İstanbul 15°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • Eğitimden sorumlu bir cehalet

  • Federasyonlu büyüme masalları

  • Allah aşkına büyük banknot çıkarın

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

Eğitimden sorumlu bir cehalet

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Kasım 18, 2024

Yazı İçeriği

  • Eğitimden sorumlu bir cehalet

  • Federasyonlu büyüme masalları

  • Allah aşkına büyük banknot çıkarın

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Federasyonlu büyüme masalları

Kemal Kılıçdaroğlu ve Meral Akşener işbirliği ile AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hediye edilen 28 Mayıs 2023 seçimlerinden 5 gün sonra yeni kabine açıklandı. 

Ben de o sıralarda Youtube’da program yapmaya yeni yeni başlamıştım ve kabine ile ilgili yorumumda “Bu kabinenin en zayıf halkası Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’dir. Ne demek istediğimi zaman içerisinde çok iyi anlayacaksınız” demiştim. 

Tekin beni mahcup etmedi ve bakanlık koltuğuna oturduğu günden bu yana her hareketi ile neden böyle önemli bir koltuğa oturtulmaması gerektiğini herkese hatırlatıyor. 

Atama ile gelen Bakan’ın seçilmişlere yönelik hadsiz açıklamalarını burada eleştirecek değilim. 

AKP bürokratları açısından vakayı adiyedir. 

Atanmış valinin seçilmişe had bildirmeye kalktığı yerde, atanmış bakanın kendini “Denizli horozu” zannetmesi çok normaldir. 

O yüzden Bakan’ın CHP’ye saldırması beni ilgilendirmiyor. 

Camilerin ahır yapıldığını zannetmesi ise tamamen kişisel sorunu. 

Bazıları girdikleri her yeri ahır zanneder. Meselenin kendi ile ilgili olduğunu idrak edemez. 

Bakan ile ilgili beni asıl ilgilendiren taraf, “eğitim” gibi önemli bir bakanlığın koltuğuna oturtulan bu zatın cehaleti. 

Rektörlük bile yapmış bu kişinin cehaleti, aslında AKP dönemi liyakatsizliğinin de simgesi. 

Bakan Tekin, Osmanlı döneminde tüm coğrafyamızda bir barış olduğunu ama İttihat ve Terakki’nin ortaya çıkması ile birlikte bu barışın bozulduğunu ve Osmanlı’nın dağıldığını iddia ediyor. 

Eğer Bakan’ın diploması ve doktorası sahte değil ise, FETÖ yöntemleri ile alınmamış ise bu sözler, bu denli büyük bir cehaletin ancak eğitimle mümkün olabileceğini gösteriyor. 

Osmanlı’nın dağılma sürecinin, Fransız İhtilali’nin yarattığı fikri ortam olduğu genel olarak kabul görmüş bir fikir. 

Bunu kabul etmeseniz bile konunun İttihat ve Terakki ile bir alakası olmadığını kahve kültürüne sahip olanlar bile bilir. 

Osmanlı, Balkanlar’ı kaybetmeye Yunanistan ile başlamıştır. Yunanistan’ın bağımsızlık fikri 1814’te ortaya çıkmış, 1821’de Yunan isyanı başlamış, Osmanlı Devleti 1829’de Edirne’de Rusya ile yapılan Edirne Anlaşması ile Yunanistan’ın bağımsızlığını tanımış ve 1832 İstanbul Anlaşması ile Yunanistan’ın bağımsız bir devlet olarak sınırları ve statüsü Osmanlı tarafından kabul edilmiştir. 

Sırbistan’ın Osmanlı’dan kopması ise 1878 Berlin Antlaşması ile kabul edilmiş, 1856 yılından başlamak üzere Osmanlı’nın kontrolünden çıkan Sırplar, Rus-Osmanlı Savaşı’nı sona erdiren anlaşma ile beraber bağımsızlıklarına kavuşmuştur. Aynı anlaşma ile Bulgaristan da bir prenslik haline gelmiştir.

Bakan’ın tüm bunlara neden olarak gösterdiği İttihat ve Terakki ise 1889 yılında gizli bir cemiyet olarak kurulmuştur. 

Sonradan bu cemiyetin önemli isimleri haline gelecek olan Cemal Paşa 1872’de, Talat Paşa 1874’de, Enver Paşa ise 1881’de doğmuştur. 

Ama cahil bakana göre bu kişiler doğumlarından önce meydana gelmiş olayların sorumlusudur. 

Üstelik İttihat ve Terakki 1908 yılına kadar iktidarın yakınından bile geçememiştir. 

Bu cehalet ve bu bilgisizlik bugün ‘Milli Eğitim Bakanı’ koltuğunda oturmakta ise eğer bu da Türkiye’nin ve AKP’nin ayıbıdır. 

Sık sık Başkanlık Sarayı’na giden Murat Bardakçı’nın Saray’da bu konularda bir kurs açmasının zamanı gelip geçmektedir.  

Bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır. 

Bu denli cehaleti o koltuğa oturtmak ise çok ama çok ayıptır. 

Dün bahsettiğim federasyon meselesini biraz açmak isterim.

(Futbol Federasyonu Başkanı panikleyip, içerde ajan aramasın, konu o federasyon değil.) 

Ankara’da bu meseleyi gündeme taşıyanlar ve onlara bu meseleyi gündeme taşıtanlar elbette ki, doğrudan “Federasyonu gidiyoruz” demeyecekler. 

Bu güzel bir paket haline getirilecek. 

Paketin dışına ise “Misakı Milli” kılıfı geçirilecek. 

Şu sıralarda bu mesele ciddi ciddi “Türkiye’nin federasyona geçerek büyümesi” şeklinde bir plan içindeler. 

PKK kendi lağvedecek, Güney Kürdistan, Kuzey Kürdistan ile birleşecek ve eyalet olarak Türkiye’ye katılacak. 

Bu arada Kerkük ve Musul da Türkiye’ye katılmış olacak, buralar Kürt federasyonu içinde özerk bölgeler statüsü alacak. 

Birileri ciddi ciddi bunu konuşuyor ve gerçekleşeceğine inanıyor. 

Bu yıllar önce de gündeme gelmişti.

1.Körfez Savaşı sonrası Saddam yönetimi ile bağları büyük ölçüde kopan Kürt yönetimi Türkiye’ye yanaşmış ve Türkiye’den enerji almak, bankacılık sistemini Türkiye’ye entegre etmek ve Telekom altyapısını Türkiye’ye bağlamak arzusunu bildirmişti. 

Kimileri bunu Türkiye’nin bu bölgeyi egemenlik alanı haline getirmesi için bir fırsat olarak görmüş, kimileri ise başımıza bela açılır diye düşünmüştü. 

Bu tezlerin hangisi geçerli idi bilinmez ama o dönem Tansu Çiller hükümeti bunu reddetmişti. 

Belli ki, bugün yine benzer öyküler anlatılıyor. 

Tabii başka nereler federasyon olacak, nerelerde hangi federe devletçikler kurulacak bunları bilmiyoruz. 

Ama Ankara’da belli mahfillerde konuşuluyor. 

Sizin de haberiniz olsun. 

Yarın karşınıza çıkarırlarsa çok şaşırmayın. 

Bu işi kotarmaya çalışanların seçimden önce muhalefeti Türkiye’yi bölmekle suçlayanlar olması ise memleketin ironisi. 

Ama zaten bu gibi işleri, o işe en çok karşı çıkana yaptırmak adetten değil midir!

Allah aşkına büyük banknot çıkarın

Devlet Bahçeli gibi sormak gerekirse “Ekonomi yönetimi ne yapmak istemektedir!” 

Gerçekten anlamıyorum ve soruyorum. 

Dolar olmuş 35 TL, euro 40 TL’ye yaklaşmış. 

Türkiye’nin en büyük banknotu 200 TL. 

Piyasaya çıktığı gün yaklaşık 130 Euro değerinde olan para bugün 6 euro’ya tekabül ediyor. 

O gün 50 TL’ye alışveriş poşeti doldurmak mümkünken bugün o poşet 2 bin TL’ye zor doluyor. 

Ve ne Merkez Bankası’nın ne de Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın daha büyük bir banknot çıkarma niyeti yok. 

Milletin nakit ihtiyacını karşılayan ATM cihazları günde 10 kere dolduruluyor yine yetmiyor. 

Makinalar para saymaktan yıpranıyor, bozuluyor. 

Otopark parası verebilmek için cebimizde banka soymuş gibi balya balya para ile geziyoruz. 

Kredi kartı kullanmaktan korkan annem pazara çıkarken ne yapacağını bilmiyor. 

Yeter artık bu millete yaptığınız eziyet. 

Çıkarın 100 TL’lik 2000 TL’lik ve hatta 5000 TL’lik banknotları. 

Biliyorum 4 adet para verip “Al bu senin maaşın” demenin utancını yaşamak istemiyorsunuz. 

Ama emin olun ki, zaten utanmaz gereken noktayı çoktan aştınız. 

Biraz daha utanç size vız gelir, tırıs gider. 

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Tok açtan fedakarlık istemediği zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Kötü bir başlangıç
Köşe Yazıları
Kötü bir başlangıç

Fatih Altaylı

Mart 10, 2026

Başlıyor
Köşe Yazıları
Başlıyor

Fatih Altaylı

Mart 9, 2026

İspanya’nın mesnetli özgüveni
Köşe Yazıları
İspanya’nın mesnetli özgüveni

Fatih Altaylı

Mart 8, 2026

  • Videolar

Tümü
"Keşke aile olmanın provası yapılsa" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Hasibe Eren & Devin Özgür Çınar & Bedia Ceylan Güzelce"Keşke aile olmanın provası yapılsa"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:35 "Bir Aile Provası" nasıl çıktı? 06:16 Çiğdem nasıl bir karakter? 10:12 Figen nasıl bir karakter? 12:54 "Bir Aile Provası"nı izleyen aileler kendilerinden ne bulurlar? 18:48 Figen ve Çiğdem karakterleri dışarıda birbirlerini sever miydi? 20:27 Kapanış
Şubat 27, 2026
"Bağ kurmak için çatışmak lazım" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Tülin Özen & Nilperi Şahinkaya & Bedia Ceylan Güzelce"Bağ kurmak için çatışmak lazım"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 00:45 Ballı süt severler mi? 01:10 "Ballı Süt" oyunu ortaya nasıl çıktı? 03:00 Oyun karakterleri 04:21 Oyuna hazırlanırken kendi hayatlarından etkilendiler mi? 09:41 Tülin Özen, günümüz gençleri hakkında ne düşünüyor? 14:02 "Ballı Süt" oyunundaki kardeşlik anlatımı 17:40 Oyun provaları nasıl geçti? 18:54 Yolları nasıl kesişti? 21:17 İzleyici oyunda kendileri için ne bulacaklar? 24:51 Bahçe Galata hakkında 26:42 Nilperi Şahinkaya'nın köpeği "Pablo Garcia Perez Fernandez de la Rosa" 27:31 Tiyatro dışında hayatları nasıl gidiyor? 27:58 Tek kelimelik soru - cevaplar 32:45 Kapanış
Şubat 20, 2026
"İnsanın kendini izlemesi kolay değil" görseli
FatihAltaylı
YouTube
Bedia Ceylan Güzelce & Ayça Bingöl"İnsanın kendini izlemesi kolay değil"Sanatın büyülü dünyasına birlikte dalıyoruz! 🎨🎬🎶 Resimden tiyatroya, müzikten edebiyata, danstan dijital sanata kadar uzanan geniş bir yelpazede, farklı bir sanat dallarına dair özgün içerikler, keyifli sohbetler ve ilham veren hikayelerle karşınızdayız. 00:00 Giriş 01:43 Setlerdeki çalışma koşulları ve kendisinin yaptığı işlere ara vermesi 02:48 Üniversitede kimya bölümünden oyunculuğa geçişi 05:31 Çocuklarında sanata dair ilgi ve istek görüyor mu? 09:00 Tiyatroda seyirci bazında nasıl değişimler var? 10:51 Pandemi sonrası tiyatrodaki değişimler? 12:54 Beyaz Tavşan Kırmızı Tavşan oyunu 15:40 Oyunlardan önce yaptığı bir şey var mı? 16:54 Cici filmi 18:09 Kendi oynadığı dizileri izleyebiliyor mu? 18:44 Oynayacağı dizi veya filmleri seçerken nelere bakıyor? 20:32 "Öyle Bir Geçer Zaman ki" dizisi hayatında neleri değiştirdi? 21:47 Sanat ile ilgilenen insanlara tavsiyeleri neler? 26:16 Teknoloji ile ilişkisi nasıl? 28:02 Tek kelimelik soru-cevap
Şubat 13, 2026