İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Böyle yasalar referanduma gitmez

  • Salah

  • Tüm belediye başkanlarına uyuşturucu testi yapılmalı

  • Böyle olmaz

  • Suç başka, ayıp başka

detail banner reklam

Böyle yasalar referanduma gitmez

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 6, 2026

Yazı İçeriği

  • Böyle yasalar referanduma gitmez

  • Salah

  • Tüm belediye başkanlarına uyuşturucu testi yapılmalı

  • Böyle olmaz

  • Suç başka, ayıp başka

Çerçeve Yasa Meclis’e geldi.

TBMM’ye gelinceye kadar “devlet sırrı” niteliğinde idi ama öncüsü Devlet Bahçeli’den bile gizlenen bir sır.

Önce, geçen yaz, niye kurulduğu ve neye hizmet ettiği belli olmayan bir komisyon kurulmuştu. Zannettik ki, çerçeve yasayı değilse bile yasanın çerçevesini bu komisyon hazırlayacaktı. Öyle olmadı. Komisyon “Havan Komisyonu” idi. Su dövdüler.

Sonra uzun bir sessizlik dönemi. Kimseye çaktırmadan bir yasa hazırlanmış bu sessizlik sırasında.

Ve sonunda Meclis’te.

Kod adı “Çerçeve yasa” asıl adı “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun"

12 maddesi var.

Aslında bir infaz kanunu. Yani örtülü af.

Teklif yasalaşırsa cezaevindeki 4500 PKK ve KCK mahkumunun 3900’ü serbest kalacak.

Ama asıl olarak, halen örgüt mensubu olan, Kuzey Irak’ta ya da dağda bulunan, sayısını tam olarak bilemediğim PKK’lı ve KCK’lı da bu “aftan” yararlanacak.

Yasa, Öcalan’ın bu aftan yararlanmasını engelleyecek şekilde kaleme alınmış ama aslında Öcalan da bir tür “adli kontrol”e tabi hale gelecek. İmralı’da adayı terk etmemek koşulu ile serbestçe yaşayacak. Geleni gideni olacak. Çalışmalarını orada yürütecek. Bir tür ev hapsi. Adli kontrole tabi olup evinden YouTube programı çekenler gibi anlayacağınız.

Böyle yasa olur mu!

Olur.

Dünyada terör belası ile, ayrılıkçı terör ile uğraşan tüm ülkeler zaman zaman benzer yasalar çıkardılar.

Devletlerin böyle yasalar çıkarma yetkisi vardır.

Yeniden Refah Partisi bu yasanın referanduma götürülmesini talep etmiş.

Böyle yasalar referanduma götürülmez. Bir risk varsa o sırada devleti yönetenler bu yasaların riskini alırlar. Bu risk, konunun detaylarına hakim olmayan ve duygusal davranma potansiyeli yüksek halkın omuzlarına yüklenemez.

O yüzden referandum fikrini geçiniz, olmaz.

Diyeceksiniz ki, “Sen bu yasa ile ilgili ne düşünüyorsun?”

Kıvırmadan, referandum falan demeden söyleyeyim.

Geç kalmış bir yasadır.

Bu yasa, bundan 25, hadi bilemediniz 20 yıl önce çıkmalıydı.

Öcalan yakalanıp Türkiye’ye teslim edildikten hemen sonra böyle bir yasa çıkarılsaydı Türkiye çok zaman kazanmış, son 20 yılın acılarını yaşamamış olurdu.

Ama çıkmadı. Oysa Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2004 yılında bile böyle bir yasanın gerekliliğine inanıyordu. AK Parti 2004 yılında Diyarbakır’da yerel seçimleri kazansa idi belki de bu yasa 20 yıl önce çıkarılabilirdi.

Ben şuna inanırım, olaylar başka zamanda olamayacakları için oldukları zamanda meydana gelir. Demek ki bu da şimdi olacakmış, başka türlüsü mümkün değilmiş.

Başarılı olur mu?

Bilemeyiz.

Genelde bu yasalar taraflardan biri “pes” ettiği zaman çıkarılır. Ben Öcalan’ın çoktan pes ettiğini düşündüm hep. 29 yıl önce kendisi ile görüştüğümde bunu hissettim. “Bitse artık” havasında idi aslında.

Onu Kenya’dan getiren uçakta bunu açık açık da söyledi zaten.

Bugün de o noktada olduğunu düşünüyorum.

Kafamdaki tek soru işareti ise Çetin Arkaş.

Çetinkaya Mağazası Katliamı sorumlusu bu adam, bir süre önce İmralı’daki cezasını tamamlayarak serbest kaldı ve sağda solda konuşmalar yaparak “pişman” olmadığını söylüyor.

Eğer cezaevinden çıkacak ve dağdan gelecek olanlar da böyle yaparsa yasanın adındaki toplumsal bütünleşme pek de gerçekleşmez gibime geliyor.

Öcalan bu yasa konusunda Devlet Bahçeli kadar samimi ise Çetin Arkaş’ları susturmak zorunda.

Bu tavır yasanın getireceği havanın önündeki en büyük engeldir.

Net.

Salah

Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un toplumsal kabul görüp görmediğini bilmiyoruz.

Bana sanki “Bu defter artık kapansın” havası toplumun geneline hakimmiş gibi geliyor.

İYİ Parti ve bir miktar da Anahtar Parti dışında net itirazlar yok.

Halkta da bir tepki yok.

Elbette memnuniyetsizlik duyanlar var, elbette kızanlar var ama bunların en yoğun olduğu yerde Devlet Bahçeli tepkileri engelliyor, tepkisavar görevi üstleniyor, siyasi hayatının en önemli işini yapıyor belki de.

Zaten yıllardır terör bitecekse bunun ancak TSK ve MHP’nin eliyle yapılabileceği bilinirdi.

Öyle de oldu.

Böyle bir durumda, en sert toplumsal tepkinin Karadeniz bölgesinden özellikle de Trabzon’dan gelmesi beklenirdi.

Ancak bugünlerde Karadeniz’in bu heyecanlı kenti başka bir şeyle meşgul.

Muhammed Salah’ın gelişi ile.

Salah tam da zamanında geldi.

Mısırlı yıldız futbolcu milli dayanışmaya ve toplumsal bütünleşmeye bilmeden büyük katkı sağladı.

Tüm belediye başkanlarına uyuşturucu testi yapılmalı

Önce Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’nun uyuşturucu testi için alınan örneklerde “esrar” çıktı.

Şaşırdık mı!

Ne yalan söyleyeyim şaşırdım.

Hani sanatçı, artist taifesinde biraz “ot” çıkması belki kimseyi şaşırtmaz ama siyasete girmişsin, belediye başkanı seçilmişsin, bir ilçeyi temsil ediyorsun.

Bırakırsın değil mi!

Hadi o zaman bırakmadın.

Partin yargı kuşatması altında. Her an gözaltına alınman mümkün. Hiç değilse biraz ara verirsin. Yani bir nebze izanın var ise.

Vermemiş.

Hadi o ot içmiş.

Ya yardımcısı. Etimesgut Belediye Başkan Yardımcısı da gözaltında ve onun uyuşturucu testinde de “kokain pozitif” çıkmış.

Yuh artık ki ne yuh.

Hatta höst.

AK Parti çalışanı arabasında “pudra şekeri” çekiyor diye demediğimizi bırakmadık hep birlikte.

En azından kamu görevi yapmıyordu, partide çalışıyordu.

Ulan, siz kamu görevlisisiniz.

Üstelik de kuşatılmış bir partinin mensubu olarak o görevi yapmaya çalışıyorsunuz.

Bu kadarı olur mu!

Tabii CHP’ye de helal olsun.

Nereden buldunuz bu adamları yahu.

Çok mu aradanız bu keş taifesini.

Tamam, “Bir partiden tam tersi bir partiye geçecek kadar karaktersiz olanı tespit edecek bir testi olan varsa onu genel başkan yardımcısı yapayım” demekte haklı olabilirsiniz.

Ama en azından uyuşturucu müptelasını belediye başkanı ya da başkan yardımcısı yapmayacak bir test var.

Hatta acaba tüm üst düzey kamu görevlilerine uyuşturucu testi mi yapılsa?

Belediye başkanlarından başlayarak.

Böyle olmaz

Önce şu fikrimi söyleyeyim.

Tutuklanarak görevden alınan muhalefet belediyelerinin yerine göz dikmek bana göre siyasi bir haksızlık, siyasi bir ayıptır.

Düşen belediye CHP ise yerine gelecek vekil de CHP’li, düşen belediye AK Partili ise yerine gelecek olan vekil de AK Partili olmalıdır.

Siyasi nezaket ve demokratik gelenek bunu gerektirir.

Aday bile göstermemek gerekir.

Üsküdar’da olması gereken de buydu aslında.

Ama başka yerlerde olmadığı gibi orada da olmadı.

Fakat Üsküdar konusunda AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir’in de haklı olduğu bir yer var.

Görevden alınan belediye başkanı CHP’li, yerine gelecek vekili belirleyecek olan seçime ağırlık koyan Yeni Parti.

Burası biraz garip değil mi sizce de!

Yeni Parti İstanbul örgütü CHP’nin vekil başkan seçiminde AK Parti ile birlikte hareket edeceğini düşünerek seçim sırasında işin içine giriyor.

Niye ve neden?

Hem belediye başkanları CHP’de kalsın diyeceksiniz, sonra da gelip müdahale edeceksiniz.

Bunda bir garabet var.

O zaman belediyelerden ve belediye meclisi üyelerinden de Yeni Parti’ye geçmelerini isteyin.

Seçime müdahale hakkını böyle kazanırsınız.

Suç başka, ayıp başka

Okurlar yazıp durmuş “Niye Bennu Gerede’nin gözaltına alınması ile ilgili tek kelam etmedin” diye.

Memlekette olan biten her türlü saçmalığa kelam edecek olsak bu sayfa bize yetmez.

Amma ille istediniz edeyim.

Bennu Gerede’yi 1980’lerden beri bilirim, annesi yönetmen Canan Hanım’ı da uzun yıllardır tanırım.

Hüsrev Gerede’nin torunları olarak ünlü olmuşlardı.

Kendisini pek takip etmedim.

Son yıllarda da gözüme çarptığı kadarıyla kafayı fazlasıyla cinsellik ile bozduğu ve genelde bu konularda konuşmayı sevdiği için görüş alanımın dışına çıkardım.

Son olarak gözaltına alınasına neden olan “vibratör muhabbeti”ni de kendisi gözaltına alınınca duyup öğrendim.

Üç beş kişinin duyduğu bir sohbeti, gözaltına almak suretiyle milyonlara mal edenler umarım ne yaptıklarını farkına varmışlardır.

Bu konu özelinde şunu söyleyebilirim.

Bennu Hanım’ın, birkaç kız arkadaşın kendi aralarında konuşurken bile çok da rahatça dile getiremeyecekleri bir konuyu kamera önünde anlatması garip olabilir ama bundan ötürü birini gözaltına almak kabul edilebilir bir şey değil.

Eleştirebilirsiniz, kızabilirsiniz ama gözaltına almak, yargılamaya kalkışmak manasızdır.

Elbette ki, Bennu Gerede’nin böyle şeyler söyleyeceğini bilerek onu programa çağırmak ve bunları söyleterek izlenme alacağını düşünmek de hiç ama hiç hoş değildir.

Hele bir de yurt dışı çıkış yasağı falan. Yok artık daha neler. Zaten yurt dışında yaşıyor, bırakın gitsin.

Herkes de bilsin ki, bu gibi sohbetler yargılanmanın değil olsa olsa ayıplanmanın konusudur.

Eğer her cinsellik muhabbetini yargılayacaksak yargılamaya “Din öğretiyorum” adı altında abuk sabuk müstehcenlikleri çoluk çocuğa anlatan sözde hoca taifesinden başlamak gerekir.

Asıl tehlikeli olan onların yaptığıdır.

Ne zaman insan oluruz?

PKK’lılar serbest kalırken Demirtaş’ın, Kavala’nın, Gökçe’nin, Atalay’ın, Kahraman’ın, Mater’in ve adını buraya sığdıramayacağım onlarca siyasetçinin cezaevinde tutulmasını kimseye anlatamayacağınızı anladığınız zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Solcu Türk kadın kazandı, Yahudiler rahatsız oldu
Köşe Yazıları
Solcu Türk kadın kazandı, Yahudiler rahatsız oldu

Fatih Altaylı

Eylül 21, 2026

“Bile bile lades”i yazdık mı yazmadık mı!
Köşe Yazıları
“Bile bile lades”i yazdık mı yazmadık mı!

Fatih Altaylı

Eylül 20, 2026

Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Köşe Yazıları
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı

Fatih Altaylı

Eylül 16, 2026

  • Videolar

Tümü
"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!" görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!"00:00 Giriş 05:49 Trump’ın Smithsonian’a Amerikan tarihi açıklaması 12:45 F1 nasıl geçti? 18:15 Hayko Cepkin müziği bırakmaya karar verdi 19:03 Anyma konseri iptal edildi 21:01 Celine Dion sahneye çıktı 22:08 Venedik Film Festivali 27:27 Prenses Diana’nın kıyafeti satışa çıktı 29:38 Erol Evgin konseri 31:07 Hangi ayda nereye gidilir? 41:08 İş Sanat’ta görev değişikliği 42:27 Don Kişot geliyor 43:09 İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor 44:36 Şabanoğlu Şaban tekrar çekiliyor 45:34 Venedik Film Festivali’nde Penélope Cruz ve Javier Bardem imza attılar 47:04 Ekran süresinin 2 saatle sınırlanması 47:27 Yapay zekâ tehdidi 49:47 Nijerya’nın British Museum’dan eserlerini alması 53:10 Kapanış
Eylül 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!” görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Mark FikriFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:35 İnkılâp Yayınevi ile alakası nedir? 02:17 İnkılâp Yayınevi nasıl kuruldu? 05:34 Hangi tür yayınlar vardı? 09:50 1927’den sonra çıkan kitapların tümü arşivlerinde var mı? 11:43 Görgü kitapları neden yok? 12:54 Akılda kalan büyük isimlerden kimler vardı? 14:47 Yayınlara baktığımızda yerli mi, yabancı mı revaçta? 17:07 Dijital yayıncılık bir tehdit mi, fırsat mı? 22:04 Kitabı yayınlarken ne tür evrelerden geçiyor? 25:38 Eski bir kitabın tekrar basılması süreci nasıl ilerliyor? 27:48 Satış noktalarından neden çıktılar? 33:46 Yayıncılıkta fiyat politikası nasıl gelişiyor? 35:57 Bundan sonraki hedefleri neler? 38:08 Türkiye’de yazarlık nereye gidiyor? 42:26 Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kitaplar 44:10 Yayınlarını duyurmak için nasıl bir yol izliyorlar? 46:04 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 20, 2026
Çocukluk çağı kanserleri genetik mi? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Müge Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÇocukluk çağı kanserleri genetik mi?00:00 Giriş 01:14 Make-A-Wish derneği nedir? 02:24 Çocukluk çağı kanserleri 04:19 Çocukluk çağı kanserlerinde en sık rastlanan türler hangileri? 05:52 Çocukluk çağı kanserleri, ileri yaşlardaki kanserlerden daha mı tehlikeli? 08:19 Çocuklarda kanserlerin erken teşhis yöntemleri neler? 10:25 Milli Eğitim Bakanlığı'nın kanserler ile ilgili bir farkındalık çalışması var mı? 11:42 Sinsi ilerleyen kanserlere önlem almak için ailelerin ne yapması gerek? 12:16 Dünya geneline bakıldığında Türkiye'de çocuk kanserlerlerine yakalanma oranı nasıl? 13:02 Kanser tanısı konmadan kaybedilen çocuklar var mı? 13:32 Yaş gruplarına göre kanser belirtilerinde farklılıklar var mı? 14:26 Çocukluk kanserlerinde en zor teşhis edilen kanser hangisi? 16:50 Kök hücre tedavisi için göbek bağının saklanmasının bir faydası var mı? 17:36 Kök hücre ve ilik nakli için uluslararası bir sistem var mı? 19:01 Bu tedavilerde devlet desteği var mı? 19:53 Avrupa'da kullanılan tedavi yöntemleri ile Türkiye'de kullanılan yöntemler arasında farklılıklar var mı? 21:59 Çocuklardaki kanserlerin nüksetme olasılığı daha mı yüksek? 24:08 Kadınların ileri yaşta doğum yapması çocuklarda kansere yakalanmasında etken mi? 25:46 Lösemi hastalıklarının hangi boyutunda çocuklara kemik iliği nakli gerekir? 26:00 Kemik iliği nakil operasyonu riskli midir? 27:44 Kemik iliği nakillerinde başarı oranı yükseldi mi? 28:43 Kemik iliği hangi kemikten alınıyor? 29:51 İki kardeşte aynı kanserin olma ihtimali nedir? 30:51 Down sendromu ile lösemi ilişkisi var mı? 31:58 Çocuklarda HPV aşıları olması gerekiyor mu? 33:30 Obezite ve kanser ilişkisi 36:10 Hematoloji ve onkoloji arasındaki bağlantı nedir? 38:14 Çocuklarda ve yetişkinlerde yapılan lösemi tedavisinde farklılıklar var mı? 39:23 İleri yaşlarda çıkan kanserler çocuklarda görülebilir mi? 40:29 Ailelere tavsiyeleri neler? 42:00 Kapanış #işbirliği
Eylül 20, 2026