler açısından.

Michelin ile ilgili en önemli eleştiri “yeni dünyaya uyum sağlayamamış olması”.

Her ne kadar “yeşil” kategorisi açmış olsa, “çevrecilik, sürdürülebilirlik, doğaya saygı, üreticiye saygı” gibi konularda Michelin’in yaklaşımı artık çağdışı bulunuyor.

Michelin yıldızlarına savaş açanların başında ise 3 Michelin yıldızlı şef René Redzepi geliyor.

Yıllarca üst üste dünyanın en iyi lokantası seçilen Noma’nın şefi Redzepi, Michelin’in artık misyonunu tamamladığını ve hiçbir anlamı kalmadığını söylüyor.

Pek çok iyi ve büyük şef de aynı kanaatte.

Michelin’in şefler üzerinde büyük baskı yarattığını, yaratıcılığı ödüllendirmekten çok yaratıcılığı öldürmeye başladığını ve şeflerin dikkatini yemekten başka şeylere yönelterek, asıl unsur olan yemeği ikinci plana attığını söylüyorlar.

Michelin’in, pek çok iyi lokantanın kapanmasına, pek çok çok iyi şefin en azından dönem dönem meslekten uzaklaşmasına neden olduğu iddiaları var.

Michelin’le ilgili bir diğer eleştiri ise Fransa, hadi biraz daha geniş tutalım, Avrupa dışında değerlendirme yapacak yeterli kadroya sahip olmaması ve restoran değerlendirmelerini hiç de ehil olmayan kişilere bırakması. Yani kifayetsiz müfettişler.

Bunun en somut örneğini Türkiye’de görüyoruz.

Özellikle de artık “zaman kısıtlaması” olmadan lokantaların denetlenebildiği bu yıl bu durum ayyuka çıktı.

Tabir caizse, Michelin’ın lastiği bu yıl “patladı”.

Başta da dediğim gibi Nişantaşı’nın en vasat kebapçısı Michelin tarafından tavsiye edilirken, İstanbul Kurtuluş Adana Ocakbaşı o listeye girmiyorsa, Türkiye’nin en iyi lahmacununu yapan Hacıbozanoğlu’nun adı anılmıyorsa, hadi ille lüks seviyorsanız et lokantasını kayda değer bulmadığım Nusret’in gerçekten çok iyi olan kebapçısının adı anılmıyorsa, Günaydın’nın kebap lokantasından Michelin’in haberi bile yoksa, dünyaya döneri kazandıran ülkede bir tane bile dönerci ya da döner lokantasının adı geçmiyorsa, Türk pidesi Avrupa’da yayılırken, tek bir pideci bile tavsiye edemiyorsa, lastikteki patlak onarılmayacak kadar büyüktür.

Bu yılın tek olumlu yönü, Michelin müfettişlerinin geçen sene unuttukları ya da haberlerinin bile olmadığı Fauna’yı bu yıl “öğrenmiş” olmaları. Ama onlar olmasa bile İbrahim Tuna, İstanbul’un en iyi İtalyan yemeğini yapmaya devam ediyor olacaktı. (Bu arada bu şahane lokantanın Ataşehir Belediyesi’nden içki ruhsatı alamıyor olması da bir başka ayıp)

Michelin bu yıl İzmir ve Bodrum’u da değerlendirdi.

Orada da durum farklı değil.

Artık bir toplu üretim lokantası haline gelmiş olan Odd Urla, sadece geçmişindeki namına dayanarak Michelin ile ödüllendirilirken, Türkiye’nin tartışmasız en iyi ve yaratıcı “balıkçı meyhanesi” olan Urla’daki Yengeç Restoran’ın es geçilmiş olması sorunun Yengeç’te değil, Michelin’de olduğunu gösteriyor.

Keza İzmir’de patlak lastikle yolculuk devam ediyor.

Balmumu Lokanta’nın hiç değilse Gourmand kategorisinde bile olmaması, bu işe ömrünü adamış ve Türk mutfağının en saygıdeğer isimlerinden Ahmet Güzelyağdöken’e değilse bile, İzmirlilere ayıp.

Lafı fazla uzatmadan toparlamak gerekirse, Michelin zaten dünyada da can çekişen bir rehber.

Giderek etkisini ve önemini yitiriyor. Özellikle de yeme içme işinden anlayan gerçek gurme ve gurmanlar arasında Michelin’i ciddiye alanların sayısı azalıyor.

Ve belli ki, Türkiye’de Michelin birileri tarafından yönlendirilen, gerçek lezzetlerin ve ustalıkların değil, PR faaliyetlerinin ve çevrenin etkisinde kalan bir hale gelmiş.

Özellikle yıldızlar dışındaki kategoriler tam bir felakete dönüşmüş,

Ve biz zaten bunu yemiyoruz da, bu rezalet en çok da Fatih Tutak gibi, Maksut Aşkar gibi kendini bu işi adamış şeflere ayıp.

NOT: Bazılarınız “Ama başka yazarlar çok övdüler” diyebilir. Kusura bakmayın, övenlerin mutfak ve yemek bilgisinin ne düzeyde olduğu bir yana bizde medyanın hali ortada. Hayatını överek kazananlar var. Bu yüzden önemli değil. Bu konuda fikrine güvendiğim üç beş kişi vardır. Rahmetli Tuğrul Şavkay bunlardan biri idi. Sevgili Vedat Milor bir diğeri. Belki bir iki kişi daha. Gerisi palavra. Onlar da Michelin’in kifayetsiz müfettişlerinden farklı değil bana göre.

Dayandığımız Anayasa’yı çöpe çevirmediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Cenazeyi kaldırmak için yasal düzenleme şart
Köşe Yazıları
Cenazeyi kaldırmak için yasal düzenleme şart

Fatih Altaylı

Eylül 24, 2026

Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?
Köşe Yazıları
Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?

Fatih Altaylı

Eylül 23, 2026

Duayen bankacıdan fonzedeler için kurtarma önerisi
Köşe Yazıları
Duayen bankacıdan fonzedeler için kurtarma önerisi

Fatih Altaylı

Eylül 22, 2026

  • Videolar

Tümü
"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!"00:00 Giriş 05:49 Trump’ın Smithsonian’a Amerikan tarihi açıklaması 12:45 F1 nasıl geçti? 18:15 Hayko Cepkin müziği bırakmaya karar verdi 19:03 Anyma konseri iptal edildi 21:01 Celine Dion sahneye çıktı 22:08 Venedik Film Festivali 27:27 Prenses Diana’nın kıyafeti satışa çıktı 29:38 Erol Evgin konseri 31:07 Hangi ayda nereye gidilir? 41:08 İş Sanat’ta görev değişikliği 42:27 Don Kişot geliyor 43:09 İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor 44:36 Şabanoğlu Şaban tekrar çekiliyor 45:34 Venedik Film Festivali’nde Penélope Cruz ve Javier Bardem imza attılar 47:04 Ekran süresinin 2 saatle sınırlanması 47:27 Yapay zekâ tehdidi 49:47 Nijerya’nın British Museum’dan eserlerini alması 53:10 Kapanış
Eylül 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!” görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mark FikriFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:35 İnkılâp Yayınevi ile alakası nedir? 02:17 İnkılâp Yayınevi nasıl kuruldu? 05:34 Hangi tür yayınlar vardı? 09:50 1927’den sonra çıkan kitapların tümü arşivlerinde var mı? 11:43 Görgü kitapları neden yok? 12:54 Akılda kalan büyük isimlerden kimler vardı? 14:47 Yayınlara baktığımızda yerli mi, yabancı mı revaçta? 17:07 Dijital yayıncılık bir tehdit mi, fırsat mı? 22:04 Kitabı yayınlarken ne tür evrelerden geçiyor? 25:38 Eski bir kitabın tekrar basılması süreci nasıl ilerliyor? 27:48 Satış noktalarından neden çıktılar? 33:46 Yayıncılıkta fiyat politikası nasıl gelişiyor? 35:57 Bundan sonraki hedefleri neler? 38:08 Türkiye’de yazarlık nereye gidiyor? 42:26 Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kitaplar 44:10 Yayınlarını duyurmak için nasıl bir yol izliyorlar? 46:04 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 20, 2026
Çocukluk çağı kanserleri genetik mi? görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Müge Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÇocukluk çağı kanserleri genetik mi?00:00 Giriş 01:14 Make-A-Wish derneği nedir? 02:24 Çocukluk çağı kanserleri 04:19 Çocukluk çağı kanserlerinde en sık rastlanan türler hangileri? 05:52 Çocukluk çağı kanserleri, ileri yaşlardaki kanserlerden daha mı tehlikeli? 08:19 Çocuklarda kanserlerin erken teşhis yöntemleri neler? 10:25 Milli Eğitim Bakanlığı'nın kanserler ile ilgili bir farkındalık çalışması var mı? 11:42 Sinsi ilerleyen kanserlere önlem almak için ailelerin ne yapması gerek? 12:16 Dünya geneline bakıldığında Türkiye'de çocuk kanserlerlerine yakalanma oranı nasıl? 13:02 Kanser tanısı konmadan kaybedilen çocuklar var mı? 13:32 Yaş gruplarına göre kanser belirtilerinde farklılıklar var mı? 14:26 Çocukluk kanserlerinde en zor teşhis edilen kanser hangisi? 16:50 Kök hücre tedavisi için göbek bağının saklanmasının bir faydası var mı? 17:36 Kök hücre ve ilik nakli için uluslararası bir sistem var mı? 19:01 Bu tedavilerde devlet desteği var mı? 19:53 Avrupa'da kullanılan tedavi yöntemleri ile Türkiye'de kullanılan yöntemler arasında farklılıklar var mı? 21:59 Çocuklardaki kanserlerin nüksetme olasılığı daha mı yüksek? 24:08 Kadınların ileri yaşta doğum yapması çocuklarda kansere yakalanmasında etken mi? 25:46 Lösemi hastalıklarının hangi boyutunda çocuklara kemik iliği nakli gerekir? 26:00 Kemik iliği nakil operasyonu riskli midir? 27:44 Kemik iliği nakillerinde başarı oranı yükseldi mi? 28:43 Kemik iliği hangi kemikten alınıyor? 29:51 İki kardeşte aynı kanserin olma ihtimali nedir? 30:51 Down sendromu ile lösemi ilişkisi var mı? 31:58 Çocuklarda HPV aşıları olması gerekiyor mu? 33:30 Obezite ve kanser ilişkisi 36:10 Hematoloji ve onkoloji arasındaki bağlantı nedir? 38:14 Çocuklarda ve yetişkinlerde yapılan lösemi tedavisinde farklılıklar var mı? 39:23 İleri yaşlarda çıkan kanserler çocuklarda görülebilir mi? 40:29 Ailelere tavsiyeleri neler? 42:00 Kapanış #işbirliği
Eylül 20, 2026