İstanbul 27°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Ahmet Davutoğlu ve iç bükey aynasının vedası

  • Hurmalar

detail banner reklam

Ahmet Davutoğlu ve iç bükey aynasının vedası

Köşe Yazıları

Fatih Altaylı

Temmuz 31, 2026

Yazı İçeriği

  • Ahmet Davutoğlu ve iç bükey aynasının vedası

  • Hurmalar

Gelecek Partisi’nin kendini feshedeceği ve genel başkanı, eski başbakan Ahmet Davutoğlu’nun siyaseti bıraktığını açıklayacağı duyulunca, ne yalan söyleyeyim, hoşuma gitti.

Prof. Dr. Erdal İnönü’den sonra ilk kez bir siyasetçi kendi isteğiyle siyaseti bırakıyor, bırakmakla kalmıyor partisini de feshediyordu.

Gerçi zaten başarısız bir parti, başarısız bir genel başkandı ama çok daha başarısız ne sözde partiler, ne sözde genel başkanlar seçim günü geldiğinde üç kuruşluk pazarlık için siyasi hayatlarını devam ettiriyorlar, o da ayrı.

Doğrusu Ahmet Davutoğlu’nun siyaseti bırakmasını hiç ama hiç beklemiyordum. Çünkü yaklaşık 24 yıllık tanışıklığımız boyunca, Davutoğlu’nu, kendisini son derece önemseyen, kendi fikirlerine neredeyse aşık, kendini Ortadoğu’yu kurtaracak bir tür “mesih” olarak gören biri olarak tanıdım. Her zaman iyi insan izlenimi uyandıran, namuslu bir adam olduğuna inandığımız ama çok yüksek egolu biriydi.

Fikirlerine ve bu fikirleri dile getiren kendi sesine hayranlığı olduğunu hissederdiniz.

Kendisi ile tanışmam 2003 yılının başına denk gelir. Adını duymuş, fikirlerinden haberdar olmuş ama hiç tanışmamıştım. AK Parti iktidarının hemen başında, meşhur 1 Mart Tezkeresi öncesi Başbakan Abdullah Gül, gazete yöneticileri ile bir toplantı organize etti. ABD’nin Irak Harekatı’nı ve Türkiye’nin buna vereceği desteği gazetecilere anlatmak istiyordu.

Abdullah Bey’in sağında Dışişleri Bakanlığı’ndan gelen danışmanı Gürcan Türkoğlu, solunda ise diğer danışmanı Prof. Ahmet Davutoğlu vardı.

Abdullah Gül kısa bir konuşma yaptı ve Türkiye’nin ABD’yi destekleyeceğini, kara harekatı için Türkiye topraklarını kullanma talebi olduğunu ve bunun hükümet tarafından uygun bulunduğunu anlattı. Ezcümle, Türk basınının bu konuda Meclis'e gelecek tezkereye destek vermesini istiyordu. Sonra sözü Ahmet Davutoğlu aldı. Uzun bir konuşma yaptı ancak sözleri Abdullah Gül’le çelişiyordu. Sonunda dayanamadım ve kendisi ile tartışmaya başladık.

Sonunda Abdullah Gül’e dönerek “Eğer Ahmet Bey’in anlattıkları hükümetinizin politikası ise sıkıntı var. Böyle bir politika bizi Ortadoğu’da büyük sıkıntıya sokar. Bir süre sonra ABD askeri ile Türk askeri birbirine silah çeker, Türk askeri ile Amerikan askeri karşılıklı çatışmaya girer.” dedim. Nitekim daha sonra Türk askerinin başına çuval geçirildi ve gerisi malum.

Sonraki yıllarda da gerek danışmanlığı gerekse Dışişleri Bakanlığı döneminde Davutoğlu’nu sürekli eleştirdim. O da genelde buna sert tepki vermedi. Eleştirilere rağmen diyaloğumuz vardı. Gerçi o dönemde AK Parti’nin eleştiriler karşısındaki tavrı da daha mülayimdi.

Daha sonra Ahmet Davutoğlu başbakanlık koltuğuna oturtuldu. O günün siyasi konjonktüründe Abdullah Gül cumhurbaşkanlığından inip AK Parti genel başkanlığına oturacak, AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan ise cumhurbaşkanlığı koltuğuna geçecekti. Doğal akış bu gibi görünüyordu ama bir yandan çok “Rus tipi” bir düzen olacaktı, Putin-Medvedev hissiyatı doğuracaktı. Belki Rus tipi görünmesin diye, belki Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi hissiyatı nedeniyle böyle olmadı ve Davutoğlu başbakan oldu.

Bu benim için çok ilginç bir dönemdi. Köşe yazarlığına başladığım günden 25 yıl sonra ilk kez köşem kapandı. Pek çoğunuz hatırlamıyor olabilirsiniz ama Habertürk gazetesi 20 yıllık Teke Tek köşesini kapattı ve Davutoğlu’nun başbakanlık koltuğunda oturduğu 2 yıl boyunca ekonomi sayfasında yazdım.

Sonrasında Davutoğlu, Binali Yıldırım’ın organize ettiği parti içi bir darbe ile başbakanlıktan indirildi. Başbakanlığı bırakırken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bağlılık sözleri verdi ama bir süre sonra ayrıldı. Babacan ile birlikte parti kuracağı söylentileri yayıldı ancak Babacan, Ahmet Davutoğlu’na çok değer vermesine rağmen egosuyla baş edemeyeceğini bildiği için farklı bir parti kurmayı tercih etti.

Hikayeyi biliyorsunuz. Sonrasında Gelecek Partisi yüzde 1 oyu bile olmadığı halde Kılıçdaroğlu sayesinde 10 milletvekili ile Meclis’e girdi, bunların çoğunu AK Parti’ye geri verdi.

Ne yalan söyleyeyim, gazetecilik yaşamımda köşemin kapatılmasına neden olan tek siyasetçi olsa da, kendisine hiçbir zaman kişisel bir öfke duymadım. Ama Türkiye’nin başını belaya sokan politikalarına çok kızdım. Rus uçağının vurularak Türkiye’nin başının belaya sokulması, kan parası olarak S-400’leri almak zorunda kalmamız, Suriye’de başımızı belaya sokan işler, göçmen politikası gibi onlarca konuda çok zarar verdi.

Evet, pek çok olumlu özelliği vardı ama bunlar Türkiye’nin başını belaya sokmamak konusunda işimize yaramadı.

Ve dün bıraktığını açıkladı.

5 sayfalık bir de mektupla bıraktı.

Eminim mektubu hemen hiç kimse okumamıştır.

Ben okudum.

Ve ne anladım biliyor musunuz?

Aslında bırakmamış.

Kendisine hak ettiği değeri vermeyen herkese sitem etmiş, tavsiyelerde bulunmuş.

Ve aslında diyor ki, “Kurtulmak isterseniz ben burada kenarda bekliyorum.”

Ahhh, ego ahhh.

Hurmalar

Deniz Göktaş’ı haklı çıkarma pahasına da olsa bunu yazmam lazım.

Cem Küçük’ün TGRT’deki programına ve yazılarına son verildiği açıklanınca “Ayrılığın daha köklü, daha eskiye dayalı bazı konular nedeniyle, özellikle de Küçük’ün bir dönem kendini ‘devlet ve derin devletin temsilcisi’ gibi göstermesinin yarattığı giderek artan rahatsızlık nedeniyle olduğu söyleniyor. Öyle ise yakında başka yansımalarını da görürüz.” diye yazdım.

Çünkü farklı kaynaklardan gelen bilgiler bu yöndeydi.

Bir zamanlar en yakın dostu olan ve “Ben Cem Küçük’ün patronuyum” diye dolaşan kişinin tutuklanmasından sonra Cem Küçük de gözaltına alındı.

Gözaltının açıklanan nedeniyse gazetecilik faaliyetinden daha çok, var olduğuna herkesi inandırdığı gücünü kötü amaçlı kullanma iddialarıyla ilgili.

Yani aslında kışın yenilen hurmalar meselesi.

Ne zaman insan oluruz?

Bizden diyerek pespayeliğe prim vermediğimiz zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
“Baba Ocağı” hikaye
Köşe Yazıları
“Baba Ocağı” hikaye

Fatih Altaylı

Temmuz 30, 2026

Beklenen şarkı
Köşe Yazıları
Beklenen şarkı

Fatih Altaylı

Temmuz 29, 2026

Toplumu birleştiren iki dava
Köşe Yazıları
Toplumu birleştiren iki dava

Fatih Altaylı

Temmuz 28, 2026

  • Videolar

Tümü
Bir kitapla hayat değişir mi? görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Bedia Ceylan Güzelce - Teke Tek KitapBir kitapla hayat değişir mi?Kitapyurdu: https://www.kitapyurdu.com/?srsltid=AfmBOorlol9UhdW5ABYzEMpGL1N1tYeOW-RfhiwgTMoyO3DNHb2uF-Z6 00:00 Giriş 02:50 Puslu Kıtalar Atlası 16:15 Duygular Sözlüğü 20:25 1977 - Bugünün Bir Kısa Tarihi 37:06 Odysseia 41:58 Emma 44:19 Bizi Sürükleyen Nehir 45:17 İçimdeki Sen 51:24 Kapanış 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. #işbirliği
Temmuz 27, 2026
Fatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Funda ArarFatih Altaylı ile Pazar Sohbeti: "Kendimi bildim bileli şarkı söylüyorum!"Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 02:10 Hayatı sakin mi? 07:23 Müziğe ilgisi nereden başladı? 13:46 İlk sahne ne zaman? 15:51 Televizyon programlarına neden çıkmıyor? 20:14 Eşiyle nasıl tanıştı? 25:18 Eşiyle dışarı çıkıyorlar mı? 28:20 Eşi iyi bir baba mıdır? 29:25 Eşiyle beraber çalışmak zor mu? 32:38 Oğlu Aras 35:50 Necip Fazıl Kısakürek’in şiirini şarkı haline getirmek nereden aklına geldi? 38:30 İptal edilen konserinden sonra geri dönüşler nasıldı? 44:55 Yeni albümü 47:35 AHBAP ve Haluk Levent 55:50 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Temmuz 26, 2026
Homeros'un üç bin yıllık Odysseia destanı görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Erman Gören & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimHomeros'un üç bin yıllık Odysseia destanıTemmuz demek SharkNinjadan indirim demek. Fanlarda %33'e varan indirim fırsatı için tıkla stoklar bitmeden fırsatı yakala! https://www.sharkninja.com.tr/collections/temmuz-firsatlari?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_ninja_temmuz_kampanyasi_july26 00:00 Giriş 02:09 Homeros kimdir? 04:16 İlyada ve Odysseia nedir? 06:12 İlyada ve Odysseia bağlantısı nedir? 08:38 Odysseus destanı 12:07 Savaşın bitimi ve Odysseus'un geri dönüşü 19:42 Bu destanlar hangi zaman dilimlerinde geçti? 22:21 Odysseus Cyclops'u kör etmeseydi seyahati bu kadar uzun olur muydu? 30:08 Odysseus'un eşi kim ve neden bu kadar uzun süre eşini bekliyor? 35:43 Filmde kullanılan demir zırhlar o dönemde gerçekten var mıydı? 38:09 İzleyici bu filmden keyif alır mı? 40:04 Kendi yaptığı Odysseia çeviri kitabının benzer kitaplardan ne farkı var? 51:09 Kapanış #işbirliği
Temmuz 26, 2026