İstanbul 17°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

  • Bu neyin reddi

  • 25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

  • Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Aralık 8, 2023

Yazı İçeriği

  • Esnafın yüzünü güldüren ziyaret

  • Bu neyin reddi

  • 25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

  • Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Bu neyin reddi

“Bir daha kendisi ile görüşmem, benim için öyle biri yok artık” denilen Yunanistan Başbakanı Miçotakis ile görüşüldü.

Kötü mü oldu!

Yoo…

Gayet de iyi oldu.

Demek ki, çok saygı duyduğunuzu iddia ettiğiniz ecdadın sözünü dinlemek gerekmiş.

“Büyük lokma yutup büyük laf etmemek” gerekmiş.

Neyse ki, Erdoğan pragmatik bir lider.  

Sıklıkla büyük laflar ediyor ama bu büyük laflara takılıp kalmıyor. Gerekli gördüğü anda bu büyük lafından çark ediveriyor.

Siyaseten kendisine tapınma derecesinde bağlı olan kitlesi de, bu durumu hiç ama hiç dert etmiyor.

“Reis döndüyse vardır bir bildiği” diyerek dönüyor ve kısa süre önce alkışladığı lafın tam tersi bir hareketi de yine alkışlıyor. “Yahu dün böyle demiştiniz, şimdi bu dönüş neyin nesi” diye söylenmiyor, sitem etmiyor, liderinden vazgeçmiyor.

Erdoğan’ı seçen kitlenin bu tavrı, Türkiye’nin şansı aslında.

İlkesizlik gibi görünen bu durum, bir yandan da yanlışta takılıp kalmayı engelleyen bir tutum da oluyor.

Ve artık tüm dünya biliyor ki, Türkiye’de siyaseten söylenen, iç politikaya yönelik olarak yapılan efelenmelerin aslında hiçbir manası yok.

Bu yüzden de en ağır laflardan sonra bile buluşup kucaklaşılabiliyor, en ağır hakaretler bile edilmemiş sayılıyor.

Çünkü tüm liderler o lafların kendilerine değil, iç politikaya yönelik olduğunu artık biliyor.

O yüzden de dün “Benim için öyle biri yok” denilen Miçotakis yapılan görüşme de el ele göz göze başlıyor.

Oldukça da samimi bir görüşme olduğu fotoğraflardan belli idi.

Ve görüşmenin tek somut sonucu olarak Yunanlı esnafın çok önemli bir sorunu da çözülüverdi.

Biliyorsunuzdur, Türk tekne sahiplerinin Yunan Adaları’na gidişlerinde bir süredir sorun vardı. İnsan kaçakçılığı nedeniyle ve sonrasında da pandemi döneminde bir zamanlar neredeyse pasaportsuz ve vizesiz gidilen Yunan Adaları’na gidiş bayağı zorlamış, buna vize alımındaki zorluklar da eklenince adalardaki esnaf Türk müşterilerden olmuştu.

Bu adaların en büyük gelir kaynağı Türkler olduğu için de, ada esnafı uzunca bir süredir Atina’nın kapısını aşındırıyor ve Türklerin adalara gelmesinde kolaylık yapılmasını istiyordu.

Bu ziyarette bu sorun çözüldü.

Artık yatıyla Yunan Adaları’na giden Türklerden vize istenmeyecek, daha doğrusu vize adadaki gümrük kapısında verilecek.

Böylelikle de Yunanlı esnafın yüzü gülecek.

Konunun bizi ilgilendiren tarafı ise yok çünkü Yunan vatandaşları pek çok Avrupa ülkesi vatandaşı gibi Türkiye’ye bırakın vizeyi pasaportsuz bile gelebiliyordu.

Bizim esnaf açısından değişen bir şey yok.

Sadece yat sahipleri bu durumdan memnun olmuştur.

Zehra Taşkesenlioğlu 5 milyon dolarlık teknesine atlayıp, rahat rahat Yunan Adaları’nı gezsin diye bu iş yapılmıştır diye münafıklık da yapmayın.

Onun zaten siyah pasaportu vardı, vizeye ihtiyaç duymuyordu.

Türkiye’de bugün ev sahipleri ile kiracılar arasında bir sorun olduğu aşikar.

Özellikle de taraflardan biri veya ikisi birden kötü niyetli ise.

Bunu iktidar kanadı da sıklıkla dile getiriyor.

Bu yüzden de Ana Muhalefet Partisi, TBMM’ye bir önerge sunuyor ve ‘Kiracı ev sahibi sorunlarını TBMM olarak araştıralım” diyor.

Ne oluyor dersiniz!

Önerge AKP-MHP oyları ile reddediliyor.

Tıpkı “Sosyal medya fenomenleri araştırılsın”, “Kara para araştırılsın” gibi ülke açısından yararlı tüm araştırma önergelerinin reddedildiği gibi.

Yemin ederim hayatımda böyle bir saçmalık görmedim.

Muhalefetin getirdiği en doğru, en makul, en yerinde ve kamu yararına, halk yararına öneri bile iktidar ortamları tarafından reddediliyor.

Bunun iyi niyetle, devlet yönetimi ile falan alakası olamaz.

Bu düpedüz saçmalık, çok açık bir kötü niyettir.

Muhtemelen yarın CHP “Tayyip Erdoğan ebedi Cumhurbaşkanımız olsun” önerisi getirse bile bu öneri iktidar ortakları tarafından okunmadan reddedilecektir.

25 Türkiye, 1 İngiltere etmiyor

İngiltere Premier Ligi, yeni bir yayın anlaşmasına imza attı.

3 yayıncı kuruluştan toplam 4 yılda 6,7 milyar poundluk bir para alacak.

Sky, TNT Sports ve BBC bu parayı toplam yılda toplam 215 maç için ödeyecek.

Bu anlaşma uyarınca ilk kez cumartesi öğlen 15:00 maçı dışındaki maçlar da yayınlanacak, aynı anda birden fazla maç yayını yapılarak izleyicilere maç seçebilme şansı tanınacak.

Bu anlaşma sonucunda İngiliz Premier League takımları yılda yaklaşık 2 milyar 100 milyon avroluk bir yerel yayın geliri elde edecekler.

Daha önce de yazmıştım, İngiltere Ligi’nde küme düşen bir takımın naklen yayın geliri, Türkiye Süper Ligi’nin toplam ederinden fazla.

Lig sonuncusu yaklaşık 150 milyon dolar para alırken, Türkiye’de ilgin toplamı 90 milyon dolar.

Ancak İngiltere Avrupa’nın diğer büyük ligleri ile de arayı açıyor.

Yayın gelirlerinde 2. sırayı alan Bundesliga’nın toplam yıllık yayın geliri 1,1 milyar avro.

İspanya ligi Laliga 990 milyon avro, İtalya Seri A 840 milyon avro, Fransa Ligue 1 ise 582 milyon avro.

“Artık 5 büyük ligi zorluyor” diyerek taraftarların kandırıldığı Türkiye Süper Ligi ise bu yıl 84 milyon avro yayın gelirini 20 takıma paylaştıracak.

Bu rezil tablonun tek sorumlusu elbette Türkiye Futbol Federasyonu değil.

Tüm kulüpler, kulüp yöneticileri, birbirinin gözünü oyan seviyesiz başkanlar ve tabii satılmış spor medyası.

Hep birlikte Türk futbolunu getirdiğiniz nokta bu.

Elinize sağlık.

Durmak yok yola devam.

Sövün birbirinize.

Galatasaray’ın düşmana ihtiyacı yok, o da içinde

Futbol demişken, Galatasaray’da olan biteni ibretle izliyorum.

Ve görüyorum ki, Galatasaraylılar varken, Galatasaray’ın başka düşmana ihtiyacı yok.

Galatasaray Spor Kulübü, Dursun Özbek riyasetinde oldukça başarılı bir yönetim sergiliyor.

Geçmiş başkanlığı döneminde kıyasıya eleştirdiğim Özbek bu kez geçmişin hatalarından ders almış bir şekilde şahane bir başkanlık yapıyor.

En büyük destekçisi ise hiç kuşkusuz Erden Timur.

Transferi, futbol takımını, Florya ve Kemerburgaz projelerini başarıyla yönetiyor.

Her şey yolunda görünüyor.

Parlak isimlerden oluşan takım, Icardi gibi yıldızlar sayesinde genç kuşakları da Galatasaray taraftarı yapıyor.

Bu yüzden de geçen seneden beri rakip başkanların hedefi Erden Timur.

Erden Timur ile yatıp, Erden Timur ile kalkıyor, Erden Timur’u hedef haline getiriyor, Erden Timur’un ticari işlerini bozmak için bile çaba gösteriyorlar.

Rakiplerin bu istemesi ve yapmaya çalışması da son derece normal.

Anormal gibi görünen ise aynı şeyi Galatasaray içinden birilerin de yapıyor olması.

Hayatı boyunca Galatasaray’a zerre faydası olmamış ve Galatasaraylılığı sadece bir PR aracı olarak kullananlar, şimdi durduk yere Erden Timur’a yönelik bir iç saldırı başlattılar.

Sanki rakip başkandan talimat almışçasına Erden Timur’u karalıyor, Galatasaray’dan uzaklaştırmak için çaba gösteriyorlar.

Ancak ben bu duruma hiç ama hiç şaşırmıyorum.

Galatasaray bunu geçmişte de yaşadı.

Takımın 4 kez üst üste Türkiye ve ardından Avrupa Şampiyonu olup, üzerine bir de Real Madrid’in elinden Süper Kupa’yı almasından sonra dönemin yönetimine karşı Galatasaray içinden büyük bir saldırı başladı.

İnan Kıraç’ın öncülüğünde başlatılan bu saldırı ile Galatasaray Başkanı Faruk Süren’in iş hayatı baltalandı, şirketleri zor duruma düşürüldü ve Başkanlıktan istifa ettirildi.

Şimdi de aynısı yapılmaya çalışılıyor.

Eleştiri her zaman herkesin hakkıdır.

Ama kulübün müthiş bir ivme ile ilerlediği bu dönemde bunu durdurmak için rakiplerle işbirliği yapmak ihanettir.

Galatasaray’a bu kötülüğü bir kez daha yapmaya kalkışanlar Galatasaray’ın dostu değildir.

Kulüp üyesi olarak kalmayı hak etmedikleri açıktır.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

En iyi yapıştırıcının bile kırık izi bıraktığını unutmadığımız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?
Köşe Yazıları
Fon operasyonu aslında ne zaman başladı?

Fatih Altaylı

Eylül 23, 2026

Duayen bankacıdan fonzedeler için kurtarma önerisi
Köşe Yazıları
Duayen bankacıdan fonzedeler için kurtarma önerisi

Fatih Altaylı

Eylül 22, 2026

Solcu Türk kadın kazandı, Yahudiler rahatsız oldu
Köşe Yazıları
Solcu Türk kadın kazandı, Yahudiler rahatsız oldu

Fatih Altaylı

Eylül 21, 2026

  • Videolar

Tümü
"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!" görseli
2 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!"00:00 Giriş 05:49 Trump’ın Smithsonian’a Amerikan tarihi açıklaması 12:45 F1 nasıl geçti? 18:15 Hayko Cepkin müziği bırakmaya karar verdi 19:03 Anyma konseri iptal edildi 21:01 Celine Dion sahneye çıktı 22:08 Venedik Film Festivali 27:27 Prenses Diana’nın kıyafeti satışa çıktı 29:38 Erol Evgin konseri 31:07 Hangi ayda nereye gidilir? 41:08 İş Sanat’ta görev değişikliği 42:27 Don Kişot geliyor 43:09 İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor 44:36 Şabanoğlu Şaban tekrar çekiliyor 45:34 Venedik Film Festivali’nde Penélope Cruz ve Javier Bardem imza attılar 47:04 Ekran süresinin 2 saatle sınırlanması 47:27 Yapay zekâ tehdidi 49:47 Nijerya’nın British Museum’dan eserlerini alması 53:10 Kapanış
Eylül 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!” görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Mark FikriFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:35 İnkılâp Yayınevi ile alakası nedir? 02:17 İnkılâp Yayınevi nasıl kuruldu? 05:34 Hangi tür yayınlar vardı? 09:50 1927’den sonra çıkan kitapların tümü arşivlerinde var mı? 11:43 Görgü kitapları neden yok? 12:54 Akılda kalan büyük isimlerden kimler vardı? 14:47 Yayınlara baktığımızda yerli mi, yabancı mı revaçta? 17:07 Dijital yayıncılık bir tehdit mi, fırsat mı? 22:04 Kitabı yayınlarken ne tür evrelerden geçiyor? 25:38 Eski bir kitabın tekrar basılması süreci nasıl ilerliyor? 27:48 Satış noktalarından neden çıktılar? 33:46 Yayıncılıkta fiyat politikası nasıl gelişiyor? 35:57 Bundan sonraki hedefleri neler? 38:08 Türkiye’de yazarlık nereye gidiyor? 42:26 Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kitaplar 44:10 Yayınlarını duyurmak için nasıl bir yol izliyorlar? 46:04 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 20, 2026
Çocukluk çağı kanserleri genetik mi? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Müge Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÇocukluk çağı kanserleri genetik mi?00:00 Giriş 01:14 Make-A-Wish derneği nedir? 02:24 Çocukluk çağı kanserleri 04:19 Çocukluk çağı kanserlerinde en sık rastlanan türler hangileri? 05:52 Çocukluk çağı kanserleri, ileri yaşlardaki kanserlerden daha mı tehlikeli? 08:19 Çocuklarda kanserlerin erken teşhis yöntemleri neler? 10:25 Milli Eğitim Bakanlığı'nın kanserler ile ilgili bir farkındalık çalışması var mı? 11:42 Sinsi ilerleyen kanserlere önlem almak için ailelerin ne yapması gerek? 12:16 Dünya geneline bakıldığında Türkiye'de çocuk kanserlerlerine yakalanma oranı nasıl? 13:02 Kanser tanısı konmadan kaybedilen çocuklar var mı? 13:32 Yaş gruplarına göre kanser belirtilerinde farklılıklar var mı? 14:26 Çocukluk kanserlerinde en zor teşhis edilen kanser hangisi? 16:50 Kök hücre tedavisi için göbek bağının saklanmasının bir faydası var mı? 17:36 Kök hücre ve ilik nakli için uluslararası bir sistem var mı? 19:01 Bu tedavilerde devlet desteği var mı? 19:53 Avrupa'da kullanılan tedavi yöntemleri ile Türkiye'de kullanılan yöntemler arasında farklılıklar var mı? 21:59 Çocuklardaki kanserlerin nüksetme olasılığı daha mı yüksek? 24:08 Kadınların ileri yaşta doğum yapması çocuklarda kansere yakalanmasında etken mi? 25:46 Lösemi hastalıklarının hangi boyutunda çocuklara kemik iliği nakli gerekir? 26:00 Kemik iliği nakil operasyonu riskli midir? 27:44 Kemik iliği nakillerinde başarı oranı yükseldi mi? 28:43 Kemik iliği hangi kemikten alınıyor? 29:51 İki kardeşte aynı kanserin olma ihtimali nedir? 30:51 Down sendromu ile lösemi ilişkisi var mı? 31:58 Çocuklarda HPV aşıları olması gerekiyor mu? 33:30 Obezite ve kanser ilişkisi 36:10 Hematoloji ve onkoloji arasındaki bağlantı nedir? 38:14 Çocuklarda ve yetişkinlerde yapılan lösemi tedavisinde farklılıklar var mı? 39:23 İleri yaşlarda çıkan kanserler çocuklarda görülebilir mi? 40:29 Ailelere tavsiyeleri neler? 42:00 Kapanış #işbirliği
Eylül 20, 2026