İstanbul 14°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • İsrail istihbaratından şov

  • Üretici işbirliği olmadan mümkün değil

  • Çağrı cihazları uzaktan patlatılabilir mi?

  • Bu cihazlar nasıl silaha dönüştü?

  • Hizbullah’a bu cihazlar nasıl ulaştı?

  • İki mesaj mı geldi?

  • Anladınız mı yüksek teknolojinin ve bilimin önemini

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

İsrail istihbaratından şov

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Eylül 18, 2024

Yazı İçeriği

  • İsrail istihbaratından şov

  • Üretici işbirliği olmadan mümkün değil

  • Çağrı cihazları uzaktan patlatılabilir mi?

  • Bu cihazlar nasıl silaha dönüştü?

  • Hizbullah’a bu cihazlar nasıl ulaştı?

  • İki mesaj mı geldi?

  • Anladınız mı yüksek teknolojinin ve bilimin önemini

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Üretici işbirliği olmadan mümkün değil

Açık konuşalım, İsrail şov yaptı.

Kendine tehdit olarak gördüğün bir örgütün, terör örgütü olarak nitelendirdiğin bir grubun üyelerinin sana yakalanmamak için kullandığı teknolojisinin eskiliğine güvenerek kullandığı cihazları uzaktan ele geçirip, bunları silah olarak kullanmak suretiyle o örgütün elemanlarını öldürmek ya da yaralamak az buz bir iş değil.

İnsani değil, adaletli değil, sorumluluk sahibi bir ülkenin yapacağı iş değil.

Patlattığınız sırada o cihazın kimin elinde olduğunu bilmeniz mümkün değil, öldürmek istediğiniz kişinin mi yoksa onun beş yaşındaki çocuğunun ya da eşinin elinde ya da yanında mı bilmeniz mümkün değil, bu yüzden de sivilleri öldürmeniz, günahsız insanların kanına girmeniz de düşük bir olasılık değil ama ülkenize hasmane tutum takınmış kişilere “Size elinizde tuttuğunuz her şey kadar yakınım” mesajı vermek de ciddi bir şey.

“Bana yakalanmamak için cep telefonundan uzak dursanız da, yer altı tünellerinden geçseniz de, bodrumlarda saklansanız da, kurşun geçirmez camların arkasında otursanız da size ulaşırım” mesajı sadece Hizbullah’a değil, tüm dünyaya verilmiş bir mesajdır.

Yıllar önce İran’ın nükleer programını, uranyum zenginleştirme tesislerini hack’leyerek sıfırlamalarından sonra, bu İsrail’in ve İsrail istihbaratının son aylardaki ikinci “güç gösterisi”.

Daha önce, bir diğer İsrail karşıtı örgüt Hamas’ın liderini İran’da, şüpheli bir şekilde öldürülen İran Cumhurbaşkanı’nın yerini alan yeni Cumhurbaşkanı’nın yemin töreninde, en yüksek dereceli güvenlik önlemlerinin uygulandığı bir günde, kaldığı odada, hâlâ nasıl olduğu çok anlaşılmayan bir patlamayla öldüren İsrail, şimdi de “çağrı cihazlarını patlatarak” bir başka örgüte, Hizbullah’a ciddi zarar ve mesaj verdi.

Şu andan itibaren herkes biliyor ki, elinizdeki cep telefonu, belinizdeki çağrı cihazı, muhtemelen önünüzdeki lap top, tepenizdeki ampul, mutfağınızdaki buzdolabı, hatta belki çayınızı koymakta olduğunuz kettle, kullandığınız otomobil (elektrikli olması şart değil) bile size karşı kullanılabilecek bir silahtır.

İsrail’e kızabiliriz, kınayabiliriz, sorumsuzlukla suçlayabiliriz, sivilleri gözetmemekle itham edebiliriz.

Ama açık söyleyin, Türk istihbarat örgütleri PKK ya da YPG’li teröristleri ellerindeki telefonları, bellerindeki çağrı cihazlarını kullanarak “etkisiz hale” getirseydi, Kandil’den PKK Merkez Komitesi’nin cep telefonlarının patlatılması suretiyle ortadan kaldırıldığı haberi gelseydi hoşunuza gitmez miydi!

Gelelim bu işin nasıl yapılabildiği ile ilgili teorilere.

Önce şu soruya yanıt arayalım.

Çağrı cihazları uzaktan patlatılabilir mi?

Bunu birkaç uzmana sordum.

Evet mümkün. Ama öldürücü bir patlama zor.

Çağrı cihazlarının içindeki piller, diğer tüm piller gibi uzaktan kumanda ile patlatılabilir ancak bu denli hasar vermesi mümkün değil. Üstelik önceden yollanacak bir sinyal ile en az 15-20 dakika ısınmaları ve patlayacak sıcaklığa erişmeleri gerekiyor. Ancak bu uzuv kopartacak ya da öldürecek boyutta bir patlama olamaz. Bu pillerin ölümcül bir yaralanmaya yol açması için oldukça büyük olmaları gerekiyor.

Bu cihazlar nasıl silaha dönüştü?

Çağrı cihazlarının kullanıcılarını öldürecek kadar güçlü bir patlama meydana getirebilmesi için, bu cihazların önceden ele geçirilmiş olması gerek. Bu da ancak üretim ya da sevkiyat aşamasında mümkün. Bu cihazları bilen uzmanlar, üretici firmanın bu işin içinde olmamasının mümkün olmadığını söylüyorlar. Cihazların içine, ya kondansatörlerine ya da şarj edilebilir pillerine çok güçlü bir patlayıcı yerleştirmeden, sıradan bir pager ile bu patlamaların mümkün olmadığı görüşünde herkes ortak. 

Hizbullah’a bu cihazlar nasıl ulaştı?

İpin ucu yine üretici firmaya dayanıyor. Üretici firmaya dair de çeşitli iddialar (Tayvan, Macaristan) var. Muhtemelen İsrail üretici firmayla işbirliği yaptı ya da üretici firma içindeki birileriyle. Lübnan’dan gelen siparişlerin Hizbullah’a gideceği bilgisi sahadan toplandı ve önceden silaha dönüştürülmüş çağrı cihazları Lübnan’a ulaştırıldı. Birkaç cihazın sivillerin elinde olması ihtimali “istem dışı zayiat” olarak göze alındı. Cihazların seri numaraları ve frekansları bilindiği için ileride yapılacak müdahale zor olmayacaktı. Hizbullah elemanları, kendilerine karşı kullanılacak silahları para ödeyerek satın aldılar. 

İki mesaj mı geldi?

Çağrı cihazlarına iki mesaj gelmesi gerekmiyor. Gelen ilk mesajda kullanıcı telefonu eline alıyor ve aynı mesajla iletilen gecikmeli patlatma sinyali belirlenen süre sonrasında meydana gelecek patlamayı da tetiklemiş oluyor.

Anladınız mı yüksek teknolojinin ve bilimin önemini

Öyle görünüyor ki, on-line dünya çok da güvenli bir dünya değil.

Bir ağa bağlanan her şey, başkaları tarafından ele geçirilebiliyor.

Şimdi bazıları kalkıp “Yerli ve milli savunma sanayinin önemini anladınız mı” falan diyecektir.

Bugünkü halimizle bu koskocaman bir palavra, İngilizcesi ile “bull shit”.

Yıllar önce, Türkiye’nin yeni yeni yapmaya başladığı drone ya da İHA’larla ilgili bir tehlikeye dikkat çeken yazılar yazıp, programlar yapmıştım.

O gün kullanılan eski teknoloji nedeniyle, kendi İHA’larımız kendimize karşı çok kolaylıkla kullanılabilir, hacker’lar tarafından ele geçirilebilirdi.

Bugün Türk firmalarının ulaştığı yazılım gücü sayesinde bu eskisi kadar kolay değil.

Ama tam bir güvenlikten söz etmek de söz konusu olamaz.

Biliyoruz ki, “yerli ve milli” İHA’larımız aslında “o kadar da” yerli değil.

Çünkü içinde ve dışında kullanılan parçaların büyük bölümü yabancı menşeili.

Sadece motoru değil, avionic denilen parçaların bir kısmı tamamen yabancı.

Yerli üretim gibi görünenlerin de içindeki önemli elemanlar, başta çipler olmak üzere tamamen dışardan.

Motoru, kameraları saymıyorum bile.

Tamam yazılım bizim ve bu çok önemli ama kullandığınız elektronik parçaların, silikon parçaların hiçbirini üretmiyorsunuz.

Hal böyle olunca ister istemez riske açık oluyorsunuz.

Bu risk ne orandadır bunu ben hesaplayamam ama hesaplayanlar vardır mutlaka.

Ama sonuçta ortada mutlaka bir risk var.

Bu yüzden yıllardır “yüksek teknoloji, yüksek teknoloji, bilim, bilim” diye yırtınmıyorum.

Ne yazık ki, AKP iktidarı döneminde Türkiye’nin yüksek teknoloji kapasitesi oransal olarak hiç ama hiç artmadı.

Bunu ihracat rakamlarından da görüyoruz.

Türkiye’nin 2002 yılındaki ihracatında yüksek teknolojili ürün oranı yüzde 3’lerde idi, bugün de yüzde 2’lerde.

Çanakkale Köprüsü gibi sürekli zarar eden bir köprü yapmaktansa, aynı yatırımları bir çip üretim tesisine, bir yüksek teknoloji işine yatırsaydık bugün bu riskleri çok azaltmış olurduk.

Bırakın onu, ben bir sanayicinin AKP iktidarına “Ne olur bir LED ekran fabrikası kuralım. Bu fabrika olmadığı için Türkiye televizyon ihraç ediyor ama parayı Kore kazanıyor. Bu benim boyumu aşıyor. Devlet tüm televizyon üreticilerini bir araya getirip, kendisi de ortak olsun. Her yıl birkaç milyar dolar ülkede kalır.” diye yalvarmıştı ama dinleyen olmamıştı.

Bu vizyonsuzluktur aslında beka sorunu olan.

İlk kayda değer ürününü AKP iktidara gelmeden 3 yıl önce piyasaya vermiş olan NVIDIA bugün 3 trilyon dolar değerinde.

Yani Türkiye’nin toplam GSMH’ının hemen hemen 4 katı.

Bizim ise köprülerimiz var geçilmeyen, havaalanlarımız var uçulmayan.

Ha bir de mangalımız var.

Atınca kül bırakmadığımız.

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ? 

Halkı kandıran aslında kendini kandırdığını anladığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Formula’mız hayırlı olsun
Köşe Yazıları
Formula’mız hayırlı olsun

Fatih Altaylı

Nisan 25, 2026

Yargıya güven nasıl artar?
Köşe Yazıları
Yargıya güven nasıl artar?

Fatih Altaylı

Nisan 24, 2026

Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti
Köşe Yazıları
Ekrandaki şiddetin sorumlusu RTÜK zihniyeti

Fatih Altaylı

Nisan 21, 2026

  • Videolar

Tümü
Adalet bir duygu mudur? görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapAdalet bir duygu mudur?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Adalet ve Annem Şefika kitaplarını ele aldık. Felsefe ve kişisel anlatı ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 01:00 Spor izleyicisi olmak 06:01 Kültür-sanat takipçisi olmak 11:15 Michael J. Sandel’in “Adalet” kitabı 34:22 Nuriye Ortaylı’nın “Annem Şefika” kitabı 46:50 “Yan Yana” serileri 55:32 Artemis II 1:02:51 Kapanış
Nisan 20, 2026
"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Sedat Gündoğdu & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim"Plastik ambalajlı her ürün tehlikeli!"Espresso, cold brew, filtre kahve; tek cihazda. Ninja Luxe Café Premier'ı keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/ninja-luxe-cafe-premier-espresso-makinesi-es601eu?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_kahve_makinesi_April26 Shark PowerDetect Clean&Empty ile güçlü algılama ve Auto-Empty sistemiyle toza temas etmeden hijyenik temizliği keşfedin: https://www.sharkninja.com.tr/products/shark-powerdetect-clean-empty-sarjli-dikey-supurge-gold-ip3251eut?utm_source=Fatih_altayli&utm_medium=youtube&utm_campaign=shark_ninja_supurge_April26 #işbirliği 00:00 Giriş 01:59 Plastik nedir? 08:27 Plastik poşetlerin üzerindeki geri dönüşüm logoları ne anlama geliyor? 08:43 Monomer ve polimer 10:34 Plastik ve naylon farkları 13:07 Tek kullanımlık plastikler 16:13 Plastik doğada çözünebilir mi? 16:52 Plastik mikroplastiğe nasıl dönüşür? 22:58 Mikroplastiğe en çok nerelerde rastlanıyor? 26:21 Sigaralardaki plastikler 30:26 Bu plastiklerin insana zararı nedir? 37:44 Plastik barındıran en tehlikeli ürünler neler? 38:44 Çöp ithalatı 46:43 Organik çöplerin yakılarak elektriğe dönüştürülmesi 48:15 Çöpler yakılmadan ne yapılabilir? 50:14 Dünyada sıfır atık projesi uygulayan ülke var mı? 54:05 Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ortak projeleri var mı? 55:01 Türkiye sıfır atık projesinde ne kadar başarılı? 1:01:34 Türkiye dünyada çöp üretimi ve yönetimi konusunda ne durumda? 1:03:30 İthal edilen çöpe para ödeniyor mu? 1:03:46 Çöp ithalatı ile organize suçlar bağlantılı olabilir mi? 1:04:52 Kapanış
Nisan 19, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Rıza KocaoğluFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Seçmediğim işler hep uzun sürdü!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 01:39 İzmir’de doğmak nasıl bir his? Ailesi nasıldı? 07:07 Düşünceleri yüzünden linç yiyor mu? 08:06 Göztepe taraftarlığı nereden geliyor? 13:09 Oyunculuğa nasıl başladı? 17:30 Belediyenin tiyatro kursundan sonra ne yaptı? 17:58 İlk profesyonel sahne deneyimi neydi? 22:46 Diziye geçiş süreci nasıl oldu? 25:05 Kaçırdığı projelere üzülüyor mu? 26:54 Yılmaz Erdoğan’la çalışmak ve BKM’nin oyunculuğa katkısı 29:19 İnci Taneleri neden bitti? 30:34 Organize İşler süreci nasıl gelişti? 31:42 Çukur dizisi hakkında 33:41 Sanatçı gözüyle siyaset ve gençler 35:03 Kız kardeşi nasıl oyuncu oldu? 36:23 Fit kalmak için neler yapıyor? 40:14 Göz önünde bir hayat yaşamak rahatsız edici mi? 42:43 Gelecek planları neler? 43:36 Yeni proje veya dizi var mı? 45:42 Yargısal süreçler hakkında 46:36 Neden ayda sadece 2-3 oyun sahneliyor? 48:35 Oyunculuğun yanında yazarlık/yönetmenlik düşünüyor mu? 50:00 Gelecekteki projeleri neler? 51:07 Kapanış #işbirliği YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Nisan 19, 2026