İstanbul 24°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İnanca stok arası caiz midir!

  • Şaşırdınız mı!

  • Metin yazarından kayyuma komplo

detail banner reklam

İnanca stok arası caiz midir!

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Ağustos 5, 2026

Yazı İçeriği

  • İnanca stok arası caiz midir!

  • Şaşırdınız mı!

  • Metin yazarından kayyuma komplo

Sabancı grubu, Türkiye’nin en büyük market zincirlerinden biri olan Carrefour’u, ülkemizin ikinci büyük ucuzluk market zinciri olarak görülen A101’e sattı.

A101 de Türkiye’deki diğer büyük ucuz market zinciri gibi Cüneyd ve Aziz Zapsu tarafından kurulmuş daha sonra şimdiki sahibi olan Aydın ailesine satılmıştı.

BİM’in en büyük rakibi sayılan A101 şimdi bir büyük zinciri daha bünyesine kattı.

Belli ki, Türkiye’nin ekonomik durumu, bu tür “discount market” denilen ucuzluk marketlerinin pazarını büyütecek ve herkes büyüyen pazardaki payını da büyütmek istiyor. Biliyorsunuz UCZ zincirini de daha önce Ülker Grubu’na ait Şok Market zinciri satın almıştı.

Alanlara hayırlı olsun.

İnşallah bir kartel oluşturup, ucuzluk marketlerini pahalılık marketleri haline çevirmezler.

A101, Carrefour’u aldıktan sonra bundan böyle Carrefour marketlerde alkollü içki satmayacağını duyurdu. Kendi kararları, kimin ne satıp satmayacağına, kimin inancının neyi satmaya müsait olduğuna bizim karar verecek halimiz yok. Ne zorla sat diyebiliriz ne de zorla satma.

İnançları izin vermiyorsa satmama özgürlükleri var. Başka nedenlerle de satmama kararı alabilirler, kimseyi ilgilendirmez.

Ancak mesele “inançları” nedeniyle satmamaksa biraz garip bir durum ortaya çıkıyor.

Çünkü alkollü içki satışlarını “stoklar tükendikten sonra” durduracakları yolunda bir açıklama okudum.

Bu da garibime gitti.

İnanç dediğin şey stokla ilişkili olamaz.

Ya inanıyorsundur ve satmazsın ya da inanıyorsundur ama satmakta bir beis görmezsin veyahut “İnanç başka, ticaret başka” dersin.

Ama inancını stoğa bağladın mı, kafaları karıştırırsın.

Eğer alkol satmamanın gerekçesi inanç ise saygı duyarız ama stok tükeninceye, birkaç milyon ya da milyar ciro yapılıncaya kadar inanç askıya mı alınıyor, işte onu anlamakta zorluk çekeriz!

Eğer alkollü içki satmak inancınıza aykırı ise satın alma sırasında “Alkollü içkiler sizde kalsın. İster toptan satın, ister dökün, ister için. Biz bunları almayız” diye pazarlık yaparsın.

Yok bu pazarlığı yapmadıysan ve aldığın dükkanlarda alkollü içkiler kaldıysa bunları raflardan kaldırır ya hepsini çöpe atarsın ya da inancını biraz sarsmayı göze almak pahasına toptan birine devredersin.

Ama kalkıp da “İnancımız gereği alkol satmayacağız ama stoklar tükendikten sonra” demezsin.

Dersen de benim dilime düşersin.

Çünkü buna “Caizdir” fetvası verecek bir imam bile bulamazsın!

Şaşırdınız mı!

İki gün önce Teke Tek’te Özgür Özel’e “Dokunulmazlığınızın kaldırılması ve tutuklanmanız konuşuluyor. Buna ihtimal veriyor musunuz? Böyle bir şey olursa parti ne olacak?” diye sordum.

Program hâlâ her gün yüzbinlerce izlenirken yani soru hâlâ gökkubeye yükselmeyip, hepimizin kulaklarında taze iken “gereği” yapıldı.

Özgür Özel’le ilgili 62. fezleke de TBMM’ye yollandı.

Üstelik bu kez hakaret, seçim yasaklarına muhalefet, gösteri ve toplantı yasağına uymama gibi “siyasi” ve toplum gözünde kabul edilebilir nedenlerle değil, doğrudan “yolsuzluk” suçlaması ile.

Çünkü diğer suçlamalardan dokunulmazlığı kaldırılsa bile tutuklama pek mümkün görünmezken, bu suçla ilgili tutuklama da olasılıklar arasında ve biliyoruz ki, mevcut sistemde böyle bir olasılık var ise bu olasılık hızla gerçeğe dönüştürülür.

Suçlama, Özgür Özel’in belediyelerden elde edilen kaynağı seçim faaliyetlerinde kullanmak üzere belediye başkanlarından alması.

Neyse ki, kendisi için aldığını iddia etmiyorlar. Zaten çok da inandırıcı olmazdı. Bu ise yıllardır siyasetin belediye kaynakları ile finanse edilmesine alışmış seçmen için “inandırıcı” bir öykü olabilir.

Buradan yola çıkarak Özgür Özel tutuklanabilir, yargılanabilir, siyasi yasaklı hale gelebilir. Bu prosedür seçime kadar tamamlanabilir mi emin değilim ama en azından Yeni Parti’nin büyüme süreci baltalanmış olur.

Doğrusunu isterseniz hiç ama hiç şaşırmadım.

Cezaevinde beni ziyaret ettiği zaman Özgür Özel ile yapmış olduğumuz sohbetlerde Özgür Bey’e “Butlan kararı çıkacak. Daha sonrasında da sizi tutuklamak isteyecekler” demiştim.

Ne yalan söyleyeyim, yapılanları yanlış bulmakla beraber iktidara da şapka çıkarıyorum.

Çünkü tüm bunları oya işler gibi işliyorlar, motifleri ellerindeki şablona bağlı bir halıyı dokur gibi dokuyorlar. Bunu yaparken uluslararası konjonktürü de çok iyi değerlendiriyorlar.

Açık söyleyeyim çok ama çok başarılılar. Keşke ülkeyi de bu denli başarılı, bu denli öngörülü şekilde yönetselerdi de, tüm bunları yapmaya gerek kalmadan halk desteği ile iktidarlarını sürdürüyor olsalardı.

Şimdi artık iş TBMM Başkanı’nın elinde. Özgür Özel’in siyasi kariyerini TBMM’de mi, yoksa cezaevinde mi sürdüreceğini onun gündemi belirleyecek.

Metin yazarından kayyuma komplo

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisini kurutmakla görevli Başkayyum, partinin seçilmiş milletvekillerinin büyük bölümünün başka bir partiyi kurmak için ayrılmasından sonra rahata ermiş olacak ki, kayyum olarak atandıktan sonra partisinin TBMM’deki grup toplantısında ilk kez kürsüye çıktı.

Muhtemelen daha önce çıkamıyor olmasının nedeni oradaki vekillerin yüzüne bakamayacak olmasıydı. Bu kez partide “emaneten” kalan vekillerin 14’ü de gelmeyince az sayıda vekile konuştu.

Yine de çok mutlu görünüyordu. Makam odasına, makam aracına, parti imkanlarına, kürsüye kavuşmanın sevinci yüzüne yansımıştı. Tipik bir 2. sınıf bürokrat durumuydu aslında. Yeniden göreve dönen, içi boşalmış olsa da makama kavuşan bürokratların heyecanı içindeydi. Milyonların sövgüsü, nefreti, kızgınlığı umurunda değildi. Bilen bilir bürokratlar böyle şeyleri çok takmazlar. Önemli olan arkalarında devletin olmasıdır, devletin onlara güvenip görev vermesidir. Kayyumda da işte bunun neşesi vardı.

Konuşması ise her zamanki gibiydi.

Her türlü duygudan arınmış, sahte, inandırıcı olmayan, öfkesi de, eleştirisi de inandırıcı olmayan, sahte bir hissiyat yayan, aynen bıraktığı yerden devam eden bir konuşma.

Tutuklulardan söz edip, palavradan adalet isterken tek bir partilisinin, tek bir belediye başkanının, belki de kendisine destek verdiği için aday yapılmayan Tunç Soyer’in bile adını anmayan bir parti genel başkanı için ancak ve ancak utanç vesilesi olabilecek bir konuşma.

Ama zaten herkes biliyordu ki, adını andıklarını da “sahte bir sahip çıkmayla” anıyordu.

İki hafta önce “Selahattin Demirtaş sizin yüzünüzden hapiste. Pişman mısınız?” sorusuna suratında pişkin bir sırıtışla “Hayır, hiç pişman değilim” diyen sanki o değilmiş gibi Selahattin Demirtaş’ın özgür bırakılmasından söz ediyordu. Bir an düşündüm, “Acaba Selahattin Demirtaş’ın kim olduğunu biliyor mu, hatırlıyor mu!” diye. Çünkü pişkinliğin bu kadarı Kayyum için bile fazla görünüyordu.

Kimbilir belki de konuşma metnini hazırlayan her kimse Kayyum’u daha da rezil etmek için hazırlamıştı o metni.

Öyle olmasa daha önce bahsettiği ve o gün de kendisini rezil eden “viski içerek siyaset yapanlar” cümlesini o metne koyup, bu kez Kayyum olarak rezil olmasına zemin hazırlar mıydı!

Daha önce de, partinin o günkü yönetimini “viski içerek siyaset yapmakla” suçladığı zaman, Bodrum’da, kızı AK Parti’den vekil, kendi de AK Parti’nin Muğla Büyükşehir Belediye Başkan adayı olan eski DYP’li, eski ANAP’lı, eski CHP’li Aydın Ayaydın’la önlerindeki viski kadehlerini yudumlarken çekilmiş fotoğrafı suratına çarpılmıştı. Bir kez daha konuşmasında aynı ifadeyi kullanıp o fotoğrafın suratına tokat gibi patlatılmasına imkan sağlamak için metin yazarının kayyuma komplo kurmuş olması gerekmez miydi!

Ne zaman insan oluruz?

Vatanı sevmek dert sahibi yapmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Solcu Türk kadın kazandı, Yahudiler rahatsız oldu
Köşe Yazıları
Solcu Türk kadın kazandı, Yahudiler rahatsız oldu

Fatih Altaylı

Eylül 21, 2026

“Bile bile lades”i yazdık mı yazmadık mı!
Köşe Yazıları
“Bile bile lades”i yazdık mı yazmadık mı!

Fatih Altaylı

Eylül 20, 2026

Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı
Köşe Yazıları
Şimşek akaryakıtta hedefine ulaştı

Fatih Altaylı

Eylül 16, 2026

  • Videolar

Tümü
"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!" görseli
FatihAltaylı
Bugün
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce"Müzeler siyasetin etkisi altındadır!"00:00 Giriş 05:49 Trump’ın Smithsonian’a Amerikan tarihi açıklaması 12:45 F1 nasıl geçti? 18:15 Hayko Cepkin müziği bırakmaya karar verdi 19:03 Anyma konseri iptal edildi 21:01 Celine Dion sahneye çıktı 22:08 Venedik Film Festivali 27:27 Prenses Diana’nın kıyafeti satışa çıktı 29:38 Erol Evgin konseri 31:07 Hangi ayda nereye gidilir? 41:08 İş Sanat’ta görev değişikliği 42:27 Don Kişot geliyor 43:09 İstanbul Tiyatro Festivali başlıyor 44:36 Şabanoğlu Şaban tekrar çekiliyor 45:34 Venedik Film Festivali’nde Penélope Cruz ve Javier Bardem imza attılar 47:04 Ekran süresinin 2 saatle sınırlanması 47:27 Yapay zekâ tehdidi 49:47 Nijerya’nın British Museum’dan eserlerini alması 53:10 Kapanış
Eylül 21, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!” görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Mark FikriFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: “Gençler okumaya devam ediyor!”Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:35 İnkılâp Yayınevi ile alakası nedir? 02:17 İnkılâp Yayınevi nasıl kuruldu? 05:34 Hangi tür yayınlar vardı? 09:50 1927’den sonra çıkan kitapların tümü arşivlerinde var mı? 11:43 Görgü kitapları neden yok? 12:54 Akılda kalan büyük isimlerden kimler vardı? 14:47 Yayınlara baktığımızda yerli mi, yabancı mı revaçta? 17:07 Dijital yayıncılık bir tehdit mi, fırsat mı? 22:04 Kitabı yayınlarken ne tür evrelerden geçiyor? 25:38 Eski bir kitabın tekrar basılması süreci nasıl ilerliyor? 27:48 Satış noktalarından neden çıktılar? 33:46 Yayıncılıkta fiyat politikası nasıl gelişiyor? 35:57 Bundan sonraki hedefleri neler? 38:08 Türkiye’de yazarlık nereye gidiyor? 42:26 Önümüzdeki dönemde yayınlanacak kitaplar 44:10 Yayınlarını duyurmak için nasıl bir yol izliyorlar? 46:04 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Eylül 20, 2026
Çocukluk çağı kanserleri genetik mi? görseli
Dün
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Müge Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimÇocukluk çağı kanserleri genetik mi?00:00 Giriş 01:14 Make-A-Wish derneği nedir? 02:24 Çocukluk çağı kanserleri 04:19 Çocukluk çağı kanserlerinde en sık rastlanan türler hangileri? 05:52 Çocukluk çağı kanserleri, ileri yaşlardaki kanserlerden daha mı tehlikeli? 08:19 Çocuklarda kanserlerin erken teşhis yöntemleri neler? 10:25 Milli Eğitim Bakanlığı'nın kanserler ile ilgili bir farkındalık çalışması var mı? 11:42 Sinsi ilerleyen kanserlere önlem almak için ailelerin ne yapması gerek? 12:16 Dünya geneline bakıldığında Türkiye'de çocuk kanserlerlerine yakalanma oranı nasıl? 13:02 Kanser tanısı konmadan kaybedilen çocuklar var mı? 13:32 Yaş gruplarına göre kanser belirtilerinde farklılıklar var mı? 14:26 Çocukluk kanserlerinde en zor teşhis edilen kanser hangisi? 16:50 Kök hücre tedavisi için göbek bağının saklanmasının bir faydası var mı? 17:36 Kök hücre ve ilik nakli için uluslararası bir sistem var mı? 19:01 Bu tedavilerde devlet desteği var mı? 19:53 Avrupa'da kullanılan tedavi yöntemleri ile Türkiye'de kullanılan yöntemler arasında farklılıklar var mı? 21:59 Çocuklardaki kanserlerin nüksetme olasılığı daha mı yüksek? 24:08 Kadınların ileri yaşta doğum yapması çocuklarda kansere yakalanmasında etken mi? 25:46 Lösemi hastalıklarının hangi boyutunda çocuklara kemik iliği nakli gerekir? 26:00 Kemik iliği nakil operasyonu riskli midir? 27:44 Kemik iliği nakillerinde başarı oranı yükseldi mi? 28:43 Kemik iliği hangi kemikten alınıyor? 29:51 İki kardeşte aynı kanserin olma ihtimali nedir? 30:51 Down sendromu ile lösemi ilişkisi var mı? 31:58 Çocuklarda HPV aşıları olması gerekiyor mu? 33:30 Obezite ve kanser ilişkisi 36:10 Hematoloji ve onkoloji arasındaki bağlantı nedir? 38:14 Çocuklarda ve yetişkinlerde yapılan lösemi tedavisinde farklılıklar var mı? 39:23 İleri yaşlarda çıkan kanserler çocuklarda görülebilir mi? 40:29 Ailelere tavsiyeleri neler? 42:00 Kapanış #işbirliği
Eylül 20, 2026