İstanbul 23°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • 8 çarpı 8 ARMA II

  • Gelme diyen gel çağrısı

  • Bekar: Asla geçmem deyip, Hatipoğlu gibi mi olsaydım

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

8 çarpı 8 ARMA II

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Kasım 30, 2023

Yazı İçeriği

  • 8 çarpı 8 ARMA II

  • Gelme diyen gel çağrısı

  • Bekar: Asla geçmem deyip, Hatipoğlu gibi mi olsaydım

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Gelme diyen gel çağrısı

Geçen gün çok da önemli olmayan bir yazı yayınlandı bu köşede.

Süper Kupa Finali’ni Suudi Arabistan’da oynama fikrinin Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’tan çıktığı yolunda Federasyon tarafından verilmiş bir bilgiye değindim.

Zaten her iki kulübün başkanları da Suudi Arabistan’da final oynama konusunda Federasyon’a bir itirazda bulunmamış, Galatasaray Başkanı da “evet” demişti.

Camialar adına Divan Kurulları “100. Yılda Türkiye’de oynayalım” açıklaması yapmışlardı ama yönetimler Divan Kurulları’nı takmamıştı.

Maç seve seve Suudi Arabistan’da oynanacaktı.

Benim çok da önemli olmayan bu yazıma Fenerbahçe Kulübü’nden bir yalanlama geldi.

Son derece terbiyesizce bir yalanlama.

Benim son olarak Haziran ayında karşılaştığım Galatasaray Başkanı’ndan aldığım talimatla bu yazıyı yazdığımı iddia eden saçma sapan bir şey.

Ciddiye bile almadım.

Çünkü aynı Fenerbahçe Kulübü birkaç gün öncesine kadar benim Galatasaray Kulübü Başkanı aleyhinde söylediklerimi yayarak bundan medet umuyordu.

Baba parası ile her şeyi ve hatta ne yazık ki, herkesi satın almaya alışmış olanların beni de satılık zannetmeleri ciddi bir terbiyesizlik işaretiydi ama ciddiye alınacak tarafı da yoktu.

Sonra baktılar olmadı, bu sefer de Federasyon’a baskı yaparak beni yalanlatmaya kalkıştılar.

Federasyon da onların dediğini yaptı.

Güldüm.

Düne kadar Federasyon’u yalancılıkla suçlayan kendileriydi, şimdi Federasyon’a beni yalanlatıyorlar.

Eğlenceliler. Komikler.

Şunu söyleyeyim.

Hata yaptığım olmuştur ama kimsenin emri ile ya da kimsenin arzusu ile olmadığını bildiğim bir şeyi varmış gibi yazmam.

Bu memlekette yalanlanmamak ise artık neredeyse doğrulanmak ile eşdeğer oldu.

Her haber yalanlanıyor, her bilgi ve hatta her doğru yalanlanıyor.

Benim yalan yazmadığımı, bu bilgiyi bana veren kişi, bu bilgiyi bana veren kişiye veren Federasyon yönetimi ve daha pek çok kişi biliyor.

Buna rağmen, bu yalanlamayı efendi bir şekilde yapsalar, terbiyesizce ithamlarda bulunmasalar, aşağıda yazacaklarımı yazmaz, “Ne yapsınlar, koskoca holding yönetiyorlar. Bu da işlerinin bir parçası” der geçerdim.

Ama haddinizi aştınız.

O zaman soralım bakalım.

Madem bu maçı aslında camialar istemiyordu ve Federasyon yüzünden mecburen gidiyorsunuz.

Başkanlar Suudi Arabistan’a gitmesin. Hatta genç takımları yollayın, orada onlar oynasın, kupayı değersizleştirin. Siz de Türkiye’de iki takım 100. Yıl Dostluk Maçı oynayın diye bir öneri yapsam kabul eder misiniz?

Yoksa Suudi Arabistan’a ille de gitmek mi istiyorsunuz?

Gitmezseniz, Koç Grubu’na ait Otokar’ın Suudi Arabistan silahlı kuvvetlerine satmaya çalıştığı 8x8 ARMA II tekerlekli zırhlı araçların lobisini gençler yapamaz mı?

İlle patron düzeyinde mi olması gerekiyor bu işin?

Öyle ise eğer bence hiçbir mahzuru yok. Altay tankı ihalesi, projeyi geliştiren Otokar’dan alındığı zaman bunun yanlış olduğunu da ben yazmıştım.

Suudi Arabistan’a ARMA II satmanızı da gerçekten çok isterim.

İhracat iyi bir şeydir.

Ben hep Türkiye’den yana oldum, iyi işlerden yana oldum.

Ama yalancı asla olmadım.

Simon Kuper’in dediği gibi, futbolun asla sadece futbol olmadığını biliyorum.

Ama siz de satın alamayacağınız insanları itham etmemeyi bilin, öğrenin.  

En azından bir daha sefere.

Fikri ne, zikri ne, politikasına katılırsınız katılmazsınız o ayrı hikaye ama bugün Türkiye’de nispeten sağlamca bir doktrini olan, ne yaptığını bilen, siyasetini sağlam çizgilere oturtmuş zannederim tek parti var.

Zafer Partisi.

Bu partinin ne seçmeniyim, ne de fikirlerini ya da doktrinini desteklediğimi söyleyebilirim ama siyaseti izleyen biri olarak bu gerçeği görüyorum.

Üstelik bu durum Türkiye’ye ve Zafer Partisi’ne özel bir durum da değil.

Batı’da da benzer bir süreç yaşanıyor. Zafer Partisi benzeri milliyetçi, güvenlikçi, göçmen karşıtı partiler ve bunların “sivri” liderleri yükseliyor.

Avusturya’da, Fransa’da, Almanya’da iktidarları zorluyorlar, İtalya’da ve Hollanda’da seçimleri kazanıyorlar, Doğu Avrupa’da ise bazı ülkelerde işbaşına geldiler bile.

Liberallerin sosyal açıdan çuvallaması, solun fikir üretemez hale gelmesi, yeşillerin solu bölüp marjinal olarak görülmeye başlamaları, göçmen sorunun rahatsız edici boyutlara ulaşması karşısında “Batı değerleri” dedikleri şeylerin çözüm üretememesi ve böyle bir değerin aslında olmadığının ortaya çıkması bu partilerin temelini sağlamlaştırdı ve oy toplamalarını sağladı.

Bu dalganın Türkiye tarafında sörf yapan ise Ümit Özdağ.

Batı’daki benzerleri kadar yükselememesinin nedeni ise buradaki iktidarın gücü ve gerektiğinde aynı dalganın üzerine çıkmakta bir beis görmemesi, yani bu açıdan ilkesiz bir parti olması, bir gün ak dediğine ertesi gün kara demekten çekinmemesi.

Bu yüzden de Ümit Özdağ laik sağı toplamak istiyor.

Bu amaçla da gözünü ayrıldığı İYİ Parti’ye dikmiş görünüyor.

Yerel seçimler için İYİ Parti liderine “işbirliği” mesajı yolladı dün.

Ancak çağrısı ilginç.

Bir yandan işbirliğine çağırıyor ama İYİ Parti’ye ağır suçlamalar yapan bir geçmiş hatırlatması içeriyor.

Bu mesajı okuyan İYİ Parti liderinin seçim işbirliği yapması pek mümkün görünmüyor.

Zaten bence Ümit Özdağ’ın mesajı da bunu pek de istemediğini gösteriyor.

Belli ki, aslında bu mesaj partiye değil, tabanına.

Duyarlarsa…

Bekar: Asla geçmem deyip, Hatipoğlu gibi mi olsaydım

İYİ Parti demişken, önceki gün Adnan Bekar aradı.

Birkaç gün önce İYİ Parti’den istifa eden Ankara Milletvekili.

Kendisini Mansur Yavaş’tan ötürü tanırım. Birkaç kez Mansur Yavaş ile birlikte Habertürk’e gelmişti, sohbet etmiştik. Yavaş’ın ülkücü kökenli dostlarındandı ve destekçisiydi.

Partisinden istifa ettikten sonra “AK Parti’ye mi geçeceksiniz?” sorusuna “Şimdilik böyle bir şey yok. Ama CHP’ye geçmeyeceğim kesin” minvalinde bir yanıt verince ben de “Galiba ihaleye çıktı” yorumunu yapmıştım.

Aradı ve “İhale ile işim olmaz. İş adamıyım ama hayatımda devletle iş yapmadım” dedi.

“Adnan Bey ihaleyi o manada söylemedim” dedim.

“Hangi manada olursa olsun ihale ile işim olmaz” dedi.

“Ben daha parti kurulmadan Meral Hanım’ın yanında yer aldım. Bu partiyi kurarken, herkes korkarken, ben yanında yer alan tek iş adamıydım. Güçlü ve acımasız bir iktidara rağmen korkmadan yanında oldum. Bir adım bile geri atmadım. Ama bugün partinin geldiği yere bakıyorum, midem bulanıyor. O kadar çirkin şeyler gördüm ki, bir an bile orada kalsam kendimi affedemezdim. O yüzden istifa ettim” diye anlattı haletiruhiyesini.

“Ben istifanıza da bir şey demedim. Ümit Bey ile yakınlığınızı ve ona yapılanlara tepkinizi de biliyorum. Ben sadece AK Parti’ye geçme ihtimalinizle ilişkin konuştum” dedim.

“AK Parti ile ne konuştum, ne görüştüm, ne de şimdilik öyle bir niyetim var. Sadece kapıyı kapamadım. Ben de Nebi Hatipoğlu gibi büyük konuşmayı bilirdim sonra onun durumuna düşerdim. Yarın şartlar gerektirir, memleketin durumu öyle icap ettirir AK Parti’ye geçerim. Bilinmez. Şimdi ben asla AK Parti’ye geçmem desem o zaman da ‘Hani geçmezdin ne oldu’ dersiniz.” deyince “Deriz tabii” dedim.

“Ben de o yüzden ortadan konuştum. Geçme niyetim de yok, bir görüşmem de yok. Ama yarını bilemem” dedi.

Benim anladığım Adnan Bekar, Meral Akşener’e kırılmıştı.

Akşener’in Mehmet Bekar’ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olamayacağı yönündeki açıklamasına kırgın hatta kızgındı.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Edepli olduğumuz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
“Baba Ocağı” hikaye
Köşe Yazıları
“Baba Ocağı” hikaye

Fatih Altaylı

Temmuz 30, 2026

Beklenen şarkı
Köşe Yazıları
Beklenen şarkı

Fatih Altaylı

Temmuz 29, 2026

Toplumu birleştiren iki dava
Köşe Yazıları
Toplumu birleştiren iki dava

Fatih Altaylı

Temmuz 28, 2026

  • Videolar

Tümü
Bir kitapla hayat değişir mi? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapBir kitapla hayat değişir mi?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 02:50 Puslu Kıtalar Atlası 16:15 Duygular Sözlüğü 20:25 1977 - Bugünün Bir Kısa Tarihi 37:06 Odysseia 41:58 Emma 44:19 Bizi Sürükleyen Nehir 45:17 İçimdeki Sen 51:24 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Temmuz 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!" görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Funda ArarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:10 Hayatı sakin mi? 07:23 Müziğe ilgisi nereden başladı? 13:46 İlk sahne ne zaman? 15:51 Televizyon programlarına neden çıkmıyor? 20:14 Eşiyle nasıl tanıştı? 25:18 Eşiyle dışarı çıkıyorlar mı? 28:20 Eşi iyi bir baba mıdır? 29:25 Eşiyle beraber çalışmak zor mu? 32:38 Oğlu Aras 35:50 Necip Fazıl Kısakürek’in şiirini şarkı haline getirmek nereden aklına geldi? 38:30 İptal edilen konserinden sonra geri dönüşler nasıldı? 44:55 Yeni albümü 47:35 AHBAP ve Haluk Levent 55:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 26, 2026
Homeros'un üç bin yıllık Odysseia destanı görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erman Gören & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHomeros'un üç bin yıllık Odysseia destanıTemmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Fanlarda %33'e varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden fırsatı yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_ninja_temmuz_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 02:09 Homeros kimdir? 04:16 İlyada ve Odysseia nedir? 06:12 İlyada ve Odysseia bağlantısı nedir? 08:38 Odysseus destanı 12:07 Savaşın bitimi ve Odysseus'un geri dönüşü 19:42 Bu destanlar hangi zaman dilimlerinde geçti? 22:21 Odysseus Cyclops'u kör etmeseydi seyahati bu kadar uzun olur muydu? 30:08 Odysseus'un eşi kim ve neden bu kadar uzun süre eşini bekliyor? 35:43 Filmde kullanılan demir zırhlar o dönemde gerçekten var mıydı? 38:09 İzleyici bu filmden keyif alır mı? 40:04 Kendi yaptığı Odysseia çeviri kitabının benzer kitaplardan ne farkı var? 51:09 Kapanış #işbirliği
Temmuz 26, 2026