
Fatih Altaylı
Yazı İçeriği
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Müstahak
Bu SPK ne iş yapar!
Kırmızı et operasyonu ne zaman!
Doğruysa bile beklenmedik sonuç değil
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Fatih Altaylı
Eylül 16, 2026
Yazı İçeriği
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Müstahak
Bu SPK ne iş yapar!
Kırmızı et operasyonu ne zaman!
Doğruysa bile beklenmedik sonuç değil
Aşağıda okuyacağınız yazıyı bundan tam 3 yıl 2 ay önce yazmışım.
Mehmet Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığı koltuğuna oturduktan hemen hemen 1 ay kadar sonra, 18 Temmuz 2023 günü.
Hadi birlikte okuyalım:
“Acaba diyorum, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek eski günleri mi arıyor?
Bunu sormamın nedeni, akaryakıt fiyatlarında vergi artışından kaynaklanan fahiş zam sonrası bakanlığının yaptığı açıklama.
Hazine ve Maliye Bakanlığı, akaryakıt fiyatının 24 lirayı bulması üzerine “Ne var canım bunda, Avrupa’da bizden daha pahalı” tadında bir açıklama yaptı. Bu da bende Bakan Bey’in geçmiş dönemlere dönmek istediği hissiyatını uyandırdı. Ekonominin tamamında değilse bile en azından akaryakıt fiyatları konusunda.
Biliyorsunuz, Sayın Şimşek Türk ekonomisinin parlak zannedilen dönemlerinde de görev yaptı.
Her şeyin güllük gülistanlık zannedildiği günlerde…
İlk bakanlığı, Ali Babacan’ın koltuğuna oturduğu 2007-2009 arasında idi.
Sayın Bakan’ın bu döneminin son yılında benzinin litre fiyatı ortalama 3,38 TL idi.
Dolar kuru ise 1,55.
O günlerde Türkiye, dünyada akaryakıtın en pahalı satıldığı ülke idi ve bir litre benzinin fiyatı 2,1 dolar civarında idi.
Mehmet Bey’in Maliye Bakanı olduğu 2013 yılı ise Türk ekonomisinin kağıt üzerinde en iyi yılıydı.
O sırada da benzinin litre fiyatı 5 TL, dolar kuru ise 1,9 TL idi. Yani bir litre benzin 2,6 dolara satılıyor ve yine dünyanın en pahalı benzini ünvanını taşıyordu.
O günlerde yine benzin pahalı falan deniyordu ama kimse bugünkü kadar sıkıntı çekmiyordu.
Çünkü Bakanlığın dün açıkladığının aksine, mesele sadece fiyat değil alım gücü meselesiydi ve o gün Türk halkının alım gücü bugünün üzerinde idi.
Çok değil, hemen hemen 1,5 ay önce, geçen mayıs ayında 8 bin 500 TL asgari ücret alan biri, maaşının tamamı ile 439 litre benzin alabiliyorken, bugün asgari ücretin 11 bin 202 TL’ye çıkmasına rağmen, şu anda tüm maaşı ile 332 litre akaryakıt alabiliyor.
Yani siz iktidar olarak asgari ücretlinin deposundan 100 litre benzin çaldınız.
Bize Avrupa örneği falan vermiş Bakanlık, “Orada daha pahalı” diyerek.
Fransa ve İspanya’da geçen yaz 2,2 avro olan akaryakıt fiyatları yaklaşık yüzde 17 gerileyerek 1,8 avroya düştü. Ve asgari ücretli bir Fransız maaşı ile yaklaşık 850 litre yani asgari ücretli bir Türk’ün alabildiğinin iki katından fazla akaryakıt alabiliyor.
Ve sizi bilmem ama biz buna “alım gücü” diyoruz Mehmet Bey.
Anladığım kadarı ile siz akaryakıt fiyatlarını, eski bakanlığınız dönemindeki gibi 2 doların üzerine çıkarmak niyetindesiniz.”
Dün itibarı ile Türkiye’de mazotun litresi 95,5 TL’ye yani 2 dolara çıktı. Ve “Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanma şerefi” yeniden Türk halkının oldu. Çünkü bugün Avrupa’da akaryakıt fiyatları 1,52 euro ile 1,70 euro arasında değişiyor.
Mehmet Şimşek döneminde yine liderliği ele geçirdik. Bizden pahalı bir iki ülke kaldıysa da kimse merak etmesin üç vakte kadar geçiririz.
Müstahak
Yukarıdaki yazıyı okuyup da, sakın Mehmet Şimşek’e kızdığımı ya da yaptığını yanlış bulduğumu düşünmeyin.
Bence ekonomiyi hepimizden daha iyi biliyor.
Bunca benzin zammına ve ekonomideki vaziyete rağmen sokaklar araç dolu. Akaryakıt fiyatı arttı diye trafikte bir düşüş, bir azalma falan yok.
Büyük kentlerde trafik yine aynen devam, yani kilit.
Otoyollar, şehirlerarası yollar dolu. Her araçta bir kişi.
Toplam akaryakıt tüketiminde bir gerileme söz konusu değil. Tam aksine tüketim giderek artıyor, son 3 yılın rekoru kırılıyor. Tüketimde aslan payı yüzde 71 ile en pahalı ürün olan motorinde.
Yani Mehmet Şimşek az bile yapıyor.
Ancak akaryakıta yapılan zamların enflasyona etkisi kaçınılmaz. Belli ki, enflasyonu düşürmekten umudu kesmişler.
Bu SPK ne iş yapar!
Sermaye Piyasası Kurulu’nu zaman zaman eleştirdiğim bir sır değil. Riskli şirketlerin halka arzlarına verdiği onaylar, bu şirketlerin halka arzların ardından uğradığı hızlı değer kayıpları ile küçük yatırımcıların kayba uğratılması, manasızca hızla yükselen ve hızla düşen hisseler üzerinden yapılan spekülatif vurgunlar, göz göre göre suni olarak şişirilen halka açık şirket hisse değerleri, bir günde Türkiye’nin en zengin patronu haline gelen şirket sahipleri, birkaç ay geçmeden tepe takla inen değerler. Giderek güvenilmez hale gelen Borsa İstanbul, kayba uğrayan küçük yatırımcı ve gerçek amacından saparak neredeyse bir kumarhane, hem de hileli bir kumarhaneye çevrilmeye çalışılan bir borsa sistemi.
Son günlerde meydana gelen gelişmeler ise tüm bunların üzerine tüy dikecek cinsten bir “denetimsizlik” görüntüsü.
Biliyorsunuz, birkaç gündür Pusula Holding, Katılımevi ve Tera Yatırım üzerinden konuşulan “garip” bir mevzu var.
Aslında meselenin toplumsallaşması biraz da İsmail Saymaz’ın bir yazısı ile oldu. Saymaz, Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın cep telefonunu Türkiye’de bırakarak yurt dışına kaçtığını duyurdu. Bu holding ile ilgili ortada bir sorun olduğunu geniş kitleler bu yazı ile öğrendi. Yarız ise Saymaz’a hemen bir yanıt vererek “Kaçmadım, döneceğim” dedi. Bazı kesimler Saymaz’ı “yalan yazmakla” suçlamaya başladılar. Ancak İsmail Saymaz’ın yazdığı özünde doğru idi.
İki gün sonra Yarız Türkiye’ye döndü, Bodrum Adliyesi’ne ifade vermeye gitti ve 15 Eylül’de tutuklandı.
Peki olay neydi!
Aslında her şey 30 Ağustos’ta başladı. Garip bir şekilde hızla büyüyen bir yatırım şirketi olan Pusula, Katılımevi adlı tasarruf finansman şirketini satın aldığını açıkladı. Fakat bu tür şirketler öyle alıyorum demekle alınamıyordu. Öncelikle BDDK izni gerekiyordu. Ancak bu kez BDDK’nın bu satın alma ile ilgili ne bir izni vardı, ne de böyle bir başvuru.
10 Eylül’de başka bir açıklama geldi. Bu kez finans devi Tera Holding’ın Pusula Holding’i satın alacağı, anlaştıkları açıklandı.
11 Eylül’de Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Yarız hakkında gözaltı kararı alındı. Yarız’ın yurt dışına kaçtığını İsmail Saymaz yazdı.
Ertesi gün, yani 12 Eylül’de Pusula Finans Holding ve Katılımevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’a yurt dışı çıkış yasağı konuldu. Turhan’ın Dubai’de ev ve ultra lüks bir yat aldığı ortaya çıktı.
14 Eylül’de Pusula Holding Başkanı Muhammed Yarız Türkiye’ye döndü ve tutuklandı.
Tüm bunlar olurken, bu şirketlerin denetiminden sorumlu Sermaye Piyasası Kurulu’ndan tek bir kelime bile açıklama gelmedi. Oysa tüm bu satışlar, satın almalar, hisse devirleri SPK iznine ve onayına tabiydi. Şirketlerin içindeki tasarruf finansman şirketleri açısından ayrıca BDDK izinleri ve onayları gerekiyordu.
16 gün boyunca SPK hiçbir şey yapmadı. Ne bize bir başvuru vardır dedi, ne denetliyoruz dedi, ne borsadaki işlemleri satın alma süreçleri tamamlanıncaya kadar durduruyoruz dedi. İçlerinde halka açık şirketleri de barındıran bu şirketler bu spekülatif ortamda faaliyetlerini sürdürdüler.
Oysa bu işlerin her biri için bazen aylar süren denetim ve izin süreçleri söz konusuydu ama SPK sanki bu işler kendisini ilgilendirmiyormuş gibi kulağının üzerine yattı.
Ve en sonunda Tera bir açıklama yaparak devir işlemlerinin tamamlanmadığını, izin ve denetim süreçlerinin sürdüğünü açıkladı ve daha da önemlisi “Pusula’nın faaliyetlerinden ve mali yapısından biz sorumlu değiliz” denildi.
Yani aslında SPK tarafından yapılması gereken açıklama Tera tarafından yapılmak zorunda kalındı.
SPK’nın sessizliği ve izleyici koltuğundaki eylemsizliği ise hâlâ sürüyor.
Kırmızı et operasyonu ne zaman!
Dün meyve sebze toptancılarına yönelik bir operasyon yapıldı.
Polisiye tedbirlerle enflasyonla mücadele edilemeyeceğinden emin biri olarak bu operasyonu destekliyorum hatta geç bile kalmış olabilir.
Bunların büyük bölümünün meyve sebze fiyatlarındaki aşırı yükselişin sorumlusu olduğu konusunda geniş bir fikir birliği var.
Ancak garip olan, dev market zincirlerinin kendi alımlarını yaptıkları halde fiyatlarını bu aşırı kârlılık peşindekilere yakın tutuyor olmaları.
Meyve sebze toptancılarına yönelik operasyonun, beyaz et operasyonundan çok daha elzem olduğu açık.
Ancak hâlâ “kırmızı et” ile ilgili bir operasyon yapılmaması ve tüm ithalata rağmen kırmızı et fiyatlarının bir türlü düşmeyip, hâlâ çok yüksek seyretmesi beni şaşırtıyor.
Bugün Türk halkı sadece satın alma gücüne göre değil, gerçek fiyatlarla da dünyanın en pahalı etini yiyor.
Daha pahalı etler elbette var ama ortalama olarak ve kalite fiyat orantısında çok pahalıyız.
Kırmızı etçilere yönelik operasyonu hepimiz heyecan ve merakla bekliyoruz.
Doğruysa bile beklenmedik sonuç değil
Yine bazı anketler açıklandı. Ağustos ayında yapılan anketler.
Sözcü gazetesi bu anketlerin ortalamasını hesaplayıp vermiş.
Yeni Parti’de düşüş, AK Parti’de bir yükseliş görünüyor.
Listeye baktım, listede adı geçen anket şirketlerinin anketlerine ulaşamadım.
Sonar’ın görebildiğim son anketi ağustos ayı başında açıklanmış. Hesaba dahil edilen bu mu yoksa ağustos ayı içinde yapılan yeni bir anket mi bilmiyorum. Keza diğerlerinin de de detaylarını bulamadım. Ancak sonuç açıklayan ve hesaba dahil edildiği söylenen araştırma şirketlerinin çoğu iktidara yakın şirketler olsa da genel olarak Yeni Parti’de bir düşüş eğilimi var.
Sözcü’nün hesabında adı geçmeyen Metropoll ve Ank-Ar’ın seçmen eğilimleri araştırmasını da henüz görmedim. Onları da merakla bekliyorum ama Yeni Parti’yle ilgili düşüş eğiliminin beklenmedik bir şey olmadığı söylenebilir. Yeni Parti yönetiminin de bu sonuca çok şaşırdığını zannetmiyorum.
Özgür Özel ile yaptığımız sohbette anketlerde Yeni Parti’nin çok yüksek çıkmasını sorunca “Şu an ortam duygusal. Gerçek durumu görmek için eylül hatta ekim ayı anketlerini beklemek gerekir” demişti. Anladığım, bir miktar düşüş zaten bekliyordu.
Özgür Özel’in bire bir sahada çalışarak yürüttüğü kampanyanın başarılı olup olmadığını ise ancak birkaç ay sonra öğrenebiliriz.
Şu an bildiğimiz ve emin olduğumuz tek şey Kayyum Partisi’nin barajın altında olduğu.
Ne zaman insan oluruz?
Nefreti körükleyen spor anlayışının spora değer katmadığını anladığımız zaman.
X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.
Geçmiş yazılar
Videolar







