İstanbul 18°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

  • Yavaş aday olacak mı, kendi de bilmiyor!

  • Bir tutuklama, bir zaman aşımı

  • Orta Anadolu

  • Aston Villa

detail banner reklam

Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 13, 2026

Yazı İçeriği

  • Ağırel üzerinden “Ahlaki sınırımız yok” mesajı

  • Yavaş aday olacak mı, kendi de bilmiyor!

  • Bir tutuklama, bir zaman aşımı

  • Orta Anadolu

  • Aston Villa

Murat Ağırel, Cumhurbaşkanı tarafından istifaya zorlanarak görevinden ayrılmak zorunda kalan eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’in oğlu Ahmet Gökçek’in yurt dışındaki gayrimenkul satın alımları ve yatırımları ile ilgili belgeli, bilgili bir haber yapınca türlü rezillikle karşı karşıya kaldı.

Önce yukarıdaki hatırlatmama bir açıklık getireyim.

Anladığım kadarı ile pek çok kişi Melih Gökçek’in Ankara Belediye Başkanlığını, Mansur Yavaş’a yenilerek kaybettiğini düşünüyor, öyle biliyor ya da öyle hatırlıyor.

Aslında durum öyle değil. Melih Gökçek, 15 Temmuz Darbe Girişimi sonrası gözden düşen 3 belediye başkanından biriydi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Edip Uğur ile birlikte istifası istenen üçüncü belediye başkanı Melih Gökçek’ti. Çok direndi, çok yalvardı ama 28 Ekim 2017’de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istifa baskısına daha fazla dayanamayarak istifa etmek zorunda kaldı. İstifasından sonra yerine herkesin takdirini kazanan, beyefendi bir insan Mustafa Tuna geldi.

Mansur Yavaş’ın kazandığı 2019 seçimlerinde Melih Gökçek, Mansur Yavaş’ın rakibi bile değildi.

Murat Ağırel kendi partisi tarafından siyasetten ıskat edilen Gökçek’in oğlu ile ilgili haber yapınca hem Gökçek’in ama asıl olarak Gökçek’in beslediği trollerin hedefi oldu.

Beklenmedik bir durum değildi. Gökçek’in üslubu buydu. Ben de kendisine bir kadına yönelik çirkin tweet’inden sonra “Utanmıyor musunuz?” diye sorduğumda aynı trollerin saldırısına uğramıştım. Gökçek’e dokunan herkese karşı bir karalama kampanyası beklenmedik bir şey değildi.

Ancak bu kez bir had aşımı söz konusu.

Murat Ağırel’in eşi ile ilgili olarak ahlaksızca, edepsizce, haysiyetsizce paylaşımlar yapılmaya başlandı.

Bu üslup aslında bilinmedik bir üslup değil. Adnan Hoca diye anılan Adnan Oktar da yıllarca böyle yaptı. Çevirdiği haltları haber yapan herkese böyle adice saldırılar düzenledi. O zaman e-posta ya da sosyal medya henüz olmadığı için binlerce adrese posta ile mektup yollar, on binlerce kişiye faksla iğrenç metinler iletirdi.

Ben, Ayşe Arman, Zafer Mutlu gibi pek çok gazeteci ve hatta pek çok siyasetçi bunların hedefi olmuştuk.

Şimdi troller aynı şeyi Murat Ağırel’e yapıyorlar. Eşini, ailesini, namusunu hedef alıyorlar.

Tabii burada aslında hedef Murat Ağırel değil. Bu bir “sindirme ve tehdit” operasyonu.

Murat Ağırel üzerinden mesaj veriyorlar.

“Gökçek’e bulaşırsanız alacağınız karşılığın haddi hududu yok. Tüm bunları göze alıyorsanız buyurun bulaşın”

Burada sindirilmeye çalışılan kişi Murat Ağırel değil.

Burada hedef, Ağırel’in peşine takılıp Gökçek hakkında negatif haber, hatta işlem yapacak olanlar. “Murat’ın başına gelenleri gördünüz. Hiçbir ahlaki sınırımız, hiçbir değerimiz yok. Her şeyi yaparız.” mesajı veriyorlar.

Sadece gazetecilere de değil, siyasetçilere ve hatta yargı mensuplarına.

Bir işe yarar mı!

Belki bazı gazeteciler siner. Ama eğer yargı ve siyaset karar verdiyse ne yapsa boşuna.

Tam aksine kendi yarattığı bataklığa düşmüş gibi zaten.

Çırpındıkça daha çok batacak sanki.

Yavaş aday olacak mı, kendi de bilmiyor!

Eski Ankara belediye başkanından girdik, yenisinden devam edelim, Mansur Yavaş’tan.

Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesi iki gündür siyasetin en önemli meselesi oldu.

“Ne konuştular, niye gitti, AK Parti’ye mi geçecek? ‘Cumhurbaşkanı adayı değilim, beni içeri atmanıza gerek’ yok demeye mi gitti?” gibisinden türlü fikir ortaya atılıyor. Hatta Yavaş’ın belediye başkanlığı dönemi bitince siyaseti bırakacağını söylediğini bile düşünenler var.

Bu arada K-CHP’nin etkinliklerine katılmaması ve Kayyum ile yan yana poz vermemesi K-CHP’lileri kızdırıyor, istifa edip Yeni Parti’ye geçmemesi ise seçmende hayal kırıklığı yaratıyor. Buna rağmen Özgür Özel elinde kalan tek cumhurbaşkanı adayını her ahval ve şeraitte korumaya çalışıyor, toz kondurmuyor, konan tozları eliyle silkeliyor.

Peki Yavaş gerçekten Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyor mu, Özel’in onu korumak için gösterdiği tüm çabaya değecek bir tavrı var mı?

Mansur Bey ile epeydir konuşmadım. Ama geçmişte cumhurbaşkanı adaylığına çok hevesli olduğunu biliyordum. Ne var ki bu hevesini, bir çabaya çevirmediği de aşikardı.

Peki, muhalefet cumhurbaşkanı adayı olarak Yavaş’a gerçekten güveniyor mu?

Kişilik olarak evet.

Siyasi olarak hayır!

Yavaş’ın cumhurbaşkanı adayı olmasını isteyen tüm partilerden isimlerle bu meseleyi çok konuştum.

Eski CHP’si, İYİ’si, Zafer’i, pek çoğuyla.

Hepsinin ortak fikri şuydu: “Yavaş’ta o cesaret ve o dirayet yok”

Daha detaya inince, “Yavaş’ın örgütçü olmadığı, Yavaş’ın çevresinde birkaç eski ülkücüden başkasına yer vermediği, teşkilatlara kendini kabul ettirecek hamleler yapmadığı, 70’inden sonra hapse girme riskini almak istemediği” gibi pek çok eleştiri duyduk.

Yavaş’ın yakın çevresi ise “Daha seçime 2 yıl varken niye kendini ortaya atsın. Ortaya atanların hali ortada” diyerek Yavaş’ın rolünün bitmediğini ama sahnede değil, olması gerektiği gibi kuliste beklediğini söylüyorlardı.

Yavaş’ın muhalefetin bulabileceği en güçlü aday olduğunu 2020 yılından bu yana söylüyorum, belki de ilk söyleyenim.

Ama hâlâ öyle mi ve hâlâ aday mı bilemiyorum. Bilemiyoruz çünkü zannederim kendi de bilemiyor.

Bildiğimiz şu: Cumhurbaşkanı Erdoğan yine siyaseti kurguluyor.

Bir kez daha karşısına “kendi istediği adayı” getirmek için şartları oluşturuyor.

Bir tutuklama, bir zaman aşımı

Zekeriya Öz, bir dönemin “muktedir” savcısı.

FETÖ’nün kumpas davalarının organizatörü. 2015 yılının 10 Ağustos günü Sarp Sınır Kapısı’nı yürüyerek geçerek Gürcistan’a kaçtı daha sonra da Almanya’ya gitti.

Karanlık bir dönemin bu güçlü, 17-25 Aralık davalarının kilit adamına Almanya hemen “iltica hakkı” tanıdı, Türkiye’nin kırmızı bültenine rağmen iade edilmedi. Türkiye iadesini ne kadar ciddiyetle talep etti, ne kadar baskı kurdu, onu bilemiyoruz. Ama iade edilmedi, orası açık.

Ve şimdi hakkındaki Yargıtay’daki davaların düşmesi, “zaman aşımı” gerekçesi ile talep edilmiş.

Güldüm.

Çünkü aynı gün bir gazeteci, 15 yıl önce Kaşif Kozinoğlu’nun tutuklandığı gün Adliye’de görüntülerini çektiği için gözaltına alınan bir gazeteci tutuklandı. Selahattin Günday’ı tanımam etmem, adını ilk kez bu soruşturma vesilesi ile duydum.

(Editörün notu: Selahattin Günday’ı yıllardır tanırım, meslek ilkelerine son derece saygılı, dürüst, dikkatli, titiz bir gazetecidir. Hiçbir zaman kimsenin maşası olmamış, kimsenin yönlendirmesiyle haber yapmamıştır. Gazeteciliğine de, insanlığına da kefilim. O gün de yanındaki pek çok basın mensubuyla birlikte sadece gazetecilik yapmıştır.)

Ama bir Kozinoğlu’na yönelik bir komplonun parçası olduğu iddiasıyla 16 yıl sonra tutuklanırken, aynı gün tüm komploların en önemli yürütücüsü olan savcı Zekeriya Öz hakkındaki davaların 8 yıllık zaman aşımı nedeniyle düşürülmesinin istenmesi gerçekten trajik bir olaydır.

Orta Anadolu

Ekonomik krizin boyutunu kimse bir türlü anlamıyordu. Bir dönemin ihracat rekortmeni, Türkiye’nin yüz akı şirketlerden Vestel büyük sıkıntılar yaşıyor. Dev bir grubun çatısı altındaki Beko ve Arçelik zorda olmasa da 2025 yılında 10 milyar TL’ye yakın zarar açıkladı.

Tekstilde durumu yıllardır anlatmaya çalışıyoruz.

Ama tüm bu uyarılardan çok daha önemli bir uyarı Orta Anadolu’dan geldi.

Coğrafi olarak da, şirket olarak da.

Orta Anadolu Tekstil olarak bilinen Orta Anadolu Ticaret ve Sanayi İşletmesi T.A.Ş. şirketin faaliyetlerini dün itibarıyla durdurdu. Ekim ayında da tamamen yok olacak.

Orta Anadolu Tekstil dediğimiz şirket boru değil, Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli blue jean kumaşı denim üreticisiydi.

Her yıl yüz milyonlarca dolarlık ihracatı tek başına yapan bir devdi. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından biriydi. Sahibi de hiç öyle abartılı tarzları olmayan, güngörmüş bir Anadolu sanayici ailesi Karamancı’lardı.

1953 yılında başlattıkları hikaye 2026 yılında sona erdi.

Farkında mısınız bilmem ama Türkiye giderek üretimden kopuyor. Çin ve Uzakdoğu rekabeti elbette bir etken, emek yoğun sektörlerde gerilemek belki kabul edilebilir diye düşünebilirsiniz ama bu kadarı normal değil. Vestel gibi, Orta Anadolu gibi firmaların kötü yönetildiğini söylemek de mümkün değil. Uzun yıllar gayet başarılı gidip, bir anda dağılmaları tamamen yönetim kaynaklı olamaz.

Mesele Türkiye’nin üretimi teşvik eden bir anlayıştan uzaklaşması.

Tamam, savunma sanayiinde çok iyi işler yapıyoruz, İHA’lar, SİHA’lar üretiyoruz ama diğer yanda sanayi üretimi düşüyor, sanayi kaleleri yıkılmaya başlıyor.

Orta Anadolu’nun düşüşü önemli bir işarettir. Ekonominin finansal tablolardan ibaret olmadığını bir gün herkes anlar.

Ama o gün çok geç olabilir.

Aston Villa

İlk defa böyle bir şey oldu.

Siyasetin iki güçlü ismi aynı gün içinde birbirine taban tabana zıt iki açıklama yaptı.

Önce MHP lideri Devlet Bahçeli Nagehan Alçı’yla görüştü ve İmralı Adası’nda Abdullah Öcalan’a bir villa inşa edildiğini, Öcalan’ın çalışmalarını iki katlı ve bahçeli bu villada sürdüreceğini ama önce bazı şartların oluşmasını beklediğini söyledi.

Alçı da bu “müjdeyi’ halka duyurdu.

Öcalan’a villa tahsis edilmişti. Doğrusunu isterseniz Öcalan’a özel bir konut inşa edildiği dedikoduları uzunca bir süredir konuşuluyordu ama ilk kez “resmî sayılabilecek” bir açıklama ile dedikodular doğrulandı.

Haliyle şaşırdık. Öcalan henüz affedilmediği için statüsü “ağırlaştırılmış müebbet hapis mahkumu” idi ve bu cezanın çekilme şartları belli idi. Kendisine bir villa, bir sekretarya ve hatta bir eş bile verilmiş olsa bunun böyle resmen açıklanması mümkün değildi. Çünkü böyle bir durumda bu işlemi yapanlar yasa dışı bir iş yapmış olur ve suçlu durumuna düşerdi.

Nitekim Adalet Bakanı hemen bir açıklama yaparak “Öcalan’a bir villa tahsis edildiği haberi doğru değildir. İmralı’da farklı amaçlarla çeşitli inşaatlar yapılıyor olabilir ama Öcalan’a bir villa yapılmamıştır” dedi.

Yapılabilecek resmî açıklama da ancak böyle olabilirdi.

Bahçeli ise suskun kalmayı tercih etti. Bakalım basının karşısına ilk çıktığında bu konuda sorulacak sorulara ne yanıt verecek.

Ne zaman insan oluruz?

Etkili olmak suç olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kayyum kızdı, kayyum atandı
Köşe Yazıları
Kayyum kızdı, kayyum atandı

Fatih Altaylı

Ekim 14, 2026

Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?
Köşe Yazıları
Hacıosmanoğlu niye nisana kadar kalmak istiyor?

Fatih Altaylı

Ekim 13, 2026

Toptan geçme fırsatı kaçtı
Köşe Yazıları
Toptan geçme fırsatı kaçtı

Fatih Altaylı

Ekim 12, 2026

  • Videolar

Tümü
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu” görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Eda EceFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Tuzlu Kahve hayaldi gerçek oldu”Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 03:05 Eda Ece'nin hikayesi nasıl başladı? 08:38 Üniversite eğitimi ile oyunculuğu bir arada nasıl götürdü? 16:50 "Yasak Elma" dizisi nasıl oluştu? 23:19 Bir senaryo yönetmeyi düşünüyor mu? 25:58 "Pis Yedili" dizisi 29:33 Batuhan Tuncer ile olan evliliği 39:47 "Tuzlu Kahve" dizisinin başlangıç hikayesi 45:56 Eda Ece'nin gelecekteki planları neler? 53:01 Astrolojiye olan ilgisi 59:21 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor. #işbirliği
Ekim 11, 2026
Dünyanın geleceği çiplere mi bağlı? görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Ayşegül İldeniz & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimDünyanın geleceği çiplere mi bağlı?00:00 Giriş 03:43 İleriye bakan tabiri nedir? 11:28 Çip neden bu kadar önemli hâle geldi? 23:42 Çip üretimi için ne kadar bir yatırım lazım? 24:29 Çin’deki çip durumu ne? 28:12 Veri merkezlerinin durumu ne olacak? 33:59 Amerika altyapıyı yenilemeyi düşünmüyor mu? 35:23 Veri merkezleri dünyaya yayılabilir mi? 37:45 Yapay zekâ şirketlerinin büyüklüğü nereye kadar gidecek? 43:22 Yapay zekâ bir balon oluşturdu mu? 46:10 Yapay zekâ işleri nasıl ele geçirebilir, işleri elimizden alabilir mi? 53:58 Yapay zekâ hukuk ile nasıl ilişkilendirilecek? 1:00:16 Yapay zekânın fikri gelişir mi? 1:01:27 “Next Big Thing”, bir sonraki büyük şey terimi, kavramı nedir? 1:05:39 Kitabında nelerden bahsediyor? 1:09:23 “Brain Rot” kavramı nedir? 1:11:13 Otomobil teknolojisi nereye gidiyor? 1:17:53 Yapay zekâ dünyada bir fırsat eşitliği sorunu mu? 1:29:43 Kapanış
Ekim 11, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Güzin Müjde KarakaşlıFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Türk bilardosu başarı mirasına sahip!"Hayattaki gerçek lüks, kaliteli bir uykudur. Kaliteli uyku deneyimini keşfetmek için Yatsan mağazaları ve yatsan.com’a davetlisiniz. www.yatsan.com Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:45 Bilardo ile nasıl tanıştı, hikâyesi nasıl gelişti? 06:01 Voleyboldan neden uzaklaştı? 09:06 İlk katıldığı şampiyonada derece yapabildi mi? 09:46 Üniversite ile bilardo beraber gidebildi mi? 11:36 İyi bir ıstaka kaç para? 13:41 3 senede bilardo çözülebilir mi? 14:55 Bir bilardo şampiyonu kaç saat bilardo oynar? 16:01 Türkiye’de bilardocular nasıl seçiliyor? 17:18 PBA sadece Kore’de mi var? 17:06 Bilardoda takımlar var mı, yoksa bireysel giden bir spor mu? 18:12 Bilardo pahalı bir iş mi? 18:47 Bilardodan para kazanabiliyor mu, avukatlıkla beraber nasıl yaptı? 19:52 Senede kaç turnuva var? 21:43 Türkiye 3 ana dalda şampiyon olan ülkelerden mi? 22:46 Türkiye’de kaç bilardocu var? 24:45 Bilardo yaşam tarzını etkiler mi? 26:02 Vuruş hesaplarını nasıl yapıyorlar? 29:52 Basit alınacak bir sayıyı daha havalı vurduğu oluyor mu? 30:41 Istakanın ucuna neden tebeşir sürülür? 32:35 Bilardoda masadan masaya fark olur mu? 35:14 Bilardoda kadınlar için de bir kıyafet düzeni var mıdır? 37:14 Evinde bir bilardo masası var mı? 39:35 Eskiye göre Avrupa’da bilardo daha mı az revaç görüyor? 41:16 Bilardonun bir yaşı var mı? 42:52 Bilardo bir centilmenlik sporu mu? 43:54 Beyaz topla başlayıp bitirilen eller oluyor mu? 44:40 Bilardonun simülatörü var mı? 45:52 Gelecek için bir şampiyonluk sözü verebilir mi? 48:16 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Ekim 4, 2026